yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Yargıtay’dan HAGB ve Zimmet Suçunda Önemli Zarar Giderimi Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Hukukumuzda, suç işleyen sanıklar hakkında verilen hapis cezasının belirli koşulların sağlanması halinde uygulanmasını erteleyen “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) müessesesi, özellikle küçük ve orta ölçekli suçlarda denetim süreci ile topluma kazandırmayı hedefleyen önemli bir düzenlemedir. Ancak HAGB kararı verilebilmesi ve denetim süresi sonunda davanın düşebilmesi için Kanun’da belirtilen şartların eksiksiz yerine getirilmesi elzemdir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin bu kararı, özellikle zimmet suçu gibi kamu zararına yol açan fiillerde zarar giderme şartının titizlikle uygulanmasının altını çizmektedir.

Olayda, bir askeri personel “zimmet” suçu işlediği gerekçesiyle Kara Kuvvetleri Askeri Mahkemesi tarafından yargılanmıştır. Mahkeme, sanığın 2.423,30 YTL tutarındaki kantin parasını zimmetine geçirdiği sabit görerek, beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. HAGB’nin şartı olarak, 2.423,30 YTL tutarındaki hazine zararının beş yıllık denetim süresince yirmi taksit halinde tamamen giderilmesi öngörülmüştür. Bu karar 24 Şubat 2009 tarihinde kesinleşmiştir.

Beş yıllık denetim süresinin sonunda, Kara Kuvvetleri Askeri Mahkemesi, hükümlünün bu süre içinde kasıtlı bir suç işlemediği gerekçesiyle, açıklanması geri bırakılmış olan hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine karar vermiştir. Bu karar da 01 Temmuz 2015 tarihinde kesinleşmiştir.

Ancak, dosyanın incelenmesi sonucunda, sanığın denetim süresi içerisinde hazine zararının yalnızca 625,31 TL’sini ödediği, kalan 1.797,99 TL’lik kısmın ise ödenmediği tespit edilmiştir. Milli Savunma Bakanlığı ve akabinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, zarar giderme şartı yerine getirilmediği halde davanın düşmesine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle “Kanun Yararına Bozma İstemi” ile Yargıtay’a başvurmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilmesi ve denetim süresi sonunda davanın düşebilmesi için belirli koşulları öngörmektedir. Özellikle maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiğini belirtir. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrası ise, zararın derhal giderilememesi halinde, denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödenmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebileceğini hükme bağlamıştır.

Somut olayda, askeri mahkeme tarafından verilen HAGB kararında, sanığın hazine zararını beş yıllık denetim süresi içerisinde yirmi taksit halinde tamamen gidermesi şart koşulmuştur. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesinde de belirtildiği üzere, sanık beş yıllık denetim süresi içerisinde hazine zararının önemli bir kısmını ödememiştir. CMK’nin ilgili maddeleri uyarınca, bu şartın yerine getirilmemesi halinde hükmün açıklanması gerekirken, askeri mahkeme davanın düşmesine karar vermiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini yerinde bulmuştur. Daire, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin zarar giderimi şartı yerine getirilmediği halde verdiği davanın düşmesi kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak “kanun yararına bozma” yoluyla verilen bu kararda, CMK’nin 309/4-c maddesi uyarınca “aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılamayı yapılmamak üzere” bozma kararı verilmiştir. Bu, kararın hukuka aykırılığını tespit etmekle birlikte, sanık aleyhine verilmiş kesinleşmiş bir hükmün tekrar uygulanmasına yol açmayacağı anlamına gelmektedir.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin temel prensiplerinden biri olan “zararın giderilmesi” şartının mutlaklığını bir kez daha vurgulamaktadır. HAGB’nin amacı, sanığın denetim süresince toplum kurallarına uygun bir yaşam sürmesi ve mağduriyetleri gidermesidir. Bu kararla birlikte, sadece denetim süresinde kasıtlı bir suç işlememek değil, aynı zamanda kararda belirtilen tüm koşullara, özellikle de mali yükümlülüklere eksiksiz riayet etmenin önemi açıkça ortaya konmuştur.

Hukuk uygulayıcıları açısından bu karar, HAGB koşullarının takibinin ve müvekkillerin bu konudaki bilgilendirilmesinin ne denli kritik olduğunu göstermektedir. Biriken veya ödenmeyen zararın varlığı halinde, denetim süresi sonunda davanın düşmesi yerine hükmün açıklanması sonucunun doğabileceği ihtimali her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, “kanun yararına bozma” müessesesinin, kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi ve hukukun doğru uygulanmasının sağlanması noktasındaki işlevi de bu kararla somutlaşmıştır. Bu yol, yasa koyucunun iradesine uygun içtihat birliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Karar Künyesi

  • Yargıtay: 19. Ceza Dairesi
  • Esas Numarası: 2019/23940
  • Karar Numarası: 2019/10299
  • Karar Tarihi: 01/07/2019

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR