Yargıtay’dan Şehit Yakut Kararı: Hatıraya Hakaret ve Halkı Aşağılama
Giriş ve Olayın Özeti
Türkiye’nin hukuk gündemini yakından ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı, kamuoyunda yankı uyandıran bir olay üzerinden, ifade özgürlüğünün sınırlarını ve toplumsal değerlerin korunmasını bir kez daha gündeme getirdi. T.C. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2022/5727 Esas ve 2025/1437 Karar sayılı kararıyla, Şehit Yarbay Songül Yakut’un hatırasına hakaret ve halkın bir kesimini aşağılama suçlarına ilişkin bir davada verilen beraat kararını bozmuştur. Bu karar, vefat eden kişilerin hatıralarına yönelik saygısızlık ve belirli toplumsal gruplara yönelik ayrımcı söylemlerin hukuken korunmayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Söz konusu dava, sanığın, Şırnak’ta şehit düşen Yarbay Songül Yakut’un fotoğrafının altına “gebersin abi ya şu kadınları orduda vs. görünce deli oluyorum” şeklinde yorum yazması iddiasına dayanmaktadır. İlk derece mahkemesi olan Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı “kişinin hatırasına hakaret” (TCK m.130/1) ve “halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” (TCK m.216/2) suçlarından mahkum etmiştir. Ancak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yasal unsurların oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı vermiştir. Cumhuriyet Savcısının temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a taşınmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yaptığı incelemede Bölge Adliye Mahkemesi’nin beraat kararının hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, sanığın eyleminin hem basın ve yayın yoluyla cinsiyet bakımından halkın bir kesimini alenen aşağılama (TCK m.216/2 ve m.218) hem de Şehit Yarbay Songül Yakut’un hatırasına alenen hakaret (TCK m.130/1 son cümle) suçlarını oluşturduğunu belirtmiştir. Özellikle, sanığın yorum yazısını kendisinin yazdığını ikrar etmesi dikkate alınmıştır.
Yargıtay kararında, ilk olarak kişinin hatırasına hakaret suçunun üst sınırının 2 yıl 4 ay hapis cezası olması nedeniyle hükmün kesin nitelikte olmadığı, dolayısıyla temyiz incelemesine tabi olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, basit yargılama usulünün bu tür iki farklı suçun bir arada işlendiği durumlarda uygulanamayacağı da açıklanmıştır.
Yargıtay, özetle, Bölge Adliye Mahkemesi’nin, sanığın eyleminin yukarıda belirtilen suçları oluşturduğunu gözetmeyerek beraat kararı vermesini hatalı bulmuştur. Bu doğrultuda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı bozulmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yorum
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bu kararı, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan özel hükümlerin etkin bir şekilde uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır. Öncelikle, TCK’nın 130. maddesiyle korunan “kişinin hatırasına hakaret” suçu, vefat etmiş kişilerin kişilik haklarının ve onurlarının ölümden sonra dahi korunmaya devam ettiğini açıkça göstermektedir. Şehit Yarbay Songül Yakut gibi vatanı uğruna canını feda etmiş bir şahsiyetin anısına yönelik bu tür çirkin söylemlerin cezasız kalmayacağının altı çizilmiştir.
İkinci olarak, TCK’nın 216/2. maddesinde düzenlenen “halkın bir kesimini aşağılama” suçu, özellikle cinsiyet temelinde yapılan ayrımcılık ve nefret söyleminin ciddi sonuçları olabileceğini ortaya koymuştur. Kararda, “kadınları orduda vs. görünce deli oluyorum” şeklindeki ifadenin, kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik genel bir aşağılama ve nefret söylemi niteliği taşıdığı kabul edilmiştir. Bu, toplumsal barışı ve eşitliği hedef alan bu tür eylemlere karşı hukukun ne denli hassas olduğunu göstermektedir.
Karar, aynı zamanda internet ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda TCK 218. maddesinin “basın ve yayın yoluyla işlenen suçlar” kapsamında değerlendirilerek cezanın artırılabileceğine dair bir emsal teşkil etmektedir. Bu, dijital platformlardaki söylemlerin hukuki sorumluluktan muaf olmadığı ve her türlü yazılı veya görsel paylaşımın yasal sonuçları olabileceği konusunda önemli bir uyarıdır.
Yargıtay’ın Bölge Adliye Mahkemesi’nin beraat kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermesi, hukukun üstünlüğü ve adalet arayışının bir göstergesidir. Bu karar, toplumsal değerlere, şehitlerimizin aziz hatırasına ve kadınların kamusal alandaki eşit varlığına yönelik saldırılara karşı hukukun koruyucu kalkanının güçlü bir şekilde ayakta durduğunu bir kez daha tescil etmiştir.
Karar Künyesi
- Mahkeme: Yargıtay 8. Ceza Dairesi
- Esas No: 2022/5727
- Karar No: 2025/1437
- Karar Tarihi: 24.02.2025
- İlgili Kanun Maddeleri: Türk Ceza Kanunu’nun 130/1, 216/2, 218, 53. maddeleri; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a, 286, 302/2, 304/2-a maddeleri.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
