Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Bağlantılı Suçlardan Biri Kesinleşip Diğeri Beraatle Sonuçlanırsa Ne Olur?

Aynı olaydan kaynaklanan birden fazla suçla yargılanıyorsanız ve bu suçlardan biri kesinleşip cezası infaz edilirken diğeri daha sonra beraatle sonuçlanabiliyorsa, bu çelişkinin hakkınızda nasıl bir sonuç doğuracağını merak edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, tam olarak böyle bir durumda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ortaya koyuyor.

Bilgi

AYM, ihlale yol açan kanun hükmünün yerel mahkemeler tarafından da Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca iptal başvurusuna konu edilebileceğini hatırlatmıştır.

Olayın Özeti

Bir kişi, sınav sorularını önceden ele geçirdiği iddiasıyla hem dolandırıcılık hem de silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılanmış, ilk derece mahkemesi her iki suçtan da mahkumiyet vermiştir. Dolandırıcılık suçu istinaf aşamasında kesinleşmiş ve infaz edilmiştir.

Ancak terör örgütü üyeliği suçu Yargıtay tarafından yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, yapılan yeniden yargılama sonucunda kişi bu suçtan beraat etmiştir. Böylece, aynı maddi olaylara dayanan iki suçtan biri infaz edilirken diğeri beraatle sonuçlanmış, ortada telafisi güç bir çelişki doğmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

AYM, hukuk güvenliği ilkesinin, yargı organlarının aynı maddi veya hukuki olgularla ilgili çelişkili kararlar vermekten kaçınmasını gerektirdiğini vurgulamıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bazı kararlara karşı temyiz yolunu kapatan bir hükmünün, aralarında bağlantı bulunan suçlarda farklı yargı aşamalarında çelişkili sonuçlara yol açabildiğini tespit etmiştir. Bu durumun yargılamanın hakkaniyetini zedelediğine, Anayasa’nın 36. maddesindeki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. AYM, ihlalin kanundan kaynaklandığını belirterek durumun TBMM’ye bildirilmesine ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Aynı olaydan kaynaklanan, birbiriyle bağlantılı birden fazla suçla yargılanıyorsanız ve bu suçlar farklı kanun yollarından geçerek çelişkili sonuçlara ulaşabiliyorsa, bu durum başlı başına bir hak ihlali olarak Anayasa Mahkemesi’ne taşınabilir. Özellikle bir suçtan cezanız infaz edildikten sonra bağlantılı diğer suçtan beraat etmeniz gibi durumlarda, bu yolu değerlendirmelisiniz.

1

Bağlantılı Suçlar Birlikte Değerlendirilmeli

Aynı maddi olaya dayanan suçların farklı yargı aşamalarında birbirinden bağımsız ve çelişkili sonuçlara ulaşması, hukuk güvenliğini zedeler.

2

Kısmi Kesinleşme Risk Taşır

Bir suçun hızla kesinleşip infaz edilmesi, bağlantılı diğer suç hâlâ yargılanırken ortaya çıkabilecek bir çelişkiyi telafisi güç hale getirebilir.

3

Bu Durum AYM’ye Taşınabilir

Çelişkili kararlar nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, bireysel başvuru yoluyla bunu ileri sürebilirsiniz.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu2020/39936Bireysel Başvuru27.01.2026Bağlantılı suçlarda çelişkili kesinleşme nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali

Bağlantılı Suçlarınızda Çelişkili Bir Sonuçla mı Karşılaştınız?

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun, 2010 KPSS yargılamaları üzerinden ceza muhakemesindeki “bağlantılı suçlarda kısmi kesinleşme” sorununu, CMK 286/2-a maddesindeki temyiz yasaklarını ve hukuk güvenliği ilkesini denetleyen tarihi ihlal kararına dair merak edilenler:

  • Aynı maddi vakıaya dayanan bağlantılı suçlarda mahkemelerin çelişkili kararlar vermesi hangi hakkı ihlal eder?

    Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararına göre, aynı maddi ve hukuki olgulara dayanan davalarda yargı organlarının çelişkili sonuçlara varması, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan ‘hakkaniyete uygun yargılanma hakkını’ ve ‘hukuk güvenliği ilkesini’ doğrudan ihlal eder. Bu durum aynı zamanda masumiyet karinesi ile gerekçeli karar hakkını da zedelemektedir.

  • Emsal karara konu olan F. İ. başvurusundaki hukuki çelişki ve kilitlenme nasıl ortaya çıkmıştır?

    Başvurucu, 2010 KPSS sorularını sızdırmakla suçlanarak hem ‘kamu kurumu dolandırıcılığı’ hem de ‘FETÖ üyeliği’ suçlarından mahkûm edilmiştir. Ceza miktarı nedeniyle dolandırıcılık suçu istinaf aşamasında kesinleşip ceza infaz edilirken, terör örgütü üyeliği suçu Yargıtay’a gitmiştir. Yargıtay’ın bozmasıyla yeniden yargılanan sanık terör üyeliğinden beraat edince, dolandırıcılık hükmüyle arasında telafisi güç bir çelişki doğmuştur.

  • İlk derece mahkemesi KPSS sınavındaki hangi verileri mahkûmiyete ve örgüt üyeliği karinesine delil saymıştır?

    Mahkeme; başvurucunun iptal edilen 2010 KPSS’de 120 sorunun tamamını doğru yanıtlamasını, ancak tekrar edilen sınavda başarısının 83 doğruya düşmesini, iletişim (HTS) kayıtlarındaki baz birlikteliklerini ve FETÖ iltisaklı kurumlarda çalışmasını delil saymıştır. Sınav sorularının sadece örgüte sıkı sıkıya bağlı kişilere verileceği karinesinden hareketle her iki suçtan mahkûmiyet kurmuştur.

  • Anayasa Mahkemesi, bu adaletsizliğe yol açan sistemik hatanın hangi kanun maddesinden kaynaklandığını saptamıştır?

    AYM, ihlalin doğrudan yasal düzenlemeden kaynaklandığını tespit etmiştir. 5237 sayılı CMK’nın 286. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin, hapis cezası süresi üzerinden bazı suçlarda temyiz yolunu kapatmasının, aralarında sıkı bağ bulunan suçların bir bütün olarak Yargıtay denetiminden geçmesini engellediğini ve yapısal adaletsizlik yarattığını saptamıştır.

  • KPSS yargılamalarındaki bu tıkanıklığı çözen AYM kararının künye bilgileri ve hukuki sonuçları nelerdir?

    Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 27/1/2026 tarihinde 2020/39936 başvuru numarasıyla ihlal kararı vermiştir. Karar, 2/6/2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. AYM, ihlalin giderilmesi için dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’ne göndermiş ve yasal düzeltme için kararın bir örneğini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) bildirmiştir.

İLGİLİ YAZILAR