Haksız Fiilden Kaynaklı Tazminat Davaları

Günlük yaşamın olağan akışı içerisinde, maalesef bazen öngörülemeyen kazalar veya kasıtlı eylemler sonucunda maddi ve manevi zararlara uğramak mümkündür. Hukuk büromuz, haksız fiilden kaynaklanan davalar ve tazminat hukuku alanındaki derin uzmanlığıyla, uğradığınız zararların en adil ve hızlı şekilde giderilmesi için yanınızdadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) göre borç ilişkilerinin üç temel kaynağından biri olan haksız fiil, en temel ifadeyle kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. İster bir trafik kazası, ister haksız bir saldırı, isterse de kusursuz sorumluluk hallerinden biri olsun; alanında uzman avukat kadromuzla hak kaybına uğramamanız için profesyonel hukuki destek sunuyoruz.

Haksız Fiil Nedir? Tazminat Davası Açmanın Şartları Nelerdir?

Hukuk sistemimizde bir eylemin haksız fiil sayılabilmesi ve tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için belirli kurucu unsurların bir arada bulunması zorunludur. Uzman ekibimiz, dosyanızı incelerken bu şartların eksiksiz olarak oluşup oluşmadığını titizlikle analiz eder:

  1. Fiil (Eylem): Sorumluluğun doğabilmesi için öncelikle bir insan davranışı olan fiilin varlığı şarttır. Bu fiil, aktif bir hareketle (örneğin birine çarpmak) olabileceği gibi, gerekli güvenlik önlemlerini almamak gibi pasif bir “yapmama” eylemi şeklinde de gerçekleşebilir.
  2. Hukuka Aykırılık: İşlenen fiilin, kişilerin can ve mal varlıklarını koruma amacı güden emredici hukuk kurallarını ihlal etmesi gerekir. Ancak meşru müdafaa (haklı savunma), zorda kalma (zaruret) hali veya zarar görenin geçerli rızası gibi “hukuka uygunluk sebepleri” varsa, fiil hukuka aykırı sayılmaz.
  3. Zarar: Haksız fiil neticesinde kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında bir eksilme (zarar) meydana gelmiş olmalıdır.
  4. İlliyet Bağı (Nedensellik): Meydana gelen zarar ile gerçekleştirilen hukuka aykırı eylem arasında uygun bir sebep-sonuç ilişkisi (illiyet bağı) bulunmalıdır.
  5. Kusur: Haksız fiil failinin kast (bilerek ve isteyerek) veya ihmal (dikkatsizlik ve tedbirsizlik) derecesinde kusurlu olması aranır. Ancak kanunun öngördüğü özel “kusursuz sorumluluk” halleri bu kuralın istisnasıdır.

Haksız Fiil Sonucu İstenebilecek Tazminat Türleri

Büromuz, haksız fiil mağdurlarının uğradığı zararların tam ve eksiksiz olarak giderilmesi ilkesiyle hareket etmektedir. Bu kapsamda açılacak davalarda iki temel tazminat türü talep edilmektedir:

1. Maddi Tazminat Davaları

Maddi zarar, fiil sonucu kişinin mal varlığında veya bedensel bütünlüğünde rızası dışında meydana gelen somut eksilmelerdir. Maddi tazminat talepleri, hem fiilen gerçekleşen zararları (fiili zarar) hem de haksız fiil olmasaydı elde edilecek muhtemel kazançların kaybını (yoksun kalınan kâr) kapsar. Tazminat hesaplanırken “denkleştirme” ilkesi gereği, zarar görenin haksız fiilden önceki ekonomik durumuna getirilmesi amaçlanır ve haksız fiil sebebiyle elde edilen yararlar varsa zarardan indirilir.

2. Manevi Tazminat Davaları

Kişinin bedensel bütünlüğünün ihlali veya onur, şeref, saygınlık, özel hayatın gizliliği gibi maddi olmayan kişisel değerlerine yapılan saldırılar manevi zararı oluşturur. Türk Borçlar Kanunu madde 56 ve 58 uyarınca manevi tazminat; mağdurun duyduğu acı, elem, keder ve ıstırabın bir nebze olsun hafifletilmesi ve manevi bir tatmin sağlanması amacıyla talep edilir. Ağır bedensel yaralanmalarda veya ölüm hallerinde, zarar görenin yakınları da yansıma yoluyla kendi acıları için manevi tazminat talep edebilirler.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Haksız Fiil: Trafik Kazası Tazminat Davaları

Ülkemizde haksız fiil davası denilince akla ilk gelen uyuşmazlıklar trafik kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklardır. Trafik kazası sonucu mağdur olan müvekkillerimiz için, zarar veren aracın sürücüsü, ruhsat sahibi (işleteni) ve Zorunlu Trafik Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince dava süreçlerini yönetiyoruz.

Bedensel Yaralanma (Cismani Zarar) Halinde Haklarınız

Kaza neticesinde bedensel bir zarara uğramanız halinde TBK Madde 54 kapsamında şu zararların tazminini talep etme hakkınız bulunmaktadır:

  • Tedavi Giderleri: Hastane, ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez ve hatta bakıcı masraflarınız bu kapsamdadır. (Belgeli tedavi giderleri 6111 sayılı Yasa kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğundadır; ancak belgesiz giderler ile SGK kapsamı dışındaki protez gibi masraflar sigorta ve işletenin sorumluluğundadır).
  • Kazanç Kaybı (Geçici İş Göremezlik): İyileşme süreniz boyunca çalışamamanızdan kaynaklanan gelir kayıplarınızdır.
  • Çalışma Gücü Kaybı (Kalıcı Maluliyet): Kazada kalıcı bir sakatlık oluşması durumunda, Adli Tıp Kurumu veya yetkili Üniversite Hastanelerinden alınacak erişkinler için engellilik yönetmeliklerine uygun kurulların raporları doğrultusunda, ömür boyu uğrayacağınız iş gücü kaybının parasal karşılığı hesaplanır.
  • Ekonomik Geleceğin Sarsılması: Fiziksel maluliyet oluşmasa bile, örneğin yüzde kalan sabit bir yara izi nedeniyle kişinin rekabet ortamında iş bulmasının zorlaşması sonucu oluşan zararlardır.

Ölümlü Trafik Kazalarında: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Bir yakınınızı trafik kazası veya farklı bir haksız eylem sonucu kaybetmeniz durumunda TBK Madde 53 uyarınca cenaze giderleri ve ölüm anına kadar yapılan masrafların yanı sıra Destekten Yoksun Kalma Tazminatı talep edilebilmektedir. Bu tazminat, murisin mirasıyla ilgili olmayıp, tamamen ölenin fiili yardımından mahrum kalan kişilere (eş, çocuk, anne-baba, nişanlı vb.) tanınan bağımsız bir haktır.

Büromuz, bu tazminat hesaplamalarında Yargıtay’ın güncel içtihatları uyarınca TRH-2010 Yaşam Tablosu verilerini ve progresif rant formüllerini kullanarak, müvekkillerimizin en yüksek ve adil tazminata kavuşmasını sağlamaktadır. Ölen kişinin ev hanımı olması durumunda dahi, asgari ücret üzerinden “hizmet desteği” hesaplaması yapılarak aile üyelerinin mağduriyeti giderilmektedir.

Araç Değer Kaybı ve Hasar Bedeli Talepleri

Trafik kazalarında yalnızca can kaybı değil, mal kaybı da büyük önem taşır. Hasar gören aracınızın tamir bedeli, tamir süresince araçtan mahrum kalınan günler için ikame araç bedeli ve onarım görse dahi aracınızın ikinci el piyasasında yaşayacağı araç değer kaybı zararları makine mühendisi bilirkişiler marifetiyle tespit edilerek kusurlu taraftan ve sigortadan tahsil edilir. Değer kaybı, aracın markası, yaşı, kilometresi ve hasar gören parçaları dikkate alınarak titizlikle hesaplanır. Yabancı plakalı araçların gümrüğe terk edilmesi durumunda, aracın kayıtlı olduğu ülkedeki rayiç değer esas alınarak haklarınız korunur.

Kusursuz Sorumluluk: “Benim Suçum Yok” Demek Yeterli Mi?

Hukuk sistemimizde kural olarak tazminat için “kusur” şart olsa da, kanun koyucu bazı durumlarda kişileri kusuru olmasa dahi meydana gelen zarardan sorumlu tutmuştur (Kusursuz Sorumluluk). Büromuz, kusursuz sorumluluk hallerinden kaynaklı davalarda tecrübesiyle yanınızdadır:

  • Adam Çalıştıranın Sorumluluğu (TBK 66): İşveren, çalışanının işini yaparken üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumludur. “Benim haberim yoktu” savunması işvereni kurtarmaz; işveren ancak çalışanını seçerken, eğitirken ve denetlerken tüm özeni gösterdiğini (kurtuluş kanıtı) ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.
  • Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK 67): Sahibi olduğunuz veya bakımını üstlendiğiniz evcil ya da vahşi bir hayvanın, örneğin bir parkta başkasına saldırarak yaralaması durumunda (köpek ısırması vb.), gerekli tüm özeni gösterdiğinizi ispatlamadıkça tüm maddi ve manevi zararları ödemekle yükümlü olursunuz.
  • Yapı Malikinin Sorumluluğu (TBK 69): Bir binanın veya duvar, tabela gibi yapı eserlerinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliği nedeniyle (örneğin caddede yürürken binadan beton parçası veya tabela düşmesi) bir kişiye zarar vermesi halinde, bina sahibi kusursuz olarak sorumludur ve bu durumda sahibine ‘kurtuluş kanıtı’ getirme imkanı dahi tanınmamıştır.
  • Araç İşletenin Sorumluluğu (KTK 85): Motorlu aracın işletilmesinin sebep olduğu kazalarda, araç sahibi (işleten), sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Sorumluluktan kurtulmak ancak zararın mücbir sebep veya zarar görenin/üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat etmekle mümkündür.

Haksız Fiil Davalarında Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı Süreleri

Haksız fiil davalarının uzman bir avukatla takip edilmesinin en önemli nedeni zamanaşımı ve usul kurallarının katılığıdır. Haklarınızı ararken süreyi kaçırmanız, tüm yasal haklarınızı kaybetmeniz anlamına gelir.

  • Genel Zamanaşımı (TBK 72): Haksız fiillerden doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
  • Trafik Kazaları Zamanaşımı (KTK 109): Motorlu araç kazalarında da süre 2 yıl ve 10 yıldır.
  • Uzamış Ceza Zamanaşımı: Haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre bir “suç” teşkil ediyorsa (örneğin taksirle yaralama veya ölüm), ceza kanununda bu suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi daha uzunsa (örneğin 8 veya 15 yıl), tazminat davasında da bu daha uzun olan uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Bu davalarda Görevli Mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak işin içine sigorta şirketleri (Örn: Zorunlu Trafik Sigortası, Kasko, Güvence Hesabı) girdiğinde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği Asliye Ticaret Mahkemeleri veya duruma göre Tüketici Mahkemeleri görevli hale gelebilmektedir. Yanlış mahkemede dava açmak, davanın usulden reddine ve yıllar süren zaman kaybına yol açar.

Neden Hukuk Büromuzu Tercih Etmelisiniz?

Haksız fiil tazminat davaları (trafik kazası tazminatları, iş kazaları, bedensel zararlar ve eşya zararları); kusur oranlarının tespiti, Adli Tıp maluliyet raporlarının incelenmesi, aktüerya bilimi ışığında güncel TRH-2010 tabloları ile yapılan maddi zarar hesaplamaları ve sigorta hukuku mevzuatı gibi çok spesifik alt dalları barındırır.

Büromuz, dava açılmadan önce arabuluculuk süreçlerinin yönetilmesinden, sigorta şirketlerine usulüne uygun başvuru yapılmasına; davanın açılmasından, kusur ve maluliyet raporlarına itiraz edilmesine ve hakkınız olan tazminatın faiziyle birlikte icra yoluyla tahsiline kadar sürecin tamamını profesyonelce, titizlikle ve şeffaflıkla yönetir. Hatta davanın gidişatına göre, ekonomik durumunuz gerektiriyorsa TBK 76. madde uyarınca mahkemeden sizin için geçici ödeme (avans) talep ederek mağduriyetinizi yargılama sürerken hafifletmeyi hedefleriz.

Haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız ve zararlarınızın en üst düzeyde tazminini istiyorsanız, hak kaybı yaşamamak ve süreleri kaçırmamak için hemen bizimle iletişime geçin.

TAZMİNAT HUKUKU İle İlgili Yazılarımız

No posts