AYM’den Cezaevinde Eğitim Hakkına İlişkin Önemli Karar (2021/2869)
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi (AYM), “Hüseyin Değirmen Başvurusu” (Başvuru Numarası: 2021/2869) ile ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin eğitim hakkına dair önemli bir içtihada imza atmıştır. Karar, 13 Ocak 2026 tarihinde verilmiş olup, 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvurucu Hüseyin Değirmen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü olarak Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmakta ve aynı zamanda Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisidir. Başvurucu, uzaktan öğretim programında yer alan çevrim içi sınavlara katılma talebinin reddedilmesi üzerine eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.
Olaylar zinciri, Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu’nun 15 Ekim 2020 tarihli kararıyla başlamıştır. Bu kararda, uzaktan eğitimin bir metot olduğu ve örgün eğitime yaygın eğitim vasfı kazandırmayacağı belirtilmiş, ancak uygun şartları sağlayan mahpusların Adalet Bakanlığı onayı ve kurum imkanları dahilinde çevrim içi sınavlara katılabileceği ifade edilmiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz, Kayseri 1. İnfaz Hâkimliği ve Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, istenen belgelerin sunulması halinde katılımın sağlanabileceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Ancak, 23 Kasım 2020 tarihinde Eğitim Kurulu yeni bir karar almıştır. Bu kararda, internet ortamında derslere ve sınavlara katılmak isteyen ondan fazla mahpusun tamamının terör örgütü üyesi olduğu ve bilgisayar ekranlarının ağ kullanım alanının geniş olması nedeniyle kurum tarafından kısıtlanamamasının güvenlik zafiyeti oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle terör örgütü mensubu olan mahpuslara internet bağlantılı bilgisayar kullandırılmayacağı, ancak sınav evrakının fiziken kuruma gönderilmesi halinde yüz yüze sınav imkanının sağlanabileceği belirtilmiştir. Başvurucunun bu yeni karara yaptığı itirazlar da İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından güvenlik gerekçeleriyle kesin olarak reddedilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamında değerlendirmiştir. AYM, ayrımcılık iddiasını ise başvurucunun yeterli delil sunmaması nedeniyle ayrı bir incelemeye tabi tutmamıştır.
AYM, daha önceki “Ömer Aslan” (B. No: 2021/3350, 2/7/2025) kararında yaptığı değerlendirmeleri bu başvuru için de geçerli görmüştür. Bu kararlarda vurgulandığı üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da mahpusların örgün eğitime devamı konusunda açık bir düzenleme olmamakla birlikte, Bakanlık düzenlemelerinde örgün eğitim modelinde yapılan çevrim içi sınavlara katılımına izin verilmesine yönelik hükümler bulunmaktadır.
Mahkeme, ceza infaz kurumu tarafından genel nitelikli ve bireyselleştirme yapılmadan alınan, olası risklere dair genel bir değerlendirmeye dayalı kararların eğitim hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Somut olayda da 23 Kasım 2020 tarihli Eğitim Kurulu kararının genel güvenlik sebeplerine dayalı olduğu, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin de bireyselleştirme yapmaksızın bu genel gerekçeleri onayladığı tespit edilmiştir. AYM, başvurucunun öznel durumu değerlendirilmeden karar verilmesinin eğitim hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir.
Bu gerekçelerle, Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verilmiştir. Basri BAĞCI ve Ömer ÇINAR karara karşıoy kullanmışlardır. Başvurucunun 21 Nisan 2024 tarihinde tahliye olması nedeniyle yeniden yargılama talebi reddedilmiş, ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutukluların eğitim hakkının korunması ve bu hakka yönelik getirilecek kısıtlamaların niteliği açısından önemli bir kilometre taşıdır. Karar, devletin ceza infaz kurumlarında eğitim ve iyileştirme faaliyetleri sağlama konusundaki pozitif yükümlülüğünü yeniden teyit etmekle kalmamış, aynı zamanda bu faaliyetlere yönelik kısıtlamaların “bireyselleştirilmiş” ve “somut” gerekçelere dayanması gerektiği ilkesini de pekiştirmiştir.
Karşıoy gerekçesinde belirtildiği üzere, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin doğrudan ceza infaz kurumlarında yükseköğretim imkanı sağlanması yönünde bir pozitif yükümlülük öngörmediği doğrudur. Ancak, mevcut mevzuat ve idari düzenlemelerle bu imkan sağlandığında, bu hakkın keyfi veya genel gerekçelerle kısıtlanamayacağı, her bir durumun kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği AYM’nin çoğunluk görüşünün temelini oluşturmaktadır. Ceza infaz kurumlarının güvenliği şüphesiz hayati bir öneme sahiptir; ancak güvenlik gerekçelerinin, temel hak ve özgürlükleri kısıtlarken somut ve kişiye özel risk değerlendirmelerine dayanması hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir.
Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki idari makamlara, eğitim hakkına yönelik kısıtlayıcı kararlar alırken sadece genel güvenlik kaygılarına sığınmak yerine, her bir hükümlü veya tutuklunun durumu, risk profili ve eğitim ihtiyaçları özelinde değerlendirme yapma yükümlülüğü getirmiştir. Böylece, eğitim hakkının ceza infaz kurumu duvarları ardında dahi güvence altına alındığı ve bu hakkın kısıtlanmasının Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen ölçülülük, sınırlı olma ve temel esaslara aykırı olmama ilkelerine uygun olması gerektiği vurgulanmıştır.
Karar Künyesi
- Karar Numarası: 2021/2869
- Başvurucu: Hüseyin DEĞİRMEN
- Karar Tarihi: 13/1/2026
- Resmî Gazete Tarih ve Sayı: 21/5/2026 – 33260
- Bölüm: İkinci Bölüm
- Başkan: Basri BAĞCI
- Üyeler: Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Kenan YAŞAR, Ömer ÇINAR
- Raportör: Fatma Gülbin ÖZTÜRK
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
AYM’nin cezaevinde eğitim hakkına ilişkin kararı ne hakkında?
Anayasa Mahkemesi (AYM), bir hükümlünün online sınavlara katılma talebinin bireysel değerlendirme yapılmadan genel güvenlik gerekçeleriyle reddedilmesini, eğitim hakkının ihlali saymıştır. Karar, cezaevinde bulunan kişilerin eğitim haklarının kısıtlanmasında bireyselleştirilmiş, somut gerekçeler aranması gerektiğini vurgulamaktadır.
-
Hüseyin Değirmen başvurusunun sonucu ne oldu?
AYM, Hüseyin Değirmen’in eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucu tahliye olduğu için yeniden yargılama talebi reddedilmiş, ancak ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla kendisine 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
-
AYM’nin bu kararı cezaevlerindeki eğitim hakkı için ne anlama geliyor?
Bu karar, ceza infaz kurumlarındaki idari makamlara, eğitim hakkına yönelik kısıtlayıcı kararlar alırken her bir hükümlü veya tutuklunun durumunu, risk profilini ve eğitim ihtiyaçlarını özel olarak değerlendirme yükümlülüğü getirmiştir. Genel güvenlik kaygılarının tek başına yeterli gerekçe olmayacağını vurgulayarak, eğitim hakkının cezaevlerinde dahi güvence altında olduğunu pekiştirmiştir.
