Mahkeme Kararım Kesinleşti, Şimdi Ne Olacak? Cezaevine Ne Zaman Girerim?
Yıllardır süren dava sonunda karar kesinleşti. Elinizde bir tebligat var ama ne yapmanız gerektiğini kimse net söylemiyor. Bu akşam kapı çalar mı, işten izin almalı mıyım, çocuğa ne diyeceğim? Kesinleşme haberinin ardından gelen bu belirsizlik, çoğu zaman cezanın kendisinden daha yıpratıcıdır ve aileler günlerce ne olacağını bilmeden bekler.
Bu yazıda kararın kesinleşmesinden sonra sürecin nasıl işlediğini, kimlere çağrı kâğıdı gönderilip kimler hakkında doğrudan yakalama emri çıkarıldığını, teslim olmak için tanınan süreyi, kendiliğinden teslim olmanın sağladığı avantajı ve infazın ertelenebileceği halleri güncel mevzuat üzerinden anlatıyoruz.
Konuyu Video Olarak İzleyin
Karar Kesinleştiğinde Dosya Nereye Gider
Bir ceza davasında verilen karar, kanun yolları tüketildiğinde ya da süresinde başvurulmadığında kesinleşir. Kesinleşme, mahkeme kaleminin karar üzerine kesinleşme şerhi düşmesiyle resmileşir ve dosya bu aşamadan sonra yargılama makamından ayrılır.
Kesinleşen ilam, infaz edilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığının ilamat ve infaz bürosuna gönderilir. Buradan itibaren artık mahkeme değil, infaz savcılığı yetkilidir. Yapılacak bütün başvurular, taleplerin sunulacağı yer ve süreler bu makam üzerinden yürür.
İnfaz savcılığı dosyayı incelerken önce cezanın türünü ve miktarını, ardından suçun kasten mi taksirle mi işlendiğini belirler. Bu iki veri, sürecin çağrı kâğıdıyla mı yoksa doğrudan yakalama emriyle mi başlayacağını tayin eder. İşleyişin genel çerçevesi Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘da düzenlenmiştir.
Dosyanızın hangi aşamada olduğunu ve kararın kesinleşip kesinleşmediğini e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden görebilirsiniz. Tebligatların takibi de aynı sistemden yapılabildiğinden, adres değişikliği olan kişiler için bu takip özellikle önemlidir.
Kimlere Çağrı Kâğıdı Gönderilir
Kanun, belirli sınırların altındaki cezalarda kişinin evinden alınmasını değil, kendisine davetiye gönderilerek teslim olmasının istenmesini öngörür. Bu, hukukun iyi niyetli kabul ettiği hükümlülere tanıdığı bir imkandır.
Kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olanlara çağrı kâğıdı gönderilir. Taksirle işlenen suçlarda ise bu sınır beş yıl olarak uygulanır. Toplam ifadesi önemlidir; kişinin birden fazla dosyadan cezası varsa bunların toplamı esas alınır.
Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrildiği hallerde de çağrı usulü uygulanır. 5275 sayılı Kanun’un 19. maddesinin üçüncü fıkrası bunu açıkça belirtir: adli para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kağıdı gönderilir. Yani ceza miktarı ne olursa olsun, bu grupta doğrudan yakalama emri çıkarılmaz. İcra mevzuatındaki tazyik hapsi bakımından da benzer bir davet usulü işletilir.
Çağrı kağıdında teslim olunması gereken süre ve gelinmemesi halinde yakalama emri çıkarılacağı açıkça yazar. Bu süre kanunda bellidir: 5275 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre hükümlü, çağrı kağıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmezse, kaçarsa ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. On günlük süre tebliğ tarihinden itibaren işler; tebligatın usulüne uygun yapılmadığı düşünülüyorsa bu ayrıca ileri sürülebilir.
Doğrudan Yakalama Emri Çıkarılan Haller
Cezanız kanunda öngörülen sınırların üzerindeyse çağrı aşaması hiç işletilmez. Kasten işlenen suçlarda üç yıldan, taksirle işlenen suçlarda beş yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlar hakkında doğrudan yakalama emri düzenlenir.
Aynı sonuç, çağrı kâğıdı tebliğ edildiği halde süresinde teslim olmayanlar için de geçerlidir. Kaçtığı ya da kaçacağına dair şüphe uyandıran hükümlüler bakımından da beklenmeden yakalama emri çıkarılabilir.
Yakalama emri, kolluk kuvvetlerine verilen bir görevdir ve kaydın genel bilgi toplama sistemine işlenmesiyle sonuçlanır. Bu andan sonra sıradan bir kimlik kontrolü, hastane işlemi ya da yurt dışı çıkışı sorun haline gelir.
Kayıt kendiliğinden silinmez ve ceza zamanaşımı süreleri uzun olduğu için yıllarca sistemde kalabilir: TCK m.68’e göre beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli cezalarda yirmi dört yıl geçmedikçe ceza infaz edilebilir durumda kalır.
Teslim Olma Süresi ve Kendiliğinden Teslim Olmanın Avantajı
Çağrı kağıdı tebliğ edildiğinde, 5275 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca on gün içinde infaz savcılığına başvurup teslim olmak gerekir. Bu süre kısa olduğundan, tebligatın alındığı gün harekete geçmek en doğrusudur.
Kendiliğinden teslim olmanın somut bir karşılığı vardır. Kanun ve uygulama, çağrıya uyarak gelen hükümlüler bakımından doğrudan açık ceza infaz kurumuna yerleştirilme imkanı tanır. Bu, kapalı kurumda geçirilecek dönemin hiç yaşanmaması ve denetimli serbestlik takviminin daha erken işlemeye başlaması anlamına gelir.
Süre kaçırıldığında bu avantaj kaybolur. Cezası doğrudan açık kurum kapsamında olan hükümlü yakalanarak getirilse de Ayrılma Yönetmeliği m.9 uyarınca açık kuruma teslim edilir; ama çağrı üzerine gelenlere tanınan erteleme talebi imkânını kaybeder.
Teslim öncesinde yapılması gereken bir hazırlık daha vardır. Sürekli kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar ve engel durumuna ilişkin raporların hazır edilmesi, kuruma yerleştirme ve sağlık hizmetine erişim bakımından belirleyicidir. Kurumların işleyişine ilişkin genel bilgilere Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü sayfasından ulaşabilirsiniz.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
İnfazın Ertelenmesi Hangi Hallerde Mümkün
Cezanın kesinleşmesi, derhal ve mutlaka kuruma girmek anlamına gelmez. Kanun, belirli hallerde infazın geri bırakılmasına imkan tanır ve bu talep infaz savcılığına yapılır.
Hükümlünün istemiyle erteleme, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından mümkündür. Erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir ve talep yalnızca çağrı üzerine gelen hükümlüye tanınmıştır.
Hastalık nedeniyle erteleme, hükümlünün hayatı için kesin tehlike oluşturan ağır bir hastalığı bulunması halinde gündeme gelir ve sağlık kurulu raporuna dayanır. Raporların değerlendirilmesinde Adli Tıp Kurumu görüşü de istenebilir.
Gebelik ve doğum hali ayrıca düzenlenmiştir. Gebe olan ya da doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar bakımından infaz geri bırakılır.
Zorunlu ve çok ivedi ailevi sebepler ile yükseköğrenimin tamamlanması gibi haller de erteleme sebebi olabilir. Ağır engellilik ve ileri yaş nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyecek durumda olanlar bakımından ise konutta infaz gündeme gelebilir.
Kuruma Girildikten Sonra Ne Olur
Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Hesaplama aracını açTeslim olunduğunda infaz savcılığı bir müddetname düzenler. Bu belge cezanın başlangıç tarihini, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini gösterir ve infazın bütün takvimini belirler.
Hesap, suçun işlendiği tarihe, suç tipine ve varsa tekerrür durumuna göre yapılır.
Yargılama sürerken gözaltında veya tutuklu geçirilen günler cezadan düşülür. Bu mahsubun doğru yapılıp yapılmadığı müddetname üzerinde kontrol edilmelidir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Yaygın bir yanılgı, tebligat gelmediği sürece sürecin başlamayacağıdır. Adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır; adres değişikliği bildirilmediğinde kişi süreçten habersiz kalır ve doğrudan yakalama emriyle karşılaşır.
Bir diğer yanılgı, birden fazla dosyanın ayrı ayrı infaz edileceğidir. İlamların birleştirilmesi gerekir ve toplam süre üzerinden tek bir takvim kurulur. Dosyalardan birinin sonradan ortaya çıkması, hesabın yeniden yapılmasına ve tarihlerin değişmesine yol açar.
Sık karşılaşılan bir başka durum, erteleme talebinin teslim olduktan sonra yapılabileceğinin sanılmasıdır. Erteleme talepleri kural olarak infaza başlanmadan önce sonuç doğurur; bu nedenle talep, teslim olunmadan önce ve belgeleriyle birlikte sunulmalıdır.
Kanun Ne Diyor: 5275 Sayılı Kanun m.19 ve m.20
Kesinleşen bir hükmün infaza dönüşmesi 5275 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle başlar. Hapis cezasını içeren kesinleşmiş mahkumiyet kararları, hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkin olduğu açıkça belirtilmek suretiyle mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Başsavcılıkça infaz defterine kaydedilen ilamdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlü hakkında çağrı kağıdı veya yakalama emri çıkarılır.
Hangisinin çıkacağını belirleyen ölçü 19. maddededir. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır. Bu sınırların altında kalan cezalarda önce çağrı kağıdı gönderilir ve hükümlü, kağıdın tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.
Adli para cezasından çevrilen hapiste ise aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği ceza miktarına bakılmaksızın öncelikle çağrı kağıdı gönderilir. Bu nedenle elinize hangi belgenin ulaştığı, cezanızın hangi grupta olduğunu ve elinizde ne kadar süre bulunduğunu doğrudan gösterir.
| Konu | Süre / Oran | Dayanak |
|---|---|---|
| Denetimli serbestlik (genel kural) | 1 yıl | 5275 m.105/A |
| 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda | 3 yıl (en az 3 ay açık kurumda kalma şartıyla) | 5275 Geçici m.10 |
| 30 Mart 2020 ve öncesinde işlenen suçlarda | 3 yıl (istisna listesi geniştir) | 5275 Geçici m.6 |
| Kurumda geçirilmesi gereken süre şartı | En az onda biri, en az 5 gün (yalnız 7550 sayılı Kanundan sonra işlenen suçlarda) | 5275 m.105/A (7550 s.K.) |
| Açık kuruma ayrılma | Toplam ceza 10 yıldan azsa 1 ay, 10 yıl ve üzeriyse cezanın onda biri kapalıda | Ayrılma Yönetmeliği m.6 |
| İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme | Dörtte üç | 5275 m.108 (7550 s.K.) |
| Gebelik ve doğum | Doğumdan itibaren 1 yıl 6 ay | 5275 m.16/4 |
| Kamuya yararlı işte çalışma | 2 saat çalışma 1 güne karşılık, günlük en az 2 en fazla 8 saat | 5275 m.106/3 |
| Çağrı kâğıdı | Tebliğden itibaren 10 gün | 5275 m.19 |
Denetimli serbestlik süresini belirleyen şey fiilin işlendiği tarihtir; kesinleşme tarihi değil.
Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Kararın kesinleşmesiyle başlayan dönem, doğru yönetildiğinde hem daha kısa hem de çok daha az yıpratıcı geçer. Çağrı kâğıdına süresinde uyulması, doğrudan açık kuruma yerleştirilme imkanını korur ve denetimli serbestlik takvimini öne çeker; süre kaçırıldığında ise bu imkan tamamen kaybolur.
İkinci belirleyici adım, erteleme sebeplerinin teslim olmadan önce değerlendirilmesidir. Sağlık durumu, gebelik, öğrenim ya da ailevi zorunluluk gibi bir sebep varsa, bunun belgeleriyle birlikte infaz savcılığına sunulması gerekir. Sonradan yapılan başvurular çoğu zaman sonuç vermez.
İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, kararınız kesinleştiyse, elinize çağrı kâğıdı ulaştıysa ya da infazın ertelenmesi talebinde bulunmak istiyorsanız, sürecinizi değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Mahkeme kararım kesinleşince hemen cezaevine girer miyim?
Hayır, mahkeme kararınız kesinleştiğinde hemen cezaevine girmezsiniz. Karar, infaz sürecini başlatmak üzere İnfaz Savcılığı’na gönderilir ve Savcılık gerekli incelemeleri yaparak bir süre belgesi düzenler. Cezaevine girişiniz bu süreçlerin ardından ve yasal prosedürlere göre gerçekleşir.
-
Çağrı kâğıdı nedir, ne zaman gönderilir?
Çağrı kâğıdı, İnfaz Savcılığı tarafından adresinize gönderilen ve belirli bir süre içinde teslim olmanızı isteyen bir davetiyedir. Kasten işlenen suçlarda 3 yıl veya daha az, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az hapis cezası alanlara öncelikle çağrı kâğıdı çıkarılmak zorundadır. Adli para cezasından çevrilen hapislerde de süreye bakılmaksızın bu yöntem uygulanır.
-
Çağrı kâğıdı gelince ne yapmalıyım, teslim olmak için ne kadar sürem var?
Çağrı kâğıdı size ulaştığında, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde İnfaz Savcılığı’na bizzat giderek teslim olmanız gerekir. Bu süre içinde teslim olursanız, doğrudan açık cezaevine gitme gibi önemli bir haktan yararlanırsınız.
-
Teslim olmazsam ne olur, hakkımda yakalama emri ne zaman çıkar?
Eğer size gönderilen çağrı kâğıdına rağmen 10 gün içinde teslim olmazsanız veya cezanız belirli sürelerin üzerindeyse (kasten 3 yıldan fazla, taksirle 5 yıldan fazla) hakkınızda doğrudan yakalama emri çıkarılır. Bu durumda, kolluk kuvvetleri tarafından aranır ve yakalandığınızda kapalı cezaevine alınırsınız; cezanız bu sınırların üzerinde olduğu için zaten doğrudan açık cezaevi kapsamında değilsiniz.
-
Doğrudan açık cezaevine girme hakkı hangi durumlarda oluyor?
Kasten işlenen suçlarda 3 yıl veya daha az, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az hapis cezası alanlar, çağrı kâğıdını tebliğ aldıktan sonra 10 gün içinde teslim olurlarsa doğrudan açık cezaevine girme hakkı kazanırlar. Ancak terör, örgüt veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hüküm giyenler bu haktan yararlanamaz.
-
Cezaevine girmeyi erteleyebilir miyim, hangi durumlarda mümkün?
Evet, belirli şartlar altında cezaevine girişinizi erteleyebilirsiniz. Bu erteleme talepleri, aldığınız cezanın süresine, önemli bir hastalığınızın olmasına, hamilelik veya yeni doğum yapmış olmanıza, yükseköğrenim görmenize veya ailenizde zorunlu bir durumun yaşanmasına bağlı olarak yapılabilir. Her erteleme talebi ayrı ayrı değerlendirilir ve savcılık makamınca onaylanmalıdır.
-
Müddetname nedir ve ne işe yarar?
Müddetname, İnfaz Savcılığı tarafından düzenlenen ve cezaevine giriş tarihinizi, şartlı tahliye (koşullu salıverilme) tarihinizi ve cezanızın tamamen biteceği bihakkın tahliye tarihinizi gösteren en önemli resmi belgedir. Bu belge, cezanızın ne kadar süreceğini ve ne zaman özgür kalacağınızı açıkça belirtir.
-
Cezamın hesaplanmasında yanlışlık yapılırsa ne yapabilirim?
Ceza infaz süresinin hesaplanmasında mahkemeler veya infaz savcılıkları tarafından hatalar yapılabilir. Eğer cezanızın hesaplamasında bir hata olduğunu düşünüyorsanız, hukuka aykırı durumların tespiti için uzman bir avukat aracılığıyla gerekli itirazları yapabilir, hatta Yargıtay’a “Kanun Yararına Bozma” talebiyle başvurulmasını sağlayabilirsiniz.




