İnfaz Oranında Suçta Kanunilik İlkesi İhlaline AYM Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, yakın zamanda aldığı 2023/5933 başvuru numaralı kararıyla, infaz oranlarının belirlenmesinde suçta ve cezada kanunilik ilkesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır. M.Ş. isimli başvurucunun, “suçluyu kayırma” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından aldığı hapis cezalarının infaz oranının hatalı belirlendiği iddiasıyla yaptığı bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiştir.
Başvurucu, hakkında kesinleşen mahkûmiyetler için koşullu salıverilme süresinin, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca dörtte üç (%75) oranında uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucuya göre, söz konusu suçların 3713 sayılı Kanun kapsamında yer almaması nedeniyle infaz oranının üçte iki (%66) olarak belirlenmesi gerekmektedir. İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun bu itirazlarını reddetmiş ve müddetnamedeki oranın doğru olduğunu belirtmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun şikâyetini Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan “suçta ve cezada kanunilik ilkesi” kapsamında değerlendirmiştir. Mahkeme, koşullu salıverme hükümlerinin hangi oranda uygulanacağının, cezanın infaz kurumunda çektirileceği süreyi etkilediği için cezanın kapsamını değiştiren bir nitelik taşıdığını belirtmiştir. Bu nedenle, infaz oranlarının belirlenmesinde yasalara uygunluğun titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. ve 108. maddelerinde koşullu salıverilme oranları detaylı olarak düzenlenmiştir. Genellikle süreli hapis cezalarının yarısı veya üçte ikisi infaz kurumunda çektirildiğinde koşullu salıvermeden yararlanılır. Ancak, bazı özel suçlar veya durumlar (örneğin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar veya tekerrür durumları) için farklı oranlar öngörülebilir. 3713 sayılı Kanun’un 17. maddesi ise, bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında dörtte üç oranında koşullu salıverilme uygulanacağını belirtir.
Anayasa Mahkemesi, somut olaydaki “suçluyu kayırma” ve “gizliliğin ihlali” suçlarının 3713 sayılı Kanun’un 3. ve 4. maddelerinde açıkça sayılan terör suçları arasında yer almadığını tespit etmiştir. Bu durumda, müddetnamede dörtte üç oranının hukuki sebebi olarak gösterilen 3713 sayılı Kanun’un 17. maddesinin uygulanabilmesi için yasal dayanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yargıtay içtihatları da, terör suçları arasında sayılmayan fiiller için 3713 sayılı Kanun’un 17. maddesinin uygulanamayacağını, örgüt faaliyeti kapsamında işlense dahi infaz oranının 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince üçte iki olarak belirlenmesi gerektiğini desteklemektedir.
Mahkeme, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesinin, başvurucunun itirazlarına ve müddetnamede belirtilen hukuki sebebe ilişkin yeterli bir açıklama ve gerekçeye yer vermediğini, bu durumun hukuki belirsizlik yarattığını ve suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğini oy birliğiyle karara bağlamıştır. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine yeniden yargılama yapılmak üzere karar örneği gönderilmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, Türk hukuk sisteminde kanunilik ilkesinin ne denli merkezi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. İnfaz oranlarının belirlenmesi, kişilerin hürriyet ve güvenlik haklarını doğrudan etkilediği için, bu konudaki düzenlemelerin açık, belirli ve öngörülebilir olması esastır. Mahkeme, alt derece mahkemelerinin, suçun terör örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği tespiti olsa dahi, infaz oranını belirlerken ilgili kanun maddelerinin kapsamını titizlikle incelemesi gerektiğini net bir şekilde ifade etmiştir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi, keyfiliğin önlenmesi ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından vazgeçilmez bir güvencedir. Bu karar, yasaların yorumlanması ve uygulanmasında hukukun üstünlüğü prensibine uygun hareket edilmesinin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Karar Künyesi
- Başvuru Numarası: 2023/5933 (M.Ş. Başvurusu)
- Karar Tarihi: 27/1/2026
- Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 6/7/2026- 33302
- Başvuru Konusu: Mahkûmiyete ilişkin infaz oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlali iddiası.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İnfaz oranının hatalı belirlenmesi hak ihlali sayılır mı?
Evet, Anayasa Mahkemesi’ne göre infaz oranının kanuna aykırı şekilde yüksek belirlenmesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal eder.
-
Suçluyu kayırma suçu terör suçu kapsamında mıdır?
AYM kararına göre, bu suç 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. ve 4. maddelerinde sayılmadığı için doğrudan terör suçu kabul edilemez ve ağırlaştırılmış infaz oranına tabi tutulamaz.
-
Koşullu salıverilme oranları cezanın süresini nasıl etkiler?
Koşullu salıverilme oranı, hükümlünün cezaevinde geçireceği net süreyi belirler. Örneğin, dörtte üç (yüzde 75) yerine üçte iki (yüzde 66) oranı uygulanması, kişinin daha erken tahliye olmasını sağlar.
-
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı sonrası ne olur?
Mahkeme ihlal kararı verdiğinde, kararın bir örneği ilgili yerel mahkemeye (örneğin İnfaz Hakimliğine) gönderilir ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılır.

