Trafik Kazası Sonrası Yüzümde Yara/Sabit İz Kaldı, Bunun İçin Ayrı Tazminat Alabilir miyim?

Trafik Kazası Sonrası Yüzümde Yara/Sabit İz Kaldı, Bunun İçin Ayrı Tazminat Alabilir miyim?

Trafik kazaları, saniyeler içinde gerçekleşmesine rağmen etkileri bir ömür boyu sürebilen, hem fiziksel hem de psikolojik yıkımlara yol açan son derece travmatik olaylardır. Kaza sonrası enkaz haline dönmüş bir araçtan sağ çıkmak büyük bir şans olarak görülse de, iyileşme süreci tamamlandıktan sonra aynaya her baktığınızda size o kâbus dolu anları hatırlatan yüzünüzdeki sabit izler (skarlar) ve yaralar, bedensel acının yerini derin bir ruhsal çöküntüye bırakmasına neden olur. Yüzde, boyunda veya vücudun görünür bölgelerinde kalan bu kalıcı izler, yalnızca estetik bir kaygı unsuru değil; aynı zamanda mağdurun sosyal hayatını, özgüvenini ve en önemlisi profesyonel iş yaşantısını doğrudan tehdit eden çok ciddi bir hukuki ve maddi kayıp kalemidir.

Birçok kazazede, yüzünde veya vücudunda kalan kalıcı izler nedeniyle çalışma gücünde (kol, bacak gibi uzuvlarda olduğu gibi) fiziksel bir eksilme olmadığı için sigorta şirketlerinden tazminat alamayacağını düşünerek büyük bir yanılgıya düşer ve hakkı olan on binlerce liralık tazminatı sigorta şirketlerinin kasasında bırakır. Oysa Türk Hukuk sistemi, insanın sadece kas ve kemik gücünden ibaret olmadığını, dış görünüşünün ve fiziksel bütünlüğünün onun “ekonomik geleceğinin” en büyük teminatı olduğunu kabul eder. Yüzünüzdeki bir yara izi yüzünden iş bulamamanız, kariyerinizde yükselememeniz veya estetik ameliyatlara devasa bütçeler ayırmak zorunda kalmanız yasal olarak güvence altına alınmış birer tazminat sebebidir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, yüzünüzde kalan kalıcı izlerin hayatınızda yarattığı “ekonomik geleceğin sarsılması” ve estetik kayıplara ilişkin tüm hukuki süreci sizler için üstleniyor; sigorta şirketlerinin matbu ret cevaplarını aşarak hakkınız olan en yüksek tazminatı yasal faiziyle birlikte almanızı sağlıyoruz.

Yüzde Sabit İz (Skar) Kalmasının Hukuki Niteliği ve “Ekonomik Geleceğin Sarsılması

Trafik kazası neticesinde yaralanmanız, Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) göre bir “haksız fiil” teşkil eder ve bu haksız fiil nedeniyle beden bütünlüğünüzde meydana gelen eksilmelerin kusurlu fail ve onun sigortası tarafından eksiksiz giderilmesi yasal bir zorunluluktur. TBK’nın 54. maddesinde bedensel zararlar açıkça bentler hâlinde sayılmıştır. Bu yasaya göre bedensel zararlar şunlardır:

  1. Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar,.

Yüzde sabit iz kalması durumu, hukuk pratiğinde tam olarak TBK’nın 54. maddesinin 4. bendinde yer alan “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” başlığı altında değerlendirilir.

Ekonomik Geleceğin Sarsılması Nedir?

Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar, müstakbel (gelecekteki) zararlardır ve bu zararlar mağdurun çalışma gücünde hiçbir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir,.

Bir trafik kazasında yüzü parçalanan ve dikilen bir kişinin, iyileştikten sonra kollarını veya bacaklarını kullanmasında hiçbir sorun olmayabilir. Adli Tıp Kurumu (ATK) bu kişiye “%0 maluliyet (sakatlık)” raporu verebilir. Ancak vücut bütünlüğü ihlâl edilen bu kişi, iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekecek ya da aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalacaktır,. Özellikle mesleği gereği dış görünüşün ve insan ilişkilerinin ön planda olduğu sinema/tiyatro oyuncuları, halkla ilişkiler uzmanları, satış temsilcileri, bankacılar veya sunucular gibi meslek grupları için yüzdeki sabit bir iz; iş bulmayı imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir,. İşte hukuk sistemimiz, “sakat kalmasan bile dış görünüşündeki bu bozulma senin ekonomik geleceğini sarsmıştır” diyerek, mağdura çok ciddi bir maddi tazminat hakkı tanımaktadır,.

Yüzdeki İzlerin Tedavisi ve Estetik Ameliyat Masraflarının Karşılanması

Yüzde kalan sabit izler (skarlar), zamanla geçmeyen ve çoğu zaman profesyonel plastik cerrahi müdahaleleri gerektiren doku hasarlarıdır. Kazazedenin aklına gelen ilk sorulardan biri, bu izin düzeltilmesi için ileride yaptıracağı pahalı estetik ameliyatların masrafını kimin ödeyeceğidir.

Karayolları Trafik Kanunu madde 98 uyarınca, trafik kazası sonrası hastanelerde sunulan standart acil sağlık hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanır,. Ancak sigorta şirketleri, SGK’nın bu sorumluluğunu bahane ederek “tüm hastane masraflarının SGK’ya devredildiğini ve kendilerinin sorumluluğunun bittiğini” iddia ederler. Oysa bu, kazazedeleri yıldırmak için kullanılan haksız bir bahanedir.

Yasalarımıza ve Yargıtay içtihatlarına göre, SGK sadece belgeye bağlanmış zorunlu ve standart tedavi giderlerini karşılar. Yüzde sabit iz (skar) revizyonu gibi estetik amaçlı ameliyatlar ve ileride yapılması muhtemel özellikli plastik cerrahi operasyonları SGK’nın sorumluluğunda (SUT kapsamında) değildir. SGK’nın karşılamadığı bu “geleceğe dönük ve belgesiz/estetik” masraflar, doğrudan kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasından, işleteninden ve sürücüsünden peşin olarak tahsil edilir,,.

Manevi Tazminat Hakkı: Yüzdeki İzin Yarattığı Psikolojik Yıkım

Yüzde yara veya sabit iz kalması sadece iş bulma zorluğu (maddi zarar) yaratmaz; aynaya her bakıldığında hissedilen tarifsiz bir üzüntü, toplum içine çıkmaktan çekinme, evlilik veya ikili ilişkilerde yaşanabilecek özgüven kayıpları gibi devasa ruhsal çöküntülere yol açar. TBK’nın 56. maddesi uyarınca hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın “manevi tazminat” olarak ödenmesine karar verebilir,.

Hükmedilecek bu manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmayı hedefler,. Yüzdeki izin büyüklüğü, kişinin yaşı, cinsiyeti ve bekar olup olmaması gibi kriterler, mahkemenin veya Sigorta Tahkim Komisyonu‘nun belirleyeceği manevi tazminat miktarını doğrudan etkileyen ve tazminatı en üst sınırlara taşıyan kritik unsurlardır.

Sabit İz (Skar) Nedeniyle Tazminat Almanın Temel Şartları

Trafik kazası sonrasında yüzünüzde kalan izler için ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ve estetik ameliyat masraflarını talep edebilmeniz için belirli şartların olgunlaşmış olması gerekir:

  • Kusur Oranı Şartı: Türk hukukunda “hiç kimse kendi kusurundan faydalanamaz” kuralı geçerlidir. Tazminat alabilmeniz için kazanın meydana gelmesinde %100 (tam) kusurlu olmamanız gerekir. Karşı tarafın kusuru oranında tazminat hesaplaması yapılacaktır.
  • İzin Kalıcılığının Tespiti: Yüzdeki izin geçici bir kızarıklık veya çizik olmaması, “sabit iz (sabit eser)” niteliğinde olduğunun tıp fakülteleri adli tıp anabilim dalları veya Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarıyla kesin olarak belgelenmesi zorunludur.
  • İlliyet Bağı: Yüzünüzdeki veya vücudunuzun görünür yerindeki bu yara izinin, bizzat söz konusu trafik kazasının şiddetiyle (örneğin cam kesiği, asfalta sürtünme veya direksiyon çarpması) meydana geldiğinin ilk acil servis epikriz raporları ile ispatlanması gerekir.

Eğer bu kaza sonucunda sadece bedeninizde iz kalmakla kalmamış, aynı zamanda sahibi olduğunuz aracınız da hasar görüp ikinci el piyasasında değer kaybetmişse, bu zararlarınızı da tek bir süreçte kusurlu taraftan almak için Araç Değer Kaybı Hesaplama hukuki süreçlerimizi eşzamanlı olarak başlatabilirsiniz.

Başvuru Süreci, Görevli Mahkemeler ve Zamanaşımı

Trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin hukuki çerçevesi Haksız Fiilden Kaynaklı Tazminat Davaları kapsamında değerlendirilir. Yüzünüzdeki iz nedeniyle sigorta şirketine doğrudan dava açamazsınız. Karayolları Trafik Kanunu madde 97 uyarınca, dava açmadan veya tahkime gitmeden önce mutlaka kusurlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) şirketine yazılı başvuruda bulunmanız zorunlu bir “dava şartı”dır,.

Sigorta şirketi, bu başvuruya 15 gün içinde olumlu yanıt vermez veya “maluliyetiniz %0 olduğu için ödeme yapmıyoruz” şeklinde standart bir ret cevabı gönderirse, hakkınızı aramak için mahkemelerde yıllarca beklemek yerine, çok daha hızlı ve kesin sonuç veren Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılarak ortalama 4 ay içinde tahsilat sağlanabilmektedir.

Zamanaşımı Sürelerine Dikkat: Yaralanmalı trafik kazalarından doğan bedensel zararların tazmininde zamanaşımı kural olarak zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak yüzünüzde iz kalmasına neden olan kaza aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında “taksirle yaralama” suçunu oluşturduğu için, ceza kanunundaki “uzamış ceza zamanaşımı” süreleri (kural olarak 8 yıl) devreye girer,. Gelişen bir durum varsa veya estetik ameliyatlar zinciri devam ediyorsa bu süreler daha da esneyebilir. Ancak hak kaybı yaşamamak adına sürecin, kazadan hemen sonra tedavinizin stabil duruma gelmesiyle başlatılması en güvenli yoldur.

Bu süreçte aktüerya uzmanları tarafından yapılacak olan bakiye ömür tespiti ve TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanacak teknik detaylar oldukça karmaşıktır. İlerideki ekonomik kayıplarınızın net bir analizini görebilmek için Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama sayfamızdaki uzman destek altyapısını inceleyebilirsiniz.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı

Yargıtay, sigorta şirketlerinin “yüzdeki iz çalışma gücünü düşürmediği için tazminat ödenmez” şeklindeki savunmalarını kesin bir dille reddetmekte, “ekonomik geleceğin sarsılması” kavramını mağdur lehine çok geniş yorumlamaktadır.

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2021/24942 E. – 2022/9679 K.): Bu çok kritik emsal kararda; kaza geçiren genç bir kadının yüzünde yara izi kalmış, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu davacının fonksiyonel bir araz bırakmadan iyileştiğini ve sürekli maluliyeti (%0) olmadığını rapor etmiştir. Yerel mahkeme bu “sıfır maluliyet” raporuna dayanarak maddi tazminat davasını reddetmiştir. Ancak Yargıtay bu kararı bozarak şu tarihi hükmü kurmuştur: “Her ne kadar, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca düzenlenen rapor doğrultusunda, beden gücü kaybı nedeniyle tazminat isteminin reddine ilişkin karar doğru ise de, olay tarihinde genç bir kadın olan davacının yüzünde meydana gelen iz sonucu iş bulma ihtimalinin azaldığı, dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacının yaşı, yaptığı işi gözetilerek… zararın kapsamının belirlenmesi, belirlenemiyorsa TBK 51/1 madde uyarınca uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.”,.
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2021/14169 E. – 2023/4963 K.): Kaza nedeniyle yüzünde kalıcı sabit iz (skar) oluşan bir kazazedenin estetik ameliyat talebine ilişkin kararda Yüksek Mahkeme; SGK’nın sadece belgeli ve standart tedavi masraflarını ödediğini, ancak yüzdeki sabit izin giderilmesi için ileride yapılacak olan estetik amaçlı ameliyat masraflarının SGK kapsamında olmadığını, bu “ileriye dönük ve belgesiz estetik” tedavi giderlerinden doğrudan trafik sigortacısının (sigorta şirketinin) sorumlu olduğunu kesinleştirmiştir,,.

Bu kararlar açıkça göstermektedir ki; mahkemeler ve Yargıtay, yüzdeki sabit izin yarattığı iş bulma zorluğunu ve gelecekteki estetik ameliyat masraflarını doğrudan sigorta şirketinin sırtına yüklemektedir.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Trafik kazası sonucunda yüzünüzde veya vücudunuzun görünür bir bölgesinde yara izi kalması, hayatınız boyunca taşımak zorunda kalacağınız ağır bir yüktür. Ancak bu yükün ekonomik boyutunu tek başınıza omuzlamak zorunda değilsiniz. Sigorta şirketleri, genellikle Adli Tıp Kurumu’nun “fonksiyonel kayıp (maluliyet) yoktur” şeklindeki raporlarını adeta bir kalkan gibi kullanarak dosyaları tazminatsız kapatma eğilimindedirler. Oysa hukukumuz, sakat kalmamış olsanız bile sırf yüzünüzdeki o iz nedeniyle kariyer fırsatlarını kaçırabileceğinizi, iş görüşmelerinde önyargıya maruz kalabileceğinizi öngörerek “ekonomik geleceğin sarsılması” başlığı altında size bağımsız bir tazminat hakkı sunmuştur.

Bu davaların başarısı; “sıfır maluliyet = sıfır tazminat” yanılgısına düşmeyen, TBK’nın 54/4. maddesini Yargıtay emsal kararlarıyla destekleyerek Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde kusursuz bir strateji çizen uzman avukatların varlığına bağlıdır. İleride olmanız gereken on binlerce liralık estetik skar revizyon ameliyatı masraflarının ekspertiz raporlarıyla ispatlanması ve manevi tazminat taleplerinin en üst sınırdan kabul ettirilmesi son derece spesifik bir sigorta hukuku uzmanlığı gerektirir.

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, en sarsıcı anlarınızda bedeninizde kalan o izlerin ekonomik bedelini sigorta şirketlerinin kasasında bırakmıyoruz. Yüzünüzde kalan sabit iz (skar) nedeniyle sarsılan ekonomik geleceğinizin ve estetik masraflarınızın, yasal faiziyle birlikte “tam tazmin” ilkesine göre kusursuz bir şekilde tahsil edilmesi için vakit kaybetmeden iletişim sayfamız üzerinden profesyonel ekibimize ulaşın; hakkınız olan adaleti birlikte kazanalım.

DİĞER YAZILAR