Ceza Genel Kurulu: Cinsel Saldırıda Nüfuzun Kötüye Kullanımı
Giriş ve Olayın Özeti
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 102. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle cinsel saldırı” suçunun uygulanma koşullarına ilişkin emsal nitelikte bir karar vermiştir. 2023/449 E., 2026/87 K. sayılı bu karar, işveren-işçi ilişkisindeki güç dengesinin cinsel saldırı suçundaki nitelikli hâlin değerlendirilmesinde kritik bir rol oynamıştır.
İncelemeye konu olayda, sanığa ait iş yerinde yaklaşık bir haftadır tezgâhtar olarak çalışan katılan mağdure, sanık tarafından cinsel içerikli sözlü tacizlere maruz kalmış, ardından fiziksel temasta bulunularak kalçasına dokunulmuştur. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı TCK’nın 102/1 ve 3-b maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna çarptırmıştır. Ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dosyadaki çeşitli hukuki süreçler sonucunda, hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise, sanığın işveren sıfatıyla mağdur üzerindeki nüfuzunu kötüye kullandığı ve yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu nezdinde oluşan uyuşmazlığın temelini, TCK’nın 102. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi” nitelikli hâlinin somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı oluşturmuştur. Kurul, “nüfuz” kavramını Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’ndeki tanımlar doğrultusunda “sözü geçer olma durumu” ve “istediğini yaptırabilme gücü” olarak ele almıştır. Hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun ise, hizmeti yaptıranın hizmeti yapana iş ve para sağladığı, üzerinde bir takım yetkiler (izin, disiplin, ücret, işten çıkarma vb.) kullandığı için sahip olduğu üstünlük ve otorite olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, fail ile mağdur arasında bir otorite veya tasarruf yetkisi bulunması gerekliliği vurgulanmıştır.
Ceza Genel Kurulu, nitelikli hâlin uygulanabilmesi için sadece hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan istifade etmenin yeterli olmadığını, nüfuzun doğrudan mağdurun iradesini etkilemesi ve buna bağlı olarak da saldırıya karşı direncini kırmış olmasının aranması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda, işveren konumundaki sanık ile işçi statüsündeki mağdure arasında mevcut hizmet ilişkisi, sanığa mağdure üzerinde tartışmasız bir güç ve otorite sağlamıştır. Kurul, bu otoritenin mağdurenin cinsel saldırı eylemine karşı koyma direncini kıracak nitelikte olduğu sonucuna varmıştır. Mağdurenin, iş ilişkisi nedeniyle çekinerek eyleme karşı koyamadığı, dolayısıyla sanığın hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzunu kötüye kullandığı kabul edilmiştir.
Bu değerlendirmeler ışığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazını kabul etmiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bozma kararını kaldırarak İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen hükmün onanmasına oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy kullanan bazı Ceza Genel Kurulu üyeleri ise, olayın hizmet ilişkisinden kaynaklanan bir “kolaylıktan faydalanma” niteliğinde olduğunu, ancak mağdurenin direncini kıracak bir “nüfuzun kötüye kullanılması” olmadığını savunmuşlardır.
Yorum
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı, özellikle işveren-işçi ilişkisi bağlamında cinsel saldırı suçunda “nüfuzun kötüye kullanılması” nitelikli hâlinin uygulanışına dair önemli bir içtihat niteliğindedir. Karar, iş yerinde cinsel dokunulmazlığın korunması ve işverenlerin çalışanlar üzerindeki yetkilerini kötüye kullanmalarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İşverenlerin, hizmet ilişkisinin kendilerine sağladığı otoriteyi, çalışanların rızası hilafına cinsel eylemlerde bulunmak için bir araç olarak kullanamayacakları bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir. Bu tür durumlarda TCK 102/3-b maddesinin uygulanma alanının, çalışanların korunması yönünde genişletildiği görülmektedir. Bu karar, özellikle hiyerarşik ilişkilerin mevcut olduğu çalışma ortamlarında cinsel saldırı mağdurlarının hukuki güvencelerini pekiştirmekte, iş dünyasında cinsel taciz ve saldırının önlenmesi ve caydırıcılığın artırılması adına emsal teşkil etmektedir. Hukuk büromuz olarak, bu tür kararları dikkatle takip etmekte ve müvekkillerimizin haklarını koruma adına titizlikle çalışmaktayız.
Karar Künyesi
- Mahkeme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu
- Esas Numarası: 2023/449 E.
- Karar Numarası: 2026/87 K.
- Karar Tarihi: 11.02.2026
- Kaynak: hukukihaber.net
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
