Konkordato teklifiniz alacaklıyı zarara mı uğratıyor, kötüniyetli mi sayılır?
İflas sürecinde konkordato teklif ederek borçlarınızı yeniden yapılandırmayı düşünüyorsanız, sunduğunuz ödeme planının gerçekçi ve iyi niyetli olması büyük önem taşıyor. Yargıtay, alacaklıları zarara uğratacak veya yasayı kötüye kullanacak nitelikteki tekliflerin tasdik edilemeyeceğini açıkça ortaya koydu. İşte bu konuda emsal niteliğindeki karar.
Konkordato tasdik duruşmasından önce itirazınızı bildirmezseniz, sonradan temyiz yoluna başvurma hakkınız kısıtlanabilir.
Olayın Özeti
İflas sürecindeki bir un gıda şirketi, İcra ve İflas Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca iflas içi konkordato teklifinde bulundu. Şirket, iflas halinde alacaklılara dağıtılabilecek 22.000.000 TL yerine, konkordato yoluyla alacakların yüzde 20’sine denk gelen 33.169.202 TL ödemeyi teklif etti ve bu teklif alacaklılar toplantısında çoğunluk oyla kabul edildi. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, yasanın aradığı şartların sağlandığını değerlendirerek konkordatonun tasdikine karar verdi. Ancak bazı alacaklı bankalar bu karara itiraz ederek temyize gitti.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, konkordatonun çekişmesiz yargı işi olduğunu ve kamu düzenini ilgilendirdiğini, bu yüzden mahkemenin resen araştırma yapması gerektiğini vurguladı. Kararda dikkat çeken tespitler şöyle sıralandı:
Şirket 5 yıl gibi uzun bir sürede yalnızca 3.884.000 TL kazanç elde etmesine rağmen, ödeme oranını yüzde 13,69’dan yüzde 20’ye çıkarmak için gereken ek kaynağı açıklayamadı.
Tasdikten itibaren 1 ay içinde tüm borçların ödenmesini öngören plan, şirketin gerçek mali kaynaklarıyla orantılı değildi ve kanuna aykırıydı.
Şirket tüm malvarlığını bu şekilde elden çıkarırsa ekonomik varlığını sürdürmesi belirsizdi, oysa konkordatonun amacı şirketi yeniden üretken hale getirmektir.
2018-2024 arasındaki yüzde 255’lik enflasyon dikkate alındığında, alacakların zaten enflasyonda erimesine ek olarak yüzde 80 tenzilat yapılması, alacaklıları katlanamayacakları zararlara sokuyordu; bu da konkordatonun açıkça kötüye kullanılması anlamına geliyordu.
Şirketin daha önce bir konkordato talebinde ciddi bir proje sunmayarak reddedilmesine ve iflasına zemin hazırladıktan sonra, tasfiye süreci tamamlanmadan yeniden konkordato istemesi açık kötüniyet olarak nitelendirildi.
Bu gerekçelerle Yargıtay, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarını oy birliğiyle bozdu ve dosyanın yeniden incelenmesine karar verdi. Ancak tasdik duruşmasından önce itiraz etmeyen bir alacaklı bankanın temyiz başvurusu, kanun yoluna itiraz hakkı bulunan alacaklı sıfatını taşımadığı gerekçesiyle reddedildi.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, konkordato teklif eden borçluların sadece kağıt üzerinde makul görünen değil, gerçekten uygulanabilir ve mali kaynaklarla orantılı bir plan sunmaları gerektiğini gösteriyor. Mahkemeler, alacaklıları enflasyon karşısında zaten zarara uğratan bir tenzilat teklifinin üzerine, borçlunun geçmiş kötüniyetli davranışlarını da göz önünde bulundurarak resen araştırma yapabiliyor. Alacaklı konumundaysanız, konkordato tasdik duruşmasından önce itirazlarınızı mutlaka bildirmeniz gerektiğini unutmayın; aksi halde temyiz hakkınız kısıtlanabilir. Borçlu konumundaysanız, teklifinizin arkasındaki finans kaynağını somut biçimde açıklayabilmeniz tasdik için kritik önem taşıyor.
Ödeme planı gerçekçi olmalı
Borçlunun kaynaklarıyla orantısız, kısa sürede tüm borcu ödemeyi öngören planlar kanuna aykırı sayılabilir.
Enflasyon ve tenzilat oranı birlikte değerlendirilir
Yüksek enflasyon döneminde alacaklara ek olarak büyük oranda indirim yapılması, alacaklıları katlanılamaz zarara uğratabilir.
İtirazınızı zamanında bildirin
Tasdik duruşmasından önce itiraz etmeyen alacaklının sonradan temyiz hakkı tanınmayabilir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 6. Hukuk Dairesi | 2025/1598 | 2025/2865 | 11.09.2025 | İflas içi konkordatoda tasdik şartları ve kötüniyet |
Konkordato veya iflas sürecinde hukuki destek mi arıyorsunuz?
Ticaret hukuku ve icra iflas hukuku alanındaki deneyimimizle sürecinizi güvenle yönetmenize yardımcı oluyoruz.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin, iflas içi konkordato süreçlerinde dürüstlük, projenin gerçekçiliği ve alacaklıların korunması ilkelerinin sınırlarını çizen emsal kararına dair merak edilenler:
-
İflas içi konkordato nedir ve hangi şartlarda tasdik edilir?
İflas içi konkordato; iflası açılmış bir borçlunun, tasfiye süreci devam ederken İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 309. maddesi uyarınca alacaklılarına yeni bir ödeme projesi sunmasıdır. Tasdik edilebilmesi için İİK m. 308’deki olumlu şartların bulunması, alacaklıları zarara uğratma amacı taşımaması ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekir.
-
Yüksek enflasyon dönemlerinde yapılan fahiş konkordato tenzilatları neden reddedilir?
Yargıtay emsal kararına göre, uzun süreli yüksek enflasyon ortamında alacakların ciddi şekilde erimesinin yanı sıra, konkordato projesiyle borçlarda %80 gibi fahiş bir tenzilat (indirim) yapılması alacaklıların tahammülünü zorlayacak zararlara yol açar. Bu durum, konkordato müessesesinin açıkça kötüye kullanılması olarak kabul edilir.
-
Konkordato projesinde vaat edilen kaynağın açıklanamaması ne anlama gelir?
Şirketin geçmiş faaliyetlerindeki kazancı çok düşük olmasına rağmen, konkordato teklifiyle iflas tasfiyesine kıyasla daha yüksek bir ödeme taahhüt etmesi durumunda, bu ilave finansmanın kaynağını hukuken mantıklı gerekçelerle açıklaması zorunludur. Kaynağı belirsiz, şirketin mali yapısıyla orantısız ve ‘tasdikten itibaren 1 ay içinde tüm borçları ödeme’ gibi gerçek dışı vaatler içeren projeler İİK m. 305/3’e aykırı bulunarak bozulur.
-
Daha önce adi konkordatosu reddedilen şirketin iflas içi konkordato istemesi ‘kötüniyet’ sayılır mı?
Evet, sayılabilir. İlk adi konkordato talebinde alacaklıları yönlendirecek makul bir proje sunmayarak kendi iflasına yol açan borçlunun, iflas kararı kesinleştikten sonra gereğinden uzun süren bir tasfiye süreci tamamlanmadan yeniden iflas içi konkordato talep etmesi Yargıtay tarafından ‘açık kötüniyet’ olarak nitelendirilmiştir.
-
Duruşmadan önce itiraz etmeyen bir alacaklı konkordato tasdik kararını temyiz edebilir mi?
Hayır, edemez. İİK’nın 308/a maddesi uyarınca, bir alacaklının konkordato tasdik kararına karşı kanun yoluna (temyize) başvurabilmesi için, konkordato tasdik duruşmasından önce mahkemeye itirazlarını net bir şekilde bildirmiş olması ve ‘itiraz eden alacaklı’ vasfını kazanmış olması şarttır. Duruşma öncesi sessiz kalan alacaklıların temyiz talepleri usulden reddedilir.

