Kazada Çalışamayacak Duruma Geldim (Maluliyet), Maaş Kaybımı Nasıl Hesaplarım?
Kaza sonrası eskisi gibi çalışamadığınızı fark ettiğinizde, sadece bugünkü değil, gelecekteki maaş kaybınızın da telafi edilmesi gerektiğini bilmek işinize yarayabilir.
Maluliyet oranının hangi yönetmeliğe göre belirlendiğini, tazminatın nasıl hesaplandığını ve yapılabilecek indirimleri anlatıyoruz.
Maluliyet ve Kazanç Kaybı Kavramlarının Hukuki Temeli
Bir trafik kazası neticesinde yaralanmanız veya sakat kalmanız, Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) göre “haksız fiil” niteliği taşır. Haksız fiil sebebiyle bir kimsenin beden bütünlüğünün zedelenmesi halinde, kusurlu fail ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi, ortaya çıkan tüm maddi zararları eksiksiz olarak gidermekle yükümlüdür.
TBK’nın 54. maddesinde bedensel zararlar açıkça listelenmiştir:
- Tedavi giderleri,
- Kazanç kaybı (Geçici işgöremezlik),
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar (Sürekli işgöremezlik / Maluliyet),
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bu aşamada iki önemli kavramı birbirinden ayırmak gerekir. “Kazanç kaybı”, kazazedenin tedavi gördüğü ve istirahat ettiği iyileşme süresi boyunca (tıbbi şifa bulana kadar) çalışamaması nedeniyle mahrum kaldığı maaşını ve gelirini ifade eder. “Çalışma gücünün kaybı” ise, tüm tedaviler bitmesine rağmen kişinin vücudunda kalıcı bir iz, sakatlık veya fonksiyon kaybı kalması (maluliyet) durumudur.
Kişi iyileştikten sonra eski işine dönse ve maaşında hiçbir azalma olmasa dahi, sakatlığı nedeniyle aynı işi yaparken sağlıklı bir insana göre “daha fazla efor” sarf edeceği için hukukumuz bu durumu doğrudan bir maddi zarar kabul eder ve tazminat ödenmesini zorunlu kılar. Bu bedellerin adil bir şekilde tahsili için açılacak olan Trafik Kazası Kaynaklı Tazminat Davaları, hayat standartlarınızın korunması için en büyük hukuki güvencenizdir.
Maluliyet Oranı Nasıl ve Hangi Yönetmeliğe Göre Belirlenir?
Çalışma gücü kaybı (maluliyet) tazminatının hesaplanabilmesi için atılması gereken ilk ve en kritik adım, vücudunuzdaki kalıcı hasarın oranının “% (yüzde)” cinsinden resmi olarak tespit edilmesidir. Bu oran, tazminatınızın temel çarpanıdır. Sigorta şirketleri, genellikle size düşük oranlı raporlar aldırarak ödeyecekleri bedeli minimize etmeye çalışırlar.
Maluliyet belirleme işlemleri, Adli Tıp Kurumu İhtisas Daireleri veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı kurulları tarafından, bizzat muayene edilerek ve kaza tarihindeki ilgili yönetmelik hükümleri katı bir şekilde uygulanarak yapılmak zorundadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hangisiyse, raporun mutlaka o yönetmeliğe göre hazırlanması kanuni bir zorunluluktur.
Tarihsel sürece göre uygulanması gereken yönetmelikler şunlardır:
- 11.10.2008 öncesi: Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
- 11.10.2008, 01.09.2013 arası: Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013, 01.06.2015 arası: Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.06.2015, 20.02.2019 arası: Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik.
- 20.02.2019 Tarihinden Sonraki Kazalar İçin: “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”.
Eğer kaza tarihiniz 20.02.2019’dan sonraysa (örneğin 2026 yılında bir kaza geçirdiyseniz), alınacak heyet raporunun mutlaka “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kıstaslarına uygun olması şarttır. Yanlış yönetmeliğe göre alınan bir rapor, dava veya tahkim sürecinizin en son aşamasında Yargıtay’dan dönerek yıllarca zaman ve hak kaybı yaşamanıza neden olur.
Maluliyet (Maaş Kaybı) Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kaza sonrası alabileceğiniz tazminatı öğrenmek istiyorsanız hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Trafik kazası tazminatı hesaplama aracını açKaza sonrası alabileceğiniz tazminatı öğrenmek istiyorsanız hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Trafik kazası tazminatı hesaplama aracını açTazminat miktarının tespiti, sigorta şirketinin matbu teklifleriyle değil, alanında uzman “aktüerya” bilirkişileri tarafından hazırlanan son derece komplike matematiksel ve hukuki formüllerle yapılır. Bu sürecin ne kadar teknik olduğunu ve olası alacaklarınızı görmek için Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama sayfamızdan uzman altyapımızı inceleyebilirsiniz. Hesaplamanın kalbini oluşturan temel parametreler şunlardır:
1. Bakiye Ömrün Tespiti (TRH-2010 Yaşam Tablosu)
Geçmiş yıllarda Yargıtay, kazazedelerin ömür beklentisini 1931 yılına ait ve Fransa verilerine dayanan “PMF 1931” tablosu ile hesaplamaktaydı. Ancak bu eski tablo Türkiye gerçeklerini yansıtmadığı için mağduriyetlere yol açıyordu.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararlarıyla, artık Türkiye’nin ulusal verilerine dayanan, kadın ve erkek ömür beklentisini ayrı ayrı (Kadınlarda ortalama 78, erkeklerde 71 yaş) ele alan “TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosu”nun kullanılması zorunlu hale getirilmiştir. TRH-2010 tablosu, mağdurun kalan ömrünü daha uzun kabul ettiği için alınacak tazminat miktarını doğrudan ve ciddi oranda artırmaktadır.
2. Aktif ve Pasif Çalışma Dönemleri
Kazazedenin çalışma gücü kaybı zararı hesaplanırken ömrü iki ana döneme ayrılır:
- Aktif Dönem: Kişinin çalışarak gelir elde edebileceği kabul edilen, 18 yaşından başlayıp 60 yaşının sonuna (emeklilik) kadar geçen süredir. Bazı ağır maden işçiliklerinde veya polis/asker gibi erken emekliliğe tabi mesleklerde bu yaş 50 veya daha erkene çekilebilir. Aktif dönemdeki zarar, kişinin kaza tarihindeki net geliri üzerinden hesaplanır.
- Pasif Dönem: 60 yaşından sonra başlayan ve TRH-2010 tablosuna göre ömrün sonuna kadar devam eden dönemdir. Bu dönemde kişi fiziken çalışmasa bile, günlük hayatını idame ettirirken (örneğin pazar alışverişi yaparken, ev işleriyle uğraşırken) sakatlığı nedeniyle daha fazla efor sarf edeceği için, pasif dönem zararı da asgari ücret üzerinden mutlak surette hesaplanarak tazminata eklenir.
3. Gelirin Tespiti ve Asgari Ücretin Rolü
Eğer kazazede bordrolu bir çalışan, memur veya gelirini vergi kayıtlarıyla ispatlayabilen bir esnaf ise, hesaplama bu “gerçek ve belgelenmiş net gelir” üzerinden yapılır. Ancak kişi işsizse, kayıt dışı çalışıyorsa, öğrenciyse veya ev hanımıysa gelir sıfır kabul edilmez. Yargıtay içtihatlarına göre, geliri ispatlanamayan kişilerin ve ev hanımlarının dahi, hane içindeki emekleri dikkate alınarak hesaplamaları Net Asgari Ücret üzerinden yapılır.
Çok Önemli Detay (AGİ’nin Kaldırılması): 01.01.2022 tarihinden önce, aktif dönemdeki asgari ücret hesaplamalarında Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dikkate alınıyordu. Ancak 7349 sayılı Kanun ile 2022 yılı itibarıyla AGİ uygulaması tamamen kaldırılmış ve asgari ücretten vergi kesintisi sonlandırılmıştır. Bu nedenle 2026 yılı güncel aktüeryal hesaplamalarında, hem aktif hem de pasif dönem zararları hiçbir AGİ eklentisi olmaksızın, doğrudan AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplanmaktadır.
4. Faiz Türü ve Rant Formülü
Anayasa Mahkemesi’nin Karayolları Trafik Kanunu’ndaki bazı maddeleri iptal etmesi sonucunda, sigorta şirketlerinin tazminatı düşürmek için dayattığı “%1,8 teknik faiz” ve “devre başı ödemeli rant” formüllerinin uygulanması hukuken sona ermiştir. Güncel hesaplamalar, %1,8 teknik faiz uygulanmaksızın, mağdurun lehine olan “progresif rant” formülü kullanılarak yapılmak zorundadır.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Tazminattan Yapılabilecek İndirimler (Kesintiler)
Aktüerya uzmanı tarafından brüt zararınız hesaplandıktan sonra, hukukun temel ilkeleri gereği bazı yasal kesintiler (indirimler) yapılabilir. Bu aşamada hak kaybına uğramamak büyük önem taşır:
- Kusur Oranı: Kazada %25 kusurluysanız, hesaplanan brüt toplam tazminatınızdan %25 oranında indirim yapılır.
- Müterafik Kusur (Bölüşük Kusur): Kazanın oluşumunda tam kusurlu olmasanız bile, zararın artmasına kendi eyleminizle neden olduysanız hâkim tazminatı indirebilir (TBK m. 52). Örneğin; motosiklet kazasında kask takmamak, araçta emniyet kemeri bağlamamak veya sürücünün alkollü olduğunu bile bile o araca binmek, Yargıtay tarafından “müterafik kusur” sayılarak tazminattan %20 oranlarında ekstra indirim yapılmasını gerektirmektedir.
- Eğer bu kaza sonucunda sadece bedeninizde değil, sahibi olduğunuz araçta da büyük bir hasar ve değer düşüklüğü meydana gelmişse, bu malvarlığı zararınızın bedelini de eşzamanlı olarak kusurlu taraftan Araç Değer Kaybı Hesaplama süreçlerini bekleterek talep edebilirsiniz.
Yargıtay ve Emsal Kararlar Işığında Maluliyet Tazminatı
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, sigorta şirketlerinin “eksik ödeme” stratejilerine karşı “tam tazmin (gerçek zarar)” ilkesini katı bir şekilde savunmaktadır. Bedensel zararlarda Yüksek Mahkeme’nin tavrı net ve mağdurdan yanadır:
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2021/3-575 E. – 2022/1660 K.): Yargıtay’ın en üst kurulu olan HGK, bu tarihi kararında; tazminat hesabının varsayımlara dayalı olduğunu, bu nedenle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiğini belirterek, eski Fransız PMF 1931 tablosu yerine kesinlikle ülkemize özgü ve kadın/erkek ömür farkını gözeten TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasını emretmiştir.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2022/6793 E. – 2022/10707 K.): Yüksek Mahkeme bu kararında maluliyet yönetmeliklerinin önemini vurgulamıştır. 2019 sonrası meydana gelen bir kaza için eski “Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği”ne göre veya eksik branş hekimleriyle (örneğin göz hasarı varken göz doktoru olmayan bir heyetle) alınan raporları geçersiz saymış; raporun mutlaka kaza tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre alınmasını şart koşmuştur.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2023/2337 E. – 2023/5558 K.): AGİ’nin kaldırılmasına ilişkin güncel kararda; 7349 sayılı Kanun ile 01.01.2022’den itibaren Asgari Geçim İndiriminin kaldırıldığı hatırlatılarak, geleceğe dönük aktif dönem (işleyecek dönem) hesaplamalarında ücrete AGİ dâhil edilmeden “net asgari ücret” üzerinden hesap yapılması gerektiği kesin olarak hükme bağlanmıştır.
| Talep | Zamanaşımı | Dayanak |
|---|---|---|
| Haksız fiilden doğan tazminat | Zararı ve failin öğrenilmesinden 2 yıl, her hâlde fiilden 10 yıl | TBK m.72 |
| Fiil aynı zamanda suç ise | Ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanır | TBK m.72 |
| Sigortaya karşı talep | 2 yıl; her hâlde rizikodan itibaren 6 yıl | TTK m.1420 |
| Destekten yoksun kalma | Zararı ve failin öğrenilmesinden 2 yıl | TBK m.72 |
| Kusur indirimi | Zarar görenin kusuru oranında indirim yapılır | TBK m.52 |
| Manevi tazminat | Hâkim, olayın özelliklerini gözeterek uygun bir miktar belirler | TBK m.56 |
Zamanaşımı süresi, zararın ve failin birlikte öğrenildiği tarihten işlemeye başlar; yalnızca zararı bilmek süreyi başlatmaz.
Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Kazada çalışma gücünüzü kaybetmeniz, hem bedensel hem ekonomik olarak ailenize ağır bir yük bindirir. Sürekli işgöremezlik tazminatı tam olarak bu kaybı karşılamak için var.
Ama bu hakkı almak, Adli Tıp raporunun doğru yönetmeliğe göre alınmasına ve aktüeryal hesaplamanın TRH-2010 tabloları ve güncel net asgari ücret üzerinden doğru yapılmasına bağlı. Sigorta şirketleri hatalı faiz formülleri veya haksız müterafik kusur iddiasıyla ödeyeceği tutarı düşürmeye çalışabiliyor.
Maluliyet halinde talep edilebilecek asıl kalem, çalışma gücünün azalmasından doğan gelir kaybıdır. Bu kayıp, maluliyet oranı ile gelir ve yaş verileri birleştirilerek aktüerya raporuyla hesaplanır; bu nedenle adli tıp raporundaki oranın doğruluğu tazminatın tamamını belirler. Tazminat Hukuku alanındaki deneyimimizle, maluliyet oranınıza itiraz etmek ya da kaybınızı hesaplatmak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Trafik kazası sonrası çalışamaz duruma geldim, gelecekteki maaş kaybımı ve ailemin geçimini kim karşılayacak?
Türk hukuku, başkasının kusuruyla oluşan trafik kazalarında, hem tedavi masraflarınızı hem de iyileşme süresince mahrum kaldığınız maaşı (geçici işgöremezlik) ve kalıcı sakatlık durumunda ömür boyu yaşayacağınız kazanç kaybını (sürekli işgöremezlik) kusurlu taraftan ve sigorta şirketinden talep etmenizi emreder.
-
Trafik kazası sonrası yaralanmalarım hangi kanunlara göre tazminat kapsamına giriyor?
Bir trafik kazasında yaralanmanız veya sakat kalmanız, Türk Borçlar Kanunu’na göre u0022haksız fiilu0022 sayılır. Bu durumda, kusurlu taraf ve onun sigorta şirketi, tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücünüzdeki azalmalar gibi ortaya çıkan tüm maddi zararları eksiksiz karşılamakla yükümlüdür.
-
Geçici olarak işe gidemediğimdeki maaş kaybıyla, kalıcı sakatlık sonrası alacağım tazminat aynı şey mi?
Hayır, bunlar farklıdır. Tedavi gördüğünüz ve iyileşme süresince çalışamamanızdan doğan gelir kaybı u0022kazanç kaybıu0022dır. Tüm tedaviler bitmesine rağmen vücudunuzda kalıcı bir iz veya fonksiyon kaybı kalması (maluliyet) durumunda ise, ömür boyu yaşayacağınız efor ve kazanç kaybı u0022çalışma gücünün kaybıu0022 olarak adlandırılır.
-
Kaza sonucu oluşan engellilik (maluliyet) oranım nasıl ve hangi kurallar çerçevesinde belirleniyor?
Engellilik oranınız, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastaneleri’nin Adli Tıp Anabilim Dalı kurulları tarafından, bizzat muayene edilerek yüzde (%) cinsinden resmi olarak tespit edilir. Bu oranın belirlenmesinde, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan ilgili yönetmelik hükümleri katı bir şekilde uygulanmak zorundadır.
-
Kaza tarihim önemli mi, engellilik raporu için hangi yönetmeliği kullanmalıyım?
Evet, kaza tarihiniz çok önemlidir. Yargıtay’ın kararlarına göre, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik esas alınır. Örneğin, 20 Şubat 2019’dan sonraki kazalar için raporunuzun mutlaka u0022Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliku0022 kıstaslarına uygun olması şarttır.
-
Trafik kazası sonrası sakatlık (maluliyet) tazminatım sigorta şirketinin teklifiyle mi hesaplanır, yoksa özel bir yöntem mi var?
Tazminat miktarınız, sigorta şirketinin matbu teklifleriyle değil, alanında uzman u0022aktüeryau0022 bilirkişileri tarafından hazırlanan komplike matematiksel ve hukuki formüllerle hesaplanır. Bu süreç, kaza tarihindeki yasalara ve Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde ilerler.
-
Tazminat hesabında benim ne kadar yaşayacağım nasıl belirleniyor, bu önemli mi?
Evet, çok önemlidir. Tazminat hesabında kalan ömrünüz, Türkiye’nin ulusal verilerine dayanan ve kadın/erkek ömür beklentisini ayrı ayrı ele alan u0022TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosuu0022na göre tespit edilir. Bu tablo, mağdurun kalan ömrünü daha gerçekçi ve uzun kabul ettiği için alınacak tazminat miktarını doğrudan ve ciddi oranda artırır.
-
Emekli olana kadar ve emekli olduktan sonraki dönemler için tazminat hesabı farklı mı yapılıyor?
Evet, farklıdır. 18 yaşından 60 yaşının sonuna kadar olan u0022aktif dönemu0022de, kişinin çalışarak elde edebileceği gelir kaybı esas alınır. 60 yaşından sonraki u0022pasif dönemu0022de ise, kişi fiziken çalışmasa bile günlük hayatını sürdürürken sakatlığı nedeniyle harcayacağı fazla efor, asgari ücret üzerinden hesaplanarak tazminata eklenir.
-
Kaza anında işsizsem veya ev hanımıysam, maaş kaybı tazminatım neye göre hesaplanır?
Eğer kazazede işsizse, kayıt dışı çalışıyorsa, öğrenciyse veya ev hanımıysa geliri sıfır kabul edilmez. Yargıtay içtihatlarına göre, bu kişilerin ve ev hanımlarının dahi, hane içindeki emekleri dikkate alınarak hesaplamaları Net Asgari Ücret üzerinden yapılır.
-
Asgari Geçim İndirimi (AGİ) kaldırıldı mı, tazminat hesaplamalarında bu durum nasıl etkiliyor?
Evet, 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması tamamen kaldırılmıştır. Bu nedenle, güncel aktüeryal hesaplamalarda, hem aktif hem de pasif dönem zararları hiçbir AGİ eklentisi olmaksızın, doğrudan AGİ’siz net asgari ücret üzerinden yapılır.
-
Sigorta şirketlerinin dayattığı faiz ve hesaplama yöntemleri değişti mi?
Evet, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla, sigorta şirketlerinin daha düşük tazminat ödemek için kullandığı eski faiz ve u0022devre başı ödemeli rantu0022 formülleri artık geçerli değil. Güncel hesaplamalar, mağdurun lehine olan ve faiz uygulanmayan u0022progresif rantu0022 formülüyle yapılmak zorundadır.
-
Tazminatımdan hangi durumlarda kesinti yapılabilir?
Tazminatınızdan, kazadaki kendi kusur oranınız kadar indirim yapılır. Ayrıca, kazanın şiddetini artıracak şekilde kask takmamak veya emniyet kemeri bağlamamak gibi kendi eylemleriniz varsa, buna u0022müterafik kusuru0022 denir ve tazminatınızdan ek indirimler yapılabilir.
-
Kaza sonrası hem aracımda hem de bende zarar oluştuysa ikisini birden talep edebilir miyim?
Evet, trafik kazası sonucu hem bedensel zararınız hem de aracınızda hasar veya değer düşüklüğü meydana gelmişse, bu iki zararı da kusurlu taraftan eşzamanlı olarak talep edebilirsiniz. Araç değer kaybı hesaplamalarını da bu süreçte takip etmek mümkündür.
-
Sigorta şirketleri tazminatımı eksik ödemeye çalışabilir mi, bu duruma karşı ne yapmalıyım?
Sigorta şirketleri genellikle karmaşık mevzuatı kullanarak, hatalı hesaplamalar veya haksız indirimlerle size hak ettiğinizden çok daha düşük teklifler sunmaya çalışabilir. Bu durumda, hak kaybına uğramamak ve tazminatınızı eksiksiz alabilmek için uzman bir avukatla çalışmanız hayati önem taşır.
-
Hatalı bir feragatname veya yanlış başvuru hak kaybına yol açar mı?
Evet, kendi başınıza imzalayacağınız hatalı bir feragatname veya eksik/yanlış yapılan bir tahkim başvurusu, ömrünüzün geri kalanını güvence altına alacak olan yüksek miktardaki tazminat hakkınızın tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Bu yüzden profesyonel destek almak önemlidir.




