İnfaz Hukuku
Ceza hukukunun en teknik, en detaylı ve şüphesiz birey özgürlüğü açısından en hayati alt dallarından biri İnfaz Hukukudur. Mahkemeler tarafından verilen mahkûmiyet kararlarının ve güvenlik tedbirlerinin ne şekilde yerine getirileceğini düzenleyen bu hukuk dalı, bireyin özgürlüğünün kısıtlandığı süreci adım adım kurallara bağlar. Adil bir soruşturma ve kovuşturma süreci ne kadar önemliyse, verilen hapis veya adli para cezasının hukuka, temel insan haklarına ve onuruna yaraşır bir şekilde infaz edilmesi de o derece önemlidir.
Hukuk sistemimizde infazın temel amacı, yalnızca suçu işleyen bireyden öç almak veya onu cezalandırmak değildir; öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, suçluyu ıslah ederek yeniden topluma kazandırmak ve neticesinde toplumu suça karşı korumaktır,. İnfaz Hukuku kuralları; hükümlülerin ırk, dil, din, cinsiyet, felsefi inanç veya ekonomik konumları yönünden hiçbir ayrım yapılmaksızın eşit bir biçimde uygulanır,. Unutulmamalıdır ki “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince “kanunsuz infaz da olamaz”; hiçbir hükümlüye ayrıcalık tanınamaz ve zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı, onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz,.
Bir hükümlünün cezaevinde kanunun öngördüğünden bir gün bile fazla kalması geri döndürülemez bir hak ihlali yaratırken, bir gün eksik kalması ise kamu vicdanını yaralar. İşte bu nedenle, “Müddetname (Süre Belgesi)” hesaplamasından koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hakkının kullanımına kadar tüm süreçlerde, alanında yetkin ve tecrübeli bir İnfaz Hukuku Avukatı ile çalışmak telafisi imkansız hataların önüne geçecektir.
Hapis Cezalarının İnfazı ve Ceza İnfaz Kurumları
Türk Ceza Kanunu sistematiğine göre suç karşılığında uygulanan yaptırımlar hapis cezaları ve adli para cezalarıdır. Hapis cezaları kendi içerisinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezaları olarak üçe ayrılır.
Hapis cezalarının infaz edildiği kurumlar, güvenlik seviyelerine ve barındırdıkları hükümlü profiline göre çeşitlilik gösterir. Bu kurumlar; kapalı, yüksek güvenlikli kapalı, kadın kapalı, çocuk kapalı, gençlik kapalı, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinden oluşur,,,,,.
Hükümlünün cezaevine ilk girişinde, durumuna en uygun infaz rejimini belirlemek amacıyla gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde (veya bu işe ayrılmış bölümlerde) detaylı değerlendirmeler yapılır,. Hükümlüler; ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, terör suçluları, tehlikeli hal taşıyanlar veya suç örgütü mensupları gibi gruplara ayrılarak infazın bireyselleştirilmesi ve ıslah süreçlerinin kişiye özgü planlanması sağlanır,,.
Bununla birlikte, kanunda belirtilen şartları taşıyan hükümlüler cezalarını doğrudan açık ceza infaz kurumlarında çekebilirler. Örneğin; kasıtlı suçlarda toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar ile taksirli suçlarda toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanların cezaları ile adli para cezası infaz sürecinde hapse çevrilenlerin cezaları kural olarak doğrudan açık cezaevinde infaz edilir,,. Ancak terör suçları, örgütlü suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, kasten öldürme ve ikinci defa mükerrir olanlar açık ceza infaz kurumuna doğrudan gönderilemezler,,. Bu suçlardan mahkûm olanların kapalı cezaevinden açık cezaevine geçişleri, idare ve gözlem kurulu kararı ve infaz hakiminin onayı ile sıkı şartlara bağlanmıştır.
Koşullu Salıverilme (Şartla Tahliye) Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
Koşullu salıverilme (şartla tahliye), hapis cezasının kanunda belirtilen asgari kısmını ceza infaz kurumunda “iyi halli” olarak geçiren hükümlünün, cezasının geri kalan kısmını cezaevi dışında (toplum içinde) çekmesine olanak tanıyan bir sistemdir.
Koşullu salıverilme hesaplamaları çok teknik bir konu olup, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile infaz oranlarında köklü değişiklikler yapılmıştır. İnfaz yasalarımızda uygulanan temel koşullu salıverilme süreleri şu şekildedir:
- Genel Kural (Süreli Hapislerde): Kural olarak süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar, cezalarının yarısını (1/2) infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler,.
- İstisnai Suçlar (2/3 Oranı): Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ile devlet sırlarına karşı suçlardan mahkûm olanlar cezalarının üçte ikisini (2/3) çektikleri takdirde bu haktan yararlanırlar,,,,. Ayrıca örgüt kurmak veya yönetmek ile çocukların işlediği uyuşturucu ticareti ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda da oran 2/3 olarak uygulanır,,.
- İstisnai Suçlar (3/4 Oranı): Yetişkinler tarafından işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, nitelikli cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçları ile 3713 sayılı kanun kapsamındaki Terör suçlarında koşullu salıverilme oranı dörtte üç (3/4) gibi oldukça ağır bir seviyede tatbik edilir,,.
- Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında koşullu salıverilme süresi kural olarak 30 yıl, müebbet hapis cezalarında ise 24 yıldır,. Ancak devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suçların bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hiçbir şekilde koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz; cezaları hayatları boyunca devam eder,.
Bir mahkûmun koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için iyi halli olması zorunludur. İyi hal değerlendirmesi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından infazın tüm aşamalarında en geç altı ayda bir düzenli olarak yapılmaktadır,,. Hükümlünün katıldığı eğitim ve iyileştirme programları, aldığı sertifikalar, kurallara uyumu, diğer mahkûmlar ve personelle iletişimi gibi kriterler üzerinden eksi ve artı puanlar hesaplanarak iyi hal durumuna karar verilir,,.
Denetimli Serbestlik Tedbiri ve Yararlanma Şartları
Denetimli Serbestlik, kişinin cezaevinden koşullu salıverilme tarihinden daha önce tahliye edilerek, cezasının dışarıda bir takım yükümlülükler (belirli yerlere gitmeme, kamuya yararlı işte ücretsiz çalışma, elektronik kelepçe ile izlenme, eğitim programlarına katılma vb.) eşliğinde infaz edilmesini sağlayan toplum temelli bir modeldir,,,.
5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca kural olarak; açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının kalan kısmı denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebilir,,. Ancak dezavantajlı gruplar için bu süreler yasayla uzatılmıştır:
- Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için koşullu salıverilmeye iki yıl veya daha az süre kaldığında,
- Maruz kaldığı ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler için ise koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kaldığında denetimli serbestlik uygulanabilmektedir,,. (Ayrıca Covid-19 süreci gibi istisnai dönemlerde geçici yasalarla bu kurallar esnetilmiş ve süreler farklı uygulanmıştır,.)
Denetimli serbestlik kurallarını veya yükümlülüklerini mazeretsiz olarak ihlal eden, çağrı kağıdına rağmen teslim olmayan ya da denetim süresindeyken yeni bir kasıtlı suç işleyen hükümlünün denetimli serbestlik kararı kaldırılarak, cezasının kalan kısmı infaz hakimi kararı ile açık cezaevinde aynen çektirilir,,,.
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (Tekerrür) ve İkinci Kez Tekerrür
Bir kimse, işlediği suçtan dolayı cezası kesinleştikten ve infaz edildikten sonra kanunda belirtilen süreler (tekerrür süreleri) içerisinde yeniden suç işlerse o kişi “mükerrir” sayılır. Türk Hukukunda mükerrirler için infaz rejimi, ilk kez suç işleyenlere kıyasla daha ağırdır. Mükerrirlere özgü infaz rejiminde (5275 sk. m.108); süreli hapis cezalarının üçte ikisi (2/3) infaz kurumunda çekildiği takdirde koşullu salıverilmeden faydalanılabilir,. Mükerrir olup da ağırlaştırılmış müebbet alanlar 39 yılını, müebbet hapis cezası alanlar ise 33 yılını kurumda geçirmek zorundadır,. (Şayet koşullu salıverilme oranı 2/3’ten yüksek olan bir suç işlenmişse, örneğin uyuşturucu ticareti, o yüksek oran olan 3/4 uygulanmaya devam eder,.)
İkinci Kez Tekerrür
Ceza infaz hukuku açısından en ağır durumlardan biri hükümlünün “ikinci defa mükerrir” olmasıdır. İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde, hükümlü koşullu salıverilmeden hiçbir şekilde yararlanamaz; verilen cezanın tamamı (bihakkın) cezaevinde geçirilir,,.
Her mükerrir için infaz hakimi, cezanın infazı tamamlandıktan sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere bir denetim süresi belirlemek zorundadır,,.
Özel İnfaz Usulleri: Gece, Hafta Sonu veya Konutta İnfaz
Kısa süreli hapis cezalarının mahkûmların sosyal ve ailevi yaşantısını tamamen yok etmemesi için Özel İnfaz Usulleri öngörülmüştür (5275 sk. m.110). İnfaz hakimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise (taksirle öldürme hariç) toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının:
- Hafta sonları (Cuma 19.00’da girip Pazar 19.00’da çıkmak suretiyle),
- Geceleri (Hafta içi her gün saat 19.00’da girip sabah 07.00’de çıkmak suretiyle) cezaevinde çektirilmesine karar verebilir,.
Konutta İnfaz
Belirli yaş veya durumdaki kişiler için uygulanan çok önemli bir kolaylıktır. Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın giderilmesi şartıyla;
- Kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişiler için toplam üç yıl,
- 70 yaşını bitirmiş kişiler için toplam dört yıl,
- 75 yaşını bitirmiş kişiler için toplam beş yıl,
- 80 yaşını bitirmiş kişiler için toplam altı yıl veya daha az hapis cezasının “konutunda (evde) çektirilmesine” infaz hakimi tarafından karar verilebilir,. Ayrıca, doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olmak şartıyla, doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezası olan kadınlar da bu yöntemden faydalanabilir,. Konutta infaz edilen süreç çoğunlukla elektronik kelepçe (elektronik izleme) marifetiyle sıkı takip altında yürütülür,.
İnfazın Ertelenmesi (Tehiri) Şartları ve Uygulaması
Mevzuatımız, insan onuruna aykırı uygulamaların önüne geçmek için infazın sağlık, gebelik veya başka çok ivedi özel mazeretlerle ertelenmesine izin verir.
- Hastalık ve Akıl Hastalığı Sebebiyle: Hükümlünün akıl hastalığına tutulması halinde cezası iyileşinceye kadar ertelenir ve sağlık kurumunda tedavi altına alınır,,. Hayati tehlike arz eden diğer ağır hastalıklarda veya cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyecek ağır engellilik durumlarında Adli Tıp Kurumu raporuna istinaden infaz, iyileşinceye dek Cumhuriyet Başsavcılığı/İnfaz Hakimliği süreçleriyle geri bırakılır,,,.
- Gebelik ve Doğum Sebebiyle: Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş bulunan kadınların hapis cezalarının infazı zorunlu olarak geri bırakılır,,.
- İsteğe Bağlı Erteleme (Mazeret): Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda 5 yıla kadar hapis cezası alan bir hükümlü, geçerli bir mazeretle (eğitim, eşin/çocuğun hastalığı, ticari zaruretler vb.) savcılığa başvurduğunda infaz 1 yılı geçmeyecek sürelerle iki defaya mahsus olarak ertelenebilir/ara verilebilir,,. Örgüt suçluları, terör ve cinsel suçlardan yatanlar ile mükerrirler bu ertelemeden faydalanamaz,,.
Adli Para Cezalarının İnfazı Süreci Nasıl İşler?
Mahkemeler tarafından verilen Adli Para Cezalarının infazı infaz savcılıklarınca yürütülür. Hükümlüye tebliğ edilen “Ödeme Emri” uyarınca cezanın 30 gün içinde ödenmesi gerekir,. Şayet bu süre içinde ödenmezse veya bağlanan taksitlerden biri aksatılırsa, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen miktar günlüğü üzerinden hapis cezasına çevrilir,,.
Çevrilen bu hapis cezası doğrudan hapis olarak uygulanmaz; öncelikle hükümlünün iki saati bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte (ücretsiz) çalıştırılmasına karar verilir,,. Hükümlü bu tedbire riayet etmezse çevrilen hapis cezası açık cezaevinde aynen çektirilir,. Çok önemli bir ayrım şudur: Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezaları ödenmese dahi hapse çevrilemez; sadece Amme Alacaklarının Tahsili Usulü kanununa göre hacizle tahsil edilebilir,,. Ayrıca adli para cezasından hapse çevrilen cezaların infazında koşullu salıverilme (şartla tahliye) hükümleri uygulanmaz, süre tam olarak yatılır,.
İçtima Kararı ve Müddetname Hesaplaması
Hükümlünün birden fazla kesinleşmiş hapis veya adli para cezası bulunuyorsa, cezaların cezaevinde peş peşe değil, infaz hakiminin vereceği bir “İçtima (Cezaların Toplanması)” kararı ile birleştirilerek tek bir dosya üzerinden infaz edilmesi gerekir,,. Toplanmış olan bu cezalar için, hükümlünün ne zaman şartla tahliye olacağını, ne zaman bihakkın tahliye edileceğini ve cezaevinde ne kadar kalacağını gösteren belgeye Müddetname (Süre Belgesi) denir,. Müddetname düzenlenirken hükümlünün daha önce gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler toplam cezadan (mahsup edilerek) düşülür,. İçtima kurallarının ve TCK madde 7/3 uyarınca lehe kanun tespitinin yanlış hesaplanması, bireyin fazladan aylar veya yıllar boyunca özgürlüğünden mahrum kalmasına sebebiyet verir,,.
İnfaz Hakimliği: İtiraz, Şikayet ve Çözüm Mercii
7242 sayılı Kanunla yapılan tarihi düzenlemeler neticesinde, infaza ilişkin kararların (şartla tahliye, denetimli serbestliğe ayırma, cezaevi işlemlerine itiraz, mahsup, disiplin cezaları) tamamı infaz sürecinde uzmanlaşmış olan İnfaz Hakimlikleri tarafından verilmektedir,,,.
Hükümlü veya tutukluların, ceza infaz kurumu idaresince verilen hücre cezası gibi disiplin cezalarına, haberleşme ya da ziyaret kısıtlamalarına veya Cumhuriyet savcısının verdiği infaz tehirinin reddi gibi işlemlere karşı “işlemi öğrendikleri tarihten itibaren 15 gün, her halükarda 30 gün içinde” İnfaz Hakimliğine şikayet başvurusu yapması gerekir,,. İnfaz hakiminin kararlarına karşı da tebliğden itibaren iki hafta (14 gün) içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebilmektedir,,.
Neden Uzman Bir İnfaz Hukuku Avukatıyla Çalışmalısınız?
Görüldüğü üzere İnfaz Hukuku; suçun türü, suçun tarihi, yeni çıkan kararnameler, kişinin yaşı, infaz indirim oranları, lehe yasa karşılaştırması ve disiplin kayıtları gibi onlarca detayın aynı anda değerlendirilmesini zorunlu kılan, Türk yargı sisteminin en karmaşık süreçlerinden biridir,,,. Sadece son yıllarda 6545, 671 KHK, 7242, 7499, 7550 sayılı kanunlarla infaz sürelerinde ve koşullarında sayısız değişikliğe gidilmiş, hesaplamalar eskisinden çok daha teferruatlı bir yapıya bürünmüştür,.
Yapılacak hatalı bir “müddetname (süre belgesi)” hesabı yahut zamanında yapılmayan bir “içtima veya mahsup” başvurusu; bir mahkûmun yasal hakkı olmasına rağmen kapalı cezaevinden açığa geçememesine, denetimli serbestlikten aylar/yıllar sonra faydalanmasına ve neticesinde özgürlüğünden çok uzun süre haksız yere mahrum bırakılmasına yol açabilir,. Üstelik cezaevinde verilen haksız disiplin cezalarının kaldırılması için süreli şikâyet mekanizmalarının etkin kullanılması hayati önemdedir.
Hukuk büromuz;
- Müddetname ve şartla tahliye hesaplamalarında meydana gelen hukuka aykırılıkların düzeltilmesi,
- Denetimli serbestlik, açık cezaevine ayrılma ve özel/konutta infaz usullerinin talep edilmesi,
- Ceza infaz kurumlarındaki disiplin cezalarına ve hak ihlallerine (hücre cezası iptalleri, ziyaret hakları) karşı infaz hakimliğine şikâyet süreçlerinin yürütülmesi,
- İnfazın ertelenmesi, cezaların içtiması ve tutukluluk sürelerinin mahsubu talepleri,
gibi tüm infaz süreçlerinde, güncel mevzuata ve Yargıtay/Ceza Genel Kurulu içtihatlarına hâkim uzman kadrosuyla titiz ve çözüm odaklı avukatlık/danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Siz de kendinizin veya cezaevindeki yakınlarınızın hak kaybına uğramaması, özgürlüklerine en hızlı ve yasalara en uygun şekilde kavuşabilmesi için profesyonel destek almak istiyorsanız, alanında uzman İnfaz Hukuku avukatlarımıza hemen danışabilirsiniz. Özgürlüğünüz, ihmale ve hataya yer bırakmayacak kadar değerlidir.
İnfaz Hukuku İle İlgili Yazılarımız
-
Hapis Cezam Zaman Aşımına Uğrar mı? Kaç Yıl Kaçarsam Ceza Düşer?
Kesinleşmiş hapis cezası zaman aşımına uğrar mı? Cezanın düşmesi için kaç yıl geçmesi gerektiğini ve zamanaşımını kesen halleri uzmanından öğrenin.
-
Açık Cezaevine Geçiş Şartları. Kapalıdan Açığa Ne Zaman Çıkarım?
Kapalıdan açık cezaevine geçiş şartları nelerdir? 2026 infaz hesaplaması, 1/10 kuralı ve erken açığa ayrılma yollarını İnfaz Hukuku uzmanlarımızdan öğrenin.
-
Doğrudan Açık Cezaevine Kimler Gider? 3 Yıl ve 5 Yıl Kuralı Nedir?
Doğrudan açık cezaevine kimler gider? 3 yıl ve 5 yıl kuralı ile 10 günlük çağrı kâğıdı süresinin hayati önemini uzman infaz avukatlarımızdan hemen öğrenin.
