Kamulaştırmada Tescil Hükmünün Kesinliğine AYM’den İptal Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Kamulaştırma süreçlerinde, taşınmazın idare adına tesciline ilişkin mahkeme kararlarının kesin nitelikte olması, mülk sahipleri için önemli sorunlara yol açıyordu. Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Tescil hükmü kesin olup,…” ibaresi, kamulaştırma bedeli henüz kesinleşmeden taşınmazın tapusunun idareye geçmesine imkan tanıyor, bu da gerçek bedelin ödenmesi ilkesiyle çelişiyordu. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, bu kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etme kararı almıştır. Bu karar, mülkiyet hakkının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kuralı değerlendirirken Anayasa’nın 13. (Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması), 35. (Mülkiyet Hakkı) ve 46. (Kamulaştırma) maddelerini esas almıştır. Mahkeme, özellikle Anayasa’nın 46. maddesinde yer alan “gerçek karşılığın peşin ödenmesi” güvencesine vurgu yapmıştır. Kamulaştırmanın anayasal ögelerine uygun olabilmesi için, taşınmazın gerçek karşılığının ve kesin hükme bağlanan artırım bedelinin, en geç taşınmazın idare adına tescil edildiği anda ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. İptal edilen kural, tescil hükmünün kesin olması nedeniyle, kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini oluşturup oluşturmadığı kesin olarak tespit edilmeksizin mülkiyetin idareye geçmesine yol açıyordu. Bu durum, malikin mülkünden yoksun bırakılırken gerçek bedelin tamamını almamasını ve peşin ödeme güvencesinin ihlalini ifade ediyordu. Anayasa Mahkemesi, bu gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. İptal hükmü, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kamulaştırma hukukunda önemli bir paradigma değişikliğini beraberinde getirmektedir. Artık, kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesi için, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri üzerinden kesin olarak belirlenmiş ve malike peşin olarak ödenmiş olması gerekecektir. Bu karar, mülkiyet hakkının korunması ve Anayasa’da yer alan güvencelerin somutlaştırılması açısından büyük bir adım niteliğindedir. Uygulamada, bu kararla birlikte mülk sahiplerinin mağduriyetlerinin önüne geçilmesi öngörülürken, idarelerin de kamulaştırma süreçlerini daha şeffaf ve adil bir şekilde yürütmeleri gerekecektir. Taşınmaz sahipleri, bedel tespiti ve tescil davalarında kanun yolu incelemesi sonucunda belirlenecek nihai bedeli bekleyebilecek, böylece gerçek karşılık ödenmeden mülkiyet kaybı riski ortadan kalkacaktır. Bu gelişme, gayrimenkul hukuku alanında müvekkillerimizin haklarını daha etkin bir şekilde savunmamız için yeni bir zemin hazırlamaktadır.
Karar Künyesi
- Esas Sayısı: 2025/190
- Karar Sayısı: 2026/38
- Karar Tarihi: 12/2/2026
- R.G.Tarih-Sayı: 21/5/2026-33260
- İtiraz Yoluna Başvuran: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- İptali İstenen Kural: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin sekizinci fıkrasının sekizinci cümlesinde yer alan “Tescil hükmü kesin olup,…” ibaresi
- Dayanılan Anayasa Maddeleri: 35., 36. ve 46. maddeler (Değerlendirme sonucunda 13., 35. ve 46. maddeler)
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
