Boşanma davası açtıktan sonra eşimle barışırsam dava düşer mi? (Af ve hoşgörünün hukuki sonuçları)

Boşanma davası açtıktan sonra eşimle barışırsam dava düşer mi? (Af ve hoşgörünün hukuki sonuçları)

Boşanma davanız sürerken eşinizle bir hafta sonu tatile çıkmanız veya eve dönüp birlikte yaşamaya başlamanız, aranızda hiçbir yazılı belge olmasa bile mahkemede “affettiniz” anlamına gelip davanızın aleyhinize dönmesine yol açabilir.

Boşanma davası açtıktan sonra eşinizle barışırsanız, bazı davranışlarınız kanunen af sayılıp davanızı olumsuz etkileyebilir. Hangi davranışın af sayıldığı, hangisinin sayılmadığı net kurallara bağlı.

Af ve hoşgörü kavramlarının hukuki karşılığını, barışmanın davanızı otomatik olarak düşürüp düşürmediğini ve davadan feragat etmek ile barışmak arasındaki farkı anlatıyoruz.

Boşanma Hukukunda “Af” ve “Hoşgörü” Kavramlarının Hukuki Altyapısı

Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) düzenlenen boşanma sistemi büyük ölçüde “kusur” ilkesine dayanmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina (aldatma), hayata kast veya pek kötü muamele gibi nedenlerle boşanma davası açabilmeniz için, karşı tarafın kusurlu bir eylemi olması şarttır. Ancak kanun koyucu, kusurlu eylemi gerçekleştiren eşin, mağdur eş tarafından affedilmesi hâlinde, evliliğin kurtarıldığını varsayar ve dava hakkını ortadan kaldırır.

Özellikle TMK’nın 161. maddesinde düzenlenen “Zina” ve 162. maddesinde düzenlenen “Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış” gibi özel boşanma sebeplerinde kanun metni son derece keskindir: “Affeden tarafın dava hakkı yoktur“.

Affetme iradesi sadece yazılı veya sözlü bir beyanla (“Seni affettim” demekle) sınırlı değildir. Yargıtay uygulamalarına göre, af olgusunun kabul edilebilmesi için kayıtsız şartsız bir irade beyanının mevcut olması ya da en azından affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Hangi Davranışlar Mahkemece “Af” veya “Hoşgörü” Kabul Edilir?

Dava açıldıktan sonra sergilediğiniz bazı fiili davranışlar, mahkeme tarafından örtülü (zımni) af olarak değerlendirilir. Mahkemelerin af veya hoşgörü kapsamında saydığı ve davanın reddine (düşmesine) neden olan temel davranışlar şunlardır:

Birlikte Yaşamaya Devam EtmekGerekmediği hâlde, zorunluluk olmaksızın eşle aynı evde, aynı yatak odasında birlikte yaşamaya devam etmek.
Cinsel İlişki KurmakBoşanma davası açıldıktan sonra eşlerin bir araya gelip cinsel birliktelik yaşamaları, kusurlu hareketlerin kayıtsız şartsız affedildiği anlamına gelir.
Birlikte Tatile ÇıkmakZorunluluk olmamasına karşın eşlerin birlikte tatile, pikniğe veya eğlence mekanlarına gitmesi.
Özel Hediyeler AlmakEşe pırlanta, kürk, araba almak veya taşınmaz bağışlamak gibi hayatın olağan akışında ancak aralarında sorun olmayan eşlerin yapabileceği ekonomik jestlerde bulunmak.
Tüp Bebek Tedavisine BaşlamakDava süreci devam ederken eşlerin ortak bir çocuk sahibi olmak amacıyla tüp bebek tedavisi görmesi veya eşin hamile kalması.
Terk İhtarı GöndermekEşiniz size fiziksel şiddet uygulasa veya aldatsa bile, o evden ayrıldıktan sonra ona mahkeme veya noter kanalıyla “Eve dön” ihtarı gönderirseniz, ihtardan önceki tüm kusurlu davranışları affetmiş ve hoşgörüyle karşılamış sayılırsınız.

Bu olaylardan önce meydana gelen kusurlu eylemler artık affedilmiş sayılacağından, açtığınız boşanma davasında diğer eşe “kusur” olarak yüklenemez ve davanız bu sebeple reddedilir.

Hangi Davranışlar Af (Barışma) Sayılmaz?

Boşanma davası sürecinde eşinizle aynı ortama girmeniz her durumda onu affettiğiniz anlamına gelmez. Yargıtay, bazı zorunlu ve insani durumları kesinlikle “af” kapsamı dışında tutmaktadır:

Barışma Müzakereleri YapmakEşi ile barış müzakeresi yapmak, sorunları konuşmak veya barışmak için teklifte bulunup aracı göndermek (veya aracı ile görüşmek) hukuken bir af niteliği taşımaz. Müzakere, anlaşma arayışıdır; fiili bir kabul değildir.
Çocukların İhtiyacı İçin GörüşmekMüşterek çocukların okul durumu, hastalığı veya mezuniyeti gibi zorunluluklar sebebiyle eşlerin bir araya gelmesi af niteliğinde davranış sayılamaz.
Cezaevinde Ziyaret EtmekTutuklu veya hükümlü eşini cezaevinde ziyaret etmek, insani bir görevin yapılması kapsamında olup af niteliğinde bir davranış olarak değerlendirilmez.
Aynı Evde Zorunlu KalmakKadının gidecek yeri olmadığı için dava sürecinde aynı evde fakat “ayrı odalarda” kalması af sayılmaz.
Ceza Davasındaki Şikayetten VazgeçmekEşinizin size uyguladığı şiddet veya onur kırıcı davranış nedeniyle açılan ceza soruşturmasında şikayetten vazgeçmeniz, boşanma davası açısından onu affettiğiniz anlamına gelmez.

Dava Aşamasında Barışmanın Sonuçları: Dava Düşer mi?

Peki eşinizle gerçekten barıştınız ve yukarıda sayılan “af” niteliğindeki eylemleri (örneğin aynı yatağı paylaştınız veya tatile çıktınız) gerçekleştirdiniz. Bu durumda davanın akıbeti ne olur?

Af olgusu, boşanma davası açıldıktan sonra da ortaya çıkmış olabilir. Kural olarak dava tarihinden sonra meydana gelen olaylar mahkemece dikkate alınmasa da, “af ve barışma” durumu bunun en büyük istisnasıdır. Eşlerden biri dava açılma tarihinden sonra af olgusunun meydana geldiğini iddia eder ve bunu ispatlarsa, mahkeme af nedeni ile davanın reddine (düşmesine) karar vermelidir.

Davanın reddedilmesi demek, o güne kadar eşinizin yaptığı tüm hataların (aldatma, şiddet, hakaret vb.) hukuken “sıfırlanması” demektir. Davanın reddedilmesinden sonra tekrar anlaşamaz ve boşanmak isterseniz, eski mahkemedeki iddialarınıza dayanarak boşanamazsınız. Ancak feragatten veya barışmadan sonra yeni bir maddi hadise, “yeni bir kusurlu eylem” gerçekleşirse, işte o zaman bu yeni eyleme dayanarak yeni bir boşanma davası açabilirsiniz.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Boşanma Davasından Feragat Etmek (Dilekçe İle Davayı Geri Çekmek)

Eşler barıştıklarında, mahkemede davanın reddedilmesini beklemek yerine genellikle mahkemeye bir dilekçe sunarak davadan vazgeçerler. Hukuk sistemimizde davayı sonlandırmanın iki usuli yolu vardır: Davanın Geri Alınması ve Davadan Feragat.

1. Davanın Geri Alınması (HMK M. 123): Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesine göre, davacı hüküm kesinleşinceye kadar ancak “davalının açık rızası ile” davasını geri alabilir. Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu yöntemde, daha sonra aynı sebeplere dayanarak yeniden dava açma hakkınız teorik olarak saklı kalabilir.

2. Davadan Feragat (HMK M. 307 – En Sık Kullanılan): Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, “kesin hüküm” gibi hukuki sonuç doğurur.

Boşanma davalarında davadan feragat edildiğinde, feragat tarihinden önce meydana gelen olayların affedilmiş veya en azından hoşgörü ile karşılanmış olduğu kabul edilir. Bu nedenle, feragat tarihinden önce meydana gelen o vakıalar artık ileride açılacak yeni bir boşanma davasında ileri sürülemez ve eşe kusur olarak yüklenemez.

Özel İstisna – Anlaşmalı Boşanma Davasından Feragat: Yargıtay’ın çok ince ve hayati bir istisnası bulunmaktadır. Eğer eşler doğrudan TMK 166/3 kapsamında “Anlaşmalı Boşanma” davası açmış ve sonrasında bu anlaşmalı davadan feragat etmişlerse; bu feragat, dava tarihinden önceki olayların tümünün affedildiği sonucunu doğurmaz! Taraflar, salt anlaşmalı boşanma davasından feragat ettiler diye sonradan açacakları çekişmeli boşanma davasında, o eski vakıalara (şiddet, hakaret vb.) yeniden dayanabilirler. Bu durum tamamen anlaşmalı boşanmanın hukuki doğasından kaynaklanmaktadır.

En Kritik Yasal Uyarı: Hukuk sistemimizde barışma eylemi, evliliği kurtarma iradesi olarak görülür; ancak bu durum, mağdur olduğunuz aldatma veya şiddet gibi ağır kusurları hukuken ‘hiç yaşanmamış’ gibi sıfırlayarak haklarınızı elinizden alabilir.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, barışma, af ve feragat konularında son derece titiz içtihatlar geliştirmiştir. Özellikle dava tarihinden sonra eşlerin bir araya gelmesini “evliliğin devamı” yönünde kesin bir irade saymaktadır.

Cinsel Birliktelik Yaşamak Affetmektir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (2024/5971 K.) sayılı emsal kararında; tarafların boşanma davasının açılmasından sonra bir araya gelip cinsel birliktelik yaşamalarının, gündüzleri ortak konutta buluşmalarının daha önceki olayları “af niteliğinde” olduğu kabul edilmiş ve açılan boşanma davasının reddine (düşmesine) karar verilmiştir.

Doğum Günü Kutlamak ve Yemek Yemek Af Sayılmaz: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2020/1931 K.) sayılı ilamında çok hassas bir çizgi çekmiştir. Davacı kadının dava açıldıktan sonra eşiyle aynı evde fakat “ayrı odalarda” kalması, kadının doğum gününü kutlamak için birlikte dışarı çıkıp yemek yemeleri ve fotoğraf çektirmeleri eylemleri değerlendirilmiştir. Yargıtay, bu davranışların eşin kusurlarını affettiği ya da hoşgörü ile karşıladığı anlamına gelmeyeceğine, bunların salt insani ilişkiler olduğuna hükmederek davayı reddeden yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Bir Ay İçinde 5-6 Kez İlişkiye Girmek Affın Kanıtıdır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2020/1696 K.) kararında; eşlerin dava süreci devam ederken bir ay içerisinde 5-6 defa cinsel ilişkiye girdikleri saptanmıştır. Yargıtay, bu süreklilik arz eden yakınlaşma nedeniyle kadının erkeğe yüklenen tüm kusurları affettiğini kabul etmiş, dolayısıyla erkeğe kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine hükmetmiştir.

Davadan Feragat Önceki Tüm Kusurları Siler: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2020/1390 K.) kararında ise; davacı erkeğin daha önce açtığı boşanma davasından feragat ettiği, daha sonra yeni bir dava açtığı görülmüştür. Yargıtay, erkeğin ilk davasından feragat etmesinin, o güne kadarki olaylardan dolayı kadının kusurlu kabul edilmesine mani olacağını; feragatin kesin hüküm etkisi karşısında, artık önceki olaylardan dolayı eşe kusur addedilemeyeceğini net bir dille belirtmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/1302 esas, 2024/8674 karar sayılı kararı, affın kusur değerlendirmesini nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Kararda, eşine ihtarda bulunan tarafın karşı tarafın var olan kusurlarını affettiğinin kabul edilmesi gerektiği ve bu durumda o eşe kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yani barışma ya da birlikte yaşamaya çağrı, geçmiş kusurları dosyadan silen bir etki doğurur.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Boşanma davası açtıktan sonra eşinizle tatile çıkmanız veya birlikte yaşamaya başlamanız, hukuken geçmişteki kusurları affettiğiniz anlamına gelebiliyor.

Barıştıktan sonra eşiniz eski davranışlarına dönerse, hukuken sıfır noktasına dönmüş oluyorsunuz; affettiğiniz eski kusurlara dayanarak yeniden tazminat veya boşanma talep edemiyorsunuz, barışma tarihinden sonraki yeni kusurları ispatlamanız gerekiyor.

Boşanma davası devam ederken barışma, davanın kendiliğinden düşmesi sonucunu doğurmaz; ancak affa dayanan sebeplerde dava hakkını ortadan kaldırır. Bu nedenle barışmanın davadan feragat mi yoksa yalnızca fiili bir birliktelik mi olduğu, dosyada açıkça ortaya konmalıdır. Aile Hukuku alanındaki deneyimimizle, eşinizle barıştıysanız ve açtığınız davanın akıbetini netleştirmek istiyorsanız, iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Boşanma davası açtıktan sonra eşimle barışırsam, dava düşer mi veya hukuken ne olur?

    Boşanma davası açtıktan sonra eşinizle barışmanız veya geçmiş kusurlarını hoşgörmeniz durumunda dava düşebilir. Hukuken bu durum “af” veya “hoşgörü” olarak kabul edilir ve açtığınız davanın reddedilmesine, dolayısıyla hak kayıplarına yol açabilir.

  • Hukukta “af” ne anlama geliyor, sadece sözlü olarak “seni affettim” demek mi yeterli?

    Af, sadece “seni affettim” gibi sözlü bir beyanla sınırlı değildir. Yargıtay’a göre, affettiğinizi gösteren somut davranışlar ve fiili tutumlar da af olarak kabul edilir. Bu tür eylemlerle, eşin kusurlu hareketleri affedilmiş sayılır.

  • Boşanma davası devam ederken eşimle birlikte yaşarsam, aynı yatağı paylaşırsam veya tatile çıkarsam davam reddedilir mi?

    Evet, boşanma davası sürerken eşinizle aynı evde, aynı yatak odasında birlikte yaşamanız, cinsel ilişkiye girmeniz veya tatile çıkmanız mahkemece “af” olarak kabul edilir. Bu davranışlar, önceki tüm kusurları affettiğiniz anlamına gelir ve davanızın reddedilmesine neden olur.

  • Boşanma davası açtıktan sonra eşime geri dön çağrısı yapmam veya hediye almam davayı nasıl etkiler?

    Eşinize terk ihtarı göndermeniz veya pırlanta gibi özel hediyeler almanız, mahkemece geçmişteki tüm kusurları affettiğinizin göstergesi olarak kabul edilir. Bu durum da açtığınız boşanma davasının reddine yol açabilir.

  • Boşanma davası devam ederken çocuklar için eşimle görüşmem veya cezaevindeki eşimi ziyaret etmem af sayılır mı?

    Hayır, müşterek çocukların okul durumu veya hastalığı gibi zorunluluklar nedeniyle eşinizle görüşmeniz af sayılmaz. Aynı şekilde, cezaevinde tutuklu veya hükümlü eşinizi ziyaret etmeniz de insani bir görev olarak görülür ve af niteliğinde değildir.

  • Boşanma sürecinde eşinle barışma konuşmaları yapmak ya da aynı evde ayrı odalarda kalmak affetme sayılır mı?

    Hayır, eşinizle barışmak için müzakereler yapmanız veya sorunları konuşmanız af olarak değerlendirilmez. Kadının gidecek yeri olmadığı için dava sürecinde aynı evde ama ayrı odalarda kalması da mahkemece af sayılmaz.

  • Boşanma davam reddedilirse, daha sonra yine aynı sebeplerle dava açabilir miyim?

    Eğer boşanma davanız af veya barışma nedeniyle reddedilirse, o güne kadar eşinizin yaptığı tüm hatalar hukuken “sıfırlanır.” Bu durumda, eski iddialarınıza dayanarak boşanamaz, ancak feragat veya barışmadan sonra yeni bir kusurlu eylem olursa yeni bir dava açabilirsiniz.

  • Boşanma davamdan feragat edersem (dilekçe ile geri çekersem) bu ne anlama gelir?

    Boşanma davasından feragat etmeniz, talep sonucunuzdan tamamen vazgeçtiğiniz anlamına gelir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Feragat tarihinden önceki olayların affedildiği kabul edilir ve bu olayları ileride açacağınız yeni bir davada kullanamazsınız.

  • Anlaşmalı boşanma davası açmıştım ama sonra vazgeçtim, yine de geçmiş olaylara dayanarak çekişmeli dava açabilir miyim?

    Evet, bu durumda özel bir istisna vardır. Eğer anlaşmalı boşanma davasından feragat ettiyseniz, bu feragat önceki tüm olayların affedildiği anlamına gelmez. Sonradan açacağınız çekişmeli boşanma davasında, anlaşmalı davadan önceki vakıalara (şiddet, hakaret gibi) yeniden dayanabilirsiniz.

  • Boşandıktan sonra barıştık ama eşim yine eski davranışlarına döndü, tekrar dava açabilir miyim?

    Eğer barıştıktan sonra eşiniz eski kötü davranışlarına geri dönerse, hukuken sıfır noktasına dönmüş olursunuz. Tekrar boşanabilmeniz için, feragat veya barışma tarihinden sonra gerçekleşecek yepyeni kusurlu eylemleri ispatlamanız gerekir.

İLGİLİ YAZILAR