yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Boşanmada Kusur ve Tazminat-Nafaka İlişkisi: HGK’nın Önemli Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Boşanma davalarında kusur belirlemesi, tarafların nafaka ve tazminat hakları açısından hayati öneme sahiptir. T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/2732 Esas, 2021/715 Karar sayılı ve 08.06.2021 tarihli kararı, bu alandaki hassasiyeti ve delillerin titizlikle değerlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha vurgulamıştır. Bu karar, yerel mahkemenin direnme kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine verilmiş olup, boşanmaya sebep olan olaylarda kusur oranının tespiti ile maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığına odaklanmaktadır.

Davacı kadın, eşinin kendisine hakaret ettiğini, tehditvari sözler kullandığını, kalça çıkıklığı rahatsızlığı nedeniyle aşağıladığını, ortak çocuğa kötü davrandığını, maddi destek sağlamadığını ve kendisini fuhuş yapmakla suçlayarak fiziksel şiddet uyguladığını iddia ederek boşanma, nafaka ve tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı erkek ise tüm iddiaları reddederek, kadının kendisini küçük düşürdüğünü, hakaret ettiğini, önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü davrandığını ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini öne sürerek davanın reddini ve kendi lehine manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve erkeğin çocuklarına kötü davrandığı, erkeğin ise kadının rahatsızlığıyla alay ettiği gerekçesiyle kadını ağır, erkeği ise az kusurlu bularak boşanmaya karar vermiş, kadın eşin nafaka ve tazminat taleplerini reddederken, erkek eş lehine manevi tazminata hükmetmiştir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin şiddet uyguladığı, aşağıladığı ve hakaret ettiği; kadının ise eşine hakaret edip üvey çocuklarına kötü davrandığı tespitleriyle erkeği ağır kusurlu bularak kararı bozmuştur. Yerel mahkemenin bozma kararına direnmesi ve bu direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından usul yönünden bozulması sonrası, yerel mahkeme ikinci kez direnme kararı vermiştir. İşte bu ikinci direnme kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun incelemesine tabi olmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın temelini, boşanmaya sebep olan olaylarda kimin daha ağır kusurlu olduğu ve buna bağlı olarak Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki maddi ve manevi tazminat ile 175. maddesindeki yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı olarak belirlemiştir. Kanun’un 166. maddesi gereği evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda boşanmaya karar verilebilse de, tam kusurlu eşin boşanma davası açamayacağı temel hukuk ilkesini (TMK m. 2) hatırlatmıştır. Tazminat ve nafaka talepleri için ise “kusursuz veya daha az kusurlu” ile “kusuru daha ağır olmamak” koşullarının önemine dikkat çekmiştir.

Hukuk Genel Kurulu, delillerin değerlendirilmesinde tanık beyanlarının takdiri delil niteliğinde olduğunu ve hâkimin bu beyanları serbestçe takdir ederken, hangi nedenlerle hükme esas alındığını veya alınmadığını açıkça belirtmesi gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle yerel mahkemenin direnme kararına dayanak yaptığı, kadın eşin “sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışına” ilişkin tanık beyanını detaylıca incelemiştir. Dava tarihinden 10-12 yıl önceye dayanan, boşanmış bir eski eşin, kendisinin korkusundan dolayı o dönemde açıklayamadığını iddia ettiği ve dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bu beyanın, “soyut, inandırıcı olmaktan uzak, sebep ve saiki açıklanamayan bir anlatım” olduğu gerekçesiyle hükme esas alınamayacağına karar vermiştir.

Öte yandan, davacı kadının tanıklarının beyanları incelendiğinde; davalı erkeğin “sen fuhuş yapıyorsun”, “dört kollu topal senin topal kıçına tekme vururum” gibi ağır hakaretlerde bulunduğu, kadına fiziksel şiddet uyguladığı (morluklar görüldüğü), birlik görevlerini yerine getirmediği, evden, ekmekten, aştan, faturalardan haberi olmadığı ve barda pavyonda gezdiği yönündeki ifadelerin somut ve tutarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu deliller ışığında Hukuk Genel Kurulu, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, eşini sürekli aşağıladığı ve ona ağır hakaretlerde bulunduğu; davacı kadının ise eşine hakaret ettiği ve eşinin önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü muamelede bulunması şeklinde gerçekleşen olaylara göre, erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğuna hükmetmiştir.

Bu kusur belirlemesinin doğal bir sonucu olarak, yerel mahkemenin hatalı kusur tespitiyle erkek eş lehine manevi tazminat ödenmesine ve kadın eşin yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılarak direnme kararı bozulmuştur. Böylece az kusurlu olan davacı kadının yoksulluk nafakası ve maddi/manevi tazminat talep etme hakkı tekrar gündeme gelmiştir.

Yorum

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı, boşanma davalarında kusur tespiti ve delillerin değerlendirilmesi noktasında önemli bir rehber niteliğindedir. Karar, soyut ve inandırıcı olmaktan uzak tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyarken, somut ve tutarlı delillerle desteklenen iddiaların dikkate alınmasının altını çizmiştir. Özellikle “sadakatsizlik” gibi ağır iddiaların ispatında mahkemelerin ne denli titiz davrandığı, eski ve çelişkili beyanların hükme esas alınmadığı bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir. Aynı zamanda, fiziksel şiddet, hakaret ve evlilik birliğine karşı görev ihmali gibi durumların boşanmada ağır kusur teşkil ettiğini vurgulamıştır.

Bu karar, boşanma davalarında kusur dağılımının nafaka ve tazminat gibi fer’i talepler üzerindeki doğrudan etkisini açıkça göstermektedir. Az kusurlu veya kusursuz olan eşin haklarının korunması ilkesi, Hukuk Genel Kurulu tarafından güçlü bir şekilde desteklenmiştir. Hukuki süreçlerde delillerin doğru toplanması, etkin bir şekilde sunulması ve mahkemece titizlikle değerlendirilmesi, adil bir sonuca ulaşılmasında kritik rol oynamaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, aile hukuku alanındaki derin bilgi ve tecrübemizle müvekkillerimizin haklarını en iyi şekilde savunmak için yanınızdayız.

Karar Künyesi

  • T.C. Yargıtay: Hukuk Genel Kurulu
  • Esas No: 2017/2732
  • Karar No: 2021/715
  • Karar Tarihi: 08.06.2021
  • Mahkemesi: … 4. Aile Mahkemesi

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR