Hapis Cezam Zaman Aşımına Uğrar mı? Kaç Yıl Kaçarsam Ceza Düşer?

Hapis Cezam Zaman Aşımına Uğrar mı? Kaç Yıl Kaçarsam Ceza Düşer?

Hakkında kesinleşmiş bir hapis cezası bulunan kişilerin aklına er ya da geç aynı düşünce gelir: yeterince beklersem bu ceza düşer mi? Bu soru çoğu zaman umutla sorulur, çünkü kaçarak geçirilen yılların bir karşılığı olduğu sanılır. Kanun gerçekten de bir zamanaşımı öngörür; ancak süreler beklenenden çok daha uzundur ve bu yılların bedeli düşünülenden çok daha ağırdır.

Bu yazıda ceza zamanaşımının ne olduğunu, hangi ceza için hangi sürenin öngörüldüğünü, sürenin ne zaman işlemeye başladığını, hangi hallerde kesildiğini ya da durduğunu, kaçarak geçirilen yılların gerçekte neye mal olduğunu ve zamanaşımının dolduğu düşünülüyorsa nereye başvurulacağını anlatıyoruz.

Ceza Zamanaşımı Nedir

Ceza zamanaşımı, kesinleşmiş bir cezanın TCK m.68’de yazılı süre geçtikten sonra artık infaz edilememesidir. Bu süreler beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli cezalarda yirmi dört yıl, müebbette otuz yıl, ağırlaştırılmış müebbette kırk yıldır. Türk Ceza Kanunu bu kurumu ayrıca düzenler ve her ceza türü için farklı süreler belirler.

Bu, dava zamanaşımından farklıdır; dava zamanaşımı yargılama aşamasında işlerken, ceza zamanaşımı hüküm kesinleştikten sonra gündeme gelir.

Kurumun arkasındaki mantık, çok uzun süre infaz edilmemiş bir cezanın artık amacına hizmet etmeyeceği düşüncesidir. Aradan onlarca yıl geçtiğinde hem kişi hem de toplum değişmiş olur ve cezanın uygulanması beklenen sonucu doğurmaz. Bu nedenle kanun belirli bir noktadan sonra infaz imkanını ortadan kaldırır.

Ancak bu, kaçmanın ödüllendirildiği anlamına gelmez. Süreler oldukça uzun tutulmuştur ve kanun, kişinin kaçmasını sürenin işlemesine engel olacak biçimde düzenlemiştir. Bu nedenle uygulamada zamanaşımı nedeniyle düşen ceza sayısı, sanılanın aksine oldukça sınırlıdır.

Süreler Ceza Türüne Göre Değişir

Ceza zamanaşımı süreleri (TCK m.68)
Hükmedilen cezaZamanaşımı süresi
Ağırlaştırılmış müebbet hapis40 yıl
Müebbet hapis30 yıl
20 yıl ve daha fazla süreli hapis24 yıl
5 yıldan fazla hapis20 yıl
5 yıla kadar hapis ve adli para cezaları10 yıl

Fiili işlediği sırada 12-15 yaş arasında olanlar hakkında bu sürelerin yarısı, 15-18 yaş arasında olanlar hakkında üçte ikisi geçtiğinde ceza infaz edilemez. Süre boyunca yakalama emri sistemde kalır; sıradan bir kimlik kontrolü bile gözaltıyla sonuçlanır.

Kanun, cezanın ağırlığına göre kademeli süreler öngörmüştür. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında süre kırk yıl, müebbet hapis cezalarında ise otuz yıl olarak belirlenmiştir. Bu süreler, cezanın ağırlığıyla orantılı biçimde uzun tutulmuştur.

Süreli hapis cezalarında da kademelendirme vardır. Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl öngörülmüştür. Beş yıla kadar hapis cezaları ile adli para cezalarında ise süre on yıldır.

Bu tablo, kaçarak beklemenin gerçekçi bir seçenek olmadığını açıkça gösterir. Kısa süreli bir hapis cezası için bile on yıl beklemek gerekir ve bu süre boyunca hakkında yakalama kaydı bulunan kişi normal bir hayat süremez.

Süre Ne Zaman Başlar

Ceza zamanaşımı süresi, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Firar halinde ise süre, firar tarihinden itibaren yeniden işler. Yani infaza başlanıp kişi kaçmışsa, o ana kadar geçen süre hesaba katılmaz ve saat yeniden kurulur.

Bu kural, infazın bir bölümünü çekip kaçan kişiler bakımından önemli bir sonuç doğurur. Kişi cezasının önemli bir kısmını çekmiş olsa bile, firar ettiğinde zamanaşımı süresi baştan işlemeye başlar ve bu süre yıllarla ölçülür.

Hükümlünün yakalanması halinde ise infaza kaldığı yerden devam edilir. Firarda geçen süre cezadan sayılmaz; yani kaçarak geçirilen yıllar ne cezayı eritir ne de zamanaşımına katkı sağlar. Bu, kaçmanın pratikte hiçbir kazanç sağlamadığını gösteren en açık kuraldır.

Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller

Kanun, zamanaşımını kesen halleri ayrıca düzenler. Mahkumiyet hükmünün infazı için yetkili makam tarafından yapılan işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Yakalama emri düzenlenmesi ya da infaza yönelik somut bir işlem yapılması bu kapsamdadır.

Bu düzenleme, uygulamada zamanaşımının fiilen dolmasını çok zorlaştırır. Hakkında yakalama emri bulunan bir kişi bakımından adli makamlar dönem dönem işlem yaptığından, süre pratikte defalarca kesilir ve baştan işlemeye başlar.

Ayrıca kişinin başka bir suçtan kurumda bulunduğu dönemde de zamanaşımı işlemez. Yani bir dosyadan cezasını çeken kişi bakımından diğer dosyanın zamanaşımı durur ve infaz sırası geldiğinde işlemeye devam eder. Bu nedenle birden fazla dosyası olanlar için zamanaşımı beklentisi gerçekçi değildir.

Kaçarak Geçirilen Yılların Gerçek Bedeli

Zamanaşımı süresini beklemek teoride mümkün görünse de, pratikte bu yıllar kişinin hayatını fiilen durdurur. Hakkında yakalama kaydı bulunan kişi bankada işlem yaparken, noterde imza atarken, hastaneye başvururken ya da çocuğunu okula kaydettirirken sorun yaşar.

Sıradan bir trafik kontrolü, otel girişi ya da kimlik ibrazı gerektiren herhangi bir işlem yakalanmayla sonuçlanabilir. Bu nedenle kişi yıllarca sürekli tedirginlik içinde yaşar ve düzenli bir iş, seyahat ya da resmi işlem yapma imkanı büyük ölçüde ortadan kalkar.

Buna karşılık kendiliğinden teslim olan kişi, doğrudan açık ceza infaz kurumuna yerleştirilme imkanını korur ve denetimli serbestlik takvimi çok daha erken işlemeye başlar.

Hesap yapıldığında tablo çoğu zaman şaşırtıcıdır. Beş yıllık bir cezada genel oran uygulandığında ve denetimli serbestlik devreye girdiğinde fiilen kurumda kalınan süre, on yıllık zamanaşımı süresinin çok altındadır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Zamanaşımının Dolduğunu Düşünüyorsanız

Zamanaşımının dolduğu kanaatindeyseniz, bu talebin infaz savcılığına ya da infaz hâkimliğine yazılı olarak iletilmesi gerekir. Dilekçede hükmün kesinleşme tarihi, varsa firar tarihi ve süreyi kesen bir işlem bulunup bulunmadığı somut biçimde gösterilmelidir. Dosya bilgilerine e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme yapılırken dosyadaki bütün işlemler incelenir. Aradan uzun yıllar geçmiş olsa bile, dosyada zamanaşımını kesen bir işlem bulunuyorsa süre yeniden başlamış sayılır. Bu nedenle yalnızca takvim hesabına dayanan talepler çoğu zaman sonuçsuz kalır.

Talep kabul edilirse ceza infaz edilemez hale gelir ve yakalama kaydı kaldırılır. Reddedilmesi halinde ise karara karşı itiraz yolu açıktır. Her iki ihtimalde de sürecin sessizce beklenmesi yerine dosyanın incelenmesi, kişinin gerçek durumunu öğrenmesini sağlar.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Yaygın bir yanılgı, yurt dışına çıkmanın zamanaşımını işletmeye devam ettireceğidir. Yurt dışında bulunmak süreyi kişinin lehine çalıştırmaz; ülkeye giriş yapıldığı anda yakalama emri uygulanır ve infaz başlar.

Bir diğer yanılgı, adli para cezalarında zamanaşımının daha kolay dolacağıdır. Bu cezalarda da süre on yıldır ve infaza yönelik işlemler süreyi keser.

Sık karşılaşılan bir başka durum, kişinin infazın ertelendiği dönemi zamanaşımı sanmasıdır. Erteleme süresinde ceza ayakta kalır ve süre dolduğunda infaza başlanır; bu iki kurum birbirinden tamamen farklıdır.

Zamanaşımı Uygulanmayan Suçlar

Kanun bazı suçlar bakımından zamanaşımını tamamen kaldırmıştır. Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve işkence gibi ağır insan hakları ihlali niteliğindeki fiiller ile bunların yurt dışında işlenmiş halleri bakımından ne dava ne de ceza zamanaşımı işler. Bu düzenlemenin amacı, bu tür fiillerin zamanın geçmesiyle cezasız kalmasını önlemektir.

Aynı şekilde, uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan bazı yükümlülükler nedeniyle belirli suç grupları bakımından da özel kurallar uygulanır. Bu nedenle zamanaşımı hesabı yapılmadan önce, dosyanın bu istisnalar arasında yer alıp almadığının kontrol edilmesi gerekir. Aksi halde yıllarca sürecek bir bekleyişin hiçbir karşılığı olmayacağı sonradan anlaşılır.

Bu istisnalar dışında kalan suçlarda dahi, hükmün infazına yönelik her işlem süreyi keseceğinden pratikte zamanaşımının dolması oldukça zordur. Dosyada yıllar içinde yapılan yakalama emri yenilemeleri, adres araştırmaları ve kayıt işlemleri bu kesme sonucunu doğurur ve süre defalarca baştan işlemeye başlar.

Eski Bir Dosyanın Durumu Nasıl Öğrenilir

Yıllar önce açılmış ve unutulmuş bir dosyanın hangi aşamada olduğunu öğrenmenin en pratik yolu, kimlik bilgileriyle sorgu yapmaktır. Adli sicil kaydı, kesinleşmiş bir mahkumiyetin bulunup bulunmadığını gösterir; ancak infaz durumunu ve yakalama kaydını göstermez. Bu nedenle yalnızca sicile bakarak dosyanın kapandığı sonucuna varmak yanıltıcıdır.

Gerçek durumu öğrenmenin yolu, ilgili Cumhuriyet başsavcılığının ilamat ve infaz bürosundan bilgi almaktır. Bu başvuru kişinin kendisi ya da avukatı tarafından yapılabilir ve dosyanın hangi aşamada olduğu, hakkında yakalama emri bulunup bulunmadığı ve infazın ne kadarının kaldığı bu şekilde net biçimde öğrenilir. Öğrenilen bilgiye göre teslim olma ya da erteleme talebi gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Kanun Ne Diyor: TCK m.68

Ceza zamanaşımı süreleri TCK m.68’de tek tek sayılmıştır ve kaçarak cezadan kurtulmayı pratikte imkansız kılacak kadar uzundur. Maddeye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl, müebbet hapis cezalarında otuz yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında ise on yıl geçmedikçe ceza infaz edilebilir.

Yaş bu süreleri kısaltan tek etkendir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

Bu süre boyunca yakalama emri sistemde kalır ve kişi hiçbir resmi işlem yapamaz. Sıradan bir kimlik kontrolü, hastane başvurusu, ehliyet yenileme ya da yurt dışı çıkışı gözaltına alınmayla sonuçlanır. Bu nedenle zamanaşımını beklemek gerçekçi bir strateji değildir; bunun yerine infazın ertelenmesi, denetimli serbestlik ya da açık kuruma doğrudan yerleştirilme gibi kanuni imkanların değerlendirilmesi çok daha sonuç vericidir.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Ceza zamanaşımı, kâğıt üzerinde var olan ancak pratikte çok nadir işleyen bir kurumdur. Süreler uzun tutulmuş, kesme ve durma halleri geniş düzenlenmiş ve firarda geçen sürenin sayılmaması kuralı getirilmiştir. Bu üç kural bir araya geldiğinde, bekleyerek sonuç almak neredeyse imkansız hale gelir.

Buna karşılık bekleyen kişi, o yıllarda fiilen özgür de olmaz. Yakalama kaydı hayatın her alanında karşısına çıkar ve bu dönem cezadan da sayılmaz. Oysa aynı kişi teslim olduğunda, hesap çoğu dosyada beklenenden çok daha kısa bir süre gösterir.

İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, eski bir dosyanız nedeniyle zamanaşımının dolup dolmadığını öğrenmek ya da kesinleşmiş cezanız için gerçek infaz süresini hesaplatmak istiyorsanız, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Kesinleşmiş hapis cezam zaman aşımına uğrar mı, yani kendi kendine düşer mi?

    Evet, mahkeme kararınız kesinleştikten sonra bile hapis cezaları, kanunda belirtilen belirli süreler içinde devlet tarafından uygulanmazsa hukuken ortadan kalkar. Bu durumda hakkınızdaki yakalama emirleri de sistemden silinir.

  • Cezadan kaçarsam cezam düşer mi, kurtulur muyum?

    Cezadan kaçarak zaman aşımını beklemek, modern hukuk ve bilişim sistemimizde neredeyse imkânsızdır ve çok ağır bir hayat sürmenize neden olur. Cezanızın düşmesi için sadece sürenin geçmesi değil, bu sürenin hiçbir şekilde kesilmemesi gerekir.

  • Bir hapis cezasının zaman aşımına uğraması için kaç yıl geçmesi gerekiyor?

    Zaman aşımı süresi aldığınız cezanın miktarına göre değişir: 5 yıla kadar hapis cezaları için 10 yıl, 5 yıldan fazla cezalar için 20 yıl, müebbet hapis cezaları için 30 yıl ve ağırlaştırılmış müebbet için 40 yıldır. Bu sürelerin kesintisiz geçmesi esastır.

  • Müebbet hapis cezası da zaman aşımına uğrar mı?

    Evet, müebbet hapis cezaları 30 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ise 40 yıl içinde infaz edilmezse zaman aşımına uğrar. Ancak insanlığa karşı suçlar gibi bazı özel durumlar bu kuralın dışındadır.

  • Her suçta zaman aşımı işler mi, bazı suçların zaman aşımı olmaz mı?

    Hayır, bazı çok ağır suçlarda zaman aşımı asla işlemez. Örneğin, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak belirtilen suçlarda verilen hapis cezaları hiçbir zaman zaman aşımına uğramaz.

  • Çocukların aldığı hapis cezaları için zaman aşımı süreleri daha kısa mı oluyor?

    Evet, hukuk sistemimiz suç işlediği sırada 18 yaşından küçük olan çocuklar için zaman aşımı sürelerini ciddi oranda kısaltır. 12-15 yaş grubundaki çocuklar için süreler yarıya, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için ise üçte ikiye iner.

  • Birden fazla cezam varsa zaman aşımı nasıl hesaplanır, hepsi ayrı ayrı mı düşer?

    Eğer birden fazla hapis cezanız varsa, bu cezalar toplanır (içtima edilir). Zaman aşımı süresi ise aralarındaki en ağır ceza için öngörülen süreye göre hesaplanır, yani hepsi için tek bir en uzun süre baz alınır.

  • Zaman aşımı süresini sıfırlayan veya kesen şeyler nelerdir?

    Zaman aşımı süresi, infaz savcılığının size çağrı kağıdı göndermesi, infaz amacıyla yakalanmanız veya kaçak durumdayken üst sınırı iki yıldan fazla kasıtlı yeni bir suç işlemeniz gibi durumlarla anında kesilir ve baştan başlar.

  • Yakalanırsam veya tebligat alırsam, o ana kadar kaçtığım süre boşa mı gider?

    Evet, yakalanmanız veya usulüne uygun bir tebligat almanız durumunda, o güne kadar geçen tüm süre sıfırlanır ve cezanın düşmesi için zaman aşımı süresi yeniden başlar. Bu, kaçan kişiler için en yıkıcı sonuçtur.

  • Eski kanun zamanından kalma bir cezam varsa, zamanaşımı nasıl hesaplanır?

    Eski 765 sayılı TCK döneminden kalma, yani 1 Haziran 2005’ten önceki suçlar için hem eski hem de yeni kanunun zamanaşımı süreleri ayrı ayrı hesaplanır. Hükümlü için hangi kanun daha avantajlı (lehe) ise, o kanunun süreleri uygulanır.

  • Zaman aşımına uğrayan bir ceza için yine de hapse girer miyim?

    Hayır, eğer cezanız kanuni süreler içinde zaman aşımına uğramışsa, infaz savcılığı bu durumu kendiliğinden tespit ederek cezanın düşmesine karar verir. Bu durumda hapse girmezsiniz ve hakkınızdaki yakalama emirleri kaldırılır.

  • Cezadan kaçmak yerine daha mantıklı yasal yollar var mı?

    Kesinlikle var. Kaçmak yerine, cezanız kesinleştiğinde infaz erteleme, doğrudan açık cezaevine geçiş hakkı, lehe kanun başvurusu veya Kanun Yararına Bozma gibi yasal yolları kullanarak cezanızı düşürme veya hafifletme imkanlarını değerlendirmek çok daha akılcıdır.

İLGİLİ YAZILAR