Eksik Bononun İptaline BAM 14. HD’den Önemli Karar
Giriş ve Olayın Özeti
Kambiyo senetleri, ticari hayatta büyük öneme sahip finansal araçlardır. Bu senetlerin, özellikle de bonoların, zayi olması (kaybolması veya çalınması) durumunda hak sahipleri için ciddi hukuki sorunlar doğurabilir. Türk Ticaret Kanunu (TTK), bu gibi durumlarda hak sahiplerinin mağduriyetini gidermek amacıyla zayi nedeniyle iptal davası açma imkanı sunmaktadır. Ancak, senedin eksik unsurlu olması veya “açık bono” niteliği taşıması halinde iptal davasının nasıl sonuçlanacağı sıkça tartışma konusu olmuştur.
İncelemeye konu karar, tam da bu noktada önemli bir açıklık getirmektedir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan bir davada, davacı, elinden iradesi dışında çıkan 80.000 TL ve 100.000 TL bedelli iki adet bononun zayi nedeniyle iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, 100.000 TL bedelli bononun iptaline karar verirken, 80.000 TL bedelli bononun üzerinde keşideci adı, adresi, vade tarihi, keşide yeri ve keşide tarihi gibi zorunlu unsurların bulunmadığı, dolayısıyla “bono vasfı taşımadığı” gerekçesiyle iptal talebini reddetmiştir. Davacı vekili, ret kararı verilen 80.000 TL’lik bono yönünden ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, davacının istinaf başvurusunu değerlendirmiştir. Daire, kararında özellikle TTK’nın 776. maddesinde bonolarda bulunması gereken unsurlar ile TTK’nın 778/2-f maddesinin atfıyla bonolara da uygulanan TTK’nın 680. maddesine vurgu yapmıştır. TTK’nın 680. maddesi, bir senedin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olarak tedavüle çıkarılabilmesine imkan tanımakta ve bu eksikliklerin senedin ibrazına kadar tamamlanabileceğini düzenlemektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına da atıfta bulunarak, keşideci imzası dışında tüm unsurları boş dahi olsa bir bononun düzenlenmesinin hukuken mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu tür bonoların, “açık bono” niteliğinde olduğu ve zorunlu unsurları tamamlanmak suretiyle kambiyo senedi vasfıyla işlem görmeye elverişli olduğu ifade edilmiştir. Somut olayda, reddedilen 80.000 TL bedelli bonoda keşideci imzasının ve TC numarasının bulunduğu, bono bedelinin rakamla yazıldığı, diğer unsurların ise boş olduğu tespit edilmiştir. Daire, bu durumdaki bir belgenin “bono vasfı taşımadığı” gerekçesiyle iptal talebinin reddedilmesini doğru bulmamıştır. İlk derece mahkemesinin, keşideci imzası bulunan ve tedavüle çıkarılmadan eksik unsurlarının doldurulması imkan dahilinde bulunan bu belgeyi bono olarak kabul etmeyerek iptal isteminin reddine karar vermesi hatalı bulunmuştur.
Bu gerekçelerle, HMK’nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.
Yorum
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, zayi nedeniyle bono iptali davalarında “açık bono” kavramının hukuki niteliği ve uygulama alanı hakkında önemli bir netlik sağlamıştır. Karar, bir bononun zayi olduğunda, zorunlu unsurlarının tamamının o anda üzerinde bulunmamasının, o belgenin bono vasfını tamamen ortadan kaldırmayacağını ve iptal davası açılmasına engel teşkil etmeyeceğini ortaya koymaktadır.
Özellikle keşideci imzası gibi temel bir unsurun bulunduğu ve diğer eksikliklerin TTK 680. maddesi uyarınca tamamlanma potansiyeli olan durumlarda, mahkemelerin senedi “bono” olarak kabul ederek zayi nedeniyle iptal prosedürünü (ilanlar vb.) işletmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, hak sahiplerinin kaybolan veya çalınan kambiyo senetleri nedeniyle mağduriyet yaşamasının önüne geçmeyi amaçlamakta ve yargılamanın usul ekonomisi ilkesine uygun olarak, hukuki nitelendirmede titiz davranılması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Eksik unsurlu bonoların dahi hukuki himayeden yararlanabileceği yönündeki bu içtihat, ticari hayatta büyük bir güvence sağlamaktadır.
Karar Künyesi
- Mahkemesi: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
- Dosya No: 2020/924 E.
- Karar No: 2023/273 K.
- Tarih: 23.02.2023
- Davanın Konusu: Zayi nedeniyle bono iptali
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin, unsurları tamamen doldurulmamış olan “açık bono” niteliğindeki senetlerin zayi nedeniyle iptal davasına konu edilebileceğine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Zorunlu unsurları boş olan bir bono kaybolduğunda iptal davası açılabilir mi?
Evet, açılabilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin emsal kararına göre, bir bononun zayi olduğu anda üzerinde vade, keşide yeri veya tarihi gibi zorunlu unsurların bulunmaması, o senedin hukuki himayeden yararlanmasına engel değildir. Senedin üzerinde keşideci imzasının bulunması, iptal prosedürünün işletilmesi için yeterlidir.
-
TTK m. 680 kapsamında ‘açık bono’ ne anlama gelir ve hukuki güvencesi nedir?
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 680. maddesi, bir senedin sadece keşideci imzasıyla, diğer unsurları boş bırakılarak tedavüle çıkarılmasına (açık bono) imkan tanır. Kanun, bu eksik unsurların senedin ibrazına kadar her zaman tamamlanabileceğini düzenlediğinden, bu tür belgeler ticari hayatta geçerli birer kambiyo senedi adayı olarak hukuki güvence altındadır.
-
İlk derece mahkemesi eksik unsurlu bononun iptal talebini hangi gerekçeyle reddetmiştir?
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, zayi olduğu ileri sürülen 80.000 TL bedelli bononun üzerinde keşideci adı, adresi, vade tarihi, keşide yeri ve tarihi gibi zorunlu unsurların yer almadığını saptamış; bu eksiklikler nedeniyle belgenin ‘bono vasfı taşımadığı’ gerekçesiyle iptal talebini hukuka aykırı olarak reddetmiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi yerel mahkemenin ret kararını neden hatalı bulmuştur?
Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu bonoda keşidecinin imzasının, T.C. kimlik numarasının ve rakamla yazılmış senet bedelinin mevcut olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına atıf yapan daire, imza dışındaki tüm unsurları boş olsa dahi senedin ‘açık bono’ olarak kabul edilmesi ve ilan süreçleri de dahil olmak üzere zayi iptal prosedürünün işletilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kaldırma kararının pratik sonucu ne olmuştur?
Daire, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ret kararını kesin olarak kaldırmıştır. Dosya, açık bono niteliğindeki senet için zayi nedeniyle iptal yargılamasının (gazete ilanları, süre verilmesi vb.) usulünce baştan yapılması amacıyla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne geri gönderilmiştir.

