Çocuğumla görüşme (kişisel ilişki) günleri nasıl belirlenir? Yatılı kalabilir mi?
Boşanma, eşler arasındaki evlilik birliğini hukuken sona erdirse de, anne ve baba ile çocuk arasındaki o kutsal, koparılamaz kan bağını ve ebeveynlik sorumluluğunu asla ortadan kaldırmaz. Adliye koridorlarında yaşanan çekişmeli boşanma süreçlerinin en yaralayıcı ve psikolojik olarak en yıpratıcı cephesi, şüphesiz ki müşterek çocukların velayeti ve evlattan ayrı düşen ebeveynin “çocuğunu ne zaman, nasıl ve ne kadar göreceği” meselesidir. Bir ebeveynin evladının kokusuna hasret bırakılması, onun büyüme anlarına şahitlik edememesi ve sırf boşandı diye çocuğundan adeta bir yabancı gibi uzaklaştırılması hukuken, vicdanen ve pedagojik olarak kabul edilemez bir durumdur. Hukuk sistemimiz, velayeti kendisine verilmeyen eşin, evladıyla sevgi bağını sürdürebilmesi için “Kişisel İlişki Tesisi” adı altında son derece güçlü ve koruyucu yasal mekanizmalar inşa etmiştir.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, yıllara yayılan Aile Hukuku tecrübemizle belirtmek isteriz ki; çocukla görüşme günlerinin belirlenmesi, hâkimin rastgele veya eşlerin keyfi taleplerine göre şekillendirdiği matematiksel bir takvim değildir. Çocuğun kaç yaşında olduğu, anne şefkatine (süt çağına) muhtaç olup olmadığı, tarafların farklı şehirlerde yaşayıp yaşamadığı ve en önemlisi “çocuğun üstün yararı” gibi son derece teknik kriterler, bu takvimin bel kemiğini oluşturur. Velayeti elinde bulunduran tarafın “Çocuğu bende yatılı kalamaz”, “Uzak şehirdeyim, ayda bir saat görsün yeter” gibi tehditleri, Yargıtay’ın güncel içtihatları duvarına çarparak yıkılmaya mahkumdur. 2026 güncel mevzuatı ışığında hazırladığımız bu yazımızda; çocuğunuzla görüşme (kişisel ilişki) günlerinin nasıl belirleneceğini, yatılı kalma şartlarını, farklı şehir veya ülkelerde yaşamanın görüşme takvimine etkisini ve haklarınızı en üst düzeyde nasıl koruyacağınızı tüm hukuki derinliğiyle ele alıyoruz.
| Kriter | Hukuki Uygulama ve Kural |
|---|---|
| 0-3 Yaş Grubu | Anne şefkati ve bakımı nedeniyle genellikle yatılı olmayan, gündüz görüşmesi. |
| 4 Yaş ve Üzeri | Pedagojik olarak babada/velayeti almayan eşte yatılı kalma hakkının başlangıcı. |
| 8 Yaş (İdrak Çağı) | Mahkemede çocuğun hangi ebeveynle ne kadar kalmak istediğinin bizzat sorulması. |
| Şehirler Arası Mesafe | Hafta sonu görüşmesi yerine daha uzun sömestir ve yaz tatili odaklı takvim. |
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi ve Kişisel İlişkinin Hukuki Temeli
Yargıtay İçtihatlarında Temel Prensip: Kişisel ilişki kurulması sadece ana ve babanın duygularını tatmin etmek için değil, çocuğun her iki ebeveynin sevgisini tadarak büyüme hakkını korumak içindir.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 323. maddesi, ebeveynin çocukla görüşme hakkını tartışmasız bir biçimde güvence altına almıştır: “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir”. Aynı Kanun’un 182. maddesi gereğince, mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisini düzenlemek zorundadır,.
Kişisel ilişki kurma hakkı kamu düzenine ilişkindir; boşanma davalarında tarafların herhangi bir talebi olmasa dahi hâkim tarafından re’sen (kendiliğinden) düzenlenmelidir. Bu düzenleme yapılırken dikkate alınacak tek, mutlak ve sarsılmaz kural “Çocuğun Üstün Yararı“ ilkesidir,. Çocuğun üstün yararı; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin en sağlıklı şekilde sağlanması amacını taşır. Eşlerin boşanmadaki kusur oranları, birbirlerine duydukları öfke, ahlaki değer yargıları veya sosyal konumları; çocuğun üstün yararını olumsuz etkilemediği sürece kişisel ilişki takviminin belirlenmesinde bir engel teşkil etmez.
Kişisel ilişkinin amacı, boşanma ile sarsılan aile düzeninde çocuğun terk edilmişlik hissine kapılmasını engellemek ve her iki ebeveynin de sevgisini tatmasını sağlamaktır. Bu nedenle hâkim, ebeveynlik (analık-babalık) duygularını tatmine elverişli, çocuğun da anne/baba şefkatinden mahrum kalmayacağı “uygun süreli” bir takvim oluşturmak zorundadır,.
Çocuğum Bende Yatılı Kalabilir mi? (Süt Çağı ve Yaş Kriterleri)
Boşanma sürecindeki babaların (veya velayeti alamayan annelerin) en çok endişe duyduğu konu, çocuklarıyla aynı yastığa baş koyup koyamayacaklarıdır. Yatılı kişisel ilişki, ebeveyn ile çocuk arasındaki güven bağının inşasında hayati bir öneme sahiptir. Kural olarak, kişisel ilişki yatılı kalacak şekilde tesis edilir; ancak bu durum çocuğun “yaşına” sıkı sıkıya bağlıdır.
Mahkemeler yatılı görüşme kararını verirken pedagojik gelişim evrelerini dikkate alır:
- 0-3 (veya 4) Yaş Arası (Süt Çağı Dönemi): Bebeklik veya süt çağı olarak adlandırılan bu dönemdeki çocuklar, fiziksel ve psikolojik olarak anne bakımına, emzirilmeye ve şefkatine mutlak surette muhtaçtır. Yargıtay uygulamalarına göre; süt çağında bulunan bir çocuğun gece yatılı olarak velayet sahibi olmayan ebeveynde (genellikle babada) kalmasına izin verilmez. Bu dönemdeki çocuklar için kişisel ilişki genellikle hafta sonları belirli saat aralıklarında (Örneğin Cumartesi 10:00 ile 17:00 arası) “yatılı olmayacak şekilde” düzenlenir.
- Okul Öncesi ve Okul Çağı Dönemi (4 Yaş ve Üzeri): Çocuk, biyolojik olarak anneye olan mutlak fiziksel bağımlılığını aştığında, ebeveyniyle gece yatılı kalması onun ruhsal gelişimi için şart hâle gelir. Yargıtay’ın güncel kararlarına göre, süt çağından çıkmış bir çocuk için sırf annesi istemiyor diye yatılı görüşme hakkı kısıtlanamaz. Babanın çocukla hafta sonları veya tatillerde “yatılı olacak şekilde” kişisel ilişki kurması yasal bir zorunluluktur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/5200 K.) sayılı kararında bu hususu; “Davacı baba ve müşterek çocuk arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygularının tatmini bakımından yetersiz olmuştur. Davacı baba ile çocuk arasında yatılı olacak şekilde ve uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekir” diyerek açıkça hükme bağlamıştır.
Görüşme Takvimi Hangi Günleri ve Tatilleri Kapsar?
Kişisel ilişki tesisine yönelik mahkeme kararları, gelecekte icra müdürlükleri veya Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri aşamasında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde net, belirgin ve detaylı olmalıdır. Uygulamada mahkemeler, uzman (pedagog) raporlarını da dikkate alarak şu standart takvimi uygular:
- Hafta Sonu Görüşmeleri: Genellikle her ayın 1. ve 3. hafta sonları (veya 2. ve 4. hafta sonları), Cumartesi sabahından Pazar akşamına kadar yatılı olarak düzenlenir.
- Dini ve Milli Bayramlar: Dini bayramlar (Ramazan ve Kurban bayramları) dönüşümlü olarak paylaştırılır veya bayramın 2. gününden 3. günü akşamına kadar görüşme hakkı tanınır,.
- Yaz Tatili (Uzun Süreli Görüşme): Özellikle okul çağındaki çocuklar için yaz tatilinde 15 gün ile 1 ay arasında kesintisiz ve yatılı kişisel ilişki tesis edilmesi zorunludur,. Bu süre, çalışan ebeveynin yıllık izin dönemine denk getirilerek tatil yapılmasına olanak tanır.
- Sömestir (Yarıyıl) Tatili: Yarıyıl tatilinin bir haftası (örneğin ilk veya ikinci haftası) velayeti elinde bulundurmayan eşe verilir.
- Özel Günler (Anneler/Babalar Günü): Yargıtay kararlarına göre; babalar gününde çocuğun doğrudan babasıyla, anneler gününde ise doğrudan annesiyle görüşebileceği şekilde özel bir takvim mutlaka mahkeme ilamında yer almalıdır.
Eğer birden fazla çocuk varsa ve kardeşlerin velayetleri anne ile baba arasında paylaştırılmışsa; çocukların hem ebeveynlerini hem de birbirlerini aynı anda görebilmeleri için “Çapraz Kişisel İlişki” düzenlemesinden kaçınılmalı, görüşme günleri çocukların hep birlikte zaman geçirecekleri şekilde senkronize edilmelidir,.
Eski Eşimle Farklı Şehirlerdeyiz, Çocuğumu Nasıl Göreceğim?
Boşanmanın ardından tarafların farklı şehirlere veya ülkelere taşınması, ülkemizde en büyük velayet krizlerini doğuran unsurlardan biridir. Geçmiş yıllarda mahkemeler “aynı şehirde iseler hafta sonu, farklı şehirde iseler sadece yaz tatilinde” şeklinde ayrımlar yapabiliyordu. Ancak Yargıtay, 2026 güncel hukuki normları ve modern ulaşım imkânları çerçevesinde bu katı ayrımı tamamen ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (2016/15987 K.) devrim niteliğindeki emsal kararına göre; günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık (uçak, hızlı tren vb.) gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken “ayrı şehir, aynı şehir ayrımına” gidilmesinin hiçbir önemi kalmamıştır. Mahkeme, taraflar farklı şehirlerde yaşasa dahi, babalık/analık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da ebeveyninin sevgi ve şefkatini tatmasına yeterli süreyle (örneğin yine hafta sonları yatılı şekilde) kişisel ilişki kurmak zorundadır.
Ayrıca mesafe çok uzak ise ve sık gidiş-geliş çocuğun okul hayatını yoracak nitelikteyse, bu dezavantaj yaz tatili süreleri uzatılarak kapatılır. Yargıtay (2023/70 K.) sayılı ilamında; velayeti babaya verilen çocuğun anne ile farklı şehirde yaşaması durumunda, annenin yaz aylarında çocukla sadece kısa süreli görüşmesinin yetersiz olacağını, ekstra külfet oluşturacağını belirterek “yaz ayı için bir seferde ve bir aylık süre ile yatılı olacak şekilde” uzun soluklu kişisel ilişki kurulmasına hükmetmiştir. Uzaklık, sevgiye engel değildir; mahkeme bu mesafeyi telafi edecek uzunlukta takvim yaratmakla görevlidir.
Çocuğa “Kiminle Görüşmek İstediği” Sorulur Mu? (İdrak Çağı Kuralı)
Kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun “nesne” değil, hak sahibi bir “birey” olduğu unutulmamalıdır. Türk hukuk sistemi ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler (Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi Madde 12 ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi) gereğince; yeterli idrak gücüne sahip olan çocukların, kendilerini ilgilendiren kişisel ilişki davalarında mutlaka görüşlerinin alınması şarttır.
Yargıtay’ın yerleşik ve tavizsiz uygulamalarına göre; bedensel veya zihinsel gelişiminde bir engel bulunmayan 8 yaş ve üzerindeki çocuklar “İdrak Çağında” kabul edilir,.
- Eğer çocuğunuz 8 yaşından büyükse, mahkeme kişisel ilişki günlerini (özellikle yatılı kalıp kalmama hususunu) belirlerken çocuğun bizzat fikrini almak zorundadır.
- Çocuğun beyanı; korkutucu mahkeme salonunda değil, Aile Mahkemesi uzmanları (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) eşliğinde, çocuğun travmatize olmayacağı bir ortamda alınır.
- Çocuğun üstün yararı gerektirmedikçe, idrak çağındaki çocuğun görüşünün aksine (örneğin çocuk babasında yatılı kalmak istemediğini açıkça ve etki altında kalmadan beyan ediyorsa) yatılı kişisel ilişki kurulması hukuka aykırıdır,. İdrak çağındaki çocuğun beyanının alınmaması Yargıtay tarafından tek başına mutlak bozma sebebi sayılmaktadır.
💡 Kesin Çözüm İçin İnfaz Detayı: Mahkeme kararında görüşme saatlerini ‘sabah 09:00’dan Pazar 17:00’ye kadar’ gibi çok net ve tereddütsüz ifadelerle yazdırın. Belirsiz ifadeler icra aşamasında ‘teslimat’ sorunlarına yol açabilir.
Hangi Durumlarda Kişisel İlişki Kısıtlanabilir veya Kaldırılabilir? (Refakatçi Şartı)
Her ne kadar anne veya babanın çocuğuyla görüşmesi en temel hakkı olsa da, TMK 324. maddesi bu hakka kesin bir sınır çizmiştir: “Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını… aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir”,.
Eğer velayeti elinde bulundurmayan ebeveynin;
- Çocuğa fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddet (istismar) uyguladığına dair somut deliller (hastane darp raporları, savcılık soruşturmaları) varsa,
- Ebeveynin ağır uyuşturucu veya alkol bağımlılığı nedeniyle çocuğun can güvenliğini tehlikeye attığı sabitse,
- Çocuğu kaçırma eğilimi veya tehditleri söz konusuysa,
Mahkeme kişisel ilişki hakkını tamamen kaldırabilir veya 6284 sayılı Kanun kapsamında “Refakatçi Eşliğinde Görüşme” kararı verebilir. Yargıtay (2019/7998 K.) sayılı emsal kararında; cinsel istismar şüphesi ve travma altındaki bir çocuk için, çocuğun yaşam alanından dışarı çıkarılmadan, yatılı olmadan ve uzman veya anne refakatinde “sınırlı düzeyde” şahsi ilişki kurulmasının çocuğun psikolojik gelişimi açısından uygun olacağına hükmetmiştir,.
Görüntülü Arama (WhatsApp/Skype) ile Görüşme Hukuken Zorunlu Tutulabilir mi?
Günümüzde akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte, mahkemelerden “Çocuğumla her akşam saat 18:00’de WhatsApp’tan görüntülü konuşayım, mahkeme buna karar versin” şeklinde talepler sıkça gelmektedir.
Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (2017/9005 K.) emsal kararı bu konuya çok net bir çizgi çekmiştir. Yargıtay’a göre; kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan ebeveynin, zaten telefonla veya benzeri vasıtalarla çocuğuyla iletişim kurma hakkı doğası gereği mevcuttur. Ancak, velayeti elinde bulunduran ebeveyni “Çocuğu her gün saat 16:00 ile 19:00 arasında telefon/kamera karşısında hazır edeceksin” şeklinde bir yükümlülük altına sokmak, infazı (takibi ve denetimi) mümkün olmayan, velayet sahibinin hayatını kısıtlayan haksız bir düzenlemedir,. Velayet sahibi eşin kasıtlı olarak iletişimi engellediği ispatlanmadıkça, mahkeme ilamına “şu saatlerde telefonla görüşülecektir” şeklinde infazı imkânsız maddeler yazılamaz.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu Uzman Değerlendirmesi ve Sonuç
“Çocuğumu bana göstermeyecekler, ondan koparılacağım” şeklindeki korkular, hukuki haklarını tam olarak bilmeyen ebeveynlerin yaşadığı yersiz bir endişedir. Yukarıda detaylarıyla açıkladığımız üzere; Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları, süt çağını atlatmış bir çocuğun ebeveyniyle yatılı olarak ve bayram/yaz tatilleri de dahil olmak üzere doyasıya vakit geçirmesini en temel “Çocuk ve Ebeveyn Hakkı” olarak tescil etmiştir. Farklı şehirlerde yaşamak dahi evladınızla aranıza giremez. Dahası, 2026 yılındaki güncel yasal düzenlemeler ışığında; mahkeme kararına rağmen evladınızı size göstermeyen, görüş günlerini sabote eden kötü niyetli bir eşe karşı doğrudan disiplin (tazyik) hapsi talep edilebildiği gibi, “Kişisel ilişkinin engellenmesi” doğrudan doğruya Velayetin Değiştirilmesi (velayetin anneden/babadan alınıp size verilmesi) sebebidir.
Ancak bu sürecin sağlıklı işlemesi; yaş ve pedagojik evrelere (idrak çağı vb.) uygun uzman raporlarının (SIR) denetlenmesine, kişisel ilişkinin çaprazlama veya infazı imkânsız şekilde kurulmasını engelleyecek kusursuz bir HMK (Hukuk Muhakemeleri Kanunu) stratejisine bağlıdır. Sınırları net çizilmemiş, tatilleri kapsayıcı şekilde detaylandırılmamış bir mahkeme kararı, ileride çocuğunuzu teslim alırken polis ve uzmanlar nezdinde telafisi imkânsız aksaklıklara ve mağduriyetlere yol açacaktır.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, evladınızla aranızdaki bu eşsiz sevgi köprüsünü yasal güvence altına almak, çocuğunuzun üstün yararını mahkeme koridorlarında en gür sesle savunmak için tüm hukuki donanımımızla yanınızdayız. Gözünüzden sakındığınız çocuğunuza yasal olarak kavuşmak, kişisel ilişki (görüşme) günlerinizi yatılı ve en uzun süreleri kapsayacak şekilde bağlatmak için vakit kaybetmeden harekete geçin. Olası hak kayıplarını engellemek ve sarsılmaz bir dava stratejisi oluşturmak için hemen İletişim sayfamız üzerinden uzman avukat kadromuzla irtibata geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Boşandıktan sonra çocuğumla görüşme günleri ve yatılı kalma durumu nasıl belirlenir?
Çocuğunuzla görüşme takvimi, yaşına, anne şefkatine ihtiyacı olup olmadığına, tarafların farklı şehirlerde yaşayıp yaşamadığına ve en önemlisi u0022çocuğun üstün yararınau0022 göre hâkim tarafından belirlenir. Bu, rastgele veya keyfi taleplere göre değil, teknik kriterlere göre yapılan bir düzenlemedir.
-
Çocuğumla görüşme hakkı kanunen garanti altında mı?
Evet, Türk Medeni Kanunu’na göre velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocuğuyla uygun kişisel ilişki kurmasını isteme hakkı vardır. Mahkeme boşanma kararı verirken bu ilişkiyi düzenlemek zorundadır.
-
Hâkim, çocukla görüşme takvimini ayarlarken en çok neye dikkat eder?
Hâkim, bu düzenlemeyi yaparken u0022Çocuğun Üstün Yararıu0022 ilkesini esas alır. Yani çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişiminin en sağlıklı şekilde sağlanmasını amaçlar.
-
Çocuğum kaç yaşından sonra bende yatılı kalabilir?
Kural olarak, çocuk biyolojik olarak anneye olan mutlak fiziksel bağımlılığını aştığında, yani genellikle 4 yaş ve üzeri çocukların ebeveyniyle gece yatılı kalması ruhsal gelişimi için önemlidir. Yargıtay da 4 yaş ve üzeri çocuklar için yatılı görüşme hakkının kısıtlanamayacağını belirtir.
-
Bebeğim çok küçükse veya süt çağındaysa bende yatılı kalabilir mi?
Eğer çocuğunuz 0-3 veya 4 yaş arası süt çağındaysa, genellikle gece yatılı olarak velayeti olmayan ebeveynle kalmasına izin verilmez. Bu dönemde görüşmeler genellikle hafta sonları belirli saat aralıklarında, yatılı olmayacak şekilde düzenlenir.
-
Boşanınca çocuğumla sadece hafta sonu mu görüşebilirim? Bayramlar ve tatillerde ne olur?
Hayır, görüşmeler sadece hafta sonları ile sınırlı değildir. Mahkeme kararları genellikle her ayın belirli hafta sonlarını, dini ve milli bayramları dönüşümlü olarak, yaz tatilinde 15 gün ile 1 ay arasında kesintisiz yatılı görüşme süresini ve sömestir tatilinin bir haftasını kapsar.
-
Eski eşimle farklı şehirlerde yaşıyoruz, çocuğumu nasıl görebilirim?
Farklı şehirlerde yaşamanız, çocuğunuzla görüşmenize engel değildir. Yargıtay’a göre, günümüzdeki ulaşım kolaylıkları sayesinde ayrı şehirde olma durumu kişisel ilişki düzenlemesi yapılırken bir ayrıma neden olmaz. Hâkim, mesafeyi telafi edecek şekilde daha uzun süreli ve yatılı görüşme takvimleri oluşturmakla görevlidir.
-
Çocuğuma kiminle görüşmek istediği sorulur mu? Kaç yaşından itibaren fikrini söyleyebilir?
Evet, Türk hukuk sisteminde 8 yaş ve üzerindeki çocuklar u0022idrak çağındau0022 kabul edilir ve kendilerini ilgilendiren kişisel ilişki davalarında mutlaka görüşleri alınır. Çocuğun beyanı, Aile Mahkemesi uzmanları eşliğinde, travma yaşamayacağı bir ortamda alınır.
-
Mahkeme, idrak çağındaki çocuğumun görüşünü dikkate alır mı?
Mahkeme, çocuğun üstün yararı gerektirmedikçe, idrak çağındaki çocuğun görüşünün aksine (örneğin yatılı kalmak istemiyorsa) bir karar veremez. Çocuğun beyanının alınmaması Yargıtay tarafından tek başına bozma sebebi sayılır.
-
Hangi durumlarda çocuğumla görüşme hakkım elimden alınabilir veya kısıtlanabilir?
Eğer kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ebeveyn bu hakkını kötüye kullanırsa, çocukla ciddi olarak ilgilenmezse veya şiddet, istismar, ağır bağımlılık gibi önemli sebepler varsa, görüşme hakkı reddedilebilir, kaldırılabilir veya refakatçi eşliğinde görüşme kararı verilebilir.
-
Mahkeme, çocuğumla görüntülü konuşma (WhatsApp/Skype gibi) saatleri belirleyebilir mi?
Velayeti elinde bulunduran ebeveyni u0022Çocuğu her gün şu saatlerde telefon/kamera karşısında hazır edeceksinu0022 şeklinde bir yükümlülük altına sokmak, infazı mümkün olmadığı için mahkeme ilamına yazılamaz. Ancak velayet sahibi eşin kasıtlı olarak iletişimi engellediği ispatlanırsa durum farklı değerlendirilebilir.
-
Çocuğumla görüşmem engellenirse ne yapmalıyım?
Eğer mahkeme kararına rağmen evladınızı size göstermeyen veya görüş günlerini sabote eden kötü niyetli bir eş varsa, disiplin (tazyik) hapsi talep edilebilir. Ayrıca, kişisel ilişkinin engellenmesi doğrudan velayetin değiştirilmesi (velayetin size verilmesi) sebebi olabilir.




