Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

İşten haksız yere kovuldunuz ve dava süreniz uzadıysa tazminat hakkınız düşer mi

İşinizden haksız yere çıkarıldıysanız ve hakkınızı ararken yıllar süren bir hukuk mücadelesine girdiyseniz, bu sürede zamanaşımı hakkınızı yiyip yemeyeceğini merak ediyor olabilirsiniz. Yargıtay’ın yakın tarihli bir kararı, tam da bu konuda işçiler lehine önemli bir güvence getiriyor.

Dikkat

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru sürecinde geçen zaman, tazminat taleplerinizin zamanaşımına uğramasına neden olmaz.

Olayın Özeti

19 yıl boyunca aynı şirkette çalışan bir işçi, terfi alamaması ve haksızlığa uğradığını düşünmesi üzerine yöneticilerine sert bir dille e-posta göndermiş. Bu e-postada geçen kaba bir ifade nedeniyle iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bu ifadenin eleştiri sınırını aştığını ve hakaret sayıldığını söyleyerek feshi haklı bulmuş, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiş.

Ancak işçi, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuş ve AYM, bu ifadenin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, ayrıca feshin son çare olması ilkesinin hiç tartışılmadığına karar vererek yeniden yargılama yolunu açmış.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yeniden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi feshin haksız olduğuna karar vermiş. Ancak bu kez farklı bir sorun çıkmış: işçi, dava sırasında ıslah dilekçesiyle tazminat taleplerini artırmıştı. Mahkeme, bu artırılan kısımların zamanaşımına uğradığını söyleyerek tazminatı sadece ilk dava dilekçesindeki düşük miktarla sınırlamış. İstinaf da bu kararı onamış.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise burada kritik bir noktaya dikkat çekmiş. Zamanaşımı, harekete geçemeyecek durumda olan kişinin aleyhine işlemez. İşçinin Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu andan, yeniden yargılamanın başladığı tarihe kadar geçen süre boyunca zamanaşımının işlemediği kabul edilmeli. Bu nedenle ıslah dilekçesiyle artırılan tazminat talepleri de zamanaşımına uğramamış sayılmalı. Yargıtay bu gerekçeyle ilk derece ve istinaf kararlarını bozmuş.

Zamanaşımının durması halleri, Türk Borçlar Kanunu m.153 hükmünde düzenlenir; alacaklının hakkını takip etmesini engelleyen bir sebep varsa, bu engel ortadan kalkana kadar zamanaşımı işlemez.

İşe iade davası açma süresi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmasıyla başlar; Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ise iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Yeniden yargılama süreci genellikle bir yıl ila iki yıl sürebilir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Eğer Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunuz ya da uzun süren bir hukuki sürecin içindeyseniz, bu süreçte geçen zaman aleyhinize işletilemez. Haklarınızı arama sürecinde yaşadığınız gecikmeler, sizin elinizde olmayan nedenlerden kaynaklanıyorsa mahkemeler bunu sizin aleyhinize kullanamaz. Aynı zamanda, işyerinde yaşadığınız haksızlıklara tepki olarak sarf ettiğiniz sözler kaba bulunsa dahi, bu her zaman haklı fesih sebebi sayılmayabilir; işvereninizin önce daha hafif önlemleri değerlendirmesi gerekir.

1

Zamanaşımı herkes için işlemez

Hakkınızı arayamayacak durumda olduğunuz sürelerde zamanaşımı sizin aleyhinize işletilemez, özellikle AYM süreçlerinde.

2

Sert sözler her zaman haklı fesih sebebi değildir

İşçinin öfke veya haksızlık hissiyle söylediği rahatsız edici sözler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir.

3

Feshin son çare olması ilkesi gözden kaçırılamaz

İşveren, iş sözleşmesini feshetmeden önce daha hafif tedbirleri değerlendirip değerlendirmediğini ispatlamalıdır.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi2025/66502025/968909.12.2025İfade özgürlüğü nedeniyle fesih ve tazminat taleplerinde zamanaşımı

İşten haksız çıkarıldığınızı düşünüyorsanız yanınızdayız

Kıdem, ihbar tazminatı ve zamanaşımı konularında hukuki destek almak için Türkyılmaz Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İşçinin yöneticilere yazdığı kaba veya sert ifadeli e-postalar haklı fesih sebebi midir?

    Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın güncel yaklaşımına göre, işçinin haksızlığa uğradığını düşünerek gösterdiği tepkiler kaba veya rahatsız edici olsa bile, ifade özgürlüğü sınırları içinde kalabilir. İşverenin doğrudan fesih yoluna gitmeden önce ‘feshin son çare olması’ ilkesini gözetmesi gerekir.

  • Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru sürecinde davalardaki zamanaşımı süreleri işler mi?

    Hayır, işlemez. Yargıtay’ın yerleşik hukuksal prensibine göre, hak arama durumunda olup da yasal olarak harekete geçemeyen veya istemde bulunamayan kişinin aleyhine zamanaşımı süreleri işlemez. AYM süreci boyunca zamanaşımı durur.

  • Yeniden yargılama sürecinde ıslah ile artırılan tazminat miktarları zamanaşımına uğrar mı?

    AYM ihlal kararı sonrasında açılan yeniden yargılama davasında, bireysel başvuru tarihi ile yeniden yargılamanın başladığı tarih arasında zamanaşımı durduğu için, ıslah dilekçesiyle artırılan kıdem ve ihbar tazminatı miktarları zamanaşımına uğramaz.

  • Mahkeme AYM kararına rağmen sadece ilk dava dilekçesindeki miktara hükmedebilir mi?

    Hayır, hükmedemez. İlk derece mahkemesi zamanaşımı def’ini yanlış yorumlayarak tazminatları sadece ilk dava dilekçesindeki miktarla sınırlayamaz. Yargıtay kararı doğrultusunda, duran zamanaşımı hesaba katılarak ıslah edilen artırılmış tutarlar üzerinden hüküm kurulmalıdır.

  • İş hukukunda hak ihlallerinin usuli kurallarla engellenmesi ne anlama gelir?

    Anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yüksek mahkemece tespit edildikten sonra, alt mahkemelerin katı usul kuralları veya zamanaşımı sürelerini hatalı yorumlayarak işçiyi tekrar mağdur etmemesi gerekir; usul kuralları hak arama özgürlüğünü engellememelidir.

İLGİLİ YAZILAR