yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

AYM’den KHK ile İhraç Edilen Avukatın Baroya Kaydı Hakkında Tarihi Karar

Giriş ve Olayın Özeti

Türkiye’nin yakın geçmişinde olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen kişilerin mesleki hayatlarına devam etmeleri önemli hukuki tartışmalara yol açmıştır. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2018/35654 başvuru numaralı, Yavuz Şahin kararında özel hayata saygı hakkının ihlali iddiasına ilişkin verdiği karar, KHK ile ihraç edilen hukukçuların baro levhasına yazılması konusunda emsal teşkil etmektedir.

Başvurucu Yavuz Şahin, kamu görevinden 672 sayılı OHAL KHK’sı ile ihraç edilmesinin ardından, Ankara Barosu’na avukat olarak yeniden yazılma talebinde bulunmuştur. Ankara Barosu ve ardından Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu, başvurucu hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı gerekçesiyle bu talebi kabul etmiştir. Ancak Adalet Bakanlığı, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliği taşıdığı ve KHK ile ihraç edilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği hükmü uyarınca TBB’nin kararına itiraz etmiştir. TBB’nin ısrar kararı üzerine Bakanlık, TBB kararının iptali için Ankara 13. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır. İdare Mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan Bölge İdare Mahkemesi, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliği taşıdığını ve KHK hükmünün bu durumu kapsadığını belirterek TBB kararını iptal etmiştir. Bunun üzerine başvurucu, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamında incelemiştir. AYM, başvurucunun mesleki hayatına yönelik müdahalenin, sosyal ve mesleki itibarı üzerindeki ciddi etkileri nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilebileceğine hükmetmiştir. Müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullara, özellikle “kanunilik” ilkesine uygun olup olmadığını değerlendirmiştir.

Mahkeme, derece mahkemelerinin KHK’da yer alan “kamu hizmetinde istihdam edilmeme” yasağını, serbest avukatlık mesleğini de kapsayacak şekilde yorumlamasını ele almıştır. AYM, avukatlık mesleğinin şüphesiz bir kamu hizmeti niteliği taşıdığını ancak bunun bir “istihdam” ilişkisi anlamına gelmediğini vurgulamıştır. Serbest avukatlığın devlet hiyerarşisine dahil olmayan, devletten maaş alınmayan, gelirleri vekalet ücretinden oluşan bağımsız bir meslek olduğunu belirtmiştir. Kamu görevlisi olmayan, idari ya da özel hukuk sözleşmeleriyle kamu hizmetinde çalıştırılmayan avukatların KHK’daki “kamu hizmetinde istihdam edilme” yasağı kapsamında kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin, “kamu hizmetinde istihdam edilme” yasağını serbest avukatlığı da kapsayacak şekilde genişletici ve öngörülemez bir yoruma tabi tutmasının, müdahalenin kanuni dayanağını ortadan kaldırdığı sonucuna varmıştır. Bu genişletici yorumun sadece avukatlık değil, hekimlik, mühendislik gibi diğer serbest meslekler için de benzer keyfiliğe yol açabileceğine dikkat çekilmiştir. Bu nedenle, özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanunilik koşulunu sağlamadığına ve Anayasa’nın 20. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiştir.

AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Ankara 13. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetmiştir. Başvurucunun tazminat talebini ise yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.

Yorum

Anayasa Mahkemesi’nin Yavuz Şahin kararı, KHK ile kamu görevinden ihraç edilen kişilerin serbest meslek icra etme haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların “kanunilik” ilkesine uygun olması gerektiğini, yani yasal düzenlemelerin açık, öngörülebilir ve kesin olması zorunluluğunu bir kez daha vurgulamıştır. Derece mahkemelerinin yorumunun, bir kanun hükmünü keyfi ve genişletici bir şekilde uygulayarak öngörülemez sonuçlar doğurduğu ve bu durumun kanunilik ilkesini ihlal ettiği tespiti, hukukun üstünlüğü ilkesinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Bu karar, serbest avukatlık mesleğinin kamu hizmeti yönü bulunsa da, bir istihdam ilişkisi çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Böylece, KHK mağdurlarının mesleki hayatlarına devam etme haklarının korunması ve hukuki güvenliklerinin sağlanması adına önemli bir güvence sağlamıştır. Kararın, benzer durumda olan diğer serbest meslek grupları için de yol gösterici olması beklenmektedir.

Karar Künyesi

  • Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kararı
  • Başvuru Numarası: 2018/35654
  • Karar Tarihi: 10/2/2021
  • Başkan: Hasan Tahsin GÖKCAN
  • Başvurucu: Yavuz ŞAHİN

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • KHK ile kamu görevinden ihraç edilen kişiler serbest avukatlık yapabilir mi?

    Evet, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Yavuz Şahin kararında belirtildiği üzere, serbest avukatlık ‘kamu hizmetinde istihdam’ kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu nedenle, KHK ile kamu görevinden ihraç edilen bir hukukçunun avukatlık mesleğini serbest olarak icra etmesine yasal bir engel bulunmamaktadır.

  • Anayasa Mahkemesi bu kararı hangi gerekçeyle verdi?

    AYM, derece mahkemelerinin KHK’daki ‘kamu hizmetinde istihdam edilmeme’ yasağını, serbest avukatlık mesleğini de kapsayacak şekilde genişletici ve öngörülemez bir yoruma tabi tutmasının ‘kanunilik ilkesine’ aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu durumun, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlali anlamına geldiği belirtilmiştir.

  • Bu karar sadece avukatlar için mi geçerlidir?

    Karar doğrudan avukatlık mesleği üzerine verilmiş olsa da, AYM’nin gerekçeleri (serbest mesleklerin ‘istihdam ilişkisi’ kapsamında değerlendirilmemesi ve ‘kanunilik ilkesi’) benzer nitelikteki hekimlik, mühendislik gibi diğer serbest meslek grupları için de yol gösterici ve emsal teşkil etmesi beklenmektedir.

  • ‘Kanunilik ilkesi’ ne anlama gelmektedir?

    ‘Kanunilik ilkesi’, temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yasal düzenlemelerle açık, öngörülebilir ve kesin bir şekilde belirlenmiş olması gerektiğini ifade eden hukukun temel ilkelerinden biridir. Bir hükmün yorum yoluyla keyfi ve genişletici bir şekilde uygulanması bu ilkeye aykırıdır.

  • KHK ile ihraç edilmek, bir kişinin tüm mesleki hayatına tamamen engel teşkil eder mi?

    Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, KHK’daki ‘kamu hizmetinde istihdam edilmeme’ yasağının kapsamını daraltmıştır. Buna göre, kamu hizmeti niteliği taşısa da bir ‘istihdam ilişkisi’ gerektirmeyen serbest meslekleri icra etmeye engel teşkil etmediği yönünde önemli bir güvence sağlamıştır. Bu, KHK ile ihraç edilenlerin mesleki hayatlarına devam etme haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

DİĞER YAZILAR