Hapis Cezasının Yatarı Nasıl Hesaplanır? (2026 Güncel İnfaz Oranları)
Mahkeme salonunda bir süre okunur ve aile için o rakam tek gerçek haline gelir. Herkes o sürenin sonuna kadar beklemek gerektiğini sanır, oysa hükmedilen ceza ile kurumda fiilen geçirilecek süre birbirinden oldukça farklıdır. Aradaki farkı koşullu salıverilme oranı, denetimli serbestlik ve mahsup belirler; bu üç kalem doğru hesaplandığında tahliye tarihi net biçimde ortaya çıkar.
Bu yazıda hapis cezasının ne kadarının fiilen çekildiğini, koşullu salıverilme oranlarının suça göre nasıl değiştiğini, müebbet cezalarda uygulanan sabit süreleri, suç tarihinin hesabı neden belirlediğini ve denetimli serbestliğin bu takvimi nasıl kısalttığını anlatıyoruz.
Hesabın Üç Ayağı
Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Hesaplama aracını açBirinci ayak koşullu salıverilme oranıdır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükmedilen cezanın kanunda belirlenen bir bölümü çekildikten sonra kişinin koşullu salıverilmeden yararlanabileceğini kabul eder. Yani mahkemenin belirlediği süre infazın üst sınırını gösterir, kurumda geçirilecek süreyi ise bu oran belirler.
İkinci ayak denetimli serbestliktir. Koşullu salıverilme tarihine bir yıl kaldığında (31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen, istisna kapsamında bulunmayan suçlarda üç yıl kaldığında) kişi, cezasının kalan bölümünü kurum dışında denetim altında geçirebilir.
Üçüncü ayak mahsuptur. Yargılama sürerken gözaltında ve tutuklulukta geçirilen günler cezadan düşülür. Bazı dosyalarda tutuklulukta geçen süre, infaz edilecek sürenin önemli bir bölümünü karşılar ve karar kesinleştiğinde kişinin kuruma hiç girmemesi sonucunu doğurabilir.
Koşullu Salıverilme Oranları
| Ceza / durum | Kurumda çekilmesi gereken | Dayanak |
|---|---|---|
| Süreli hapis, genel kural | Cezanın yarısı (1/2) | 5275 m.107/2 |
| Kanunda sayılan istisna suçlar | Cezanın üçte ikisi (2/3) | 5275 m.107/2 |
| Tekerrür (mükerrir) | Cezanın üçte ikisi (2/3) | 5275 m.108/1-d |
| İkinci defa tekerrür | Cezanın dörtte üçü (3/4) | 5275 m.108/3 |
| Müebbet hapis | 24 yıl | 5275 m.107/2 |
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 30 yıl | 5275 m.107/2 |
| Müebbet, tekerrür halinde | 33 yıl | 5275 m.108/1-b |
| Ağırlaştırılmış müebbet, tekerrür halinde | 39 yıl | 5275 m.108/1-a |
Koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden fazla olan suçlarda tekerrür ayrıca ağırlaştırma yapmaz; o suçun kendi oranı uygulanır.
Süreli hapis cezalarında genel kural, cezanın yarısının kurumda çekilmesidir. Kanunun aksini öngörmediği suçların tamamı bu kapsamdadır ve uygulamada karşılaşılan dosyaların büyük bölümü bu orana tabidir. Yani beş yıl ceza alan bir kişi bakımından hesabın başlangıç noktası iki buçuk yıldır.
Kanun bazı suçlar bakımından oranı ağırlaştırmıştır. Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın belirli halleri, işkence ve eziyet ile devlet sırlarına karşı suçlar gibi fiillerde oran üçte ikiye çıkar. Bu, aynı süre cezayı almış iki kişinin kurumda geçireceği zamanın belirgin biçimde farklılaşması demektir.
Cinsel saldırının nitelikli halleri, çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu madde imal ve ticareti gibi suçlarda oran dörtte üçe kadar yükselebilir.
Tekerrür halinde de oran ağırlaşır. Daha önce mahkum olmuş bir kişinin yeniden suç işlemesi durumunda süreli hapis cezalarında üçte iki oranı uygulanır; ikinci defa tekerrür halinde ise oran dörtte üçe çıkar.
Müebbet Cezalarda Sabit Süreler
Müebbet hapis cezalarında oran değil, kanunda gösterilen sabit süreler uygulanır. Müebbet hapis cezasına mahkum edilenler bakımından koşullu salıverilme için kurumda geçirilmesi gereken yıl sayısı doğrudan belirlenmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında ise bu süre daha uzundur.
Tekerrür halinde bu süreler de uzar. Mükerrir olan hükümlüler bakımından hem müebbet hem de ağırlaştırılmış müebbet cezalarında kanun daha uzun süreler öngörmüştür. Ayrıca bazı suç grupları bakımından koşullu salıverilme hiç uygulanmaz ve ceza ömür boyu infaz edilir.
Bu nedenle müebbet cezalarda hesap, süreli hapis cezalarından tamamen farklı bir mantıkla yürür. Oran hesabı yapılmaz, kanunun gösterdiği yıl doğrudan esas alınır ve mahsup edilecek günler bu süreden düşülür.
Suç Tarihi Neden Belirleyici
İnfaz hukukunda en sık yapılan hata, güncel kuralların her dosyaya uygulanacağını sanmaktır. İnfaz rejimi yıllar içinde defalarca değişmiştir ve hangi kuralın uygulanacağını suçun işlendiği tarih belirler. Bu nedenle aynı süre cezayı almış iki kişi, suç tarihleri farklı olduğu için tamamen farklı tarihlerde tahliye olabilir.
İki tarih dönüm noktasıdır. 30 Mart 2020 ve öncesinde işlenen ve istisna kapsamında bulunmayan suçlarda 5275 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik süresi üç yıl uygulanır; koşullu salıverilme oranı ise suç tarihine göre değil, 107. maddenin ikinci fıkrasındaki genel kurala göre belirlenir. 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda ise Geçici 10. madde devreye girer: süre yine üç yıldır, ancak en az üç ay açık cezaevinde kalmış olmak gerekir. Bu tarihten sonra işlenen suçlarda genel kural olan bir yıllık süre geçerlidir.
Yakın dönemdeki değişikliklerle, denetimli serbestlikten yararlanabilmek için koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda asgari bir sürenin geçirilmesi şartı getirilmiştir. Bu şart 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla getirilmiştir; kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda biri, her halde en az beş gün olarak uygulanır ve kısa süreli cezalarda kişinin hiç kuruma girmeden tahliye olmasını engeller.
Lehe kanun ilkesi de burada devreye girer. Sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme kişinin lehineyse, kural olarak lehe olan hüküm uygulanır. Bu değerlendirme kendiliğinden yapılmayabilir; dosyaya dilekçe sunularak lehe kanun uygulaması talep edilebilir ve bu talep tahliye tarihini öne çekebilir.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Denetimli Serbestlik Takvimi Nasıl Etkiler
Denetimli serbestlik, cezanın son bölümünün kurum dışında geçirilmesini sağlar ve bu nedenle fiilen kurumda kalınan süreyi belirgin biçimde kısaltır. Ancak bu imkandan yararlanmak için kural olarak açık ceza infaz kurumunda bulunmak gerekir.
İyi hal değerlendirmesi de bu aşamada belirleyicidir. Kurum idare ve gözlem kurulunun olumsuz kanaati, süre şartı gerçekleşse bile denetimli serbestliğe ayrılmayı engeller. Bu nedenle kurumda alınan disiplin cezaları, doğrudan tahliye tarihini geciktiren bir sonuç doğurur.
Kişi denetimli serbestliğe ayrıldıktan sonra da ceza devam eder. Yükümlülüklere uyulmaması halinde kalan cezanın kapalı kurumda çekilmesine karar verilebilir. Bu nedenle dışarı çıkmak, infazın bittiği anlamına gelmez.
Hesabı Kim Yapar ve Nasıl Kontrol Edilir
Hesap, infaz savcılığı tarafından yapılır ve müddetname adı verilen belgede gösterilir. Bu belge cezanın başlangıç tarihini, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini içerir.
İnternette bulunan hesaplama araçları genel oranları uygular; ancak suç tarihi, istisna suç kataloğu, tekerrür ve mahsup gibi değişkenleri çoğu zaman hesaba katmaz. Gerçek tahliye tarihi yalnızca müddetname ile belli olur. Dosya durumunuzu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden takip edebilirsiniz.
Hesapta hata bulunduğunda başvurulacak merci infaz hâkimliğidir. Dilekçede hangi kalemin yanlış hesaplandığı somut biçimde gösterilmeli ve dayanak belgeler eklenmelidir. Bir günlük hata bile fazladan bir gün kurumda kalmak anlamına geldiğinden, bu kontrol ihmal edilmemelidir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Yaygın bir yanılgı, adli para cezasından çevrilen hapis cezalarında da aynı oranların uygulanacağıdır. Bu tür infazlarda koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik uygulanmaz; süre olduğu gibi çekilir.
Bir diğer yanılgı, çocuklar bakımından da aynı hesabın yapılacağıdır. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar için ayrı kurallar uygulanır ve kurumda geçirilen sürenin hesabı farklıdır.
Sık karşılaşılan bir başka durum, tahliye tarihinin sonradan değişmesidir. Yeni bir ilamın infaza eklenmesi, disiplin cezası alınması ya da açık kuruma geçişin gecikmesi takvimi öteler. Bu nedenle tarih bir kez öğrenildikten sonra da sürecin takip edilmesi gerekir.
Bir Örnek Üzerinden Hesabın Mantığı
Hesabın nasıl işlediğini görmek için basit bir örnek düşünelim. Kasten işlenen ve istisna kapsamında bulunmayan bir suçtan altı yıl hapis cezası alan bir kişi bakımından, genel oran uygulandığında kurumda çekilmesi gereken süre üç yıldır. Bu üç yılın sonunda koşullu salıverilme gündeme gelir; ancak kişi bu tarihe kadar kurumda kalmaz, çünkü denetimli serbestlik devreye girer.
Koşullu salıverilme tarihine bir yıl kaldığında (31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen, istisna kapsamında bulunmayan suçlarda üç yıl kaldığında) kişi, kalan bölümü kurum dışında geçirebilir. Yani üç yıllık sürenin son dilimi kurumda değil, denetim altında dışarıda geçer. Buna bir de yargılama sürerken tutuklulukta geçirilen günler eklendiğinde, fiilen kurumda kalınan süre kâğıt üzerindeki altı yıldan çok daha kısa olur.
Aynı kişi bakımından suç istisna kapsamındaysa tablo değişir. Oran üçte ikiye çıktığında kurumda çekilmesi gereken süre dört yıla yükselir ve denetimli serbestlik tarihi de buna göre ötelenir. Tekerrür kaydı varsa süre bir kez daha uzar. Bu nedenle iki kişinin aynı süre cezayı almış olması, aynı sürede tahliye olacakları anlamına gelmez.
Kanun Ne Diyor: 5275 Sayılı Kanun m.107
İnfaz hesabının temeli 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesidir. Maddeye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi dört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar ise cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilir.
Aynı madde bu genel yarı oranından ayrılan bir istisna listesi de sayar. Kasten öldürme suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence ve eziyet, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ile devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar cezalarının üçte ikisini çekmek zorundadır.
Hesabın ikinci katmanı 108. maddedir: tekerrür halinde süreli hapis cezasının üçte ikisi aranır, ikinci defa tekerrürde ise 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikle bu oran dörtte üçe çıkarılmıştır. Üçüncü katman ise 105/A maddesindeki denetimli serbestliktir; koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi halli hükümlüler kalan bölümü kurum dışında geçirebilir.
Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
İnfaz hesabı, yargılamanın bittiği yerde başlayan ve çoğu zaman ihmal edilen bir aşamadır. Oysa kişinin özgürlüğüne kavuşacağı tarihi belirleyen şey artık mahkeme kararı değil, bu hesabın doğruluğudur. Suç tarihinin doğru tespiti, lehe kanun değerlendirmesi ve mahsup günlerinin eksiksiz işlenmesi, aylarla ölçülen farklar yaratabilir.
Yapılacak ilk iş müddetnamenin temin edilip kontrol edilmesidir. Hesapta hata görülüyorsa infaz hâkimliğine başvurulmalı; hata olmasa bile açık kuruma geçiş ve denetimli serbestlik takvimi takip edilerek gecikmelerin önüne geçilmelidir.
İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, cezanızın ne kadarını fiilen çekeceğinizi öğrenmek ya da müddetnamenizdeki hesabı kontrol ettirmek istiyorsanız, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Verilen hapis cezasının tamamını cezaevinde mi geçiririm, ne kadarı yatarım sayılır?
Hayır, mahkemenin verdiği cezanın tamamını cezaevinde geçirmezsiniz. Türk hukukunda şartlı tahliye ve denetimli serbestlik gibi indirimlerle cezanın önemli bir kısmı dışarıda tamamlanır, yani asıl yatar süreniz mahkeme kararından daha az olur.
-
Müddetname nedir, benim cezaevine giriş çıkışımı nasıl etkiler?
Müddetname, infaz savcılığı tarafından hazırlanan ve cezaevine giriş, şartlı tahliye ve cezanın tamamen biteceği tarihleri gösteren resmi belgedir. Bu belge, cezaevinde ne kadar kalacağınızın kesin ve saniyesi saniyesine belirlendiği en önemli evraktır.
-
Cezaevinde ne kadar kalacağımın hesabı nasıl yapılır, hangi aşamalar var?
Hesaplama üç temel adımdan oluşur: Önce cezanız güne çevrilir, sonra suçunuza özel koşullu salıverilme oranı uygulanır, son olarak da denetimli serbestlik süresi düşülerek net yatarınız bulunur. Bu adımlar, cezaevinden fiilen ne zaman çıkacağınızı belirler.
-
Şartlı tahliye oranları suçun türüne göre değişiyor mu, genel kural nedir?
Evet, şartlı tahliye oranları suçun türüne göre değişiklik gösterir. Genel kural olarak, istisnai suçlar dışında süreli hapis cezalarında infaz oranı 1/2’dir, yani cezanın yarısı cezaevinde geçirilir.
-
Cinayet, uyuşturucu veya terör gibi ağır suçlarda infaz oranı ne olur, daha mı uzun yatarım?
Kasten öldürme gibi ağır suçlarda infaz oranı 2/3 iken, terör veya uyuşturucu ticareti gibi en ağır suçlarda bu oran 3/4’e çıkar. Yani evet, bu tür suçlarda cezanızın daha büyük bir kısmını cezaevinde geçirirsiniz.
-
Daha önce suç işlemişsem ve tekrar hüküm giyersem cezaevinde kalma sürem değişir mi?
Evet, eğer “mükerrir” sayılırsanız, yani daha önce suç işlemişseniz, koşullu salıverilme oranınız 2/3 olarak daha ağır uygulanır. Hatta “ikinci defa mükerrir” iseniz, şartlı tahliye hakkınız olmaz ve cezanızın tamamını cezaevinde geçirmek zorunda kalırsınız.
-
18 yaşından küçük çocukların hapis cezası hesaplaması farklı mı yapılıyor?
Evet, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan çocuklar için daha pozitif bir hesaplama yapılır. Genel suçlarda infaz oranı 1/2’dir, yetişkinlerde 3/4 olan ağır suçlarda bile çocuklara 2/3 oranı uygulanır ve cezaevinde geçirdikleri günler yaşlarına göre 1’e 2 veya 1’e 3 sayılır.
-
Denetimli serbestlik ne demek, cezaevinden daha erken çıkmamı sağlar mı?
Denetimli serbestlik, şartlı tahliye tarihinden de önce cezaevinden çıkıp cezanızın son kısmını dışarıda, belirli kurallara uyarak (örneğin imza atarak) tamamlamanızı sağlayan bir sistemdir. Böylece cezaevinde kalış süreniz kısalır.
-
Denetimli serbestlik süresi ne kadardır, hangi tarihe dikkat etmeliyim?
30.03.2020 tarihinden sonra işlenen suçlarda genel denetimli serbestlik süresi maktu 1 yıldır. Ancak bu tarihten önce işlenen ve istisna kapsamına girmeyen suçlarda bu süre 3 yıl olarak uygulanır.
-
Kapalı cezaevinden açık cezaevine ne zaman ve nasıl geçebilirim?
Doğrudan açık cezaevine gitme veya kapalıdan açığa geçme şartları cezanızın miktarına ve suç türüne göre değişir. Örneğin, kasıtlı suçlarda 3 yıl veya daha az ceza alanlar doğrudan açığa gidebilir. Daha uzun cezalarda ise koşullu salıverilme süresinin belli bir kısmını kapalıda iyi halli geçirmek gerekir.
-
Daha önce gözaltında veya tutuklu kaldığım süreler hapis cezama sayılır mı?
Kesinlikle sayılır. Yargılama sırasında gözaltında veya tutuklu kaldığınız her gün, kesinleşen hapis cezanızın yatarından eksiksiz olarak düşülür ve bu süreler cezanızı ödemiş gibi kabul edilir.
-
Müddetnamemdeki hesaplamada bir yanlışlık olduğunu düşünürsem ne yapmalıyım, nereye itiraz ederim?
Eğer infaz hesaplamanızda bir hata veya lehinize olan kanunların uygulanmadığını fark ederseniz, müddetnamenin size tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içinde İnfaz Hâkimliği’ne şikâyette bulunmanız gerekir.





