yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Zimmet Suçu ve Disiplin Cezası: Danıştay’ın Lehe Hüküm Uygulaması

Giriş ve Olayın Özeti

Emniyet Teşkilatı personelini yakından ilgilendiren önemli bir Danıştay kararı, disiplin hukuku ve “lehe hükmün uygulanması” ilkesi açısından dikkat çekici bir örnek teşkil etmektedir. Danıştay İkinci Dairesi’nin 2021/7166 Esas, 2023/3743 Karar sayılı bu kararı, bir polis memurunun zimmet suçundan dolayı aldığı meslekten çıkarma cezasının hukuki dayanağını yeniden ele almıştır.

Olay, Kayseri İli, … İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinde sayman mutemedi olarak görev yapan bir polis memurunun, yapılan denetimler sonucunda motorlu araç tescil ve trafik belgelerinde eksiklikler tespit edilmesiyle başlamıştır. Soruşturma neticesinde, davacının zimmetine geçirdiği değerli kağıt bedellerinin 44.834,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durum üzerine davacı hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca “zimmet” suçunu işlediği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası tesis edilmiştir. Ayrıca, davacı hakkında açılan ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.

Davacı, söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle dava açmış, İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, Danıştay Beşinci Dairesi de bu kararı onamıştır. Ancak davacı, karar düzeltme talebinde bulunarak yargılama sürecini Danıştay İkinci Dairesi’ne taşımıştır.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Danıştay İkinci Dairesi, dosyanın incelenmesi sırasında, disiplin cezasının tesis edildiği tarihteki mevzuat ile karar düzeltme talebinin değerlendirildiği tarihteki mevzuat arasındaki farklılıkları esas almıştır. Uyuşmazlığa konu disiplin cezası, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesine dayandırılmıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili maddenin yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesini iptal etmesi ve akabinde 08/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun”un (7068 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesiyle durum değişmiştir.

7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinde disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayılmış, ancak davacının cezalandırılmasına dayanak olan “zimmet” fiiline bu maddede yer verilmemiştir. Yeni Kanun uyarınca, “zimmet” eylemi disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.

Danıştay, ceza hukukundan idare hukukuna da sirayet eden “lehe olan hükmün uygulanması” ilkesini benimsemiştir. Bu ilke uyarınca, bir fiil işlendiği zamanın hukuki normlarına göre suç teşkil etse de, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmışsa veya daha lehe bir durum ortaya çıkmışsa, sonraki normun uygulanması gerekmektedir.

Bu değerlendirmeler ışığında, Danıştay İkinci Dairesi, davacının eylemine temel olan “zimmet” fiilinin, 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığını tespit etmiştir. Bu nedenle, davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uyarlık görülmemiş ve İdare Mahkemesi’nin davanın reddi yönündeki kararı bozulmuştur. Kararda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun benzer yöndeki içtihatları da referans gösterilmiştir.

Yorum

Danıştay’ın bu kararı, idare hukuku ve disiplin hukuku alanında “lehe olan hükmün uygulanması” ilkesinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Yasama organı tarafından yapılan değişikliklerin, geçmişte işlenmiş fiillere dahi yansıyabileceği ve bireylerin lehine sonuçlar doğurabileceği bu kararla tescil edilmiştir. Özellikle Emniyet Teşkilatı gibi özel mevzuatlara tabi kurumlarda görevli personel için, disiplin süreçlerinde güncel mevzuatın titizlikle incelenmesi ve doğru yorumlanması büyük önem taşımaktadır.

Karardaki oyçokluğu, konunun hukuki derinliğini ve farklı yorumlara açık yönlerini de gözler önüne sermektedir. Karşı oyda belirtildiği üzere, 7068 sayılı Kanun’un 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na atıfta bulunarak “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilini Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayması, “zimmet” gibi fiillerin bu genel kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmasını doğurmuştur. Karşı oy, Anayasa’nın 76. maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında zimmetin yüz kızartıcı bir suç olduğunu ve 7068 sayılı Kanun ile eski Tüzük arasındaki farkın davacının lehine olmadığını savunmuştur. Ancak çoğunluk kararı, “zimmet” fiilinin özel olarak disiplin suçu olmaktan çıkarılmasını esas alarak lehe hüküm ilkesini uygulamıştır. Bu durum, yasal düzenlemelerdeki ifadelerin ve kapsamın, disiplin hukuku uygulamalarında ne denli belirleyici olduğunu göstermektedir.

Karar Künyesi

  • Daire: Danıştay İkinci Daire
  • Esas No: 2021/7166
  • Karar No: 2023/3743
  • Karar Tarihi: 21/06/2023

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

DİĞER YAZILAR