yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

CGK: Cinsel Taciz ve HAGB Kararının Kanun Yararına Bozmaya Konu Edilmesi

Giriş ve Olayın Özeti

T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2023/159 Esas, 2026/9 Karar sayılı ve 07.01.2026 tarihli kararı, cinsel taciz suçlarında “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) kararlarının hukuki niteliği ve kanun yararına bozma yoluyla incelenebilirliği konusunda önemli bir emsal teşkil etmektedir. Bu karar, aynı zamanda TCK 105/2-d maddesinde düzenlenen elektronik haberleşme araçları vasıtasıyla cinsel taciz suçunun şikayete tabi olup olmadığına dair de net bir içtihat ortaya koymaktadır.

Olayda, sanık hakkında elektronik haberleşme araçlarıyla cinsel taciz suçundan (TCK 105/1, 105/2-d) 2.240,00 TL adli para cezası ve HAGB kararı verilmiştir. Sanığın bu HAGB kararına itirazı üzerine, Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi, cinsel taciz suçunun şikayete tabi olduğu ve mağdurun şikayetçi olmadığını beyan etmesi gerekçesiyle HAGB kararının kaldırılmasına hükmetmiştir. Bu karara karşı Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, TCK 105/2-d maddesindeki suçun nitelikli hali olduğundan şikayete tabi olmadığını belirterek kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesi, talebi reddederek, HAGB kararının yeniden verilebileceği ve itiraz yolunun açık olduğu gerekçesiyle olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya gidilemeyeceğine hükmetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu karara itirazı üzerine dosya, Ceza Genel Kurulu’nun önüne gelmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığın esasını, TCK’nın 105/2-d maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçuna dair HAGB kararını kaldıran merci kararının kanun yararına bozma yoluna konu edilip edilemeyeceği olarak belirlemiştir. Kurul, öncelikle kanun yararına bozma (CMK m. 309) kurumunun, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olduğunu vurgulamıştır. Bu yolun, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki, hukuk devleti için kabul edilemez boyuttaki hukuka aykırılıkların giderilmesi ve ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması amacını taşıdığını ifade etmiştir.

Kararda, HAGB kararlarının hukuki niteliği detaylıca ele alınmıştır. HAGB, kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve karma bir özelliğe sahip olan bir karar türüdür. Ceza Genel Kurulu, HAGB kararlarının, “maddi anlamda kesin hüküm” niteliği taşımadığını, ancak “şekli anlamda bir kesinlik” arz ettiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen HAGB kararlarının, ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi hukuka aykırılıkları gidermek amacıyla kanun yararına bozmaya konu edilebileceği kabul edilmiştir. Bu kabul, Anayasa Mahkemesi’nin HAGB kararlarıyla ilgili etkin bir kanun yolu başvurusunun bulunmamasına dair kararları ve son dönemde CMK’da yapılan değişiklikler (7445 ve 7499 sayılı Kanunlar ile HAGB kararlarına karşı istinaf ve temyiz yolunun açılması) ışığında değerlendirilmiştir.

Ceza Genel Kurulu ayrıca, TCK’nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin şikayete tabi olup olmadığı konusuna da açıklık getirmiştir. Kurul, kanun gerekçeleri ve yerleşmiş içtihatlar doğrultusunda, cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin (TCK 105/2-d gibi) soruşturma ve kovuşturmasının mağdurun şikayetine bağlı olmadığına hükmetmiştir. Bu tespit, Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin HAGB kararını kaldırırken kullandığı “şikayete tabi olma” gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, Ceza Genel Kurulu, HAGB kararını kaldıran merci kararının, mahiyeti itibarıyla CMK’nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kararı veren mahkemenin yeniden karar vermesi için bozulması gerektiğine karar vermiştir. Bu doğrultuda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etmiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin kanun yararına bozma talebini reddeden kararını kaldırmıştır.

Yorum

Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı, Türk ceza yargılaması hukukunda hem HAGB kararlarının olağanüstü kanun yolları karşısındaki konumunu netleştirmesi hem de cinsel taciz suçunun nitelikli hallerine ilişkin şikayet şartı konusundaki tereddütleri gidermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle TCK 105/2-d maddesindeki elektronik iletişim araçlarıyla işlenen cinsel taciz gibi nitelikli suçların şikayete tabi olmadığının kesin olarak belirtilmesi, mağdurların adalet arayışında önemli bir güvence sağlamaktadır. Karar, ayrıca yargı kararları arasındaki uygulama birliğinin sağlanması ve ciddi hukuki hataların giderilmesi noktasında kanun yararına bozma kurumunun etkinliğini teyit etmiştir. Bu içtihat, alt dereceli mahkemeler için yol gösterici nitelikte olup, gelecekte benzer konulardaki yargılamalara yön verecektir.

Karar Künyesi

  • Kurum: T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu
  • Esas No: 2023/159
  • Karar No: 2026/9
  • Karar Tarihi: 07.01.2026

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR