Yargıtay’dan İş Kanunu Kapsamına Dair Kritik Esnaf Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku alanındaki güncel Yargıtay kararlarını müvekkillerimiz ve kamuoyu için değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu yazımızda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2023/7480 E., 2023/11884 K. sayılı kararına odaklanarak, bir işçinin alacak davasında işvereninin "esnaf" niteliğinin ve işyerinde çalışan sayısının İş Kanunu’nun uygulanabilirliği üzerindeki belirleyici etkisini ele alacağız.
Dava konusu olayda, bir minibüs şoförü, 2000-2018 yılları arasında çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti gibi alacaklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir. Davacı, sigortasız çalışma ve eksik prim yatırma iddialarını da dile getirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanlarına dayanarak davacının iddialarını kabul etmiş, davalı işverenin sunduğu ibranameyi ise davacının imzası dışındaki kısımların farklı bir kişi tarafından yazıldığı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, fazla çalışma ve tatil ücretlerinde dosyaya uygun %30 indirim yapılması gerektiğine karar vererek İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırmış, ancak davanın kabulüne hükmetmiştir. Bunun üzerine davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin incelemesinde uyuşmazlığın temelini, taraflar arasındaki iş ilişkisine 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin mi yoksa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin mi uygulanması gerektiği oluşturmuştur. Bu ayrım, işverenin "esnaf" niteliğine sahip olup olmadığı ve işyerinde çalışan kişi sayısıyla doğrudan ilişkilidir.
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin (ı) bendi uyarınca, mülga 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu’nun (şimdi 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu) 2. maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını hatırlatmıştır. Önemle belirtilmelidir ki, "üç kişi" ifadesi, işyerinde bedeni gücünü ortaya koyan meslek ve sanat erbabını (işveren dahil) da kapsamaktadır. Yani, işinde bedeni gücü ile çalışan esnaf dahil olmak üzere toplam çalışan sayısı üçü aşmıyorsa, İş Kanunu hükümleri uygulanmayacaktır.
Yargıtay, mülga 507 sayılı Kanun’da yer alan "geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin" esnaf sayılması ölçütünün, 5362 sayılı Kanun ile kaldırıldığına dikkat çekmiştir. Yeni düzenlemede esnaf ve tacir ayrımında ekonomik sermaye, kazancın tacir/sanayici niteliğini aşmaması ve vergilendirme gibi farklı ölçütler esas alınmaktadır.
Somut olayda, Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin, davalı işverenin ekonomik sermayesi, kazancının esnaf niteliğini aşıp aşmadığı, hangi usule göre vergilendirildiği ve fesih tarihi itibarıyla işyerinde kendi bedeni gücü ile çalışan esnaf dahil toplam çalışan sayısının ne olduğu hususlarında yeterli araştırma yapmadığı tespit edilmiştir. Bu eksiklik, davaya İş Kanunu’nun mu yoksa Borçlar Kanunu’nun mu uygulanacağının doğru bir şekilde belirlenmesini engellemiştir.
Bu sebeple Yargıtay, eksik araştırma ile karar verilmesini bozma nedeni saymış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA hükmetmiştir. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları, bozma nedenine göre şimdilik incelenmemiştir.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, iş hukuku davalarında işverenin hukuki statüsünün ve işyerindeki fiili çalışan sayısının belirlenmesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) ve esnaf niteliğindeki işverenler için bu ayrım hayati önem taşımaktadır. Eğer işveren, yasal kriterlere göre esnaf statüsündeyse ve çalışan sayısı belirli sınırların altındaysa, İş Kanunu yerine Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak ve bu durum, işçilik alacaklarının hesaplanmasından zamanaşımı sürelerine kadar birçok konuda farklı sonuçlar doğuracaktır.
Bu karar, mahkemelerin, uyuşmazlığın niteliğine uygun hukuki çerçeveyi belirlemek adına titiz bir araştırma yapma yükümlülüğünü vurgulamaktadır. İşverenlerin ve işçilerin de hak kayıpları yaşamamak adına iş ilişkilerinin başlangıcından itibaren hukuki statülerini doğru bir şekilde değerlendirmeleri ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek almaları büyük önem taşımaktadır.
Karar Künyesi
- T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2023/7480
- Karar No: 2023/11884
- Karar Tarihi: 13.09.2023
- Mahkemesi: … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayı (BAM): 2022/2388 E., 2022/2374 K.
- İlk Derece Mahkemesi: … Anadolu 3. … Mahkemesi
- Sayı (İlk Derece): 2020/24 E., 2022/432 K.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
