İş Kazası Tazminatı Hesaplama

* Kusursuz olduğunuzu düşünüyorsanız 0 bırakın.
* 2026 yılı asgari net ücreti varsayılan olarak girilmiştir.

Çalışma hayatında, telafisi en zor ve hukuki boyutu en hassas olan süreçlerin başında hiç şüphesiz iş kazaları ve meslek hastalıkları gelmektedir. Bir işçinin, evinden rızkını kazanmak üzere ayrıldığı bir günde, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması sebebiyle bedensel veya ruhsal zarara uğraması, hem kendisi hem de ailesi için yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. İş kazası geçiren bir çalışanın veya vefatı halinde geride kalan hak sahiplerinin, yasalardan doğan maddi ve manevi tazminat haklarını eksiksiz şekilde alabilmeleri, son derece teknik aktüeryal hesaplamaların ve stratejik bir avukatlık sürecinin yürütülmesine bağlıdır.

Hukuk büromuz; iş kazalarından doğan tazminat hesaplamaları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) rücu süreçleri, maluliyet oranlarına itirazlar ve işveren kusur tespitleri konusunda yıllara sâri deneyimiyle müvekkillerinin yanındadır. Sayfamızın üst kısmında yer alan 2026 İş Kazası Tazminatı Hesaplama Aracı ile tahmini maddi kaybınıza dair bir ön fikir edinebilirsiniz. Ancak, kesin tazminat miktarınızın TRH-2010 yaşam tablosu, aktif/pasif dönem ayrımı ve kusur oranları gibi karmaşık formüllerle mahkemelerde belirlendiğini unutmamalı, hak kaybı yaşamamak adına derhal uzman ekibimizle iletişime geçmelisiniz.

İş Kazası Nedir ve Hangi Durumlar İş Kazası Kapsamına Girer?

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku anlamında iş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde net bir şekilde tanımlanmıştır. Kanuna göre; sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren zararlandırıcı olaylar iş kazası kabul edilir.

Bir olayın yasal çerçevede iş kazası sayılabilmesi için aşağıdaki hallerden birinde gerçekleşmesi zorunludur:

  1. İşyerinde Meydana Gelen Kazalar: İşçinin fiilen işverenin hâkimiyeti altında bulunduğu sırada, işyerinde veya eklentilerinde meydana gelen her türlü kaza (örneğin elini pres makinesine kaptırması, iskeleden düşmesi) iş kazasıdır.
  2. Görevlendirme (Görev Emri) Sırasında Gerçekleşen Kazalar: İşçinin işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderildiği sırada, asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda gerçekleşen kazalar da bu kapsamdadır.
  3. Servis (Taşıt) Kazaları: İşçilerin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi (servis) sırasında meydana gelen trafik kazaları tartışmasız iş kazasıdır.
  4. Emziren Kadın İşçiler: Kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda geçirdiği kazalar da Yargıtay içtihatlarınca iş kazası statüsünde değerlendirilmektedir.

İş Kazalarında İşverenin Hukuki Sorumluluğunun Temelleri

İşçi ile işveren arasındaki hizmet sözleşmesi, işçiye sadakatle iş görme borcu yüklerken, işverene de işçiyi gözetme ve koruma borcu yükler. İşverenin iş kazalarından doğan hukuki sorumluluğu genel olarak şu esaslara dayanır:

1. Kusur Sorumluluğu (Sözleşmeye Aykırılık)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 417. maddesi uyarınca işveren; işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak zorundadır. Bununla birlikte 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene işyerindeki riskleri bertaraf etme emri vermiştir. İşverenin baret veya emniyet kemeri temin etmemesi, gerekli makine bakımlarını aksatması veya periyodik İSG eğitimlerini vermemesi, hizmet sözleşmesine aykırılık teşkil eder ve bu durum işvereni "kusurlu" hale getirir.

2. Kusursuz Sorumluluk (Adam Çalıştıranın Sorumluluğu)

İşverenin veya işveren vekilinin kaza anında doğrudan bir şahsi kusuru olmasa dahi, TBK 66. madde gereğince "adam çalıştıranın sorumluluğu" ilkesi devreye girer. İşveren, çalıştırdığı bir işçinin diğer bir işçiye verdiği zararlardan dolayı, kendi kusuru bulunmasa dahi kusursuz sorumlu tutulur. Örneğin, bir vinç operatörünün ihmali sonucu düşen malzemenin aşağıdaki başka bir işçiyi yaralaması durumunda, işveren mağdur olan işçiye karşı tazminat ödemekle yükümlüdür.

3. Asıl İşveren - Alt İşveren (Taşeron) Sorumluluğu

İnşaat, maden veya büyük üretim tesislerinde sıklıkla asıl işverenlerin işin bir bölümünü taşeronlara (alt işverenlere) devrettiği görülür. Bir iş kazası yaşandığında işçi kâğıt üzerinde sadece taşeronun personeli olarak görünse bile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereği asıl işveren (ihale makamı veya ana firma), doğacak zararlardan alt işveren ile birlikte müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur. İş kazası geçiren işçi veya mirasçıları, tazminat davasını asıl işveren ve tüm taşeronlara birlikte açabilir.

4. Kaçınılmazlık İlkesi

Bazen işveren her türlü iş güvenliği önlemini eksiksiz almış olsa bile kazalar meydana gelebilmektedir. Olayın gelişiminde hiçbir tarafın kusurunun bulunmadığı "kaçınılmaz" durumlarda, işçinin zararın tamamına katlanması hakkaniyete aykırı olacağından, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre kaçınılmazlık durumunda doğan zararın %60'lık kısmından işveren sorumlu tutulmaktadır.

İş Kazası Sonrası Açılabilecek Davalar ve Tazminat Türleri

İş kazası meydana geldiğinde, adli makamlarca sorumlular hakkında "Taksirle Yaralama veya Ölüme Neden Olma" suçlarından Ceza Davası açılmasının yanı sıra, mağdur işçi veya yakınları Hukuk Mahkemelerinde tazminat davası açma hakkına sahiptir.

A. Maddi Tazminat Davası (Bedensel Zararlar ve Destekten Yoksun Kalma)

İş kazası neticesinde işçinin beden gücünde veya gelir potansiyelinde meydana gelen eksilmelerin parasal karşılığı maddi tazminattır. TBK Madde 54 kapsamında bedensel zararlar şunları içerir:

  • Sürekli İş Göremezlik (Maluliyet) Tazminatı: Kalıcı bir sakatlık oluştuğunda, işçinin kalan hayatında aynı işi yaparken emsallerine göre daha fazla efor sarf etmesi gerekeceğinden, ortaya çıkan güç ve kazanç kaybının tazminidir.
  • Geçici İş Göremezlik Kaybı: Kazalının iyileşinceye kadar istirahatli (raporlu) geçirdiği süre zarfında çalışamaması nedeniyle uğradığı geçici maddi zarardır.
  • Tedavi Giderleri: SGK tarafından karşılanmayan bakım, hastane, rehabilitasyon, yol veya protez giderleridir.
  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Kazanın ölümle sonuçlanması halinde, vefat edenin yaşarken maddi destek sağladığı kişilerin (eşi, çocukları, anne ve babası) açtığı, TBK 53. madde kapsamındaki maddi tazminat davasıdır.

B. Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat, iş kazasının kazalıda veya kazalının ailesinde yarattığı derin acı, üzüntü, elem ve psikolojik yıkımın bir nebze olsun telafi edilebilmesi amacıyla talep edilir. TBK 56. maddesine dayanan manevi tazminat, ağır bedensel zarar veya ölüm hallerinde kazalının birinci derece yakınları lehine de hükmedilebilir.

Hâkim manevi tazminat miktarını belirlerken olayın oluş şeklini, kusur oranlarını, maluliyet yüzdesini ve olayın işverenin İSG önlemlerini hiçe saymasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurarak caydırıcılık ilkesine uygun bir takdir hakkı kullanır.

2026 Yılı Güncel Verileriyle İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası tazminatı hesaplaması (Aktüeryal Hesaplama), sıradan bir matematik işlemi değil, oldukça karmaşık çarpanlara dayanan uzmanlık alanıdır. Hukuk büromuz, açtığı davalarda şu temel adımları ve güncel Yargıtay kriterlerini takip etmektedir:

1. Gerçek Ücretin Tespiti (2026 Asgari Ücret Etkisi)

Tazminat hesaplanırken işçinin kaza tarihindeki "Gerçek Giydirilmiş Ücreti" baz alınır. Eğer işveren SGK primlerini düşük ödemek için maaşı asgari ücretten gösterdiyse, mahkeme kanalıyla TÜİK ve ilgili meslek odalarından "emsal ücret araştırması" yapılarak işçinin gerçek maaşı tespit edilir. 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı gereğince, 1/1/2026 - 31/12/2026 tarihleri arasında işçinin günlük normal çalışma karşılığı asgari ücreti 1101 Türk Lirası olarak belirlenmiştir (Aylık brüt 33.030 TL). İş kazası hesaplamalarında bu asgari ücret tutarı "taban limit" veya asgari ücretin belirli bir katı olarak aktüeryal formüllere yansır.

2. Bakiye Ömür ve TRH-2010 Yaşam Tablosunun Kullanımı

Önceleri Fransız PMF 1931 yaşam tabloları kullanılırken, Yargıtay'ın güncel kararlarıyla Türkiye'nin demografik yapısına çok daha uygun olan TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif (Artan) Rant formülleri zorunlu hale gelmiştir. İşçinin kaza tarihindeki yaşına göre TRH-2010 tablosundan yaşaması muhtemel (bakiye) ömür süresi saptanır.

3. Aktif ve Pasif Dönem Hesaplaması

Maddi tazminat, Aktif ve Pasif dönem olmak üzere ikiye ayrılarak hesaplanır:

  • Aktif Dönem: Kaza tarihinden itibaren işçinin 60 (istisnai durumlarda fiilen 65) yaşına kadar çalışarak aktif gelir elde edeceği dönemdir.
  • Pasif Dönem: 60/65 yaşından bakiye ömrünün sonuna kadar sürecek olan emeklilik dönemidir. Yargıtay içtihatlarına göre, pasif dönem zararı "Asgari Ücret" (Örneğin 2026 yılı asgari ücret değerleri) üzerinden hesaplanmak zorundadır.

4. Maluliyet ve Kusur İndirimleri (Müterafik Kusur)

SGK veya Adli Tıp Kurumunca belirlenen "Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı" (Sürekli iş göremezlik oranı) hesaplanan kazanç ile çarpılır. Eğer iş kazasının meydana gelmesinde işçinin de ihlali varsa (örneğin işveren baret vermiş fakat işçi kasten takmamışsa), bilirkişilerce belirlenen kusur oranı (Örn: %20) oranında TBK 52. madde uyarınca toplam tazminattan "müterafik kusur indirimi" yapılır.

5. SGK PSD (Peşin Sermaye Değeri) İndirimi

Hukuk sistemimizde "çifte zenginleşme yasağı" bulunur. SGK, maluliyet oranı %10'u aşan işçiye veya vefat durumunda yakınlarına maaş (gelir) bağlar. Mahkemede hesaplanan toplam tazminat tutarından, SGK'nın bağladığı bu gelirin "İlk Peşin Sermaye Değeri (İPSD)" zorunlu olarak mahsup edilir (düşülür) ve geriye kalan meblağ işverenden tahsil edilir.

İşverenin Sorumluluğunu Azaltan veya Kaldıran Özel Haller

İşverenin her durumda kusursuz sorumlu olacağı düşünülemez. Kusur sorumluluğunun sınırları şunlardır:

  • İşçinin Ağır Kusuru: İşçinin kasıtlı davranışları veya %100 ağır kusuru söz konusuysa, kaza ile iş yeri arasındaki illiyet bağı kesilir ve işveren sorumlu tutulmaz.
  • Üçüncü Kişilerin Kusuru: Kaza tamamen işyeriyle alakası olmayan 3. bir kişinin eyleminden kaynaklandıysa işveren sorumluluktan kurtulabilir.
  • Mücbir Sebep (Deprem, Sel vb.): Öngörülmesi ve engellenmesi imkânsız olan doğal afetler gibi dış etkenler, işverenin sorumluluğunu ve illiyet bağını ortadan kaldıran hallerdir.

Görevli Mahkeme, Yetki ve Zamanaşımı Süreleri

Görevli Mahkeme

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında tek görevli yargı makamı İş Mahkemeleridir. Yetkili Mahkeme: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6 uyarınca; davalının (işverenin) ikametgâhı mahkemesi, kazanın veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi veya zarar gören işçinin yerleşim yeri (kendi ikametgâhı) mahkemeleri yetkilidir.

Zamanaşımı Süresi

Bedensel zararlara veya ölüme yol açan iş kazalarında tazminat davası açma süresi (zamanaşımı), kural olarak TBK m.146 gereğince olayın meydana geldiği tarihten itibaren 10 YILDIR. Maluliyetin geç teşhis edildiği durumlarda bu süre rapor tarihinden de başlayabilmektedir.

Neden Profesyonel Hukuki Destek Almalısınız?

İş kazası sonrası tutanakların işverence lehe çevrilmesi, olay yeri delillerinin karartılması veya SGK'ya olayın "iş kazası değil, hastalık" gibi yansıtılması sıkça rastlanan hak gasplarıdır. Mahkemede kusur oranının lehinize çıkması, SGK Maluliyet oranına itiraz edilerek ATK Üst Kuruluna gidilmesi ve tazminatın 2026 aktüeryal formüllerine göre en üst limitten çıkarılması ancak uzman bir avukatın süreci yönetmesiyle mümkündür.

Sitemizde yer alan İş Kazası Tazminatı Hesaplama Botu, size aktif döneminizi ve tahmini kaybınızı gösteren yüzeysel bir projeksiyondur. Yaşamınızın geri kalanındaki haklarınızın gerçek güvencesi için hemen hukuk büromuzdan randevu alınız.

İş Hukuku İle İlgili Yazılarımız