İzmir BAM: Bonoda Teminat Senedi İddiasında Eksik İnceleme Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli kararı (2023/1373 E., 2026/101 K.), bonodan kaynaklanan menfi tespit davalarında “teminat senedi” kaydının önemini ve yargılama sürecindeki inceleme eksikliğinin sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının istinaf incelemesi sonucunda, önemli bir hukuki değerlendirme eksikliği nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, davacı aleyhine 500.000 TL bedelli bir bono (promissory note) üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin senet üzerindeki imzanın şirketi temsilen atıldığını, şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ve senet üzerinde “teminat senedidir” kaydının yer aldığını belirterek, bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, imzanın şirket kaşesi üzerinde yer alması nedeniyle davacının aval veren sıfatıyla borçlanma iradesinin olmadığını ve her iki imzanın da şirketi temsilen atıldığını kabul ederek menfi tespit davasını kabul etmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu ile dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşınmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, dosya üzerinde yaptığı incelemede, icra takibine konu bononun arka yüzünde “teminat senedidir” açık ibaresinin yer aldığını tespit etmiştir. Bu tespit, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına yön veren temel unsur olmuştur.
Mahkeme, yerleşik Yargıtay içtihatlarına atıfta bulunarak, bir senedin teminat senedi vasfı taşıyabilmesi için ya senet metninde açıkça teminatın hangi hususta verildiğinin belirtilmesi ya da ayrı bir sözleşmeyle senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması gerektiğini vurgulamıştır. Sadece “teminattır”, “teminat senedidir”, “devredilemez”, “ciro edilemez” gibi ibarelerin tek başına senede teminat senedi hüviyeti kazandırmayacağı, hiç yazılmamış kabul edileceği yönündeki içtihatlar (örn. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamı) hatırlatılmıştır.
Ancak somut olayda, ilk derece mahkemesinin kararında, bononun arka yüzünde yer alan “teminat senedidir” ibaresi hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’ne göre, senedin teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde, senedin kambiyo vasfı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması ve illetten mücerretlik olgusunun kalkması durumunda menfi tespit talebinin genel hükümler ve genel ispat kuralları çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Bu yönde bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-a-6 maddesi uyarınca eksik inceleme ve araştırma niteliğindedir.
Bu sebeple, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, davalı vekilinin istinaf başvurusunu esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabul ederek, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahal mahkemesine yeniden karar verilmek üzere gönderilmesine hükmetmiştir.
Yorum
Bu karar, kambiyo senetleri hukukunda, özellikle bono ve teminat senedi kavramlarının hassasiyetini ve yargılama sürecindeki titizliğin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bir senedin arka yüzünde yer alan bir kaydın dahi davanın seyrini tamamen değiştirebilecek hukuki sonuçlar doğurabileceği, kararın ana mesajıdır. İlk derece mahkemelerinin, uyuşmazlığın tüm boyutlarını, özellikle tarafların iddialarını destekleyen somut delilleri ve senet üzerindeki tüm ibareleri eksiksiz bir şekilde incelemesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından açıkça vurgulanmıştır.
Senedin “teminat senedi” olup olmadığının tespiti, kambiyo hukukunun kendine özgü kuralları yerine genel hükümlerin uygulanmasını gerektirebilir ve bu da ispat yükü ile delil değerlendirmesi açısından önemli farklılıklar yaratır. Bu tür davalarda, senedin tanzim şartları, taraflar arasındaki temel ilişki ve senet üzerindeki tüm kayıtların detaylı bir şekilde analizi büyük önem taşımaktadır.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, ticari davalar, kambiyo senetleri hukuku ve icra hukuku alanındaki derin tecrübemizle müvekkillerimize en doğru hukuki danışmanlık ve temsil hizmetini sunmaktayız. Özellikle menfi tespit davaları gibi karmaşık süreçlerde, doğru strateji ve kapsamlı delil analizi ile müvekkillerimizin haklarını etkin bir şekilde savunuyoruz.
Karar Künyesi
- Mahkemesi: İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
- Dosya No: 2023/1373 Esas
- Karar No: 2026/101 Karar
- Karar Tarihi: 23/01/2026
- İncelenen İlk Derece Mahkemesi: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- İlk Derece Mahkemesi Tarihi: 17/05/2023
- İlk Derece Mahkemesi Numarası: 2022/228 Esas – 2023/403 Karar
- Davanın Konusu: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
