Çek Sorumluluğunda Eksik İnceleme: Yargıtay’dan Önemli Karar
Ticaret hukukunda çekler, ticari ilişkinin önemli bir parçası olup, sorumlulukları ve geçerlilikleri sıkça hukuki uyuşmazlıklara konu olabilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararı, çek sorumluluğuna ilişkin davalarda delil değerlendirmesinin ve özellikle imza incelemesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Giriş ve Olayın Özeti
Dava, dava dışı bir şirket olan Ekolteks Giyim San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bir çekin tahsiline ilişkindir. Davacı vekili, çekin bankaya ibrazında, çek arkasına “davalının tek başına Ekolteks… Ltd. Şti. adına çek keşide etme yetkisi olmadığı” şerhinin düşüldüğünü belirtmiştir. Bu durum üzerine, şirketi temsile yetkisi olmaksızın çeki düzenleyen davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ve takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep edilmiştir.
Davalı taraf ise, dava konusu çekin müvekkilinin şirketi tek başına temsile yetkili olduğu dönemde, yani 29.04.2013 tarihinde keşide ve imza edilerek, aynı tarihli bir tahsilat makbuzu karşılığında davacı şirkete teslim edildiğini savunmuştur. Bu iddia, davanın temel çekişme noktası olmuştur.
Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak ve davalının çekin keşide tarihinde tek başına imzalamaya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 678. maddesi uyarınca bizzat sorumlu olduğuna hükmetmiş, itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını davalı yararına bozmuştur. Bozma gerekçesi, mahkemenin delil değerlendirmesinde eksik ve yetersiz bir inceleme yapmış olmasıdır. Özellikle, davalının dosyaya ibraz ettiği ve dava konusu çekin davacı şirkete teslim edildiğine dair 29.04.2013 tarihli makbuz üzerindeki incelemenin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu makbuzda davacı şirketin kaşesi bulunmasına rağmen, üzerinde atılan imzanın kime ait olduğuna dair herhangi bir bilginin yer almaması Yargıtay’ın dikkatini çekmiştir. Yargıtay, bu durumda yerel mahkemeden öncelikle şu adımları atmasını talep etmiştir:
- Teslim makbuzundaki imza sahibinin kim olduğunun tespiti.
- İmza sahibi kişinin davacı şirket yetkilisi, temsilcisi veya görevlendirilmiş bir çalışanı olup olmadığının, gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yazışma yapılarak belirlenmesi.
- İmza sahibi kişinin mahkemeye çağrılarak imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması.
- İmzayı inkâr etmesi halinde, bu kişi yönünden imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması.
Yargıtay, yerel mahkemenin sadece o tarihteki şirketi temsile yetkili kişilerin imza incelemesini yapmakla yetinmesini “eksik ve yetersiz inceleme” olarak değerlendirmiş ve bu nedenle kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, ticaret hukuku davalarında, özellikle çek sorumluluğu gibi hassas konularda, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için titiz bir delil incelemesinin vazgeçilmez olduğunu bir kez daha göstermiştir. Karar, bir belgenin içeriği ve niteliği kadar, o belgenin düzenlenme ve teslim edilme anındaki koşulların ve tarafların iradelerinin doğru bir şekilde tespit edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Makbuz üzerindeki imzanın kime ait olduğunun ve bu kişinin ilgili tarihteki yetki durumunun netleştirilmemesi, davanın esasına etki edebilecek önemli bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Bu karar, hukuk uygulayıcıları için, müvekkillerinin davalarını savunurken veya dava açarken, sunulan her belgenin doğruluğunu ve dayanağını titizlikle araştırmaları, gerekli incelemelerin yapılmasını sağlamaları gerektiğini hatırlatmaktadır. Aksi takdirde, mahkemece eksik inceleme nedeniyle bozma kararıyla karşılaşılması riski doğmaktadır. Yargıtay, yargılamanın temel amacı olan hakikate ulaşma ilkesinin tam anlamıyla yerine getirilmesini talep etmektedir. Davaların doğru bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için tüm delillerin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi hayati öneme sahiptir.
Karar Künyesi
- T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2020/7647
- Karar No: 2022/404
- Karar Tarihi: 19.01.2022
- Mahkemesi: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
