yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Yargıtay’dan Polis Memurunun Taksirle Öldürme Kararına Beraat

Giriş ve Olayın Özeti

Hukuk büromuz olarak, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararlarını yakından takip ederek, müvekkillerimize en güncel ve doğru hukuki bilgileri sunmayı hedeflemekteyiz. Bu kapsamda, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2021/1742 E., 2021/4196 K. sayılı kararı, özellikle kolluk görevlilerinin görevlerini ifa ederken karşılaştıkları riskler ve hukuki sorumlulukları açısından önemli bir değerlendirme sunmaktadır.

Söz konusu karar, bir polis memurunun taksirle öldürme suçundan yargılandığı davanın temyiz incelemesi sonucunda verilmiştir. Olay, iki grup arasında çıkan husumet nedeniyle kolluk kuvvetlerinin müdahale ettiği, sonrasında emniyet binası önünde toplanan 90-100 kişilik bir grubun polis memurlarına taş, sopa ve silahlarla saldırdığı bir ortamda gerçekleşmiştir. Görevli polis memuru, başka bir polis memuruna saldıran şahısları engellemek amacıyla havaya ateş açmış, ancak saldırının devam etmesi üzerine bir şahsı ensesinden çekmeye çalışırken, bu şahsın kendisinin boynunu sıkması üzerine kurtulmak için silahını tekrar havaya kaldırdığı sırada başka bir şahsın eline vurması neticesinde silahın ateş alması ve kalabalıktaki bir kişinin vefat etmesi şeklinde cereyan etmiştir. Yerel mahkeme, sanık polis memurunun TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar vermiş, ancak bu karar sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dosya kapsamındaki delilleri ve hukuki düzenlemeleri detaylı bir şekilde incelemiştir. Kararda öncelikle yaşama hakkı ve bu hakkın ihlalinin hukuka uygun sayılabileceği istisnai haller üzerinde durulmuştur. Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi ile Anayasa’nın 17. maddesi, yaşama hakkının korunmasını ve belirli koşullarda (meşru müdafaa, kanunun emrini yerine getirme, tutuklu kaçışını önleme vb.) kuvvete başvurulmasının hukuka uygunluğunu düzenlemektedir.

Yargıtay, Türk Ceza Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan “Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez” prensibini hatırlatarak, kanunla verilen görevin ifasının bir hukuka uygunluk nedeni olduğunu vurgulamıştır. Özellikle polis memurlarının görev ve yetkileri, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) ile detaylandırılmıştır. PVSK’nın 16. maddesi, polisin direnişle karşılaşması durumunda zor kullanma, bedeni kuvvet, maddi güç ve kanuni şartlar gerçekleştiğinde silah kullanma yetkisini düzenlemektedir. Bu madde, meşru savunma hükümlerinin yanı sıra, direnişi kırmak veya şüpheliyi yakalamak amacıyla belirli prosedürlere uyularak (dur çağrısı, uyarı ateşi) silah kullanılabileceğini belirtmektedir. Ayrıca, kendisine karşı silahla saldırı teşebbüs edildiğinde duraksamadan silahla ateş edebileceği de hüküm altına alınmıştır.

Yargıtay, somut olayı bu hukuki çerçevede değerlendirerek, polis memurunun görevini ifa ederken kanun hükmünü yerine getirdiğini ve kastı olmaksızın meydana gelen bu olayda hukuka uygunluk nedeninin sınırını aşmadığını belirtmiştir. Özellikle sanığın havaya ateş açmak için silahını kaldırdığı sırada eline darbe alması ve tetikteki parmağının istemsiz hareketi sonucu silahın ateş almasının olağan olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, Yargıtay, yerel mahkemenin taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararının hatalı olduğunu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini hükmetmiştir. Böylece, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarını yerinde bularak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, kolluk görevlilerinin zorlu ve tehlikeli görev ortamlarında karşılaştıkları fiili durumların hukuki değerlendirilmesi açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, polis memurunun görevini ifa ederken hukuka uygunluk nedenlerinin sınırları içinde kaldığını, eylemin meydana geliş şeklinin kasıtlı olmadığı gibi, görev sınırını aşma kastı da taşımadığını açıkça ortaya koymuştur. Özellikle, dışarıdan gelen bir müdahale (sanığın eline vurulması) sonucu silahın istemsiz olarak ateş alması gibi durumlar, görevlinin fiilini hukuka uygunluk nedeninin sınırları dışında değerlendirmenin mümkün olmadığını göstermektedir.

Bu karar, kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşların güvenliğinin temini için cansiperane görev yapan kolluk kuvvetlerinin, yasal yetkilerini kullanırken meydana gelebilecek istenmeyen sonuçlar karşısında adil bir hukuki korumaya sahip olmalarının altını çizmektedir. Aynı zamanda, hukuka uygunluk nedenlerinin ve bu nedenlerin sınırlarının somut olaydaki tüm detaylar göz önüne alınarak titizlikle değerlendirilmesi gerektiği prensibini de pekiştirmektedir. Hukuk büromuz, benzer nitelikteki davalarda müvekkillerine en doğru hukuki stratejiyi belirleme konusunda uzman kadrosuyla hizmet vermektedir.

Karar Künyesi

T.C. Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/1742
Karar No: 2021/4196
Karar Tarihi: 25.05.2021
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Öldürme
Hüküm: TCK’nın 85/1, 27/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (Yargıtay’ca Bozulmuştur)

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR