Yargıtay’dan İşçilik Alacağı Takasına İlişkin Emsal Karar
Giriş ve Olayın Özeti
Türk hukuk sisteminde borçlar ve alacaklar arasındaki dengeleme mekanizmalarından biri olan takas (mahsup), belirli şartlar altında tarafların karşılıklı borçlarını sona erdirmesini sağlayan önemli bir hukuki işlemdir. Ancak bazı alacak türleri, özel nitelikleri nedeniyle takas işlemine konu olamayabilir veya özel koşullar gerektirebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/12921 E., 2018/10014 K. sayılı kararı, işçilik alacaklarının takasına ilişkin bu özel durumu netleştiren emsal niteliğinde bir değerlendirme sunmaktadır.
Söz konusu davada, bir alacaklı tarafından, borçlu aleyhine işçilik alacağı konulu bir ilama dayalı olarak icra takibi başlatılmıştır. Borçlu şirket ise, dava dışı bir kişiden (işçi) alacaklı olduğu başka bir icra takip dosyasındaki alacağını öne sürerek, kendi aleyhindeki takibin takas ve mahsup yoluyla sona erdirilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, borçlunun faize itirazını kısmen kabul etmiş, takas talebini ise kısmen kabul edip kısmen reddederek, takibin belirli kalemler yönünden iptaline ve kalan kısmın devamına hükmetmiştir. Bu karar üzerine alacaklı taraf temyiz yoluna başvurmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay, kararında öncelikle takas müessesesini ve ilgili mevzuat hükümlerini irdelemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 139, takası “İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.” şeklinde tanımlar. Ancak TBK Madde 144, belirli alacakların alacaklının rızası olmadan takas edilemeyeceğini açıkça belirtir. Bu maddeye göre, “Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği, doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar” takas haklarının doğumundan sonra ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebilir.
Yargıtay, olay özelinde, takas ve mahsup talebine konu olan alacağın işçilik alacağı niteliğinde olduğuna dikkat çekmiştir. Ayrıca, işbu işçilik alacağının dava dışı işçi tarafından bir üçüncü kişiye (alacaklıya) temlik edildiği (devredildiği) ve temlik alacaklısının bu alacağa dayanarak takip başlattığı tespit edilmiştir. Yargıtay, TBK Madde 144/3 hükmüne atıfta bulunarak, işçilik alacaklarının, alacaklısının rızası olmadan takasa konu edilemeyeceğini vurgulamıştır. Zira işçi ücretleri, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken imtiyazlı alacaklardır. Kararda, hem ilam alacaklısının (dava dışı işçinin) hem de temlik alacaklısının (takip alacaklısının) borçlunun takas talebine rıza göstermediği anlaşılmıştır.
Bu değerlendirmeler ışığında Yargıtay, yerel mahkemenin borçlunun takas ve mahsup talebini kısmen kabul eden kararının isabetsiz olduğuna hükmetmiştir. İşçilik alacağının, alacaklının rızası olmaksızın takasa konu edilemeyeceği açık olduğundan, borçlunun bu yöndeki talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, iş hukukunun temel prensiplerinden biri olan işçilik alacaklarının korunması ilkesini bir kez daha teyit etmektedir. İşçi ücretleri ve işçilik alacakları, çoğu zaman işçinin ve ailesinin geçim kaynağı olduğundan, kanun koyucu tarafından özel bir koruma kalkanı altına alınmıştır. Bu koruma, TBK Madde 144/3’te açıkça ifade edildiği üzere, işçilik alacaklarının alacaklının rızası olmaksızın takas edilememesi şeklinde somutlaşmaktadır.
Karar, hem işverenler hem de çalışanlar için önemli sonuçlar doğurmaktadır. İşverenler, çalışanlarına yönelik herhangi bir alacakları olsa dahi, işçilik alacaklarını otomatik olarak mahsup edemeyeceklerini bilmelidirler. Bu durum, özellikle işçi alacaklarının üçüncü kişilere temlik edildiği durumlarda daha da belirginleşmektedir. Temlik işlemi, alacağın hukuki niteliğini değiştirmez ve işçilik alacağının imtiyazlı yapısını korur. Bu nedenle, temlik alan alacaklı da, borçlunun takas talebine rıza göstermediği sürece, alacağının takas edilmesini engelleme hakkına sahiptir.
Bu karar, icra hukuku ve iş hukuku arasındaki kesişimde önemli bir içtihadı temsil etmektedir. İşçilik alacaklarının tahsilat süreçlerinde takas iddiasıyla karşılaşan tarafların, alacaklının açık rızası olmaksızın takasın mümkün olmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir. Hukuki güvenliğin ve öngörülebilirliğin sağlanması adına, bu tür emsal kararların titizlikle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Karar Künyesi
- Esas No: 2018/12921
- Karar No: 2018/10014
- Karar Tarihi: 17/10/2018
- Daire: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi: İcra Hukuk Mahkemesi
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
