Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Boşanmada kusur oranı nafaka ve tazminat hakkınızı nasıl etkiler?

Boşanma davasında haksız yere ağır kusurlu bulunduysanız ya da eşinizin iddialarının ispatsız kaldığını düşünüyorsanız, mahkemenin tanık beyanlarını nasıl değerlendirdiği sizin için belirleyici olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği bir karar, soyut ve eski tanık beyanlarının kusur tespitinde nasıl elenmesi gerektiğini somut bir örnekle gösteriyor. Bu karar aynı zamanda az kusurlu eşin nafaka ve tazminat hakkının nasıl korunduğunu da ortaya koyuyor.

Dikkat

Sadakatsizlik gibi ağır iddiaları ispatlamak için kullanılan tanık beyanının güncel, tutarlı ve inandırıcı olması gerekir; aksi halde mahkeme bu beyanı hükme esas almayabilir.

Olayın Özeti

Davacı kadın, eşinin kendisine hakaret ettiğini, tehditler savurduğunu, sağlık sorunu nedeniyle kendisini aşağıladığını, çocuğuna kötü davrandığını, maddi destek vermediğini ve fuhuş yapmakla suçlayıp fiziksel şiddet uyguladığını ileri sürerek boşanma, nafaka ve tazminat talep etmiştir. Davalı erkek ise iddiaları reddederek kadının kendisini küçük düşürdüğünü, hakaret ettiğini, kendi çocuklarına kötü davrandığını ve sadakatsiz olduğunu öne sürmüş, kendisi için manevi tazminat istemiştir.

İlk derece mahkemesi, kadını sadakatsizlik ve çocuklara kötü davranış nedeniyle ağır kusurlu, erkeği ise az kusurlu bulmuş; kadının nafaka ve tazminat taleplerini reddedip erkek lehine manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise erkeğin şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği tespitiyle erkeği ağır kusurlu bularak kararı bozmuştur. Yerel mahkeme direnince, dosya ikinci kez Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Hukuk Genel Kurulu, tazminat ve nafaka hakkı için tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması gerektiğini hatırlatmıştır. Kararın odak noktası, delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediğidir.

Yerel mahkemenin kadının sadakatsizliğine dayanak yaptığı tanık beyanı incelenmiştir. Bu tanık, kadının 10-12 yıl önceki eski eşidir ve o dönem korkusundan söyleyemediğini iddia etmiş, beyanını dava açıldıktan sonra vermiştir. Kurul bu ifadeyi soyut, inandırıcı olmaktan uzak ve sebebi açıklanamayan bir anlatım olarak nitelendirip hükme esas alınamayacağına karar vermiştir.

Buna karşılık davacı kadının tanıkları, erkeğin “fuhuş yapıyorsun” gibi ağır hakaretler ettiğini, kadına şiddet uyguladığını, morluklar oluştuğunu, ev geçindirme görevini yerine getirmediğini ve dışarıda vakit geçirdiğini somut ve tutarlı biçimde anlatmıştır. Bu deliller esas alınarak erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğu sonucuna varılmış ve direnme kararı bozulmuştur.

Boşanmada kusura bağlı tazminat ve nafaka hakları Türk Medeni Kanunu’nun 174. ve 175. maddelerinde düzenlenir. Tazminat için karşı tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması, yoksulluk nafakası için ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun daha ağır bulunmaması aranır; bu nedenle kusur tespitinin dayandığı delillerin güncel ve inandırıcı olması sonucu doğrudan etkiler.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Boşanma davasında kusur tespiti yapılırken mahkemeler, tanık beyanlarının ne kadar somut, tutarlı ve zamanında verildiğine bakar. Eski, çelişkili ve sebebi açıklanamayan beyanlar, özellikle sadakatsizlik gibi ağır bir iddiayı tek başına ispatlayamaz. Eğer boşanma sürecindeyseniz, iddialarınızı güncel, tutarlı ve somut tanık beyanları ile desteklemeniz, nafaka ve tazminat haklarınızın korunması açısından kritik önem taşır.

1

Soyut tanık beyanı yeterli değil

Yıllar sonra ortaya çıkan, sebebi açıklanamayan tanık ifadeleri kusur tespitinde tek başına dayanak olamaz.

2

Somut ve tutarlı deliller belirleyici

Şiddet, hakaret ve ihmal gibi iddialar; morluk, tutarlı tanık anlatımı gibi somut delillerle desteklenirse dikkate alınır.

3

Az kusurlu eş nafaka ve tazminat hakkını korur

Kusur oranı doğru tespit edildiğinde, az kusurlu taraf yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/27322021/71508.06.2021Boşanmada kusur tespiti, nafaka ve tazminat hakkı

Boşanma Davanızda Haklarınızı Koruyun

Kusur tespiti, nafaka ve tazminat talepleriniz için alanında deneyimli aile hukuku ekibimizden destek alın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Boşanma davasında maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası alabilmenin şartı nedir?

    Türk Medeni Kanunu uyarınca, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zarar gören eşin maddi-manevi tazminat talep edebilmesi için kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Yoksulluk nafakası talep eden eşin ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması şarttır.

  • Dava tarihinden çok uzun zaman öncesine dayanan tanık beyanları delil sayılır mı?

    Tanık beyanları takdiri delil niteliğindedir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre, dava tarihinden 10-12 yıl öncesine dayanan, sebep ve saiki mantıklı şekilde açıklanamayan, soyut ve inandırıcı olmaktan uzak tanık ifadeleri mahkemelerce hükme esas alınamaz.

  • Eşini fuhuşla suçlamak, fiziksel şiddet uygulamak ve aşağılamak boşanmada nasıl kuşkandırılır?

    Eşine yönelik ‘fuhuş yapıyorsun’ şeklinde asılsız ithamlarda bulunmak, fiziksel şiddet uygulamak, geçim yükümlülüklerini ihmal etmek ve eşin fiziksel rahatsızlıklarıyla alay ederek ağır hakaretlerde bulunmak, boşanma davasında o eşin ‘ağır kusurlu’ sayılmasına neden olur.

  • Ağır kusurlu olan eş lehine tazminata hükmedilebilir mi?

    Hayır, hükmedilemez. Boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru daha ağır olan tarafın (örneğin ağır kusurlu bulunan erkek eşin), az kusurlu olan diğer taraftan manevi veya maddi tazminat alması hukuken mümkün değildir; yerel mahkeme bu yönde bir karar verirse Yargıtayca bozulur.

  • Yerel mahkemenin kusur tespiti hatalıysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu süreci nasıl etkiler?

    İlk derece mahkemesi dosyadaki somut delillere aykırı bir kusur dağılımı yaparak direnme kararı verirse, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu direnme kararını bozar. Kararın bozulmasıyla birlikte, az kusurlu olan eşin reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yeniden değerlendirilmek üzere mahkeme gündemine gelir.

İLGİLİ YAZILAR