Yargıtay’dan Çift Vadeli Bonoda Kambiyo Vasfı Kararı: Önemli İçtihat
Giriş ve Olayın Özeti
Kambiyo senetleri, ticari yaşamın vazgeçilmez unsurlarından olup, özellikle borç-alacak ilişkilerinde hızlı ve güvenilir bir ödeme aracı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu senetlerin hukuki niteliğini koruyabilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) belirlenen sıkı şekil şartlarına eksiksiz uyulması büyük önem taşımaktadır. Bu makalemizde, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 2020/166 Esas, 2020/7411 Karar sayılı güncel kararı ışığında, çift vadeli olarak düzenlenen bonoların kambiyo vasfını yitirmesi meselesini ele alacağız.
İlgili olayda, alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu bono üzerinde çift vade bulunduğunu iddia eden borçlu vekili, kambiyo vasfına sahip olmayan bir senetle ilgili takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, senetteki vade tarihlerinden birinin sehven yazıldığını ve diğer bir ifadeyle yorum yoluyla senedin çift vade taşımadığına hükmederek borçlu vekilinin itirazını reddetmiştir. Bunun üzerine borçlu vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin emredici hükümlerini esas almıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 170/a maddesi uyarınca, senedin kambiyo vasfı, süresinde ileri sürülen itiraz veya şikayet sırasında mahkemece re'sen (kendiliğinden) dikkate alınması gereken bir husustur.
TTK'nın 778/1-b maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 703/2. maddesi, çift vadeli olarak düzenlenen senetlerin bono vasfında sayılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Somut incelemede, takibe konu bononun keşide tarihi "08.01.2018", ödeme günü kısmında ise "08.07.2017" tarihi yazmakta, ancak senet metninde vadenin "8 Temmuz 2018 tarihinde" ödeneceği belirtilmekteydi. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, bu durumu yazım hatası olarak değerlendirmiş ve yorum yoluyla senedin çift vade taşımadığı sonucuna ulaşmıştır.
Ancak Yargıtay, bu yaklaşımı isabetsiz bulmuştur. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) aksine, Türk Ticaret Kanunu'nda kambiyo senetleri için sıkı şekil şartları öngörülmüştür (TTK 671, 776, 780). Bu durum, senetlerin tedavül güvenliği ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla, tarafların olası iradeleri veya yorum yoluyla şekil eksikliklerinin giderilmesi mümkün değildir. Senedin kambiyo senedi olarak kabul edilebilmesi, kanunda aranan tüm şekli unsurların eksiksiz varlığına bağlıdır.
Yargıtay, bu haliyle bonoda iki farklı vade tarihinin bulunduğunu ve bunun çift vade teşkil ettiğini tespit etmiştir. Bu durum karşısında, mahkemece re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yorum yoluyla senedin geçerli kabul edilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve takibin iptaline karar verilmesi gerektiği yönünde içtihat oluşturmuştur.
Yorum
Yargıtay'ın bu kararı, kambiyo senetlerinin niteliği ve özellikle bonolarda şekil şartlarının önemi açısından büyük bir hukuksal değer taşımaktadır. Karar, ticari senetlerin düzenlenmesinde titizliğin ve kanuni şartlara harfiyen uymanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. "Tedavül güvenliği" ilkesi gereği, kambiyo senetlerinin şekil şartları yorum yoluyla aşılamaz; senedin üzerinde açıkça yer alan ve çelişki yaratan her türlü ifade, senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırabilir. Bir bonoda iki farklı vade tarihinin bulunması, yazım hatası veya sehven yazım iddialarıyla giderilemez bir hukuki eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Bu karar, hem alacaklılar hem de borçlular için önemli dersler içermektedir. Alacaklılar, kambiyo senedi düzenlerken veya teslim alırken tüm şekil şartlarının eksiksiz ve hatasız olduğundan emin olmalı; aksi halde, haklı bir alacak dahi olsa, takip dayanağı senedin kambiyo vasfını yitirmesi nedeniyle icra takiplerinde ciddi sorunlarla karşılaşabilirler. Borçlular açısından ise, bu tür bir durumla karşılaşılması halinde takibin iptali talebinin hukuki dayanağının sağlam olduğunu göstermektedir.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin ticari hayatlarında karşılaşabilecekleri hukuki riskleri en aza indirmek adına kambiyo senetleri ve icra hukuku alanındaki güncel içtihatları yakından takip etmekteyiz. Senedin düzenlenmesinden icra takibine kadar tüm süreçlerde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunarak müvekkillerimizin haklarını etkin bir şekilde korumaktayız.
Karar Künyesi
T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2020/166
- Karar No: 2020/7411
- Karar Tarihi: 22.09.2020
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
