Açık Senetlerde İspat Yükü: Yargıtay’dan Önemli Bir Karar Analizi
Giriş ve Olayın Özeti
Hukukumuzda günlük ticari ve kişisel ilişkilerde sıkça karşımıza çıkan “açık senet” kavramı, taraflar arasında güvene dayalı bir ilişkinin veya gelecekteki bir borç taahhüdünün güvencesi olarak düzenlenebilmektedir. Ancak, bu tür senetlerin hukuki niteliği ve olası uyuşmazlıklarda ispat yükünün kime ait olacağı, yargılamaların temel konularından biridir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/5457 E., 2021/5602 K. sayılı güncel kararını mercek altına alarak, bu alandaki önemli bir içtihadı sizlere sunuyoruz.
Söz konusu davada, davacı müvekkil ile davalı, 2004 yılında evlenmiştir. İddiaya göre, evlenmeden önce davalının talebi üzerine, resmi nikah yapılması şartıyla iade edilmek üzere davacı tarafından boş (açık) bir senet verilmiştir. Resmi nikah şartı gerçekleşmesine rağmen, senedin hukuki kıymetini kaybettiği düşünülürken, davalı tarafından senedin üzerine 300.000 USD meblağı yazılarak icra takibine konu edilmiştir. Davacı ise, takip dayanağı senedin sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu ve bu sebeple borçlu olmadığını ileri sürerek “borçlu olmadığının tespiti” davası açmıştır. İlk derece mahkemesi olan Ankara 8. Aile Mahkemesi, Yargıtay bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, davacının sözleşmeye aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı delille ispat edememesi gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Dava konusu uyuşmazlığın temelinde, kambiyo senetlerinden biri olan bononun, bedel hanesinin boş bırakılarak lehtara verilmesi durumu, yani “açık senet” meselesi yatmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’na göre, kambiyo senetlerinin belirli unsurları içermesi zorunlu olup, bu unsurlardan bir veya birkaçının eksik bırakılarak tanzim edilmesi mümkündür. Ancak, bu durumda senedin lehtar tarafından en geç ibraz anında doldurulması gerekmektedir. Önemli olan husus, senedin, taraflar arasındaki anlaşmaya (sözleşmeye) aykırı bir şekilde doldurulup doldurulmadığıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onarken, açık senetlerdeki ispat yükü ilkesini bir kez daha vurgulamıştır. Kararda belirtildiği üzere, herhangi bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını içerecek şekilde tanzim edilmesi ve en geç ibraz anında doldurmak kaydıyla boş olarak da lehtara verilmesinin hukuken mümkün olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda, bedel hanesi boş olarak verildiği iddia edilen senedin, sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunun ispat yükü, senedi keşide eden (düzenleyen) tarafa, yani davacıya aittir. Yargıtay, bu ispatın yazılı delillerle yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Davacı tarafın, bu hususu ispata yarar yazılı delil ibraz edememiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır. Bu karar, açık senetlerin doldurulması yetkisinin kötüye kullanıldığı iddialarında, ispat yükünün ve yöntemin ne denli kritik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, açık senet düzenleme pratiğinin barındırdığı hukuki riskleri ve ispat yükünün önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Uygulamada, özellikle güven ilişkisine dayalı olarak tanzim edilen açık senetlerde, taraflar arasında doldurma yetkisinin kapsamına dair net bir yazılı anlaşma bulunmadığı durumlarda ciddi hukuki sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Karar, senedin boş olarak verildiğini ve sonradan sözleşmeye aykırı doldurulduğunu iddia eden keşidecinin, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlama zorunluluğunu pekiştirmektedir. Aksi takdirde, senedin kambiyo hukukuna özgü niteliği gereği, üzerinde yazılı bedel için borçlu olunacağı kabul edilecektir.
Bu durum, borç ilişkisi veya teminat amacıyla açık senet veren kişilerin, senedin nasıl doldurulacağına dair anlaşmalarını mutlaka yazılı hale getirmeleri gerektiğini göstermektedir. Aksi takdirde, uyuşmazlık halinde, sadece sözlü beyanlarla yetkisiz doldurma iddiasını ispatlamak neredeyse imkansız hale gelecektir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimize kambiyo senetleri başta olmak üzere tüm hukuki sözleşmelerde azami dikkat ve profesyonel hukuki destekle hareket etmelerini tavsiye ediyoruz. Zira, bu tür davalarda ispat külfeti ve delillerin doğru yönetimi, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.
Karar Künyesi
Karar Künyesi
Mahkeme: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası: 2020/5457 E.
Karar Numarası: 2021/5602 K.
Karar Tarihi: 20.09.2021
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
