yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Yargıtay CGK: Hâkimin Davaya Bakamayacağı Hâller ve Adil Yargılanma Hakkı

Giriş ve Olayın Özeti

Türkiye’nin en yüksek yargı organlarından Yargıtay Ceza Genel Kurulu (CGK), hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkı açısından emsal niteliğinde bir karara imza attı. 2022/302 E. ve 2026/73 K. sayılı bu kararda, yargılamanın temelini oluşturan hâkimin tarafsızlığı ilkesine dikkat çekildi. Olay, sanık hakkında "çocuğun cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla başlayan hukuki süreçte gelişti. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kısmen değiştirilerek daha ağır cezalara hükmedilmişti. Bu karar, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildi. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi, delillerin çelişkili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi direndi ve önceki hükümlerinde ısrar etti. Bunun üzerine dosya, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne, oradan da Ceza Genel Kurulu’na geldi. CGK, dosyanın esasına geçmeden önce kritik bir ön sorunu ele aldı.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Ceza Genel Kurulu’nun ele aldığı ön sorun, yargılama sürecinde önemli bir usul hatasına ilişkindi. Buna göre, sanığın tutukluluk hâlinin devamına yapılan itirazı reddeden bir hâkimin, daha sonra Yargıtay üyesi olarak atanmasının ardından, aynı davanın temyiz aşamasındaki müzakerelere katılmasıydı. CGK, bu durumu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)’nun "Hâkimin davaya bakamayacağı hâller" başlıklı 22. ve "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23/1. maddeleri kapsamında değerlendirdi. CMK 23/1. maddesi, bir karar veya hükme katılan hâkimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin verilecek karar veya hükme iştirak edemeyeceğini açıkça belirtir. Gerekçesinde de vurgulandığı üzere, hâkimlerin bir işe müdahil olduklarında önceden fikir veya düşüncelerinin olmaması, tarafsız kalmalarının temel koşuludur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de bu ilkeyi Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul etmektedir.

Ceza Genel Kurulu, somut olayda, hâkimin soruşturma evresindeki tutukluluk itirazını reddederek bir görüş bildirmesinin ardından, aynı davada temyiz aşamasında üye sıfatıyla oy kullanmasının CMK 23/1. maddesine aykırı olduğuna hükmetti. Bu durumun, CMK’nın "Hukuka kesin aykırılık hâlleri" başlıklı 289/1-b bendinde yer alan "Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması" hâlini oluşturduğuna işaret edildi. CGK, bu usul hatasının Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukuk normu hâline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İHAS)’nın 6/1. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu net bir şekilde ifade etti. Bu nedenle, hukuka aykırı şekilde verilen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi’nin kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme hükmünün hukuken geçersiz olduğuna karar verildi. Ceza Genel Kurulu, söz konusu kararları kaldırarak dosyanın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik temyiz incelemesinin yeniden yapılabilmesi amacıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine hükmetti.

Yorum

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı, Türk yargı sistemi içinde hâkimin tarafsızlığı ve adil yargılanma hakkının ne denli kritik öneme sahip olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Yargılamanın her aşamasında, hukuki süreçlere katılan hâkimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin en ufak bir şüpheye mahal vermemek, hukukun üstünlüğü ilkesinin vazgeçilmez bir gereğidir. Özellikle CMK 23/1 gibi açık hükümlerin varlığı, yargı mensuplarının dikkatini bu ilkelere çekmekte ve olası usul hatalarının önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Bu karar, yargısal süreçlerdeki usul kurallarının titizlikle uygulanmasının, maddi gerçeğe ulaşmak ve adil bir sonuca varmak kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Verilen bu karar, yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek benzer durumlara ışık tutacak, yargı pratiğinde önemli bir referans noktası teşkil edecektir.

Karar Künyesi

  • Kararı Veren Makam: T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu
  • Esas Numarası: 2022/302 E.
  • Karar Numarası: 2026/73 K.
  • Karar Tarihi: 04.02.2026 (Müzakere Tarihi)
  • Ön Soruna İlişkin Karar: Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 4998-13095 sayılı ilamı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2440-303 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin kaldırılmasına, dosyanın yeniden temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR