Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Davanızda Görev Alan Hakim Daha Önce Başka Bir Kararınıza mı Katıldı?

Bir davada tutukluluğunuza itiraz eden hakim, aynı dosyanın temyiz aşamasında yeniden karşınıza çıkarsa bu durumun yargılamanızı hukuka aykırı hale getirebileceğini biliyor musunuz? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu tür bir usul hatasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Kararın ayrıntıları, benzer durumda olan herkes için önemli bir emsal niteliği taşıyor.

Dikkat

Davanızda görev alan bir hakimin daha önce aynı dosyada farklı bir aşamada (örneğin tutukluluk itirazında) karar vermiş olması, yargılamanın hukuka aykırı hale gelmesine yol açabilir. Bu durumu fark ederseniz vakit kaybetmeden avukatınıza bildirin.

Olayın Özeti

Bir sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla yürütülen davada, ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararı vermişti. Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kısmen değiştirerek daha ağır cezalara hükmetti. Karar temyiz edilince Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesi, delillerdeki çelişkiler nedeniyle kararı bozdu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi önceki kararında ısrar etti. Bunun üzerine dosya Yargıtay 9. Ceza Dairesi üzerinden Ceza Genel Kurulu’na taşındı.

Ceza Genel Kurulu dosyanın esasına girmeden önce çok önemli bir usul sorununu fark etti. Sanığın tutukluluk haline itirazını daha önce hakim sıfatıyla reddeden kişi, sonradan Yargıtay üyesi olmuş ve aynı davanın temyiz aşamasındaki müzakerelere katılmıştı.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Ceza Genel Kurulu, bu durumu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hakimin davaya bakamayacağı halleri düzenleyen 22. maddesi ve yargılamaya katılamayacak hakimi düzenleyen 23/1. maddesi kapsamında inceledi. Kanuna göre, bir karara katılan hakim, o kararla ilgili üst mahkemede verilecek yeni bir karara katılamaz. Bunun nedeni açık: bir hakimin daha önce görüş bildirdiği bir konuda yeniden tarafsız karar vermesi mümkün değildir.

Kurul, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bu ilkeyi Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında adil yargılanma hakkının bir parçası saydığını hatırlattı. Somut olayda, tutukluluk itirazını reddeden hakimin sonradan aynı davanın temyiz sürecinde oy kullanması, kanuna açıkça aykırı bulundu. Bu durum, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen 289/1-b maddesindeki, hakimlik görevini yapmaktan yasaklı bir hakimin hükme katılması haline girdi.

Ceza Genel Kurulu, bu usul hatasının Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukukun parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1. maddesindeki adil yargılanma hakkını da ihlal ettiğini belirtti. Bu nedenle hem Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesi’nin kararı hem de Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme hükmü hukuken geçersiz sayıldı.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, yargılamanızda görev alan hakimlerin geçmişte aynı dosyada başka bir sıfatla karar vermiş olup olmadığının önemli bir denetim noktası olduğunu gösteriyor. Eğer dava dosyanızda böyle bir durumla karşılaşırsanız, bunu bir usul itirazı olarak öne sürebilirsiniz. Kurul, dosyayı yeniden temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderdi; yani hukuka aykırı biçimde verilen kararlar geçerliliğini kaybetti ve süreç baştan işletilecek. Kendi davanızda benzer bir tarafsızlık sorunu şüphesi varsa, bunu mutlaka avukatınızla değerlendirmelisiniz.

1

Aynı Hakim İki Kez Karar Veremez

Bir hakim, daha önce aynı dosyada tutukluluk itirazı gibi bir konuda görüş bildirmişse, sonraki temyiz aşamasında aynı davaya katılamaz.

2

Usul Hatası Kararı Geçersiz Kılar

Tarafsızlık ilkesine aykırı şekilde verilen kararlar, delil veya esas tartışılmadan doğrudan hukuka aykırı sayılıp bozulabilir.

3

Adil Yargılanma Hakkı Anayasal Güvence Altında

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasa’nın 90. maddesi, bu tür usul ihlallerinin denetlenmesinin dayanağını oluşturuyor.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu2022/302 E.2026/73 K.04.02.2026Hakimin tarafsızlığı ve davaya bakamayacağı haller

Yargılama Sürecinizde Usul Hatası Şüphesi mi Var?

Hakimin tarafsızlığı, adil yargılanma hakkı veya benzer usul sorunlarıyla ilgili haklarınızı öğrenmek için hukuki destek alın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, soruşturma evresinde görüş bildiren bir hâkimin temyiz aşamasındaki yargılamaya katılamayacağına ve hâkimin tarafsızlığı ilkesine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Soruşturma aşamasında tutukluluk itirazını değerlendiren bir hâkim aynı davanın temyiz aşamasına katılabilir mi?

    Hayır, katılamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 23/1. maddesi uyarınca, bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin verilecek karar veya hükme iştirak edemez. Hâkimin daha önce dosyada görüş bildirmiş olması, tarafsızlığına gölge düşürebileceği için kanunen yasaktır.

  • Kanunen yasaklı bir hâkimin temyiz incelemesine katılması davanın akıbetini nasıl etkiler?

    Bu durum, CMK’nın 289/1-b maddesinde düzenlenen ‘Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması’ hâlini oluşturur ve mutlak bir hukuka kesin aykırılık sebebidir. Böyle bir usul hatasının varlığı halinde, o hâkimin katılımıyla verilen tüm üst mahkeme kararları ve buna bağlı direnme hükümleri hukuken geçersiz sayılır ve kaldırılır.

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu usul hatasını hangi uluslararası ve anayasal ilkeler kapsamında değerlendirmiştir?

    Ceza Genel Kurulu bu durumu, Anayasa’nın 90. maddesiyle iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (İHAS) 6/1. maddesinde düzenlenen ‘tarafsız mahkemede adil yargılanma hakkı’ kapsamında ele almıştır. AİHM içtihatlarında da hâkimlerin bir işe müdahil olurken önceden fikir taşımamaları adil yargılanmanın temel bir unsuru kabul edilir.

  • Ceza Genel Kurulu’nun ön sorunda bu ihlali tespit etmesinin ardından dosyada nasıl bir süreç izlenmiştir?

    Usule aykırı olarak toplanan Yargıtay Özel Dairesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu karara karşı verdiği direnme hükmü hukuken geçersiz kabul edilerek kaldırılmıştır. Dosya, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’nin kararının usulüne uygun ve tarafsız bir heyetle yeniden temyizen incelenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderilmiştir.

  • Hâkimin tarafsızlığı ilkesinin ceza yargılamasındaki genel önemi nedir?

    Hâkimin tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir güvencesidir. Yargılamanın her aşamasında tarafsızlığa dair en ufak bir şüphenin bulunmaması gerekir. Bu emsal karar, usul kurallarının titizlikle uygulanmasının maddi gerçeğe ulaşmak ve adil bir sonuca varmak kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir.

İLGİLİ YAZILAR