Nafaka Hesaplama
Hukuki Uyarı: Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka bedelinin matematiksel ve kesin bir standart formülü bulunmamaktadır. Mahkeme; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusur oranlarını ve müşterek çocukların giderlerini inceleyerek hakkaniyete göre nafaka belirler. Bu araç, Yargıtay içtihatlarında genellikle uygulanan maaşın %20’si ile %25’i kuralı baz alınarak salt bilgilendirme amaçlı tahmini bir bant sunar. Kesin sonuçlar için uzman boşanma avukatlarımıza danışınız.
Sayfamızın en üstünde yer alan Nafaka Hesaplama Motoru, boşanma veya ayrılık durumlarında maddi destek sağlamak amacıyla talep edilecek olası nafaka miktarını güncel 2026 verileriyle hızlıca öngörebilmeniz için tasarlanmıştır. Çocuğa verilecek nafaka için “İştirak Nafakası”, eşe verilecek nafaka için ise “Yoksulluk Nafakası” seçeneğini işaretleyerek, aylık gelir durumlarınıza göre tahmini bir hesaplama yapabilirsiniz. Ancak unutulmamalıdır ki; online nafaka hesaplama araçları yalnızca tahmini bir sonuç verir. Kesin nafaka miktarı, görevli Aile Mahkemesi hâkimi tarafından tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile toplanan deliller titizlikle değerlendirilerek belirlenir.
Bu sayfada, nafaka hukukuna dair bilmeniz gereken tüm detayları, Yargıtay içtihatlarını, nafaka türlerini, hesaplama kriterlerini ve haklarınızı korumanız için atmanız gereken hukuki adımları en ince ayrıntısına kadar bulacaksınız. Hak kaybı yaşamamak ve nafaka hesaplama sürecini en doğru şekilde yönetmek için uzman boşanma avukatlarımızdan hukuki danışmanlık almanız hayati önem taşımaktadır.
NAFAKA NEDİR VE HUKUKİ DAYANAĞI NELERDİR?
Nafaka, kelime anlamı ile “geçimlik”; yasaların belirlediği durumlarda, genellikle zaruret içinde bulunan kimseye kanunda belirtilen yükümlüler tarafından verilmesi gerekli olan maddi yardım olarak tanımlanmaktadır. Aile üyelerinin birbirlerine yaptığı bu geçim yardımı, evlilik birliğinin sona ermesi veya kesintiye uğraması durumlarında, maddi olarak zorluğa düşecek olan eşin veya müşterek çocukların yaşam standartlarını korumayı ve mağduriyetlerini engellemeyi amaçlar.
Nafaka; kamu düzenine ilişkin olan, devredilemeyen, haczedilemeyen, feragat edilemeyen ve takas edilemeyen son derece özel bir alacak türüdür. Yargıtay kararlarında ve Türk Medeni Kanunu’nda kabul edildiği üzere, hukukumuzda dört temel nafaka türü bulunmaktadır: Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası. Bunlardan ilk üçü doğrudan boşanma davası ile talep edilebilirken, yardım nafakası boşanma davasından bağımsız olarak talep edilen bir nafaka türüdür.
BOŞANMA DAVALARINDA NAFAKA TÜRLERİ
Boşanma sürecinde ve sonrasında tarafların ekonomik olarak güvence altına alınması amacıyla kanun koyucu farklı ihtiyaçlara yönelik nafaka türleri öngörmüştür.
1. Tedbir Nafakası (TMK Madde 169)
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre; boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen (kendiliğinden) alır. Tedbir nafakası, boşanma davasının açılma tarihinden itibaren başlar ve dava sonuçlanıp hüküm kesinleşinceye kadar devam eder. Boşanma kararı kesinleştikten sonra ise bu nafaka, şartları oluşmuşsa yoksulluk veya iştirak nafakası adını alarak devam eder.
Tedbir nafakasına hükmedilirken tarafların kusur durumu dikkate alınmaz. Kanun’da, tedbir nafakası yönünden tarafların kusurlu olup olmamaları bir unsur olarak yer almamaktadır. Hâkim, kusur durumuna bakmaksızın davanın en başında bu geçici önlemi almak ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını tespit edip uygun bir nafaka takdir etmek zorundadır. Ayrıca, evlilik birliği devam ederken haklı bir sebeple ayrı yaşama hakkı kazanan eş (örneğin şiddet gören veya evden kovulan eş), TMK’nın 197. maddesine dayanarak “bağımsız tedbir nafakası” davası da açabilir.
2. Yoksulluk Nafakası (TMK Madde 175)
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası talep edebilmenin en temel şartlarından biri, nafaka isteyen eşin boşanmaya neden olan olaylarda kusursuz, diğer eşle eşit kusurlu veya diğer eşten daha az kusurlu olmasıdır. Eğer nafaka talep eden eşin kusuru diğer eşten daha ağır ise (örneğin tam kusurlu veya ağır kusurlu ise), yoksulluk nafakası kesinlikle talep edemez.
Bununla birlikte, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Nafakayı ödeyecek olan eş tamamen kusursuz dahi olsa, hatta akıl hastası dahi olsa, geliri veya mal varlığı bulunuyorsa yoksulluğa düşecek olan eşe nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir. Yoksulluk nafakası, boşanmanın ferilerindendir ve hükmedilebilmesi için mutlaka bir boşanma kararı verilmiş olması şarttır; boşanma davası reddedilmişse yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
3. İştirak Nafakası (Çocuk Nafakası)
Velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocukların bakım, eğitim, sağlık ve barınma giderlerine kendi mali gücü oranında katılması zorunluluğudur. Türk Medeni Kanunu’nun 182/2 maddesi uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
İştirak nafakasının amacı çocuğun üstün yararını korumak ve onun bedensel, zihinsel, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesini güvence altına almaktır. İştirak nafakası miktarı belirlenirken çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitim giderleri ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır. İştirak nafakası, kural olarak çocuk ergin olana (18 yaşını doldurana) veya evlenene kadar devam eder.
4. Yardım Nafakası (TMK Madde 328)
Çocuk ergin olduğu (18 yaşını doldurduğu) hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Bu sebeple, ergin olan çocuğun lise, üniversite veya açık öğretim gibi eğitim hayatı devam ettiği sürece ana veya babasından talep edebileceği nafakaya yardım nafakası denir. İştirak nafakası, çocuk reşit olduğunda kendiliğinden sona erer; çocuğun eğitimine devam etmesi hâlinde bizzat kendisinin yeni bir dava açarak yardım nafakası talep etmesi gerekmektedir.
NAFAKA HESAPLAMASI NASIL YAPILIR? KRİTERLER NELERDİR?
Nafaka miktarını belirlemek standart bir matematik formülüne veya kesin bir kanuni orana bağlı değildir. Nafaka hesaplama işlemi, mahkemeler tarafından Türk Medeni Kanunu’nun hakkaniyet ilkesine (TMK m. 4) ve Yargıtay içtihatlarına dayanılarak her somut olayın kendi özel şartlarına göre özenle yapılır. Türk Medeni Kanunu’nda nafakanın standart olarak hükmedildiği bir üst veya alt miktar bulunmamaktadır.
Görevli Aile Mahkemesi hâkimi, nafakaya hükmederken taraflardan ekonomik ve sosyal durumlarını belirten bir kolluk araştırması (sosyal inceleme raporu) ister. Nafaka miktarının tayininde şu kriterler bir bütün olarak değerlendirilir:
- Tarafların Ekonomik Durumu ve Gelirleri: Nafaka borçlusunun ve nafaka alacaklısının maaşları, kira gelirleri, mal varlıkları ve yaşam standartları.
- Müşterek Çocukların Durumu: Varsa ortak çocuk sayısı, çocukların yaşları, eğitim (okul, servis, kırtasiye) ve sağlık harcamaları.
- Zaruri Giderler: Her iki eşin yeme-içme, giyim, barınma (kira, aidat), ısınma, elektrik, ulaşım ve yakıt masrafları.
- Kusur Oranları: Yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması şartı.
- Çalışma Potansiyeli: Nafaka alacaklısı eşin çalışıp çalışmadığı, yaşı, mesleği ve kazanç durumu.
2026 Yılı Güncel Maaşa Göre Nafaka Hesaplama Örnekleri
Mahkemeler nafaka miktarını belirlerken hakkaniyet gereği genellikle nafaka ödemesine hükmedilen kişinin aldığı net maaşın %20’si ile %25’i arasında bir orana hükmetmektedir. Elbette bu oran kesin bir kanun hükmü olmayıp, çocuk sayısına ve tarafların özel ihtiyaçlarına göre artıp azalabilir.
2026 yılı güncel ekonomik koşulları ve mahkeme pratikleri dikkate alındığında tahmini nafaka hesaplama aralıkları şöyledir:
- Asgari Ücretli Çalışan Ne Kadar Nafaka Öder? Asgari ücretle çalışan bir birey için nafaka hesaplanırken, kişinin kendi asgari yaşamını sürdürebileceği bir gelir bırakılmasına özen gösterilir. Nafaka genellikle gelirin %15 ila %25’i arasında değişir. Asgari ücret alan bir kişinin, ortalama 5.000 TL ile 6.000 TL arasında nafaka ödemesine hükmedilmektedir.
- 50.000 TL Maaşı Olan Bir Kişi: Ortalama 7.500 TL – 12.500 TL arası nafaka öder.
- 100.000 TL Maaşı Olan Bir Kişi: Ortalama 15.000 TL – 25.000 TL arası nafaka öder.
- 200.000 TL Maaşı Olan Bir Kişi: Ortalama 30.000 TL – 50.000 TL arası nafaka öder.
- 500.000 TL Maaşı Olan Bir Kişi: Ortalama 75.000 TL – 125.000 TL arası nafaka öder.
YOKSULLUK NAFAKASI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN İNCE DETAYLAR
Yoksulluk nafakası, hiçbir surette nafaka yükümlüsüne yükletilen bir ceza veya tazminat niteliğinde değildir. Temel amacı, evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır.
Yoksulluk Sınırı ve Kriteri Nedir?
Yargıtay içtihatları gereğince; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde düzenli geliri olmayan kimseler “yoksul” kabul edilir.
Her İki Taraf da Çalışıyorsa Nafaka Ödenir mi?
Tarafların ekonomik ve şahsi durumları benzer ve birbirine denk ise, birbirlerinden yoksulluk nafakası talep edemezler. Örneğin, her iki taraf da asgari ücret alıyorsa yoksulluk nafakası söz konusu olmaz. Ancak, nafaka talep eden eşin aldığı maaş onu yoksulluktan kurtarmaya yetmiyorsa veya asgari ücret seviyesindeki gelirine rağmen yoksulluk tehlikesi altındaysa yoksulluk nafakası alabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, asgari ücret seviyesindeki bir gelir, kişiyi her durumda yoksulluktan kurtaracak düzeyde kabul edilmeyebilir; bu nedenle asgari ücret alan bir eş lehine de yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkündür. Çok yüksek gelirli (örneğin zengin) bir eşinden ayrılan ve memur/öğretmen olarak ortalama bir gelir elde eden kişi ise, kural olarak yoksulluğa düşmeyeceğinden yoksulluk nafakasına hak kazanamaz; bu kişi ancak şartları varsa maddi tazminat talep edebilir.
İşten Ayrılan Eşe Nafaka Bağlanır mı?
İşten kendi isteği ile (keyfi olarak) çıkan kişiye yoksulluk nafakası verilmez. Ancak, işten iradesi dışında çıkarılan veya müşterek çocuğun bakımı için zorunlu olarak işinden ayrılmak durumunda kalan eşe yoksulluk nafakası bağlanır. Kocanın çalışabilecek durumda olması ve sırf işsiz olması ise kendisini nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz.
Eşit Kusur Hâlinde Yoksulluk Nafakası Alınabilir mi?
Evet. Maddi ve manevi tazminattan farklı olarak, eşlerin boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olması hâlinde de yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Önemli olan, nafaka isteyenin kusurunun diğerinden “daha ağır” olmamasıdır.
İŞTİRAK NAFAKASI VE ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI
İştirak nafakası, çocuğun bakımı ve eğitimi için, velayet hakkı kendisine bırakılmayan anne veya babanın kendi gücü oranında yaptığı mali katkıdır. Bu nafaka türü doğrudan doğruya çocuğun üstün yararını hedefler.
İştirak Nafakasının İfası (Ödenmesi) Nasıl Yapılır?
İştirak nafakası her ay “peşin” olarak ödenir. İştirak nafakasında alacaklı olan kişi müşterek çocuk değil, velayet hakkı kendisine bırakılan eş (anne veya baba) dir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; nafaka borçlusu, ilama bağlanmış borcu hükümle kararlaştırılan şekilde alacaklıya (velayet sahibine) ödemekle yükümlüdür.
Çok Önemli Detay: İştirak nafakası borçlusu baba veya anne, “Ben nafaka ödemek yerine çocuğun özel okul taksitini veya servis ücretini doğrudan kuruma ödedim” diyerek iştirak nafakası borcundan kurtulamaz. Tarafların, ödemenin üçüncü kişiye (okula vs.) yapılmasını nafaka ifası olarak kabul ettikleri hususunda açık bir anlaşmaları (ve bu anlaşmanın ispatlanması) yoksa, okula yapılan ödemeler “ahlaki bir görevin ifası” niteliğinde sayılır ve birikmiş nafaka borcundan mahsup edilemez. Hukuken sorumlu tutulduğu miktardan fazlasını kendi rızasıyla ödeyen iştirak nafakası yükümlüsü, bu harcamalarının iadesini isteyemez. Bu sebeple nafaka ödemeleri mutlaka velayet sahibi eşin banka hesabına “Nafaka Ödemesidir” açıklaması ile yapılmalıdır.
ÇEKİŞMELİ VE ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARINDA NAFAKA
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Hesaplaması
Anlaşmalı boşanma (TMK Madde 166/3), evliliği en az bir yıl sürmüş tarafların, boşanmanın mali sonuçları (nafaka, maddi-manevi tazminat) ve çocukların durumu (velayet, iştirak nafakası) hususunda tamamen anlaşarak mahkemeye başvurdukları dava türüdür. Anlaşmalı boşanmalarda nafaka miktarı tarafların özgür iradeleri ile belirlenir. Eşler, yoksulluk ve iştirak nafakasının tutarını, yıllık artış oranını ve ödeme para birimini protokolde kararlaştırabilirler. Ancak, hâkimin taraflarca kabul edilecek bu düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak, belirlenen iştirak nafakasını çocuğun ihtiyaçları için yetersiz bulursa bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Tarafların hâkimin yaptığı değişikliği kabul etmemesi veya nafaka hususunda uzlaşamaması hâlinde anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına dönüşür.
Çekişmeli Boşanmada Nafaka Hesaplaması
Tarafların boşanma, kusur, tazminat veya nafaka gibi konularda uzlaşamadığı davalardır. Çekişmeli boşanmalarda nafaka, anlaşmalı boşanmadaki gibi tarafların uzlaşısıyla değil, doğrudan hâkimin kapsamlı sosyo-ekonomik durum incelemesi, bilirkişi raporları ve deliller ışığındaki takdiri ile belirlenir.
NAFAKANIN ÖDENME BİÇİMİ, ARTIRILMASI VE KALDIRILMASI
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca, yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre “irat” (aylık/dönemsel) biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Ancak manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. Genellikle yoksulluk nafakası her ay ödenen düzenli bir tutar olarak bağlanır.
Nafakanın Enflasyona Karşı Korunması (ÜFE/TÜFE Artışı)
Bağlanan nafaka miktarının yıllar içerisinde enflasyon karşısında erimemesi için hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre nafaka artış oranında Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) belirlediği oranlar (Üretici Fiyat Endeksi – ÜFE veya Tüketici Fiyat Endeksi – TÜFE) dikkate alınmaktadır. Kararda “her yıl ÜFE/TÜFE oranında artırılır” şeklinde bir hüküm varsa, yeni bir dava açmaya gerek kalmadan nafaka tutarı bu oranda otomatik olarak artar.
Nafakanın Mahkeme Kararıyla Kaldırılması veya Azaltılması
Bağlanan irat biçimindeki yoksulluk nafakası, bazı durumlarda kendiliğinden kalkarken, bazı durumlarda dava açılarak hâkim kararıyla kaldırılır veya azaltılır:
- Kendiliğinden Kalkan Hâller: Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar.
- Dava Yoluyla Kaldırılan Hâller: Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun tamamen ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde, açılacak dava neticesinde mahkeme kararıyla nafaka kaldırılır.
- Nafakanın Azaltılması: Tarafların mali durumlarının değişmesi (örneğin nafaka ödeyenin ağır bir hastalığa yakalanması, işten çıkarılması, iflas etmesi) veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda iradın azaltılması talep edilebilir.
NAFAKA ÖDENMEZSE NE OLUR? CEZAİ YAPTIRIMLARI NELERDİR?
Nafaka borcunun ödenmemesi ciddi hukuki ve cezai yaptırımlar doğurur. Mahkeme kararıyla hükmedilen nafakanın düzenli ödenmemesi hâlinde, alacaklı taraf icra daireleri aracılığıyla takip başlatabilir.
- İlamlı ve İlamsız İcra: Tedbir nafakası dışındaki (iştirak ve yoksulluk) nafakalar, mahkemenin nihai kararına dayandığı için ilamlı icra takibine konu edilebilir. Ancak, boşanma davası devam ederken verilen ara kararla hükmedilen tedbir nafakası, nihai bir karar (ilam) niteliği taşımadığından ancak ilamsız icra takibi (İlam niteliği taşımayan kararların icrası) ile tahsil edilebilir.
- Tazyik Hapsi (Nafaka Ödememe Cezası): İcra ve İflas Kanunu Madde 344 uyarınca; nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının icra ceza mahkemesine şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra (borçlu cezaevindeyken) kararın gereği yerine getirilirse (birikmiş nafaka borcu ödenirse), borçlu derhal tahliye edilir. Nafaka borcu için hapis cezası tehlikesiyle karşı karşıya olan ve ekonomik durumu gerçekten kötüleştiği için ödeme yapamayan borçluların, derhal “Nafakanın Azaltılması veya Kaldırılması” davası açması gerekir. Borçlunun bu davayı açmış olması hâlinde, mahkeme ileri sürülen sebepleri göz önünde bulundurarak tazyik hapsinin uygulanmasını davanın sonuna bırakabilir.
ZAMANAŞIMI SÜRESİ VE GÖREVLİ MAHKEME
- Zamanaşımı: Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları (bağımsız açılacak maddi/manevi tazminat ve yoksulluk nafakası davaları), boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Boşanma davasında talep edilmeyen yoksulluk nafakası, bu bir yıllık hak düşürücü süre içinde ayrı bir dava ile istenmelidir. Bu sürenin aşılması hâlinde dava hakkı düşer. İştirak nafakası ise çocuğun hakkı olduğu için, koşulları devam ettiği sürece her zaman talep edilebilir; iştirak nafakası boşanma kararının kesinleşmesinden yıllar sonra bile dava konusu edilebilir.
- Görevli ve Yetkili Mahkeme: Boşanmadan sonra açılacak olan bağımsız nafaka artırım, indirim, kaldırma veya yoksulluk nafakası davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının (nafakayı alan tarafın) yerleşim yeri mahkemesidir.
UZMAN DESTEĞİ İLE HAKLARINIZI GÜVENCE ALTINA ALIN
Nafaka davaları; tarafların gelir araştırmalarının titizlikle yapılması, gizlenen mal varlıklarının mahkeme kanalıyla ortaya çıkarılması, banka/tapu kayıtlarının incelenmesi ve karmaşık hesaplamaların Yargıtay içtihatlarına uygun bir şekilde sunulması gereken, son derece stratejik davalardır. Eksik veya hatalı bir talep, yıllar boyu sürecek maddi kayıplara ya da ödenmesi imkansız haksız borç yüklerine (ve tazyik hapsi tehlikesine) neden olabilir.
Mevcut ve beklenen menfaatlerinizi korumak, yoksulluk riskine karşı hayat standardınızı güvenceye almak veya ödeyemeyeceğiniz afaki nafaka yüklerinden korunmak için alanında uzman, deneyimli bir boşanma ve aile hukuku avukatıyla çalışmanız en doğru yatırımdır.
Aile Hukuku İle İlgili Yazılarımız
-
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir? Dava Ne Kadar Sürer, Tek Celsede Biter mi?
Anlaşmalı boşanma şartları nelerdir? Dava ne kadar sürer, tek celsede biter mi? 2026 güncel Yargıtay kararlarıyla anlaşmalı boşanma protokolü ve dava rehberi
-
Eşim boşanmak istemiyor, çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?
Eşim boşanmak istemiyor, çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer? Davalının itiraz hakkı, eylemli ayrılık, dava süreleri ve güncel Yargıtay kararları
-
Eşim evi terk etti gitti. Boşanma davası açmak için eve dön ihtarı nasıl çekilir?
Eşim evi terk etti gitti, boşanma davası nasıl açılır? Eve dön ihtarı süresi, şartları, yapıntı terk ve ihtarın af sayılması riskleri
