İcra Hukuku

Ticari hayatın dinamikleri ve bireysel ekonomik ilişkiler, zaman zaman alacakların tahsil edilememesi gibi hukuki uyuşmazlıkları beraberinde getirmektedir. İcra ve İflas Hukuku, alacaklıların haklarına en hızlı ve yasal yollardan kavuşmasını sağlarken, borçluların da haksız taleplere karşı korunmasını temin eden son derece teknik ve sıkı şekil şartlarına bağlı bir hukuk dalıdır.

Büromuz, uzman icra avukatı kadrosuyla alacak tahsili, haciz işlemleri, ihalenin feshi ve tasarrufun iptali davaları gibi karmaşık süreçlerde müvekkillerine sonuç odaklı ve profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

İcra Takibi Yolları ve Süreçleri

İcra ve İflas Kanunu (İİK), alacağın niteliğine ve dayandığı belgeye göre farklı icra takip yolları öngörmüştür. Doğru takip yolunun seçilmesi, alacağın tahsil hızını ve yasal süreçlerin başarısını doğrudan etkiler.

1. İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu)

İlamsız icra takibi, yalnızca para ve teminat alacakları için öngörülmüş olup, alacaklının elinde herhangi bir mahkeme kararı (ilam) veya yazılı belge bulunmasa dahi başvurabileceği bir yoldur. İdari yargının görev alanına giren konularda ise ilamsız icra takip yoluna başvurulamaz.

Alacaklının icra dairesine vereceği takip talebi ile süreç başlar ve bu talep üzerine icra müdürü borçluya “Örnek 7” ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca, faize veya icra dairesinin yetkisine itiraz edebilir. Süresi içinde yapılan geçerli bir itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur.

Ödeme emri tebliğ edildiğinde itiraz süresinin yanında mal beyanı yükümlülüğü de doğar. Mal beyanında bulunmamanın cezası ve icradan hapis çıkıp çıkmayacağı bu yükümlülüğe bağlanmıştır.

2. İlamlı İcra Takibi

Bir mahkeme kararına (ilam) veya kanunların ilam niteliğinde saydığı belgelere (örneğin mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller, noterlerce resen düzenlenen para borcu ikrarını içeren senetler) dayanılarak başlatılan takip türüdür.

İlamlı icra, sadece para alacakları için değil; taşınır teslimi, taşınmaz tahliyesi ve teslimi ile bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair mahkeme kararlarının infazı için de kullanılır. Kural olarak, ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşmeleri gerekmez; ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz malın aynına (mülkiyetine) ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra edilemez.

3. Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibi

Alacağın çek, poliçe veya emre muharrer senet (bono) gibi bir kambiyo senedine bağlanmış olması halinde başvurulan, daha hızlı ve etkili bir takip yoludur. Bu takip türünde alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını eklemek zorundadır. İcra müdürü, senedin kambiyo vasfını taşıdığını ve vadesinin geldiğini tespit ederse borçluya “Örnek 10” ödeme emri gönderir.

Borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren borca veya yetkiye itiraz için 5 günü, borcu ödemek için ise 10 günü bulunmaktadır. Bu takip türünde itiraz, kural olarak satışı durdurmaz; takibin durdurulabilmesi için icra mahkemesinden özel bir karar alınması gerekmektedir.

Ödenmiş bir senedin yeniden takibe konulması bu yolun özel itiraz usulünü gündeme getirir. Ödenen senedin icraya konulması halinde ne yapılabileceği kısa sürelere bağlıdır.

4. Rehnin ve İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip

Alacak, bir taşınır rehni veya taşınmaz ipoteği ile güvence altına alınmışsa, alacaklı öncelikle rehnin veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Rehin bedeli borcu ödemeye yetmezse, alacaklı kalan miktar için haciz veya iflas yoluyla takibe devam edebilir. İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilmişse (limit ipoteği) ve alacaklı banka veya finansal kuruluş ise, noter aracılığıyla gönderilen hesap kat ihtarnamesi ile süreç başlatılır ve borçluya icra emri gönderilir.

İcra Takibine İtiraz ve İtirazın İptali Süreçleri

Borçlunun, ilamsız icra takibinde ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmesiyle duran takibin devam edebilmesi için alacaklının yasal yollara başvurması gerekir.

İtirazın İptali DavasıAlacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde (Asliye Hukuk, Ticaret veya İş Mahkemeleri) itirazın iptali davası açabilir. Bu dava, maddi hukuk ilişkisinin detaylıca incelendiği bir davadır.
İcra İnkar Tazminatıİtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse ve alacak “likit” (tutarı belli, bilinebilir ve hesaplanabilir) ise, alacaklının talebi üzerine borçlu, hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Yargıtay kararlarına göre, faturaya, banka kredi sözleşmesine veya ticari satıma dayalı alacaklar likit alacak kapsamında değerlendirilir ve icra inkar tazminatına konu edilebilir.
İtirazın KaldırılmasıAlacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu madde 68’de sayılan, imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış bir belge ya da resmi makamlarca verilmiş bir makbuz varsa, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra Mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir. İcra mahkemesi dar yetkili olduğundan, bu süreçte sadece kanunda belirtilen belgeler üzerinden inceleme yapar, tanık dinleyemez.

Haciz İşlemleri ve UYAP Entegrasyonu

Takibin kesinleşmesinin ardından, borçlunun malvarlığı değerlerinin tespiti ve muhafaza altına alınması işlemi olan haciz aşamasına geçilir. Günümüzde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden borçlunun SGK durumu, araçları, tapu kayıtları ve posta çeki hesapları saniyeler içinde sorgulanabilmektedir.

Özellikle borçlunun üçüncü kişilerdeki (örneğin bankalardaki) alacakları, UYAP sistemi üzerinden elektronik ortamda doğrudan haczedilebilmektedir. Borçlunun mevduat hesaplarına bankalar üzerinden gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnameleri ile alacakların tahsili güvence altına alınır. Üçüncü kişi konumundaki bankanın bu ihbarnameye gerçeğe aykırı itiraz etmesi halinde, alacaklı genel hükümlere göre tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Haczedilmezlik Şikayeti ve İstisnaları

Borçlunun her malı haczedilemez. İcra İflas Kanunu, borçlunun ve ailesinin asgari yaşam standartlarını korumak amacıyla bazı mal ve hakları haczedilemez kılmıştır:

Meskeniyet İddiasıBorçlunun “haline münasip evi” haczedilemez. Ancak evin değeri, borçlunun haline münasip bir ev alabileceği miktardan fazla ise, ev satılır; elde edilen gelirden mütevazı bir ev alması için gereken tutar borçluya bırakılır, kalanı alacaklıya ödenir. Bu konudaki şikayet haczin öğrenilmesinden itibaren 7 günlük süreye tabidir.
Maaş ve Emekli Aylığı Hacziİşçi ve memur maaşlarının ancak 1/4’ü haczedilebilir. SGK tarafından ödenen emekli maaşları ise, nafaka borçları hariç olmak üzere, ancak borçlunun haciz uygulandıktan sonra vereceği muvafakat (izin) ile haczedilebilir.
Mesleki Eşyalar ve Devlet MallarıBorçlunun mesleğini sürdürebilmesi için zorunlu olan eşyalar ile Devlet malları ve belediyelerin kamu hizmetinde fiilen kullandıkları mallar (vergi, resim, harç gelirleri) haczedilemez. Devlet mallarına yönelik haczedilmezlik şikayeti süresizdir.

Satış, Elektronik İhale ve İhalenin Feshi Davaları

Haczedilen veya ipotek edilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından kurulan UYAP’a entegre Elektronik Satış Portalı üzerinden açık artırma suretiyle satılır. İhaleye katılmak isteyenlerin, mahcuz malın muhammen (tahmini) kıymetinin %10’u oranında nakit teminatı veya banka teminat mektubunu sisteme yatırmaları zorunludur. Açık artırma, malın muhammen değerinin %50’si üzerinden başlatılır ve en yüksek teklif verene ihale edilir.

İhalenin Feshi Davası

İcra dairesi tarafından gerçekleştirilen satışta usulsüzlük, ihaleye fesat karıştırma, malın esaslı niteliklerinde hata veya satış ilanının tebliğ edilmemesi gibi durumlar varsa, ilgili şahıslar ihalenin feshini talep edebilir.

  • Süre: İhalenin feshi davası, ihale tarihinden (veya usulsüzlüğün öğrenilmesinden) itibaren kural olarak 7 gün içinde İcra Mahkemesinde açılmalıdır.
  • Para Cezası: İhalenin feshi talebinin esasa girilerek reddedilmesi halinde, mahkeme, feshini talep eden kişiyi ihale bedelinin %10’una kadar para cezasına mahkum eder.
  • Bu dava, mülkiyetin ihale alıcısına geçmesini ertelediği için son derece teknik ve uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Büromuz, gerek ihalenin feshi taleplerinin hazırlanması gerekse haksız fesih davalarına karşı ihale alıcılarının savunulması konusunda yüksek tecrübeye sahiptir.

Satış bedelinin düşüklüğü tek başına fesih sebebi sayılmaz, usul eksikliğiyle birlikte değerlendirilir. İcradan düşük bedelle satılan taşınmazın ihalesinin nasıl iptal ettirilebileceği bu ölçüte göre belirlenir.

İstihkak ve Tasarrufun İptali Davaları

İstihkak Davası (İİK m. 96-99)

İcra takibi sırasında haczedilen malın, borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu iddia ediliyorsa “istihkak prosedürü” işletilir. Mal borçlunun elindeyken haczedilmişse, üçüncü şahsın 7 gün içinde İcra Mahkemesinde istihkak davası açması gerekir. Eğer mal haciz sırasında bizzat üçüncü kişinin elindeyse, mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olduğundan, bu defa alacaklının 7 gün içinde istihkak davası açarak malın aslında borçluya ait olduğunu ispat etmesi istenir.

Haczedilen malın borçluya değil bir yakınına ait olduğu iddiası bu davanın konusudur. Borç nedeniyle eşin veya ailenin mallarına haciz gelip gelemeyeceği istihkak tartışmasının en sık görülen halidir.

Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.)

Borçluların, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla, haciz veya iflas sürecinden önce malvarlıklarını devretmeleri veya muvazaalı (danışıklı) işlemler yapmaları sık rastlanan bir durumdur. Bu durumlarda alacaklılar, Asliye Hukuk Mahkemelerinde “Tasarrufun İptali Davası” açarak ilgili malvarlığının haciz ve satışını talep etme hakkı kazanırlar. Bu dava için;

  • Alacaklının elinde borçluya ait geçici veya kesin “aciz belgesi” bulunması,
  • Tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması,
  • İşlemin, borçlunun eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları gibi yakınları ile yapılması veya pek aşağı bir bedelle satılması (bağışlama hükmünde işlemler),
  • Veya karşı tarafın borçlunun mal kaçırma kastını bildiği/bilmesi gerektiği hallerin bulunması şarttır. Tasarrufun iptali davası, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.

İcra Hukukunda Ücret, Harç ve Masraflar

İcra prosedürleri, niteliğine göre yargı harçlarına tabidir. İcra tahsil harcı, alacağın tahsil edilmesi sırasında devlet tarafından alınan bir harç türüdür. Ayrıca İcra Mahkemelerinde görülen şikayet ve itirazın kaldırılması davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabiyken; İİK m.89/4’e dayalı tazminat davaları ve tasarrufun iptali davaları nispi harç ve nispi vekalet ücretine tabidir.

Tüm avukatlık hizmetleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümleri gereğince asgari sınırların altında kalamaz. Büromuzda sunulan sözlü ve yazılı danışmanlık hizmetleri de bu tarife baz alınarak profesyonel standartlarda yürütülmektedir.

Dosya kapatılırken ödenecek tahsil harcının oranı, tahsilatın hangi aşamada yapıldığına göre değişir. İcra dosyası kapatma masrafının ne kadar olduğu ve harcı kimin ödeyeceği bu aşamaya bağlıdır.

İcra Dosyalarında Süre ve Masraf Yönetimi

İcra ve İflas Hukuku, sürelerin saniyelerle, itirazların spesifik usul kurallarıyla yarıştığı katı bir hukuk dalıdır. Gerek alacaklarınızı en hızlı şekilde nakde dönüştürmek, gerekse aleyhinize başlatılan haksız icra takiplerine, hacizlere ve ihalelere karşı yasal haklarınızı korumak için alanında uzman, deneyimli bir hukuk ekibiyle çalışmak belirleyicidir. Hukuki sorunlarınızda profesyonel danışmanlık almak ve dosyanızı güvenle teslim etmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bize Ulaşın

İcra Hukuku alanındaki deneyimimizle dosyanızı değerlendirmemizi isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Durumunuzu kısaca aktarmanız, hangi adımların sizin için gerçekten gerekli olduğunu birlikte belirlememiz için yeterli.

Sıkça Sorulan Sorular

İlamsız takiplerde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK m.62). Kambiyo senetlerine özgü takiplerde borca itiraz süresi beş gün, imzaya itiraz da yine beş gündür. Bu süreler hak düşürücüdür ve kaçırıldığında takip kesinleşir.

Burada sık yapılan bir yanlış var. İİK m.83, maaşın borçlu ve ailesinin geçimi için icra müdürünce gerekli görülen kısmı düşüldükten sonra haczedilebileceğini söyler ve devamında haczolunacak miktarın dörtte birinden az olamayacağını belirtir. Yani dörtte bir bir tavan değil tabandır; gelirin yüksekliğine göre daha fazlası da haczedilebilir. Nafaka alacaklarında bu sınırlama uygulanmaz.

İİK m.82/3 uyarınca borçlunun haline münasip evi ve ailesi için gerekli olan yatak, giysi, mutfak eşyası gibi ev eşyaları haczedilemez. 7445 sayılı Kanunla 28 Mart 2023’te yapılan değişiklikle eski dönemdeki aynısından bir tanesinin haczedilebileceği kuralı kaldırılmış, koruma genişletilmiştir.

İİK m.74 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde mal beyanında bulunmanız gerekir. Bulunmazsanız İİK m.76 uyarınca alacaklının talebi üzerine, beyanda bulununcaya kadar ve en çok üç ayı geçmemek üzere tazyik hapsine karar verilebilir.

Tahsil harcı ödenir. Oranı, tahsilatın hangi aşamada yapıldığına göre değişir: takip kesinleşmeden önce yüzde dört buçuk, kesinleştikten sonra satıştan önce yüzde dokuz, satıştan sonra yüzde on bir buçuk uygulanır. Harç kural olarak borçludan alınır.

İcra takibi, alacaklının icra dairesine veya UYAP üzerinden yaptığı başvuruyla başlar. Alacağın kaynağını, tutarını ve borçlunun bilgilerini içeren takip talebi verilir. İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz işlemleri başlayabilir.

Evet. Borcu, faiz ve masraflarıyla birlikte icra dosyasına ödedikten sonra alacaklı haczin kaldırılmasını ister ve icra müdürlüğü haczi kaldırır. Ödemeyi dekont ile belgelemek ve dosyanın kapandığını icra müdürlüğünden öğrenmek gerekir. Hacizli mallarda kayıtların silinmesi bir süre alabilir.

İcra Hukuku İle İlgili Yazılarımız