Çocuğum Okulda/Parkta Başkasına Zarar Verdi, Ben Ceza veya Tazminat Öder Miyim?

Çocuğum Okulda/Parkta Başkasına Zarar Verdi, Ben Ceza veya Tazminat Öder Miyim?

Çocuğunuz oyun sırasında başka birine zarar verdiyse, bu zararı ebeveyn olarak sizin ödeyip ödemeyeceğiniz, çocuğun yaşına ve olayın koşullarına göre değişen bir konu.

Ev başkanının sorumluluğunun şartlarını, ailenin hangi durumlarda tazminat ödemekten kurtulabileceğini (kurtuluş kanıtı) ve talep edilebilecek tazminat kalemlerini anlatıyoruz.

Ev Başkanının Sorumluluğu Nedir ve Hukuki Altyapısı Nasıldır?

Çocuğunuzun üçüncü bir kişiye verdiği zarar neticesinde ailenin (anne ve babanın) neden tazminat ödemek zorunda kaldığının hukuki temeli, Türk Medeni Kanunu‘nun (TMK) Aile Hukuku bölümünde yer alan 369. maddesine dayanmaktadır.

İlgili kanun maddesi hiçbir yoruma mahal bırakmayacak kadar nettir: “Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur”,.

Bu madde ile kanun koyucu, 18 yaşından küçük çocukların, kısıtlıların veya akıl hastası gibi gözetime muhtaç kimselerin, ekonomik yönden zayıf olmaları veya zararı ödeme güçlerinin bulunmaması nedeniyle mağdurları koruma altına almış ve ekonomik durumu daha iyi olan “ev başkanını” (genellikle anne ve baba) zararın ödenmesi konusunda kusursuz sorumlu kılmıştır.

Sokakta oynarken arkadaşının gözüne taş atarak yaralanmasına sebep olan yaşı küçük çocuğun annesi ve babası, doğan bu zarardan ev başkanı sıfatı ile doğrudan doğruya kendi malvarlıklarıyla sorumludur.

Kusursuz Sorumluluk ve Dikkat/Özen İlkesi

Hukukumuzda kural olarak birinin tazminat ödemesi için kusurlu olması gerekir. Ancak ev başkanının sorumluluğu, “özen (dikkat) ilkesine” dayanan bir kusursuz sorumluluk türüdür. Sizin olay anında orada olmamanız, olayı görmemeniz veya bizzat zarar veren kişi olmamanız sizi kurtarmaz; çünkü sizin kusurunuz bizzat zararı vermek değil, o çocuğu yeterince gözetim ve denetim altında tutmamaktır,.

Ailenin (Ev Başkanının) Sorumluluğunun Temel Şartları Nelerdir?

Çocuğun verdiği zarardan dolayı anne veya babaya Çocukların Haksız Fiillerinden Kaynaklı Tazminat Davaları açılabilmesi için aşağıdaki yasal şartların somut olayda bir arada gerçekleşmesi zorunludur:

Ev Başkanlığı İlişkisinin (Velayetin) VarlığıZarar veren kişi ile sorumlu tutulacak kişi arasında bir ev başkanlığı ilişkisi olmalıdır. Küçükler ergin (18 yaş) oluncaya kadar kural olarak anne ve babanın velayeti altındadırlar ve ev başkanı onlardır.
Zarar Verenin Yaşı (Küçüklük Şartı)Ev başkanının sorumluluğu altındaki kişi, haksız fiili işlediği tarihte mutlaka 18 yaşından küçük (ergin olmayan) bir çocuk olmalıdır. Haksız fiili (zararı) gerçekleştiren kişi, davanın açıldığı tarihte 18 yaşını doldurmuş olsa bile, bu durum ev başkanının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; önemli olan olayın yaşandığı gündeki yaştır.
Üçüncü Bir Kişiye Zarar Verilmiş OlmasıEv başkanlığının sorumluluğunun doğabilmesi için, çocuğun fiiliyle aile dışından üçüncü bir kişiye zarar verilmiş olması gerekir.
Zararın Varlığı ve İlliyet BağıOrtada çocuğun eylemi neticesinde doğmuş bedensel bir yara, sakatlık veya maddi bir zarar bulunmalı ve bu zarar doğrudan çocuğun hukuka aykırı fiili sonucunda gerçekleşmiş olmalıdır.

Okulda, Kursta veya Çıraklıkta Yaşanan Olayların Farkı (Zaman Unsuru)

Ev başkanlığı ilişkisinin tespitinde “zaman unsuru” son derece kritik ve davanın seyrini değiştiren bir detaydır. Birden çok kişinin aynı anda veya dönüşümlü olarak ev başkanlığı ilişkisi mevcut olabilir. Hukukumuzda, çıraklık yapan veya okula giden bir çocuğun ev başkanı, evde iken babası veya annesi iken; iş yerinde olduğu saatlerde ustası, okulda olduğu saatlerde ise okul idaresi veya nöbetçi öğretmendir.

Çocuğun zarar verici fiili işlediği anda kim ev başkanı konumundaysa, zarardan o sorumludur. Dolayısıyla, okul bahçesinde beden eğitimi dersinde veya teneffüste öğretmen gözetimindeyken çocuğunuzun başka bir çocuğa zarar vermesi durumunda, gözetim yükümlülüğü o an itibarıyla okul idaresine/öğretmene geçmiş olduğundan, doğru hukuki adımlar atılarak ailenin sorumluluğuna gidilmesi engellenebilir. Ancak parkta, ailenin gözetim alanındayken veya serbest saatlerde meydana gelen olaylarda sorumlu doğrudan ailedir.

Aile Hangi Durumlarda Tazminat Ödemekten Kurtulabilir? (Kurtuluş Kanıtı)

Ebeveynlerin omuzlarındaki bu ağır tazminat yükünden kurtulabilmesinin tek bir yasal yolu vardır: “Kurtuluş Kanıtı” getirmek.

TMK Madde 369 uyarınca ev başkanı; küçüğü alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu kurtuluş kanıtının başarılı sayılabilmesi için özenin derecesi somut duruma göre belirlenir.

Aile şu hususları ispatlayarak (kurtuluş kanıtı getirerek) davayı düşürebilir:

Yaşanılan Çevre ve Alınan ÖnlemlerAilenin eğitim ve kültür durumuna, yaşanılan çevreye uygun tüm önlemlerin alınmış olması gerekir.
Çocuğun Tehlikelilik Derecesine Göre Önlem Alındığının İspatıÖrneğin, psikolojik sorunları olduğu veya hiperaktif/saldırgan eğilimleri olduğu bilinen bir çocuğu tedavi ettirdiğini, devamlı olarak uyardığını, okula kendi eliyle götürüp bıraktığını, oyun alanında yanından ayırmadığını ama çocuğun saniyeler içinde aniden öngörülemez bir zarar verdiğini somut delillerle, uzman raporlarıyla ve tanıklarla ispat eden aile sorumluluktan kurtulabilir.
Mücbir Sebep ve Ağır KusurÇocuğun zarar vermesine dışarıdan başka bir kişinin veya mücbir bir sebebin (örneğin mağdur olan çocuğun, sizin çocuğunuzu ağır şekilde tahrik edip ona saldırarak olayı tetiklemesi) yol açtığının ispatlanması da aileyi illiyet bağının kesilmesi nedeniyle kurtarabilir.
Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Çocuğun Fiili Sonucu İstenebilecek Tazminat Kalemleri Nelerdir?

Çocuğunuzun verdiği zarar nedeniyle aleyhinize açılacak tazminat davalarında, eğer zarar gören yetişkin bir birey veya çalışan bir kişiyse (veya mağdur olan küçük çocuğun ailesi kendi yaptıkları masrafları talep ediyorsa), Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin genel hükümleri devreye girer.

Tedavi GiderleriMağdur çocuğun hastane masrafları, SGK’nın karşılamadığı özellikli ameliyatlar ve estetik cerrahi giderleri.
Geçici/Sürekli İşgöremezlik ZararlarıEğer çocuğunuzun fiili sonucunda yetişkin biri veya bir çocuk kalıcı olarak sakat kalmışsa, bir ömür boyu yaşayacağı kazanç kaybı sizin malvarlığınızdan aktüeryal olarak hesaplanıp tahsil edilebilir.
Manevi TazminatMağdur çocuğun yaşadığı acı, travma ve yüzde/vücutta kalan izlerin yarattığı ruhsal çöküntü nedeniyle en üst limitlerden manevi tazminat talepleri ile karşılaşabilirsiniz.

Önemli İstisnalar (Trafik Kazaları): Çocuğunuz eğer gözetiminizden kaçıp, sizin veya bir başkasının otomobilinin anahtarını alarak bir kazaya sebebiyet verirse veya bisikletiyle/elektrikli scooterıyla ana yola fırlayıp bir aracın kaza yapmasına ve araçta değer düşüklüğüne yol açarsa, bu mülkiyet ve hasar zararları aleyhinize Araç Değer Kaybı Hesaplama süreçleri işletilerek tahsil edilebilir.

Aynı kaza sonucunda birileri yaralanır veya vefat ederse, yüz milyonlarca lirayı bulabilecek devasa aktüeryal zarar hesapları için Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama hukuki süreçleri doğrudan aileye (ev başkanına) ve aracın işletenine yöneltilir.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı

Yargıtay’ın ev başkanının sorumluluğuna ilişkin içtihatları, ailenin (anne-babanın) gözetim yükümlülüğünü en üst düzeyde arayan ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem haksız fiili işleyen çocuğun hem de ailenin malvarlığına yönelmeyi meşru kılan katı bir yapıya sahiptir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2013/19941 E. – 2013/17492 K.)Hukuk literatürüne yön veren bu emsal olayda; 18 yaşından küçük olan İ. isimli şahıs, av tüfeği ile davacıyı elinden ve karnından yaralamış, küçük hakkında ceza davası açılmış ve hapis cezası almıştır. Zarar gören davacı, olayın faili küçük İ.’ye ve aynı zamanda “ev başkanı” sıfatıyla onun annesi ve babasına maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Yargıtay bu emsal kararında şu tarihi tespiti yapmıştır: “Fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçükler tarafından haksız fiilin işlenmesi durumunda sorumluluk iki çeşittir. Küçük, haksız fiilin faili olarak, anne ve babası ise TMK’nın 369. maddesi uyarınca ev başkanı olarak zarar görene karşı sorumludurlar. Her iki sorumluluk da birbirinden farklı hukuki nedenlere dayalı olup, zarar gören küçüğe ve ev başkanına karşı birlikte veya ayrı ayrı davalar açabilir. Aynı zarardan her ikisi de kendi malvarlıkları ile ayrı ayrı sorumlu olurlar”. Ayrıca kararda, eylem anında küçük olan failin, dava açıldığı tarihte 18 yaşını doldurmuş olmasının, ev başkanı olan ailenin o dönemdeki sorumluluğunu asla ortadan kaldırmayacağı kesin olarak vurgulanmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2023/2431 E. – 2024/341 K.)Daha güncel olan bu emsal kararda da Yüksek Mahkeme; ev başkanının bu sorumluluktan kurtulabilmesinin ancak alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle küçüğü gözetim altında bulundurduğunu ispat etmesiyle mümkün olduğunu, bu sorumluluğun hukuksal nitelikçe bir “kusursuz sorumluluk” olduğunu açıkça tescillemiş ve tahsilde tekerrüre sebep olunmaksızın aynı zararın hem fail küçükten hem de ailesinden alınabileceğine hükmetmiştir.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Çocuğunuzun okulda veya parkta başka birine zarar vermesi, sadece ahlaki bir üzüntü değil, hukuki olarak da sizi zorlayabilecek bir durum. Mahkemeler TMK 369. madde kapsamında ev başkanı olan anne babaya kusursuz sorumluluk yüklüyor.

İştaydım veya görmedim demek sizi tazminattan kurtarmıyor. Ama zarar okulda öğretmen veya idarenin gözetimi altındayken oluştuysa, husumeti okula yöneltmek mümkün.

Ayırt etme gücü bulunmayan küçüğün verdiği zarardan, gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği ölçüde ana baba sorumlu tutulur. Bu sorumluluktan kurtulmanın yolu, olağan gözetim görevinin yerine getirildiğini ortaya koymaktır. Ceza sorumluluğu ise ayrıdır ve yaşa göre belirlenir; ikisi karıştırılmamalıdır. Tazminat Hukuku alanındaki deneyimimizle, çocuğunuzun yol açtığı zarardan sorumluluğunuzun kapsamını değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Çocuğum birine zarar verirse ben hapse girer miyim?

    Hayır, hukuk sistemimizde “suç ve cezaların şahsiliği” ilkesi geçerlidir. Çocuğunuzun işlediği bir fiilden dolayı siz hapis veya adli para cezası gibi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmazsınız. Sizin sorumluluğunuz sadece tazminat yükümlülüğüyle ilgilidir.

  • Çocuğumun verdiği zarardan dolayı tazminat ödemek zorunda kalır mıyım?

    Evet, Türk Hukuku’nda “Ev Başkanının Sorumluluğu” denilen bir ilke gereğince, çocuğunuzun başkasına verdiği zararlardan dolayı oluşan hastane masrafları ve manevi zararlar gibi tazminatları ödemekle yükümlü olabilirsiniz. Kanun, sizi çocuğunuzu gözetim altında tutma yükümlülüğünüz olduğu için sorumlu tutar.

  • “Ev başkanının sorumluluğu” ne anlama geliyor, beni neden sorumlu tutuyor?

    Ev başkanının sorumluluğu, Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesine dayanır. Bu maddeye göre, siz çocuğunuzu durum ve koşullara uygun dikkatle gözetim altında tuttuğunuzu veya bu dikkati göstermenize rağmen zararın oluşmasını engelleyemeyeceğinizi ispatlayamadığınız sürece, çocuğunuzun verdiği zararlardan sorumlu tutulursunuz.

  • Çocuğumun yaptığı bir şeyden dolayı benim sorumlu olmamın temel şartları nelerdir?

    Sorumlu tutulabilmeniz için dört temel şart aranır: Sizinle çocuğunuz arasında velayet ilişkisi olması, çocuğun olayı işlediği tarihte 18 yaşından küçük olması, zararın üçüncü bir kişiye verilmiş olması ve bu zararla çocuğun eylemi arasında doğrudan bir bağ bulunması gerekir.

  • Çocuğum okulda veya kursta birine zarar verirse yine ben mi tazminat öderim?

    Çocuğunuz okulda veya kursta, yani öğretmenin veya okul idaresinin gözetimi altındayken birine zarar verirse, o anki “ev başkanı” okul yönetimi veya öğretmen olduğu için sorumluluk onlara geçebilir. Bu durumda sizin sorumluluğunuz kalkabilir veya azalabilir.

  • “Ben o an işteydim”, “Parkta dalgındım, görmedim” gibi bahanelerle sorumluluktan kurtulabilir miyim?

    Maalesef bu tür mazeretler genellikle yargı nezdinde sizi tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz. Çünkü “Ev Başkanının Sorumluluğu” kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır; yani sizin kusurunuz bizzat zararı vermek değil, çocuğu yeterince gözetim ve denetim altında tutmamaktır.

  • Peki hangi durumlarda çocuğumun verdiği zarardan dolayı tazminat ödemekten kurtulabilirim? 

    Tazminat ödeme yükümlülüğünden “kurtuluş kanıtı” getirerek kurtulabilirsiniz. Bunun için çocuğunuzu duruma uygun şekilde gözetim altında tuttuğunuzu veya tüm dikkatinize rağmen zararın kaçınılmaz

İLGİLİ YAZILAR