Boşanılan (Eski) Eşe Yapılan Mal Devri Tasarrufun İptali Davasıyla Geri Alınabilir mi?

Boşanılan (Eski) Eşe Yapılan Mal Devri Tasarrufun İptali Davasıyla Geri Alınabilir mi?

Hukuki bir mücadelenin ardından haklılığınızı kanıtladınız ve alacağınızı tahsil etmek için icra daireleri nezdinde işlemlerinizi başlattınız. Ancak tam da bu esnada, borçlunun icra baskısını hissettiği veya borcun doğduğu tarihten hemen sonra eşiyle “anlaşmalı olarak” boşandığını ve üzerine kayıtlı olan ev, araba, arsa gibi tüm malvarlığını mal rejimi tasfiyesi veya nafaka adı altında eski eşine devrettiğini öğrendiniz. Kağıt üzerinde borçlu “mülksüz” ve “haczedilecek hiçbir şeyi olmayan” biri gibi görünse de, fiiliyatta o evde eski eşiyle yaşamaya devam etmekte veya devrettiği aracı bizzat kullanmaktadır. Ne yazık ki bu kurgu, Türkiye’deki ticari ve hukuki uyuşmazlıklarda alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engellemek için başvurulan en yaygın “mal kaçırma” (muvazaa) senaryolarından biridir.

Ancak hukuk sistemimiz, adaleti dolanmak ve alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla Aile Mahkemeleri paravan yapılarak kurgulanan bu hileli boşanma ve mal devri oyunlarına karşı alacaklıyı çaresiz bırakmamaktadır. Borçlunun, sırf size olan borcunu ödememek ve icra takibinden kurtulmak amacıyla boşanılan (eski) eşine yaptığı bu tür tapu veya araç devirlerini geçersiz kılmak için hukukumuzdaki en etkili mekanizma Tasarrufun İptali Davası’dır. Bu dava sayesinde, borçlunun eski eşine yaptığı mal devirleri sanki hiç yapılmamış gibi bertaraf edilebilir ve siz o mal üzerinden doğrudan icra yoluyla alacağınızı tahsil edebilirsiniz. Aşağıda, 2026 yılı güncel yasal mevzuatı, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatları ışığında, eski eşe yapılan hileli mal devirlerinin nasıl iptal edilebileceğini ve alacağınızın nasıl güvence altına alınacağını tüm hukuki detaylarıyla inceleyeceğiz.

Kapsamlı hukuki altyapıya sahip bu dava türüne ilişkin genel prensiplere ve yürüttüğümüz profesyonel süreç yönetimine Tasarrufun İptali Davaları sayfamızdan da her zaman ulaşabilirsiniz.

Eski Eşe Yapılan Mal Devirlerinin Hukuki Boyutu ve İptal Sebepleri

Tasarrufun iptali davalarının temel amacı; borçluların haklarında kesinleşmiş bir haciz veya iflas kararı bulunmadan hemen önceki dönemde, malvarlıklarını kötü niyetle elden çıkararak alacaklıları zarara uğratmalarını engellemektir,. Borçlular, mallarını kaçırmak istediklerinde bunu genellikle en çok güvendikleri kişilere, yani eşlerine, çocuklarına veya birinci derece yakınlarına devrederek yaparlar. Ancak yasa koyucu, boşanma kılıfı altında eski eşe yapılan devirleri olağan bir işlem olarak değerlendirmez ve alacaklıyı koruyan çok güçlü yasal varsayımlar (karineler) öngörür.

1. Evlilik Birliği Sona Ermiş Olsa Bile “Bağışlama” Karinesi (İİK Md. 278)

İcra ve İflas Kanunu’nun 24/12/2025 tarihinde güncellenen 278. maddesi, eşlere ve eski eşlere yapılan devirler konusunda alacaklıların elini son derece güçlendiren açık bir kural koymuştur. Kanuna göre; borçlunun aciz belgesinin düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten geriye doğru 1 (bir) yıl içinde yaptığı tüm bağışlamalar ve karşılıksız (ivazsız) tasarruflar kesin olarak iptale tabidir.

Kanun, gerçek değerine uygun olarak bir bedel ödendiği ispatlanmadıkça; “son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi” ile yapılan tasarrufları doğrudan “bağışlama” sayar ve mutlak surette iptal eder,. Bu son derece kritik bir düzenlemedir. Yani borçlu, malı devretmeden önce boşanmış dahi olsa; eğer boşanma (evlilik birliğinin sona ermesi) işlemi son bir yıl içinde gerçekleşmişse, eski eşe yapılan bu devir kanunen bağışlama hükmündedir,. Eski eşin, “Biz boşandık, ben bu evi ondan paramla satın aldım, borcundan haberim yoktu” şeklindeki savunmaları hukuken bir değer taşımaz ve devir işlemi iptal edilir. Boşanma süreçlerindeki mal rejimleri tasfiyesi ve anlaşmalı boşanmalardaki hileli devirlere ilişkin karmaşık uyuşmazlıklar için Aile Hukuku departmanımızın uzmanlığından faydalanabilirsiniz.

2. Alacaklıya Zarar Verme Kastının Bilindiği Varsayımı (İİK Md. 280)

Peki, boşanmanın üzerinden 1 yıldan daha uzun bir süre geçmişse veya mal devri boşanmadan yıllar sonra eski eşe yapılmışsa ne olacaktır? Borçlu kurtulacak mıdır? Hayır. Bu noktada İİK’nın 280. maddesi devreye girer.

Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, işlemin yapıldığı tarihten geriye doğru 5 (beş) yıl içinde icra takibi başlatılmış olması şartıyla iptal edilebilir,,. Kanun, borçlunun karı veya kocasının (eşinin), borçlunun “alacaklıdan mal kaçırma niyetini” bildiğini kanuni bir karine olarak kabul eder,. Eğer boşanma gerçekleşmiş ve aradaki yasal eş bağı kalmamış olsa bile; eski eşler arasındaki geçmişe dayalı ortak yaşam, müşterek çocukların varlığı ve hayatın olağan akışı gereği, eski eşin borçlunun mali durumunu ve borca batık olduğunu “bilebilecek konumda” olduğu kabul edilir. Yargıtay içtihatlarında bu duruma “Organik Bağ” denilmektedir,. Eski eşin, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma kastını bildiği hususu yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kuvvetli bir emare olarak değerlendirilir,.

Ayrıca bu mal kaçırma girişimleri sadece ev veya araba ile sınırlı kalmayıp, borçlunun ticari işletmesini veya şirket hisselerini anlaşmalı boşandığı eski eşine devretmesi şeklinde de tezahür edebilir. Kanun, ticari işletmenin devrinde de alacaklıyı koruyan sert yaptırımlar öngörmüştür,. Bu tür karmaşık şirket devirleri ve ticari muvazaa ihtilafları için Ticaret Hukuku alanındaki dava tecrübelerimizden yararlanabilirsiniz.

Eski Eşe Karşı Tasarrufun İptali Davası Açabilmenin Temel Şartları

Borçlunun eski eşine yaptığı her mal devrinin hukuken anında iptal edilebileceğini söylemek doğru olmaz. İptal davasının esastan incelenebilmesi ve alacaklının o mal üzerinden cebri icra yetkisine kavuşabilmesi için, yasada sayılan sıkı dava şartlarının alanında uzman bir avukat aracılığıyla eksiksiz olarak mahkemeye sunulması gerekir,. Bu şartlar şunlardır:

  • Gerçek Bir Alacak ve Kesinleşmiş İcra Takibi: Davacı alacaklının, davalı borçludan muvazaalı (danışıklı) olmayan, gerçek bir alacağı bulunmalıdır. Ayrıca, borçlu hakkında icra dairelerinde başlatılan icra takibinin itiraz edilmeden veya itirazın bertaraf edilmesi yoluyla kesinleşmiş olması şarttır. İcra takibi ve kesinleşme süreçlerinin teknik detaylarına İcra Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
  • Borcun Doğum Tarihinin Tasarruftan Önce Olması: Davanın belkemiğini oluşturan en kritik kural budur. İptali istenilen mal devrinin (eski eşe tapu veya araç devrinin), alacaklının alacağının (borcun) doğum tarihinden sonra yapılmış olması zorunludur. Alacaklı, borç ilişkisi kurulurken borçlunun mevcut malvarlığına güvenerek hareket ettiği için, borç doğmadan yıllar önce eski eşe yapılmış olan devirler bu davaya konu edilemez.
  • Aciz Belgesinin Varlığı: İptal davası açan alacaklının elinde borçluya ait “kesin” veya “geçici” aciz belgesi bulunmalıdır,. Borçlunun adresinde haciz işlemi yapılmışsa ve hacze kabil (haczedilebilir) hiçbir mal bulunamamışsa, icra memurunun tuttuğu haciz tutanağı da geçici aciz belgesi hükmündedir ve davanın dinlenebilmesi için yeterlidir. Bu belge davanın açılışında sunulabileceği gibi yargılamanın sonuna kadar da dosyaya ibraz edilebilir.
  • 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre: Dava, iptali istenen hileli mal devrinin (tasarrufun) yapıldığı tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde açılmalıdır,. Bu süre bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir; dolayısıyla hiçbir şekilde durmaz, kesilmez ve mahkemece kendiliğinden (resen) dikkate alınır. Sürenin kaçırılması davanın usulden reddine neden olur.

Yargıtay Kararları Işığında Hileli Boşanma ve “Kötü Niyetin” İspatı

Tasarrufun iptali davalarında kural olarak ispat yükü, iddia sahibi olan davacı alacaklıdadır. Ancak Yargıtay, “mal kaçırma kastının” kişinin iç dünyasına ait bir olgu olduğunu kabul ederek, eski eş ve akrabalar arası devirlerde alacaklılara büyük bir ispat kolaylığı sağlamaktadır,.

Yargıtay içtihatlarına göre, boşanma her ne kadar hukuken gerçekleşmiş olsa da, borçlu ile eski eş arasındaki fiili bağın devam etmesi (aynı evde yaşama, ortak çocukların bakımı, ticari ortaklığın sürmesi) kuvvetli bir “Organik Bağ” göstergesidir,. Bu organik bağın varlığı halinde, eski eşin borçlunun mali durumunun bozulduğunu ve borca batık olduğunu bilmediği savunması hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir. Davacı alacaklı, borçlu ile eski eş arasındaki geçmiş evlilik bağını, mal devrinin zamanlamasını (örneğin icra takibinden hemen 1 hafta önce devredilmesi) ve satış bedeli ile malın gerçek değeri arasındaki fahiş fiyat farkını ortaya koyduğunda, yaklaşık ispat kuralları gereği kötü niyeti kanıtlamış sayılır,.

Devredilen Mal Eski Eş Tarafından Başkasına Satılmışsa Ne Olur? (Bedele Dönüşme)

Borçlular mal kaçırma planlarını genellikle tek bir devirle sınırlı tutmazlar. Borçlu, icradan kurtulmak için evini anlaşmalı olarak boşandığı eski eşine devreder. Alacaklının dava açma ihtimalini sezen eski eş ise, malın geri alınmasını zorlaştırmak için evi apar topar hiçbir şeyden haberi olmayan, tamamen iyi niyetli bir yabancıya (dördüncü kişiye) satar.

Eğer malı sonradan devralan dördüncü kişinin borçlunun mal kaçırma oyunundan tamamen habersiz “iyi niyetli” biri olduğu mahkemece tespit edilirse, mülkiyet hakkının korunması ilkesi gereği dördüncü kişinin tapusu iptal edilmez. Ancak bu durumda alacaklının hakkı asla zayi olmaz; Yargıtay kararları ve İİK 283/2 maddesi gereği dava “bedele dönüşür”,,. Kötü niyetli eski eş (üçüncü kişi), o taşınmazı dördüncü kişiye elinden çıkardığı tarihteki “gerçek piyasa değeri” üzerinden davacı alacaklıya nakden tazminat ödemeye mahkûm edilir,,. Böylece alacaklı, evi bizzat sattıramasa bile mal kaçırma operasyonuna ortak olan eski eşten evin bedelini icra yoluyla tahsil etme imkânına kavuşur.

Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü

Tasarrufun iptali davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereğince, dava konusunun değeri ne olursa olsun bu davalara Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılır. Yetkili mahkeme ise, genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir. İptali istenen mal bir gayrimenkul dahi olsa, dava kesin yetki kuralı aranmaksızın davalının ikametgahında açılabilir; çünkü bu dava ayni hakka (mülkiyet aidiyetine) değil, şahsi hakka dayanan bir davadır,.

Yargılama süreci, adaletin daha hızlı tecelli etmesi amacıyla basit yargılama usulüne tabidir,. Hakim, gerekli gördüğü takdirde eski eşe devredilen malların dava sürecinde bir başkasına daha satılmasını engellemek amacıyla mallar üzerine ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulmasına da karar verebilir.

Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Borçlunun üzerine kayıtlı olan gayrimenkulleri, araçları veya ticari varlıkları sırf borç ödememek kastıyla “anlaşmalı boşanma” kılıfı altında eski eşine devretmesi, sadece ticari ahlaka değil hukukun temel koruma prensiplerine de aykırı, hileli bir mal kaçırma girişimidir. Her ne kadar kanunlarımız son 1 yıl içinde boşanan eşe yapılan devirleri doğrudan bağışlama sayarak iptal etse ve organik bağ karineleri ile alacaklıyı korusa da; Tasarrufun İptali Davası, 5 yıllık hak düşürücü sürenin, aciz belgesi gibi katı ön şartların ve bedele dönüşme gibi son derece karmaşık ispat hukuku kurallarının uygulandığı ağır ve teknik bir davadır.

Bu süreçte yapılacak usuli bir hata, örneğin sürelerin yanlış hesaplanması, husumetin yanlış kişilere yöneltilmesi veya davanın bedele dönüştüğünün mahkemeye eksik bildirilmesi, milyonlarca liralık haklı alacağınızın ebediyen kaybedilmesine neden olabilir. Hileli boşanmaların ardına sığınılarak yapılan muvazaalı devirlerin perdesini aralamak, alacaklılara zarar verme kastını Yargıtay’ın aradığı normlarda ispatlamak ve hakkınız olan alacağa icra yoluyla eksiksiz kavuşmak için sürecin en başından itibaren uzman bir avukatla çalışmak kaçınılmazdır.

Adaletin tesisi ve alacaklarınızın hukuki güvence altına alınması hususunda Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, tüm bilgi birikimimiz ve stratejik dava deneyimimizle yanınızdayız.

Alacaklıdan mal kaçıran borçluların hileli boşanma işlemlerine dur demek ve mağduriyetinizi gidermek için vakit kaybetmeden bizimle iletişim sayfamız üzerinden irtibata geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Borçlu icradan mal kaçırmak için eşinden boşanıp evi veya arabayı ona devrettiyse ne yapabilirim?

    Borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı boşanma yoluyla eski eşine yaptığı bu hileli devirleri geçersiz kılmak için Tasarrufun İptali Davası açabilirsiniz. Davayı kazandığınızda, malın tapu kaydı eski eşin üzerinde kalmaya devam etse bile, mahkemeden aldığınız yetkiyle o malı doğrudan icra yoluyla sattırıp alacağınızı tahsil edebilirsiniz.

  • Borçlu malı devredip boşandıktan sonra tapuda bedelini tam gösterdiyse dava yine de kazanılır mı?

    Evet, kazanılır. Kanun gereği borçlunun son bir yıl içinde boşandığı eski eşine yaptığı devirler doğrudan karşılıksız kazandırma (bağışlama) sayılır. Tapuda satış gösterilse dahi, eski eş paranın gerçekten kendi banka hesabından ödendiğini kanıtlayamadığı sürece mahkeme bu devri hileli kabul ederek iptal eder.

  • Boşanmanın üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiyse eski eşe yapılan devir iptal edilebilir mi?

    Evet, iptal edilebilir. Boşanmanın üzerinden 1 yıldan fazla süre geçmiş olsa bile, devrin yapıldığı tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde icra takibi başlatılmışsa dava açılabilir. Yargıtay uygulamalarında eski eşler arasında u0022Organik Bağu0022 olduğu kabul edilir; yani eski eşin borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma niyetini bildiği varsayılır ve işlem iptal edilir.

  • Eski eş, borçludan devraldığı malı apar topar bir başkasına (4. kişiye) satarsa hakkımı kaybeder miyim?

    Hakkınızı kaybetmezsiniz ancak davanın seyri değişir. Eğer malı son satın alan dördüncü kişi tamamen iyi niyetliyse onun tapusu korunur; fakat davanız u0022bedele dönüşüru0022. Mahkeme, malı borçludan ilk devralan kötü niyetli eski eşi, o malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek piyasa değeri üzerinden size nakden tazminat ödemeye mahkum eder.

  • Anlaşmalı boşanma protokolü ile mahkeme kararıyla yapılan mal devirleri de iptal edilebilir mi?

    Evet, kesinlikle iptal edilebilir. Borçluların Aile Mahkemesi kararlarını veya boşanma protokollerini alacaklılara karşı bir kalkan olarak kullanması hukuken himaye edilmez. Protokolde malın eski eşe bırakılması veya nafaka adı altında devredilmesi, borçlunun mal kaçırma kastını ve alacaklıyı zarara uğratma gerçeğini ortadan kaldırmaz.

  • Eski eşe karşı açılacak mal kaçırma davasında yasal süre sınırı nedir?

    Tasarrufun iptali davası, eski eşe yapılan hileli mal devrinin tapuda veya sicilde resmi olarak gerçekleştiği tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir; dolayısıyla durdurulması veya uzatılması mümkün olmadığı gibi süre geçtikten sonra durum fark edilse bile dava doğrudan reddedilir.

  • Hileli boşanma devirlerine karşı açılacak iptal davasında hangi ön şartlar aranır?

    Davanın açılabilmesi için borçlu aleyhine başlatılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinizin bulunması, borcun bu hileli devirden önce doğmuş olması ve borçlunun üzerine kayıtlı başka malı olmadığını gösteren bir kesin veya geçici aciz belgesinin (haciz tutanağının) mahkemeye sunulması zorunludur.

İLGİLİ YAZILAR