Yargıtay: ByLock ve Tanık Dinleme Hakkı İhlali, Adil Yargılanma Şartı
Giriş ve Olayın Özeti
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2022/30025 E., 2025/27339 K. sayılı kararı, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan verilen bir mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesi sonucunda usul ve esasa ilişkin önemli eksiklikler nedeniyle bozulmasına hükmetmiştir. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/85 E., 2019/209 K. sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, istinaf kanun yolunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından 2019/1043 E., 2021/584 K. sayılı kararla esastan reddedilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a gelmiştir. Bu karar, özellikle terör suçları yargılamalarında adil yargılanma hakkının, tanık dinleme usullerinin ve dijital delillerin değerlendirilmesinin kritik önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi kararlarında tespit ettiği beş temel eksiklik ve hukuka aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bu bozma gerekçeleri aşağıdaki gibidir:
- Tanık Dinleme Hakkının İhlali: Mahkûmiyete esas alınan ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil niteliğinde olan bir tanığın, doğrudan aleni duruşmada sanık huzurunda dinlenmemesi veya bu mümkün değilse 5271 sayılı CMK’nın 180 ve 181. maddelerinde öngörülen usullere (SEGBİS veya istinabe) riayet edilmeyerek sadece soruşturma ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi, AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36. maddelerinde güvence altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir.
- ByLock Delilinin Eksik Araştırılması: Sanığın savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını belirtmesine rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla sabit olduğu üzere ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca münhasıran kullanıldığı kabulünden hareketle, kişinin örgütsel konumunun ve faaliyetlerinin tespiti için gerekli olan detaylı araştırmaların yapılmamış olması bir eksiklik olarak görülmüştür. Bu kapsamda; ByLock tespitine ilişkin belgeler, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu, ByLock kullanımına dair HTS kayıtları, ByLock’ta ekleyen/eklenen/irtibatlı kişilerle HTS irtibatlarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması, bu kişiler hakkında ceza soruşturması olup olmadığının araştırılması ve gerektiğinde ifadelerinin alınması gerektiği vurgulanmıştır.
- Veri İnceleme Raporundaki Bilgilerin Değerlendirilmemesi: Hükümden sonra dosyaya gelen veri inceleme raporunda adı geçen (öğretmen, zümre başkanı) kişilerin kimliklerinin tespiti, FETÖ/PDY ile iltisaklı soruşturmaları olup olmadığının araştırılması, ilgili dosyaların getirtilerek incelenmesi ve bu kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmaması eksik araştırma olarak kabul edilmiştir.
- UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası Araştırması Eksikliği: UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan veya bilgi olup olmadığının araştırılmaması, tespit edilmesi halinde bu kişilerin tanık olarak dinlenmemesi ve sanık/müdafiine diyeceklerinin sorulmaması da bozma gerekçesi yapılmıştır.
- Tekerrür Uygulamasında Hata: Sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak TCK’nın 58/9. maddesi yerine, bu maddenin atıf maddesi olan ve uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesinin gösterilmesi de hukuka aykırı bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen eksik araştırma ve hukuka aykırılıklar nedeniyle, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Yorum
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bu kararı, terör suçları gibi hassas yargılamalarda dahi adil yargılanma hakkının ve usul güvencelerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle temel insan haklarından olan tanık dinleme hakkının ihlal edilmemesi, dijital delillerin (ByLock gibi) bilimsel ve hukuki standartlara uygun, her türlü şüpheden uzak bir şekilde incelenmesi ve tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgusu, hukukun üstünlüğü ilkesinin temel taşlarıdır. Karar, “eksik araştırma” kavramının yargılama süreçlerindeki hayati rolünü hatırlatmakta, yargılamanın her aşamasında maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm delillerin titizlikle toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğini gözler önüne sermektedir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin adil yargılanma haklarını ve hukuki güvencelerini en üst düzeyde koruma misyonuyla hareket etmekteyiz. Bu karar, yargılama süreçlerinde usul hatalarının ve eksik delil araştırmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini göstermesi açısından emsal niteliğindedir.
Karar Künyesi
- Yargıtay Dairesi: 3. Ceza Dairesi
- Esas Numarası: 2022/30025 E.
- Karar Numarası: 2025/27339 K.
- Karar Tarihi: 02.12.2025
- İlk Derece Mahkemesi: Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi (2017/85 E., 2019/209 K.)
- Bölge Adliye Mahkemesi: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi (2019/1043 E., 2021/584 K.)
- Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm: Bozma
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Aleyhimde ifade veren tanık mahkemeye hiç gelmedi, sadece eski karakol ifadesi okunarak bana ceza verilebilir mi?
Hayır, verilemez. Yargıtay’ın en son bozma kararına göre, hakkınızda mahkumiyet hükmüne esas teşkil edecek kilit bir tanığın sanık ve avukat huzurunda duruşmada dinlenmemesi, adil yargılanma ve tanık sorgulama hakkının açık bir ihlalidir. Sadece eski ifadelerin okunmasıyla yetinilerek ceza kurulamaz.
-
ByLock listesinde adım geçiyor ama programı indirmedim, mahkemenin detaylı araştırma yapması zorunlu mu?
Evet, zorunludur. Yargıtay, ByLock iddialarında sadece yüzeysel bir isim eşleşmesine dayanarak karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Hak iddialarının netleşmesi için ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun, geriye dönük HTS kayıtlarının getirilmesi ve listedeki diğer kişilerle olan bağlantıların bilirkişi marifetiyle incelenmesi şarttır.
-
Dava bittikten sonra dosyaya giren veri inceleme raporları veya yeni isimler davanın seyrini değiştirir mi?
Evet, değiştirir. Hüküm kurulduktan sonra dahi dosyaya yeni bir veri inceleme veya dijital inceleme raporu girerse, üst mahkeme bu raporda adı geçen yeni kişilerin araştırılmasını, FETÖ/PDY dosyalarının olup olmadığına bakılmasını ve bu kişilerin tanık olarak dinlenmesini ister; aksi durum eksik araştırma sayılır.
-
UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında araştırma yapılması ne anlama gelir?
Yargılama esnasında mahkemenin, UYAP sistemindeki örgütlü suçlar havuzunu taratarak sanık hakkında başka dosyalarda verilmiş gizli bir ifade, beyan veya itirafçı bilgisi olup olmadığını kontrol etmesi gerekir. Bir bilgi çıkarsa bu beyanların aslı getirtilmeli ve duruşmada sanığa okunarak savunması alınmalıdır.
-
Terör suçlarında ceza artırımı ve tekerrür uygulanırken mahkemenin hangi maddeyi yazması zorunludur?
Terör örgütü üyeliği suçundan verilen cezaların mükerrirlere (suçu alışkanlık haline getirenlere) özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, mahkemenin mutlaka terör suçlarına özel olan TCK’nın 58/9. maddesini uygulaması gerekir. Genel suçlar için olan TCK 58/6 maddesinin yazılması yasal olarak bozma sebebidir.
