İcradan Mal Kaçırmak İçin Akrabaya Yapılan Satışlar Nasıl İptal Edilir?

İcradan Mal Kaçırmak İçin Akrabaya Yapılan Satışlar Nasıl İptal Edilir?

Alacağınızı tahsil etmek için icra takibi başlattığınızda borçlunun elinde hiç mal bulamamak, ama aynı borçlunun kardeşinin üstüne yeni bir araba veya ev geçtiğini görmek, tanıdık bir hayal kırıklığı.

Aşağıda 1 yıllık ve 5 yıllık şüpheli dönemlerin akrabaya yapılan satışlarda nasıl işlediğini ve dördüncü kişiye satış durumunda devreye giren “bedele dönüşme” kuralını anlatıyoruz.

Tasarrufun İptali Davası Nedir ve Neyi Amaçlar?

Tasarrufun iptali davalarının temel amacı; malvarlığı borçlarına yetmeyen ve hakkında icra takibi başlatılan bir borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötü niyetle yapmış olduğu hukuki işlemlerin (satış, devir, bağışlama vb.) alacaklı bakımından “hükümsüz” (geçersiz) sayılmasını sağlamaktır.

Burada vatandaşlarımız tarafından en çok yanlış anlaşılan hukuki detayı aydınlatmak gerekir: Bu dava sonucunda, borçlunun kardeşine veya amcasına devrettiği evin tapusu mahkeme kararıyla tekrar borçlunun üzerine geçmez. Mahkeme, mülkiyetin iptaline veya tapunun iadesine karar vermez.

Bunun yerine İİK Madde 283 uyarınca mahkeme; davacı alacaklıya o mal (ev, araba, arsa) sanki hâlâ borçluya aitmiş gibi, davalı akrabanın (üçüncü kişinin) üzerindeki tapu veya ruhsat kaydının düzeltilmesine dahi gerek kalmadan, doğrudan o malın haczedilmesini ve icradan satılmasını isteme yetkisi verir. Yani tapu akrabanın üzerinde kalmaya devam etse de, siz o evi icradan sattırıp paranızı kuruşu kuruşuna tahsil edersiniz.

İcra Hukuku pratiğimizde mal kaçırma eylemlerinin en sık rastlanan türü akrabalara yapılan devirlerdir. Kanun koyucu bu durumu bildiği için, akrabalara yapılan devirleri iki farklı madde (İİK 278 ve İİK 280) altında çok ağır karinelerle (varsayımlarla) iptale tabi tutmuştur.

1 Yıllık Şüpheli Dönem: Akrabaya Yapılan Satışların “Bağışlama” Sayılması (İİK Madde 278)

Hangi devirler bağışlama sayılıyor ve ispat yükü kimde
Devrin yapıldığı kişi veya işlem türüSonuç
Altsoy ve üstsoyGerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
Üçüncü derece dahil kan hısımlarıGerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
Eş (son bir yıl içinde evlilik sona ermiş olsa bile)Gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
Üçüncü derece dahil kayın hısımları2025 değişikliğiyle kapsama alındı
Evlat edinen ile evlatlıkGerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
Ortak konutta yaşayan kişiler2025 değişikliğiyle kapsama alındı
Gerçek değerine göre pek aşağı bedelle yapılan sözleşmelerAksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
Ömür boyu gelir, intifa hakkı, ölünceye kadar bakma sözleşmeleriUygun karşılık sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılır

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu m.278 (24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla değişik). Kapsam, aciz belgesi veya haciz tutanağının düzenlendiği tarihten önceki bir yıl içindeki tasarruflardır; alışılmış hediyeler hariçtir.

Borçlunun haciz, aciz veya iflasından önceki son bir yıl içinde yaptığı bağışlamalar ve karşılıksız (ivazsız) tasarruflar İİK Madde 278 gereğince doğrudan iptale tabidir. Ancak borçlular mallarını bedavaya vermiş (bağışlamış) gibi göstermezler; tapuda veya noterde sanki parasını almış da satmış gibi bir işlem yaparlar.

İşte yasa koyucu, güncel İİK Madde 278/3-a bendi ile bu oyunu kökünden bozan devasa bir kural getirmiştir. Bu maddeye göre; gerçek değerine uygun olarak ivazlı (bedelli) olduğu kesin olarak ispatlanmadıkça, aşağıdaki kişiler arasında yapılan tasarruflar doğrudan doğruya “bağışlama” sayılır ve iptal edilir:

  • Altsoy (çocuklar, torunlar) ve üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba).
  • Üçüncü derece dâhil kan hısımları (Kardeşler, amca, dayı, teyze, hala ve yeğenler),
  • Son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile (boşanılsa bile) eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları (eşin anne-babası, eşin kardeşleri vb.),
  • Evlat edinen ile evlatlık,
  • Ortak konutta yaşayan kişiler

Bu Kuralın Hukuki Anlamı Nedir?: Eğer borçlu, borca batık hale gelmeden önceki 1 yıl içinde evini kardeşine, amcasına veya eşinin kardeşine tapuda satmış gibi göstermişse; icra mahkemesi bu işlemi doğrudan “bağışlama” olarak kabul eder ve iptal eder. Davacı alacaklı olarak sizin, borçlunun mal kaçırma kastı olduğunu ispat etmenize gerek yoktur.

İşlemin gerçek ve bedelli bir satış olduğunu, tapudaki bedelin elden değil gerçek banka dekontlarıyla ödendiğini ispat etme yükü (ispat külfeti) tamamen davalı akrabaya aittir. Akraba, o evin parasını kendi yasal gelirleriyle banka üzerinden borçluya ödediğini kuruşu kuruşuna kanıtlayamazsa, o ev icradan satılır.

5 Yıllık Şüpheli Dönem: Zarar Verme Kastıyla Akrabaya Yapılan Devirler (İİK Madde 280)

Peki ya borçlu malını 1 yıl önce değil de, 3 yıl veya 4 yıl önce akrabasına devrettiyse ne olacak? Mal kurtulmuş mu sayılır? Kesinlikle hayır. Bu kez devreye İİK Madde 280’deki “Zarar Verme Kastından Dolayı İptal” kuralı girer.

İİK Madde 280 uyarınca; malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla (mal kaçırmak amacıyla) yaptığı tüm işlemler, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş (5) yıl içinde iptal edilebilir. Ancak bu maddenin uygulanabilmesi için, malı devralan kişinin (karşı tarafın) borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını “bildiği veya bilmesi gerektiğinin” ispatlanması gerekir.

İşte akrabaya yapılan satışlarda yasa koyucu yine alacaklıyı koruyan müthiş bir karine ihdas etmiştir. İİK Madde 280/2’ye göre; “Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun durumunu ve zarar verme kastını bildiği farz olunur.”

Yani borçlu, 5 yıl içindeki bir tarihte malını kardeşine, teyzesine veya kayınçosuna sattıysa; kanun, o akrabanın borçlunun borca batık olduğunu ve alacaklılardan mal kaçırdığını peşinen bildiğini varsayar. “Benim borçlardan haberim yoktu, ben iyi niyetli olarak bu evi satın aldım” şeklindeki savunmalar mahkemede kesinlikle dinlenmez. Aksini ispat etmek, ancak o malın rayiç bedelinin eksiksiz olarak banka kanalıyla ödendiğinin tartışmasız delillerle kanıtlanmasıyla mümkündür ki bu da hileli işlemlerde neredeyse imkânsızdır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Tasarrufun İptali Davası Açmanın Zorunlu Ön Şartları

İcradan mal kaçırmak için akrabaya yapılan bir devri iptal ettirebilmek için, kanunun aradığı usuli şartların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi zorunludur:

Gerçek Bir Alacak ve Kesinleşmiş İcra TakibiDavacı alacaklının, borçludan gerçekten bir alacağı bulunmalı ve bu alacak için başlatılan icra takibi (ödeme emrinin tebliği, itiraz sürelerinin geçmesi vs.) hukuken kesinleşmiş olmalıdır. Takip kesinleşmeden dava açılamaz.
Borcun Devir Tarihinden Önce DoğmasıAlacaklı, borçlanmanın gerçekleştiği tarihte borçlunun malvarlığına güvenerek işlem yaptığından, borcun doğumundan çok önce yapılmış yasal devirler bu davaya konu edilemez. Borç (sözleşme veya senet tarihi) her halükarda akrabaya yapılan tapu veya ruhsat devrinden daha eski bir tarihli olmalıdır.
Aciz Vesikası veya Haciz TutanağıBorçlu hakkında yürütülen icra takibinin semeresiz kalmış olması, yani borçlunun malvarlığının borçlarına yetmemesi şarttır. Bu durum, icra dairesinden alınacak “geçici veya kesin aciz belgesi” ile kanıtlanır. Borçlunun adresinde hacze gidildiğinde haczi kabil hiçbir mal bulunmadığını gösteren “haciz tutanağı” da aciz belgesi hükmündedir.
5 Yıllık Hak Düşürücü Süreİptal davası hakkı, şüpheli devir işleminin yapıldığı tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde asliye hukuk mahkemelerinde açılmalıdır. 5 yıl geçtikten sonra mal kaçırma eylemi ne kadar bariz olursa olsun dava hakkı ebediyen düşer.

Yargıtay Yaklaşımı: Organik Bağ ve İspat Yükü

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin tasarrufun iptali davalarındaki istikrarlı içtihatları, akrabalar arasındaki mal kaçırma oyunlarını kesin bir dille reddetmektedir.

Organik Bağ KuralıSadece resmi kan ve kayın hısımlığı değil; borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ortaklık, aynı adresi kullanma veya uzun yıllara dayanan yakın arkadaşlık gibi bir “organik bağ” varsa, Yargıtay bunu da mal kaçırma amacının (kötü niyetin) bir ispatı olarak kabul etmektedir. Tüzel kişilerde şirket ortaklarının birbiriyle akraba olması veya şirketlerin aynı grup çatısı altında bulunması işlemi doğrudan iptale götürür.
Bedelin Bankadan ÖdenmemesiYargıtay kararlarına göre, akrabaya yapılan devirlerde salt “tapuda bedelini aldım” beyanı yeterli değildir. Üçüncü kişi (akraba), o taşınmazın gerçek rayiç bedelini kendi yasal gelirleriyle, banka aracılığıyla ödediğini kanıtlayamazsa, işlem doğrudan alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıdığı gerekçesiyle iptal edilir.

Dördüncü Kişiye Satış ve “Bedele Dönüşme” Müeyyidesi

Borçluların ve onlara yardım eden akrabaların en çok başvurduğu kurnazlık şudur: Borçlu malı önce kardeşine (3. kişi) devreder. Kardeşi de durumu fark edilmesin diye aradan birkaç ay geçtikten sonra bu malı piyasadan hiç tanınmayan, iyi niyetli bir vatandaşa (4. kişiye) satar. Peki bu durumda ne olur? Mal kurtulur mu?

İİK Madde 283/2 hükmü işte bu kurnazlığı cezalandıran büyük bir kuraldır. Eğer malı en son satın alan 4. kişinin kötü niyetli olduğu ispatlanamazsa ve mal bu masum vatandaşta kalırsa; dava düşmez, aksine “Bedele Dönüşür”.

Mahkeme; borçluya yardım eden ve malı elden çıkaran o akrabayı (3. kişiyi), malı dördüncü kişiye sattığı tarihteki gerçek piyasa değeri üzerinden davacı alacaklıya kendi cebinden nakden tazminat ödemeye mahkûm eder. Yani mal kurtulsa bile, hileye alet olan akraba kendi malvarlığı ile bu borcu size ödemek zorunda kalır.

Avukat Değerlendirmesi: Mal Kaçırma Oyunlarını Bozan Hukuki Süreç

Bir borçlunun icra takiplerinden kurtulmak için mallarını eşine, dostuna veya akrabalarına devretmesi hukuken korunmuyor. İcra ve İflas Kanunu’nun 278 ve 280. maddeleri, 3. dereceye kadar olan akrabalarla yapılan devirleri doğrudan bağışlama veya kötü niyetli işlem sayan güçlü karineler taşıyor.

Ama bu davayı açmak için önce icra dairesinden usulüne uygun bir aciz vesikası almanız, devir tarihindeki fahiş fiyat farkını ortaya koymanız ve 5 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmamanız gerekiyor.

Akrabaya yapılan devirlerde kanun alacaklıya ispat kolaylığı tanır ve bu kolaylık 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla daha da genişletildi. İcra ve İflas Kanunu’nun yeniden yazılan 278. maddesine göre, aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Aynı madde, gerçek değerine uygun biçimde ivazlı olduğu ispatlanmadıkça şu kişilerle yapılan devirleri bağışlama sayar: altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik sona ermiş olsa bile eş, üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinen ile evlatlık ve ortak konutta yaşayan kişiler.

Kayın hısımları ile ortak konutta yaşayanlar bu listeye yeni eklendi. Madde ayrıca, borçlunun gerçek değerine göre pek aşağı bir bedelle yaptığı sözleşmeleri ve uygun karşılık sağlandığı ispatlanmadıkça ömür boyu gelir, intifa hakkı ya da ölünceye kadar bakma sözleşmelerini de bağışlama sayar.

Bunun pratik sonucu şudur: ispat yükü devri savunan tarafa geçer, siz kötü niyeti kanıtlamak zorunda kalmazsınız. Beş yıllık hak düşürücü sürenin nasıl hesaplandığını ayrıca anlattık. İcra Hukuku alanındaki deneyimimizle, şüphelendiğiniz devri delilleriyle birlikte değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İcradan mal kaçırmak için akrabaya yapılan satışları nasıl iptal edebilirim?

    Borçlu akrabasına mal kaçırmak amacıyla satış yaptıysa, “Tasarrufun İptali Davası” açarak bu işlemi geçersiz saydırabilirsiniz. Mahkeme kararıyla bu malın haczedilmesini ve icradan satılmasını sağlayarak alacağınızı tahsil edersiniz.

  • Tasarrufun İptali Davası açınca borçlunun sattığı ev tekrar onun üstüne mi geçer?

    Hayır, dava sonucunda evin tapusu tekrar borçlunun üzerine geçmez. Mahkeme, o malın sanki hâlâ borçluya aitmiş gibi haczedilip icradan satılmasına izin verir, böylece siz paranızı alabilirsiniz.

  • Akrabaya yapılan satışlar ne kadar sürede iptal edilebilir?

    Borçlu borca batık hale gelmeden önceki son bir yıl içinde akrabasına mal sattıysa, bu satış doğrudan bağışlama sayılır ve iptal edilebilir. Daha eski işlemler için 5 yıla kadar dava açılabilir.

  • Borçlu evini kardeşine sattıysa, bu satış iptal edilebilir mi?

    Evet, özellikle borçlu son bir yıl içinde malını kardeşine veya 3. derece akrabalarına sattıysa, kanun bunu doğrudan bağışlama sayar. Akraba, evin parasını banka yoluyla ödediğini kanıtlayamazsa satış iptal edilir.

  • Borçlu akrabasına malını 3-4 yıl önce devrettiyse yine de iptal edilebilir mi?

    Evet, İİK Madde 280’e göre borçlu 5 yıl içinde akrabasına zarar verme kastıyla mal devrettiyse bu işlem iptal edilebilir. Kanun, bu akrabaların borçlunun mali durumunu ve niyetini bildiğini varsayar.

  • Borçlunun mal kaçırdığını akrabanın bildiğini ben mi ispatlayacağım?

    Hayır, akraba borçlunun eşi, çocuğu, anne babası veya 3. dereceye kadar kan ya da kayın hısmı ise, kanun o akrabanın borçlunun durumunu ve zarar verme kastını bildiğini farz eder. Sizin ayrıca ispatlamanıza gerek kalmaz.

  • Tasarrufun İptali Davası açmak için hangi şartları sağlamam gerekiyor?

    Alacağınızın kesinleşmiş olması, borcun devirden önce doğmuş olması ve borçlunun malvarlığının borcuna yetmediğini gösterir bir belge (geçici veya kesin aciz vesikası ya da haciz tutanağı) olması gerekir. Ayrıca dava, şüpheli devir işleminden itibaren en geç 5 yıl içinde açılmalıdır.

  • Borçlunun akrabası, malı başkasına satarsa ne olur?

    Eğer akraba, hileli yollarla devraldığı malı masum bir üçüncü kişiye satarsa, dava “bedele dönüşür”. Bu durumda mahkeme, borçluya yardım eden akrabayı, malı sattığı tarihteki gerçek piyasa değeri üzerinden size kendi cebinden tazminat ödemeye mahkûm eder.

  • Bir avukattan yardım almak neden önemli bu davada?

    Tasarrufun İptali Davası çok karmaşık hukuki şartlar içerir. Aciz vesikasının doğru alınması, 5 yıllık sürenin doğru hesaplanması, akrabalar arası organik bağın ispatı gibi detaylar uzmanlık gerektirir. Küçük bir hata dahi davanın reddine ve alacağınızın kaybedilmesine yol açabilir.

İLGİLİ YAZILAR