AYM’den M.Ş. Kararı: Tutuklamanın Hukuka Aykırılığı ve Başvuru Yollarının Tüketilmesi
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, 16 Aralık 2025 tarihinde verdiği ve Resmi Gazete’nin 30 Nisan 2026 tarihli 33239 sayısında yayımlanan 2023/97960 başvuru numaralı M.Ş. kararı ile bireysel başvuru süreçlerinde önemli bir içtihadı daha ortaya koymuştur. Bu karar, özellikle adli kontrol tedbirine uymama üzerine verilen tutuklama kararlarının hukuki niteliği ve bireysel başvuru yollarının tüketilmesi bağlamında dikkat çekmektedir.
Başvurucu M.Ş. hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) üye olma iddiasıyla soruşturma başlatılmış, ilk aşamada yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbirleri uygulanmıştır. Ancak 2023 yılında, yurt dışına yasa dışı yollarla kaçmaya çalıştığı şüphesiyle yakalanması üzerine, adli kontrol tedbirlerine uymaması gerekçesiyle tutuklanmıştır. Yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından 8 Ocak 2025 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, tutuklama kararının hukuka aykırı olduğunu ve tutukluluğa itirazı reddeden mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmadığını iddia ederek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, M.Ş.’nin başvurusunda ileri sürdüğü iddiaları iki ana başlık altında değerlendirmiştir:
Tutuklamanın Hukuka Aykırı Olduğu İddiası
Başvurucu, tutuklama ve tutuklamaya itirazın reddi kararlarının ilgili ve yeterli gerekçe içermediğini, kişisel durumunun dikkate alınmadığını ve ölçüsüz bir tutuklama kararı verildiğini ileri sürmüştür. AYM, bu iddiayı “başvuru yollarının tüketilmemesi” nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Kararda, başvurucunun kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğu ve tutuklamanın hukuki olmaması iddiası için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında tazminat davası açma imkânı olduğu belirtilmiştir. AYM, bu tür durumlarda tazminat yolunun öncelikle tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak önceki içtihatlarına atıfta bulunmuştur.
Mahkemelerin Bağımsız ve Tarafsız Olmadığı İddiası
M.Ş., gözaltına alındıktan sonra bağımsız ve tarafsız bir mahkeme huzuruna çıkarılmadığını iddia etmiştir. Ancak AYM, başvurucunun bu iddialarını “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Gerekçede, başvurucunun mahkemelerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını ihlal eden somut olay ve olgulara dair herhangi bir açıklama yapmadığı, yani iddialarını maddi ve hukuki olarak temellendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilmiştir.
AYM, başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı ve adil yargılanma hakkına ilişkin diğer iddialarını ise, aynı başvurucu tarafından yapılan ve incelemesi devam eden 2025/41945 sayılı bireysel başvuru kapsamında ele alınacağından, bu başvuru özelinde ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görmemiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin M.Ş. başvurusu kararı, bireysel başvuru süreçlerinde temel hak ihlallerinin iddia ediliş biçimi ve başvuru yollarının usulüne uygun tüketilmesinin önemi açısından yol göstericidir. Karar, özellikle kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin ardından tutuklamanın hukuka aykırılığı iddialarında CMK m. 141’deki tazminat yolunun öncelikli olarak kullanılması gerektiği ilkesini pekiştirmektedir. Bu durum, yargılamanın sonlanmasıyla birlikte tutukluluğun hukuka aykırılığına ilişkin şikâyetlerin, Anayasa Mahkemesi’ne gelmeden önce ulusal mevzuatta öngörülen etkin bir tazminat mekanizması aracılığıyla çözülmesi gerektiğini göstermektedir.
Ayrıca, mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi ciddi iddiaların, sadece soyut beyanlarla değil, somut deliller ve olgularla desteklenmesi gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır. Hukuki iddiaların temellendirilmesi, bireysel başvuru hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için vazgeçilmez bir koşuldur. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin hukuki süreçlerini bu hassasiyetle yönetmekte, hak arama yollarını eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde takip etmekteyiz.
Karar Künyesi
- Başvuru Numarası: 2023/97960
- Karar Tarihi: 16/12/2025
- Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 30/4/2026 – 33239
- Başvurucu: M.Ş. (Gizlilik talebi kabul edilmiştir)
- Konu: Adli kontrol tedbirine uymama üzerine verilen tutuklama kararının hukuka aykırı olması, tutuklama ve tutukluluğa itirazın reddi kararını veren mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
