Üst Kademe Atamalarında Belirlilik İlkesine AYM Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Şubat 2026 tarihli ve 2025/113 Esas, 2026/40 Karar sayılı önemli bir karar imza atmıştır. Bu karar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden 129 milletvekilinin açtığı iptal davası sonucunda verilmiş olup, kamu kurum ve kuruluşlarında üst kademe yöneticileri ile vali yardımcıları ve kaymakamların atama usullerine dair düzenlemeleri içeren 5/3/2025 tarihli ve 180 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) bazı hükümlerini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Dava konusu CBK, 10/7/2018 tarihli ve 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yapılan değişiklikleri kapsıyordu. Temel tartışma noktaları, “üst kademe kamu yöneticileri” kavramının netliği, vali yardımcıları ve kaymakamların atama yetkisinin kapsamı ile Anayasa’nın 2., 7., 104., 128. ve 153. maddelerine aykırılık iddiaları etrafında şekillenmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
AYM, kararında Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin anayasal çerçevesini ve yargısal denetim ilkelerini hatırlatarak, öncelikle konu bakımından yetkiyi, ardından içerik yönünden Anayasa’ya uygunluğu denetlemiştir.
1. “…görevler ile…” İbaresinin İptali (3 sayılı CBK’nın 2. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi):
AYM, 3 sayılı CBK’ya ekli (I) ve (II) Sayılı Cetvellerde yer alan görevlere ilişkin atama usulünü düzenleyen bu ibareyi, “üst kademe kamu yöneticisi” kavramının CBK’da açıkça tanımlanmaması ve cetvellerin belirsizlik taşıması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen belirlilik ilkesine aykırı bulmuştur. Mahkeme, daha önceki kararlarında da vurguladığı üzere, üst kademe kamu yöneticisi olmayan kamu görevlilerinin atanma esaslarının CBK ile değil, kanunla düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu iptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girecektir.
2. “…vali yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı…” İbaresinin İptal Talebinin Reddi (3 sayılı CBK’nın 2. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi):
AYM, vali yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılmasını öngören bu ibarenin iptal talebini reddetmiştir. Mahkeme, vali yardımcıları ve kaymakamların üst kademe kamu yöneticisi olmamaları nedeniyle atanma şartlarının CBK ile düzenlenemeyeceğine dair önceki kararının gereği olarak, bu düzenlemenin sadece atama yetkisini belirlediğini ve herhangi bir belirsizlik yaratmadığını tespit etmiştir. Atanma şartlarının kanunla düzenlenmesi (örneğin 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu) gerekliliğinin devam ettiği vurgulanmıştır.
3. “Bu cetvellerde…” ibaresinin “Bu fıkrada…” şeklinde değiştirilmesinin İptali (3 sayılı CBK’nın 2. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi):
İlk iptal edilen ibaredeki belirsizlik nedeniyle, atama yetkisinin diğer yetkililere devredileceği kadroları belirleyen “Bu fıkrada…” ibaresinin de kapsamının belirsiz hale geldiği değerlendirilmiştir. AYM, “üst kademe yöneticiler” tanımındaki eksikliğin, diğer kadroların belirliliğini de etkilediğini ve dolayısıyla Anayasa’nın 2. maddesindeki belirlilik ilkesini ihlal ettiğini belirtmiştir. Bu iptal hükmü de kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girecektir.
4. (3) Numaralı Fıkranın Eklenmesinin İptal Talebinin Reddi (3 sayılı CBK’nın 2. maddesi):
Vali yardımcıları ve kaymakam kadroları hakkında 3 sayılı CBK’nın atama usulü ve yetkili makam dışındaki diğer hükümlerinin uygulanmayacağını öngören bu fıkranın iptal talebi reddedilmiştir. AYM, bu düzenlemenin, vali yardımcıları ve kaymakamların atanma şartlarının kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki önceki kararına uyum sağlamak amacıyla yapıldığını ve CBK’nın düzenleme alanını daraltarak hukuki belirsizlik yaratmadığını ifade etmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile yapılan düzenlemelerin sınırları ve Anayasa’daki “belirlilik ilkesi”ne uygunluğu konusunda önemli bir yol göstericidir. Mahkeme, “üst kademe kamu yöneticisi” kavramının soyut bir tanım olmaktan çıkarılıp, net ve öngörülebilir kriterlere bağlanması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. Özellikle atama yetkisi ve usullerinde, hangi kadroların doğrudan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenebileceği, hangi kadroların ise kanunla düzenlenmesi gerektiği ayrımının titizlikle yapılması gerektiği ortaya konulmuştur.
Karar, vali yardımcıları ve kaymakamlar gibi kritik kamu görevlileri için atama yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olabileceğini kabul ederken, bu görevlilerin atanma şartları gibi özlük haklarına ilişkin hususların ise üst kademe yönetici sınıfına dahil edilmedikleri için kanunla düzenlenmesi gerektiği prensibini pekiştirmiştir. Bu durum, idari teşkilatlanmada hiyerarşi ve yetki dağılımının anayasal sınırlar içinde kalmasının önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kanun koyucunun, iptal edilen hükümlerin yerine geçecek yeni düzenlemeleri belirlilik ilkesine uygun şekilde hızla yapması gerekmektedir.
Karar Künyesi
- Esas Sayısı: 2025/113
- Karar Sayısı: 2026/40
- Karar Tarihi: 12/2/2026
- Resmî Gazete Tarih ve Sayısı: 21/5/2026 – 33260
- İptal Davasını Açan: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 129 milletvekili
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) üzerinden mülki idare amirleri ile üst kademe kamu yöneticilerinin atama usullerine getirilen düzenlemeleri denetlediği emsal kararına dair merak edilenler:
-
Anayasa Mahkemesi (AYM) üst kademe kamu yöneticilerinin atama usullerine ilişkin hangi ibareyi iptal etmiştir?
AYM, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2. maddesinde yer alan ve cetvellerdeki kadrolara yönelik atama usulünü belirleyen ‘…görevler ile…’ ibaresini iptal etmiştir. Mahkeme, ‘üst kademe kamu yöneticisi’ kavramının net bir şekilde tanımlanmamasını ve cetvellerin yarattığı belirsizliği Anayasa’nın 2. maddesindeki ‘belirlilik ilkesine’ aykırı bulmuştur.
-
Vali yardımcıları ve kaymakamların Cumhurbaşkanı kararıyla atanması hukuka aykırı bulunmuş mudur?
Hayır, bulunmamıştır. AYM, vali yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı kararıyla doğrudan atama yapılmasını öngören ibarenin iptal talebini reddetmiştir. Kararnamedeki bu hükmün sadece ‘atama yetkisini’ net bir şekilde belirlediği ve bir belirsizlik yaratmadığı saptanmıştır.
-
Vali yardımcıları ve kaymakamların atanma şartları Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebilir mi?
Hayır, düzenlenemez. AYM, vali yardımcıları ve kaymakamların anayasal anlamda ‘üst kademe kamu yöneticisi’ sınıfına dahil olmadıklarını belirtmiştir. Bu nedenle, mülki idare amirlerinin atanma şartları, özlük hakları ve nitelikleri gibi esasların CBK ile değil, münhasıran kanunla (örneğin 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu) düzenlenmesi anayasal bir zorunluluktur.
-
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararları ne zaman yürürlüğe girecektir?
AYM, yasama organına belirlilik ilkesine uygun yeni bir yasal düzenleme yapabilmesi için süre tanımıştır. Kararda belirlilik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle iptal edilen ibarelere ilişkin hükümler, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 21.05.2026 tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecektir.
-
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı iptal davasını kimler açmıştır ve kararın künyesi nedir?
İptal davası, TBMM üyeleri Murat Emir, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır ile birlikte 129 milletvekili tarafından açılmıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 12.02.2026 tarihli kararı, 2025/113 Esas ve 2026/40 Karar sayılı dosya üzerinden verilerek 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

