Ceza Hukuku
Hukuk büromuz, ceza hukuku alanında uzmanlaşmış kadrosuyla, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında müvekkillerine profesyonel, sonuç odaklı ve kapsamlı bir avukatlık hizmeti sunmaktadır. Ceza hukuku, bireylerin özgürlükleri ve temel hakları üzerinde en doğrudan ve en ağır etkilere sahip olan hukuk dalıdır. Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir. Bu noktada, ceza yargılamalarında hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak hayati bir öneme sahiptir.
Ceza Hukukunun Temel İlkeleri ve Suçun Unsurları
Ceza hukukunun en temel ve evrensel prensibi, “kanunsuz suç ve ceza olmaz” (suçta ve cezada kanunilik) ilkesidir. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. Aynı zamanda, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılması esastır. Ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, öğretide “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan ve “şüpheden sanık yararlanır” şeklinde ifade edilen kuraldır. Sanığın bir suçtan mahkumiyetine karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir.
Suçun oluşabilmesi için kanunda tanımlanan haksızlığın kasten veya istisnai durumlarda taksirle işlenmesi gerekir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Öte yandan taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır ve bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde Hukuki Süreç
Ceza yargılaması temel olarak iki ana evreden oluşur: Soruşturma ve kovuşturma. Soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade eder. Bu aşamada Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Kovuşturma ise, iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi kapsamaktadır.
Bu süreçlerin tamamında savunma hakkı kutsaldır. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir. Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Koruma Tedbirleri: Yakalama, Tutuklama, Arama ve El Koyma
Ceza soruşturmalarında şüphelilerin temel haklarına doğrudan müdahale eden koruma tedbirleri titizlikle hukuka uygun yürütülmelidir. Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Bilgisayarlarda arama yapılması ise daha özel şartlara tabidir. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim tarafından karar verilir.
Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Ancak bu karar ölçülü olmalıdır. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Ayrıca teknolojik gelişmeler ışığında iletişimin tespiti de sıkça uygulanan bir tedbirdir. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak da görevlendirilebilir.
Hukuka aykırı uygulanan koruma tedbirleri karşısında vatandaşların tazminat hakkı bulunmaktadır. Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilirler. Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen veya kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler de tazminat talep etme hakkına sahiptir.
Yaptırımlar: Cezalar ve Güvenlik Tedbirleri
Türk Ceza Kanunu sistemine göre suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adli para cezalarıdır. Hapis cezaları şunlardır: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası ve süreli hapis cezası. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir. Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Süreli hapis cezası ise kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
Bazı durumlarda kısa süreli hapis cezalarının alternatif yaptırımlara çevrilmesi mümkündür. Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; adli para cezasına veya en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye çevrilebilir. Aynı zamanda mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya da çevrilebilir.
İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası belli şartlar altında ertelenebilir. Erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir. Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir.
İnfaz Hukuku, Şartla Tahliye ve Denetimli Serbestlik
Hukuk büromuz, kesinleşmiş cezaların infazı aşamasında da müvekkillerine kapsamlı destek sunmaktadır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak ve hükümlüyü yeniden topluma kazandırmaktır. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikâyetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir.
Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder.
Denetimli serbestlik, mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim ve denetleme planı doğrultusunda şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamayı ifade etmektedir. Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir,.
Uzlaştırma, Seri Muhakeme ve Kabahatler Hukuku
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, yargılamanın hızlı ve adil şekilde sonuçlanması için oldukça önemlidir. Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir. Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma ya da kovuşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. Seri muhakeme usulünde ise, Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki suçlar ve kabahatler farklı hukuki rejimlere tabidir. Kabahat karşılığı olan yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir. İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir. Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir.
Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?
Hukuk büromuz, karmaşık ceza dosyalarında, haksız tutuklamalardan ağır ceza davalarına, bilişim suçlarından uyuşturucu ticareti iddialarına kadar geniş bir yelpazede hukuki destek sunmaktadır. Ceza davaları, insan hayatını ve özgürlüğünü derinden etkileyen geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Alanında uzman, güncel içtihatlara hakim ve stratejik savunma kurgulayan ekibimizle, haklarınızı en üst düzeyde korumak için yanınızdayız. Gerek soruşturma sürecinde emniyet ve savcılık aşamalarında, gerekse mahkeme huzurunda etkin, cesur ve kanunlara tam hakim bir savunma için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ceza Hukuku İle İlgili Yazılarımız
-
Uyuşturucu Madde Kullanma veya Bulundurma Suçunun Cezası Nedir? Sicile İşler mi?
Uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçunun cezası nedir? TCK 191 erteleme şartları, denetimli serbestlik süreci ve sicil kaydı silinmesi
-
Alkollü Araç Kullanırken Yakalandım (Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma), Hapis Yatar mıyım?
Alkollü araç kullanmanın cezası nedir? TCK 179/3 trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 1.00 promil sınırı, seri muhakeme ve hapis cezası
-
Komşum Arazime/Arsama Duvar Çekti (Girdi), Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir?
Komşum arsama/arazime duvar çekti ne yapmalıyım? TCK 154 hakkı olmayan yere tecavüz suçu, cezası, şikayet süresi ve Yargıtay emsal kararları
