AYM’den Petrol Piyasası ve DHMİ Performans Primleri Kararı (2025/132)
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 132 üyesi tarafından açılan iptal davasında önemli bir karara imza attı. 26 Şubat 2026 tarihli ve 2025/132 Esas, 2026/51 Karar sayılı bu karar, 27 Mart 2025 tarihli ve 7546 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un belirli düzenlemelerinin Anayasaya uygunluğunu inceledi.
Dava konusu edilen ve iptali istenen düzenlemeler şunlardı:
- A. Petrol Piyasası Kanunu’ndaki Vergi İncelemesi Tedbiri: 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin değiştirilen altıncı cümlesinde yer alan “…vergi incelemesi görevi bulunduğunun…” ibaresi. Bu ibare, vergi kaçakçılığı suçlarına ilişkin vergi incelemesi görevi bildirildiğinde, ilgili tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesi tedbirini düzenliyordu.
- B. DHMİ Personel Primleri: 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ek 5. maddenin iki farklı bölümü:
- Altıncı fıkrasının ikinci cümlesi (sağlık raporu, ücretli izin, görevden uzaklaştırılma, tutuklanma, gözaltına alınma gibi durumlarda prim ödenmemesi).
- Sekizinci fıkrasında yer alan “…Cumhurbaşkanınca belirlenen…” ibaresi (prim ödeme usul ve esaslarının Cumhurbaşkanınca belirlenmesi yetkisi).
Davacılar, bu düzenlemelerin Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 13., 17., 38., 48., 50., 56., 90., 104. ve 123. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptallerini ve yürürlüklerinin durdurulmasını talep etmişlerdi. Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirmeler sonucunda iptali talep edilen tüm kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
A. Petrol Piyasası Kanunu’ndaki Vergi İncelemesi Tedbiri
Anayasa Mahkemesi, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki “…vergi incelemesi görevi bulunduğunun…” ibaresini, teşebbüs özgürlüğüne (Anayasa m. 48) yönelik bir sınırlama olarak değerlendirmiştir. Mahkeme, bu sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindeki kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük ilkelerine uygunluğunu detaylıca incelemiştir.
- Kanunilik: Kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu, keyfiliğe yol açmadığı ve kanunilik şartını sağladığı tespit edilmiştir.
- Meşru Amaç: Vergi kaybının ve suç işlenmesinin önlenmesinin, Anayasa’nın 48. maddesindeki “sosyal amaçlar” kapsamında meşru bir amaç olduğu kabul edilmiştir.
- Ölçülülük:
AYM, tedbirin vergi incelemesinin sağlıklı yürütülmesi ve vergi kaybının önlenmesi amacına elverişli ve gerekli olduğunu belirtmiştir. Orantılılık ilkesi kapsamında ise, Mahkeme önceki bir kararında (E.2023/136, K.2024/127) benzer bir tedbirin gözden geçirilme imkanı tanımadığı için Anayasaya aykırı bulduğunu hatırlatmıştır. Ancak, dava konusu yeni düzenlemede, tedbirin Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’ndan alınan bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilmesi ve bir yılı aşamayacak bir üst sınır getirilmesiyle, önceki eksikliğin giderildiği, kişilere aşırı bir külfet yüklenmediği ve dolayısıyla orantılı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu değerlendirmeler sonucunda AYM, söz konusu ibarenin Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine oybirliğiyle karar vermiştir.
B. DHMİ Personel Primleri
AYM, 399 sayılı KHK’ya eklenen ek 5. maddenin altıncı fıkrasının ikinci cümlesi (prim ödenmeme halleri) ile sekizinci fıkrasındaki “…Cumhurbaşkanınca belirlenen…” ibaresini ayrı ayrı incelemiştir.
1. Altıncı Fıkranın İkinci Cümlesi (Prim Ödenmeme Halleri)
Anayasa Mahkemesi, DHMİ personeline yapılan prim ödemelerinin mülkiyet hakkı (Anayasa m. 35) kapsamında olduğunu belirtmiştir. Davacıların ileri sürdüğü masumiyet karinesi, sağlıklı yaşam ve dinlenme hakkı iddialarını da bu çerçevede değerlendirmiştir.
- Kanunilik: Kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olduğu, bu bağlamda Anayasa’nın 128. maddesindeki kamu görevlilerinin mali haklarının kanunla düzenlenmesi ilkesine uygun olduğu kabul edilmiştir.
- Meşru Amaç: Primlerin fiilen hizmete katkı sağlanan sürece ödenmesini öngörmenin, çalışma barışını koruyarak havacılık faaliyetlerinin etkin ve verimli yürütülmesine katkı sunduğu, dolayısıyla kamu yararı ve meşru amaç taşıdığı belirtilmiştir.
- Ölçülülük:
AYM, fiilen çalışılmayan hallerde prim ödenmemesinin meşru amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olduğunu vurgulamıştır. Söz konusu prim ödemelerinin, maaş gibi temel bir maddi karşılık değil, ek bir ödeme niteliğinde olması nedeniyle kişilere aşırı bir külfet yüklemediği ve orantılı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle AYM, altıncı fıkranın ikinci cümlesinin Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine oybirliğiyle hükmetmiştir.
2. Sekizinci Fıkra “…Cumhurbaşkanınca belirlenen…” İbaresi (Cumhurbaşkanına Yetki)
AYM, bu ibarenin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine (Anayasa m. 7) aykırılık teşkil edip etmediğini incelemiştir. Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin mali haklarının kanunla düzenlenmesi gerekliliğini göz önünde bulundurmuştur.
- Mahkeme, yasama organının temel kuralları ve çerçeveyi belirledikten sonra, uzmanlık ve idari tekniğe ilişkin hususları yürütmenin türevsel nitelikteki işlemlerine bırakmasının yasama yetkisinin devri anlamına gelmediğini hatırlatmıştır.
- Dava konusu KHK’nın ek 5. maddesinde, prim ödemelerinin kapsamı, şartları, oranları ve SHGM personeli için üst sınırlar gibi temel esasların zaten belirlendiği; ayrıca Cumhurbaşkanına verilen yetkinin kullanımında dikkate alınacak (görevin niteliği, sorumluluk düzeyi, unvan, hizmet yılı vb.) ölçütlerin de kanunda açıkça sayıldığı belirtilmiştir.
Bu çerçevede, Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin temel ilke ve esaslar ile genel çerçevenin kanunla belirlenmiş olması nedeniyle Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırılık taşımadığına ve iptal talebinin reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde etkinliğin ve kamu menfaatinin korunmasının temel hak ve özgürlüklerle dengeli bir şekilde nasıl sağlanabileceğine dair önemli bir yol göstericidir. Petrol piyasasında vergi kaçakçılığı ile mücadele kapsamında getirilen lisans tedbirlerinin, yasal süreç ve süre sınırları içinde makul ölçülerde uygulanabilirliğinin onaylanması, hem devletin denetim yetkisini güçlendirmekte hem de hukuki güvenliği sağlamaktadır. Özellikle önceki iptal kararının ardından yapılan yasal düzenleme ile ölçülülük ilkesinin gözetilmesi, yasama organının Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum yeteneğini de göstermektedir.
DHMİ ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü personelinin mali hakları konusunda verilen karar ise, kamu görevlilerinin ek ödeme ve teşviklerinin “fiili hizmete katkı” prensibine bağlanmasının anayasal bir engel teşkil etmediğini ortaya koymaktadır. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi bağlamında Cumhurbaşkanına tanınan düzenleme yetkisinin, kanunda belirlenen açık çerçeve ve ölçütler dahilinde kullanılması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin işleyişi açısından da emsal niteliğindedir. Bu karar, Türkiye’nin enerji ve havacılık sektörlerindeki hukuki düzenlemelerinin sağlamlığını teyit ederken, kamu personel rejimindeki esnekliklerin anayasal sınırlarını da çizmektedir.
Karar Künyesi
- Esas Sayısı: 2025/132
- Karar Sayısı: 2026/51
- Karar Tarihi: 26/2/2026
- Resmî Gazete Tarihi ve Sayısı: 14/5/2026-33253
- İptal Davasını Açanlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 132 milletvekili
- İptal Talebinin Konusu: 27/3/2025 tarihli ve 7546 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un belirli maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebi.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
