AYM’den Kamulaştırmasız El Atmada Mülkiyet ve Adil Yargılanma Hakkı İhlali
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 3 Nisan 2014 tarihli ve 2013/711 başvuru numaralı “Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım Başvurusu” kararı, kamu idarelerinin kamulaştırmasız el koyduğu taşınmazlar için ödenmeyen bedeller konusunda önemli bir içtihadı temsil etmektedir. Bu karar, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkının güvence altına alınmasında yargı kararlarının uygulanmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Başvurucular Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, Esenyurt Belediye Başkanlığı’ndan satın alıp tapuya tescil ettirdikleri taşınmazlarına Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını iddia etmişlerdir. Taşınmazın imar planı değişikliğiyle park alanına dönüştürülmesi ve kullanımlarının engellenmesi üzerine, kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili amacıyla Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmışlardır. Mahkeme, başvurucular lehine tazminata hükmetmiş ve bu kararlar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
Ancak, kesinleşen bu yargı kararlarına rağmen Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından hükmedilen bedeller ödenmemiş, başvurucuların icra takipleri sonuçsuz kalmıştır. Belediye, ödemenin sıraya alındığını ve kamu mallarının haczedilmezliğine dair kanun hükümlerini ileri sürerek ödemeden kaçınmıştır. Bu durum üzerine başvurucular, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, başvurucuların şikayetlerini hem adil yargılanma hakkı (Anayasa m. 36) hem de mülkiyet hakkı (Anayasa m. 35) kapsamında değerlendirmiştir.
Adil Yargılanma Hakkının İhlali
AYM, adil yargılanma hakkının sadece yargı mercileri önünde dava açma hakkını değil, aynı zamanda mahkemece verilen kararın etkili bir şekilde uygulanmasını da kapsadığını belirtmiştir. Mahkeme kararlarının uygulanmaması durumunda yargılamanın anlamını yitireceği vurgulanmıştır. Yüksek Mahkeme, kamu idarelerinin, aleyhine verilen kesinleşmiş ve bağlayıcı yargı kararlarını infaz etmemek için ekonomik kaynak yokluğunu mazeret olarak ileri süremeyeceğini açıkça ifade etmiştir.
Kararda, Esenyurt Belediyesi’nin, başvurucular lehine verilen ve kesinleşen mahkeme kararlarını dört yılı aşkın bir süre boyunca herhangi bir geçerli gerekçe göstermeksizin yerine getirmemesi, başvurucuların “mahkemeye erişim hakkını” ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan yargı kararlarının icrası ilkesinin zedelenmesi anlamına gelmektedir.
Mülkiyet Hakkının İhlali
Anayasa Mahkemesi, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ve Anayasa’nın 35. maddesi paralelinde, bir mahkeme hükmünden doğan alacağın, icra edilebilir olduğunun kanıtlanması durumunda “mal ve mülk” olarak kabul edilebileceğini vurgulamıştır. Kamulaştırma yapılmaksızın el atılan taşınmaz bedelinin ödenmesine yönelik mahkeme kararının icra edilebilir olduğu da kuşkusuzdur.
AYM, kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylere ait taşınmaza el atan idarenin, bu fiili nedeniyle aleyhine açılan dava sonucunda hükmedilen alacağı veya tazminatı ödememesinin, “mülkiyetten barışçıl yararlanma” veya “mülkiyete saygı” ilkesini ihlal ettiğini ifade etmiştir. İdarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilememesi kuralının kamu hizmetlerinin devamlılığı için getirilen bir sınırlama olduğu kabul edilmekle birlikte, bu kuralın arkasına sığınarak kesinleşen mahkeme kararıyla hükmedilen bedelin ödenmemesi, kamu yararı ile kişi hakları arasındaki dengeyi kişilerin zararına olacak şekilde bozmaktadır. Bu nedenle mülkiyet hakkı da ihlal edilmiştir.
Kararın Sonuçları
Anayasa Mahkemesi, başvurucuların mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar vermiştir. Başvuruculara ayrı ayrı 6.650,00 TL manevi tazminat ödenmesine ve yapılan yargılama giderlerinin karşılanmasına hükmedilmiştir. Ayrıca, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, kararın bir örneğinin ilgili Belediyeye gönderilerek Mahkeme kararlarının mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmesi istenmiştir.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu Yorumu
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kamu idarelerinin hukuka aykırı eylemleri sonucu doğan tazminat borçlarını ödeme yükümlülüğünü bir kez daha kuvvetli bir şekilde teyit etmiştir. “Kamulaştırmasız el atma” vakalarında, idarenin bir taşınmaza fiilen el koyması ve kamu hizmetine tahsis etmesi halinde, taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir. Bu ihlalin yargı kararıyla tespiti ve tazminat hükmedilmesi durumunda, idarenin bu kararı zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi anayasal bir zorunluluktur.
Karar, özellikle yerel yönetimler için önemli mesajlar içermektedir. Kamu idarelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’ndaki ödeme sırası veya 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesindeki haczedilmezlik kuralı gibi düzenlemelere dayanarak mahkeme kararlarını süresiz olarak veya makul olmayan gecikmelerle yerine getirmesinin kabul edilemez olduğunu göstermektedir. AYM, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki dengenin, bireyler aleyhine olacak şekilde bozulmasına izin vermemiştir.
Müvekkillerimizin sıklıkla karşılaştığı kamulaştırmasız el atma davalarında, yargı sürecinin kesinleşmesinin ardından idarenin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, vatandaşlar için ek mağduriyetler yaratmaktadır. Bu karar, idarenin yargı kararlarına uyma zorunluluğunu pekiştirerek, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesine katkı sağlamıştır. Vatandaşların yargı yoluyla elde ettikleri hakların “kağıt üzerinde kalmaması” gerektiği, adil yargılanma hakkının özünün bu olduğu bir kez daha altı çizilerek belirtilmiştir.
Karar Künyesi
- Anayasa Mahkemesi
- Başvuru Numarası: 2013/711
- Başvuru Tarihi: 11/1/2013
- Karar Tarihi: 3/4/2014
- Başvurucular: Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım
- Konu: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlali iddiası.
- Karar: Anayasa’nın 35. (Mülkiyet Hakkı) ve 36. (Adil Yargılanma Hakkı) maddelerinde güvence altına alınan hakların ihlal edildiğine karar verilmiş, başvuruculara manevi tazminat ödenmesi ve yargılama giderlerinin karşılanması hükmedilmiştir.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
