Boşanma Sürecinde Kadının Yalnızca Kızlık Soyadını Kullanma Hakkı
Giriş ve Olayın Özeti
Kişisel kimliğin önemli bir parçası olan soyadı, evlilik ve boşanma süreçlerinde sıklıkla gündeme gelen hukuki konulardan biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesi, evlenmeyle kadının kocasının soyadını almasını öngörürken, özellikle boşanma davaları devam ederken kadınların kendi kızlık soyadlarını kullanma talepleri, Yargıtay’ın son kararlarıyla yeni bir boyut kazanmıştır.
İncelediğimiz bu Yargıtay kararına konu olan olayda, taraflar 2018 yılında evlenmiş ve boşanma davaları derdest halde iken davacı kadın, eşinin adli sicil kayıtları nedeniyle onun soyadını taşımak istemediğini ve sadece bekarlık soyadını kullanmak için izin talep etmiştir. Davacı, kocasının soyadını kendi kızlık soyadıyla birlikte kullanma seçeneğini de tercih etmediğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi (Kütahya 1. Aile Mahkemesi) davayı kabul etmiş, karara davalı koca tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi (BAM 2. Hukuk Dairesi) tarafından esastan reddedilmiştir. Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Dava sürecinde, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 187. maddesinin evli kadının kocasının soyadını taşıma yükümlülüğünü düzenlediği belirtilmiş olsa da, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde olduğu ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalarla kanunların farklı hükümler içermesi halinde Milletlerarası Antlaşma hükümlerinin esas alınacağı vurgulanmıştır.
Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 8. maddesi özel hayata ve aile hayatına saygıyı ifade ederken, 14. maddesi cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kişinin soyadını özel hayat kapsamında değerlendirerek, evli kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu özel hayata müdahale olarak kabul etmektedir. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.09.2015 tarihli, 2014/2-889 Esas ve 2015/2011 Karar sayılı ilamında da, yalnızca kızlık soyismini kullanmayı istemek için haklı bir gerekçenin bulunmasının gerekmediği belirtilmiştir. Bu hak, AİHS’nin 8. maddesi ve Anayasa’nın 17. maddeleri kapsamında bir insan hakkı olup, cinsiyete dayalı bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanması gerekmektedir. Aksi durum, AİHS’nin 14. maddesine aykırılık teşkil edecektir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, bu uluslararası ve anayasal ilkeleri dikkate alarak davacı kadının sadece kendi kızlık soyadını kullanabileceğine karar vermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de, davalı vekilinin temyiz sebeplerini yerinde bulmayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamış ve kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Boşanma davasının sürüncemede bırakıldığına dair davalı iddiası da kararın bozulmasını gerektiren bir neden olarak değerlendirilmemiştir.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, Türk hukuk sisteminde kadının soyadı hakkına ilişkin önemli bir adımı daha pekiştirmektedir. Özellikle boşanma süreçlerinin hassasiyeti göz önüne alındığında, bir kadının evlilik birliği devam ederken dahi, kendi kimliğini ve kişisel tercihini yansıtan kızlık soyadını kullanma özgürlüğüne sahip olması, bireysel haklar ve cinsiyet eşitliği ilkeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerin iç hukuktaki üstünlüğünü bir kez daha teyit etmekle kalmayıp, kadınların soyadı tercihi konusunda haklı bir gerekçe sunma zorunluluğunu ortadan kaldıran önceki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadını da güçlendirmektedir.
Bu emsal karar, boşanma davası devam ederken veya evlilik birliği içinde dahi kendi kızlık soyadını kullanmak isteyen kadınlar için önemli bir güvence sağlamaktadır. Karar, aynı zamanda, soyadı seçimi hakkının, cinsiyete dayalı ayrımcılığın önlenmesi ve özel hayata saygı ilkesinin bir uzantısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin bu tür hukuki haklarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri için güncel yargı kararlarını yakından takip etmekte ve müvekkillerimize en doğru hukuki danışmanlık hizmetini sunmaktayız.
Karar Künyesi
T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/5264
Karar No: 2023/5332
Karar Tarihi: 09.11.2023
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
