yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Danıştay’dan YSK Görevde Yükselme Sözlü Sınavına İlişkin Kritik Karar

Giriş ve Olayın Özeti

Danıştay 12. Daire, kamu personelinin görevde yükselme süreçlerinde yaşanan önemli bir uyuşmazlığa ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. 2019/2259 E., 2025/5734 K. sayılı bu karar, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bünyesinde yapılan görevde yükselme seçim müdürü sözlü sınavının hukuki denetimine odaklanmaktadır. Davacı, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nda görevli bir personel olup, katıldığı YSK görevde yükselme seçim müdürü sözlü sınavında başarısız sayılması üzerine hukuki yollara başvurmuştur.

Davacı, dava dilekçesinde özetle şu iddiaları ileri sürmüştür:

  • Yönetmelikte ve ilanlarda sözlü sınav konu başlıklarının puanlarının açıkça belirtilmemesi, açıktan atamalardaki şeffaflıkla çelişerek Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
  • Yaklaşık 2 dakika süren sözlü sınavda, kendisine gösterilmeyen kapalı zarftan çekilen sorulardan “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” müfredatı yerine Osmanlı tarihinden soru sorulması haksız muameledir.
  • Kurumda 11 yıllık deneyimi ve başarılı seçim koordinasyonlarına rağmen, yazılı sınavda kendisinden düşük puan alan ve kuruma daha yeni geçiş yapmış adayların atanması liyakat ilkesine aykırıdır.
  • Yazılı sınav başarı sıralamasının ve sözlü sınav puanının açıklanmaması, sadece “Nihai sonuç başarısız” denilmesi kurumun şeffaflığına gölge düşürmektedir.
  • Yazılı sınavda yüksek puan alan birçok adayın mülakatta 70’in altında puanla elenirken, düşük puan alan adaylara yüksek puanlar verilerek başarılı sayılması, sınavın prosedürel ve keyfi olduğunu göstermektedir.
  • Sözlü sınavın çok kısa sürmesi ve herhangi bir kayıt sisteminin kullanılmaması, yargısal denetimi imkansız hale getirmektedir.
  • Sözlü sınavda hukuka aykırılıkların temelinde, iptali istenen Yönetmelik maddesinin yattığı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki liyakat ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiştir.

Davalı idare ise savunmasında, davanın süresinde açılmadığını ve davacının sınavın tamamının iptali isteminde menfaatinin bulunmadığını belirtmiştir. Yönetmeliğin, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe uygun olduğunu, sözlü sınav konularının eşit puanlarla değerlendirildiğini ve sınavın mevzuata uygun yapıldığını savunmuştur. Davacının 70 puan barajının altında kalması nedeniyle başarısız sayıldığını ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yüksek Seçim Kurulu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin “Sözlü Sınav” başlıklı 9. maddesi yönünden:

Danıştay, normlar hiyerarşisi ilkesini hatırlatarak, alt düzeydeki normların üst düzeydeki normlara aykırı olamayacağını vurgulamıştır. Dava konusu Yönetmelik maddesinin, dayanağı olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’teki hükümlere koşut olarak düzenlendiğini ve üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, Yönetmelik maddesinin iptali istemini reddetti.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığınca yapılan görevde yükselme seçim müdürü sözlü sınavının tamamı ve sınav sonucunda yapılan atamalar yönünden:

Daire, yargı içtihatlarıyla benimsendiği üzere sözlü sınavın nesnel yapılması ve yargısal denetiminin sağlanması için sınav öncesinde soruların hazırlanması, tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve komisyon üyelerince verilen notların ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Uyuşmazlıkta bu usul ve esaslara uygun hareket edildiği kanaatine varıldığından, sözlü sınavın tamamını sakatlayacak bir neden bulunmadığına hükmederek bu yöndeki iptal taleplerini reddetti.

Davacının, seçim müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve özlük hakları yönünden:

Danıştay, kamu hizmetlerinin liyakat ve kariyer ilkelerine uygun, objektif ve yargısal denetime elverişli şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır. YSK Yönetmeliği’nin 9. maddesinde sözlü sınav konularının “mesleki bilgi düzeyi”, “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi bilgi düzeyi” ve “genel kültür bilgi düzeyi” olarak belirlendiği hatırlatılmıştır. Ancak, davacıya “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi bilgi düzeyini ölçmek amacıyla ‘Mısır Sorununun görüşüldüğü 1840 Londra Anlaşmasına katılan Devletlerden üçünü sayınız’ şeklinde soru sorulduğu” tespit edilmiştir. Daire, bu sorunun Yönetmelikte belirtilen “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” müfredatı yerine “Osmanlı Tarihi” müfredatından sorulduğunu belirterek, sözlü sınav komisyonunun yaptığı değerlendirmenin Yönetmeliğin kapsamını karşılamadığına hükmetmiştir. Bu nedenle, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir.

Özlük ve parasal hak talebi yönünden ise, bu kısmi iptal kararının davacının doğrudan atanmasını sağlamadığı, yeniden sözlü sınav yapılması gerektiği ve bu nedenle yoksun kalınan bir zarardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetti.

Yorum

Danıştay’ın bu kararı, görevde yükselme sınavlarının, özellikle sözlü mülakat aşamasının hukuka uygunluk denetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, idarenin sınav süreçlerinde keyfiliğin önüne geçilmesi ve liyakat ilkesinin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini bir kez daha teyit etmiştir. Özellikle, sınav sorularının Yönetmelikte belirlenen müfredat ve konularla uyumlu olması gerektiği vurgusu, sözlü sınavlardaki objektiflik ve denetlenebilirlik açısından kritik bir eşiktir. Bir adayın “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” kategorisinde beklenen bilgi düzeyi yerine “Osmanlı Tarihi”ne ilişkin bir soruyla karşılaşması, sınavın amacından saptığını ve adayın bilgi düzeyini doğru bir şekilde ölçme imkanını ortadan kaldırdığını göstermektedir. Bu durum, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve yargısal denetime tabi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Karar, sözlü sınavların tamamen iptalini gerektirmemekle birlikte, bireysel olarak haksızlığa uğrayan adayların hak arayışlarında önemli bir dayanak sunmaktadır. Yeniden sözlü sınav yapılması yönündeki zımni talimat, idarelerin bundan sonraki süreçlerde daha titiz davranması gerektiğini işaret etmektedir.

Karar Künyesi

  • Mahkeme: T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
  • Esas No: 2019/2259
  • Karar No: 2025/5734
  • Karar Tarihi: 04/12/2025
  • Kaynak: Hukuki Haber

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Görevde yükselme mülakatında yönetmelik dışı veya müfredat dışı soru sorulması iptal sebebi midir?

    Evet, kesinlikle iptal sebebidir. Danıştay’ın bu emsal kararında netleştirdiği üzere, idare sözlü sınavda keyfi davranamaz. Kurumun kendi yönetmeliğinde mülakat konuları ne olarak belirlendiyse (örneğin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi), soruların da o sınırda kalması gerekir. İnkılap tarihi yerine Osmanlı Tarihi’nden soru sormak sınavın amacını saptırır ve adayın mülakat sonucunu hukuken geçersiz kılar.

  • Mülakat sorusunun yanlış müfredattan sorulduğunu mahkemede nasıl ispat edebiliriz?

    Sözlü sınav komisyonunun adaya sorduğu soruları, adayın verdiği yanıtları ve komisyon üyelerinin verdiği notları ayrı ayrı gösteren mülakat tutanaklarının mahkemece kurumdan istenmesi gerekir. Dava aşamasında bu resmi tutanaklar incelenerek adaya sorulan ‘1840 Londra Anlaşması’ gibi soruların, yönetmelikteki ‘İnkılap Tarihi’ başlığına uymadığı somut olarak ispatlanmış olur.

  • Mahkeme mülakattaki haksızlığı kabul edip iptal kararı verirse doğrudan o kadroya atanır mıyım?

    Hayır, doğrudan atamanız yapılmaz. Mahkemenin verdiği iptal kararı sizin haksız yere ‘başarısız’ sayılma işleminizi ortadan kaldırır. İdare, mahkeme kararını uygulamak adına sizi mülakat konularına ve hukuka uygun soruların sorulacağı ‘yeniden bir sözlü sınava’ almakla yükümlüdür. O sınavda başarılı olmanız halinde atamanız gerçekleştirilir.

  • Mülakat usulsüzlüğü nedeniyle açtığım davada geçmişe dönük parasal zararlarımı (maaş farkı vb.) isteyebilir miyim?

    Mülakatın iptali davasıyla birlikte parasal hakların iadesi talep edilse de, Danıştay bu aşamada tazminata hükmetmemektedir. Çünkü mülakatın iptal edilmesi adayın kesin olarak atanacağı anlamına gelmez, sadece yeniden sınava girme hakkı tanır. Aday henüz o kadroya resmen atanmadığı için ortadan kalkmış, kesin bir parasal zarardan söz edilemeyeceğinden bu talep reddedilir.

  • Görevde yükselme sözlü sınavının (mülakatın) iptali için dava açma süresi ne kadardır?

    Sözlü sınav sonuçlarının kurumun resmi internet sitesinde veya yazılı olarak adaya tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 60 gün içinde Danıştay’da veya yetkili İdare Mahkemesinde iptal davası açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, geçirilmesi halinde dava açma hakkı kaybolur.

DİĞER YAZILAR