İnternet Dolandırıcılığında Hesap Verenin Sorumluluğu
Giriş ve Olayın Özeti
Günümüzün dijital çağında internet üzerinden işlenen suçlar, hızla artan bir trend haline gelmiştir. Bu tür suçlarda, mağdurların haklarını korumak ve failleri adalete teslim etmek büyük önem taşımaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bu karmaşık hukuki alanda müvekkillerimize ışık tutmak amacıyla Yargıtay kararlarını yakından takip etmekteyiz. Bu makalemizde, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin önemli bir kararını (2017/29381 E., 2018/2634 K.) inceleyeceğiz.
Karara konu olay, “www.sahibinden.com” isimli internet sitesi üzerinden satışa çıkarılan bilgisayar ilanıyla başlamıştır. İlanı gören mağdur, sanıklarla yaptığı telefon görüşmesi sonucunda anlaşarak toplamda 1.901 TL’yi sanıklardan birinin (Sanık …) banka hesabına havale etmiştir. Paranın sanıklar tarafından birlikte çekilmesine rağmen, vaat edilen bilgisayar gönderilmemiş ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yerel Mahkeme, her iki sanık hakkında da nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurmuştur. Ancak Yargıtay 15. Ceza Dairesi, bu kararı iki sanık açısından farklı değerlendirmiştir:
Sanık … Hakkındaki Hüküm
Sanık …’nın mahkumiyet hükmü Yargıtay tarafından onanmıştır. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesine rağmen, ATM güvenlik kamera kayıtları, CD izleme tutanağı, banka yazısı ve mağdur beyanları gibi deliller, eylemlerin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158/1-f maddesinde düzenlenen “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu ortaya koymuştur. Yargıtay, mahkemenin bu kabulünde bir isabetsizlik görmemiştir. Adli para cezasının eksik belirlenmiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … Hakkındaki Hüküm
Sanık …’un mahkumiyet hükmü ise Yargıtay tarafından bozulmuştur. Sanık … savunmasında, diğer sanık … ile internet ortamında tanıştığını, onun stajyer pilot olduğunu ve isminin Atlas Anbea Güven olduğunu söylediğini, bankalarda hesabının olmaması nedeniyle kendisinden hesap numarası istediğini ve bu nedenle hesap bilgilerini verdiğini belirtmiştir. Hesaba yatırılan parayı Sanık … ile birlikte çektiğini ancak atılı suçu işlemediğini ileri sürmüştür.
Yargıtay, Sanık …’nın internet ortamında farklı isim ve unvanlar kullanarak tanıştığı kişilerden banka hesap numaraları alarak haksız menfaat elde ettiği birçok dosyasının bulunmasını dikkate almıştır. Buna rağmen, Sanık …’un parayı Sanık … ile birlikte çektiğine dair kamera kayıtları olmasına rağmen, Sanık …’un diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiğine dair savunmasının aksine “nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli derecede delil elde edilemediği” sonucuna varmıştır. Sanık …’un olayın hemen ardından banka kartlarını iptal ederek Sanık … hakkında şikayetçi olması da bu değerlendirmede etkili olmuştur. Bu gerekçelerle, Sanık …’un nitelikli dolandırıcılık suçundan beraati yerine mahkumiyet hükmü tesis edilmesi hukuka aykırı bulunarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kazanılmış hakları saklı tutulmuştur.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, nitelikli dolandırıcılık suçlarında “kast” unsurunun ve “suça iştirak”in değerlendirilmesindeki titizliği gözler önüne sermektedir. Karar, dolandırıcılık olaylarında banka hesabını kullandıran kişinin, yalnızca hesabını kullanmasına izin vermesi ve parayı çekmiş olması durumunda dahi, dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır. Yani, bir başkasının eylemine bilerek ve isteyerek katılarak haksız menfaat elde etme niyeti (kastı) ispatlanamayan kişi için beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Bu içtihat, internet dolandırıcılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalan veya bu tür olaylarda hesapları kullanılan kişiler için önemli bir emsal teşkil etmektedir. Aynı zamanda, çevrimiçi platformlarda tanışılan ve güven tesis edilmemiş kişilere banka hesap bilgilerinin verilmesinin taşıdığı riskleri de açıkça ortaya koymaktadır. Dijitalleşen dünyada hukuki risklerin doğru analiz edilmesi ve profesyonel hukuki destek alınması hayati öneme sahiptir.
Karar Künyesi
T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi
- Esas No: 2017/29381
- Karar No: 2018/2634
- Karar Tarihi: 16/04/2018
- Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç: Nitelikli dolandırıcılık
- Maddeler: TCK 158/1-f-son, 62, 52/2-4, 53
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin, e-ticaret siteleri üzerinden sahte ürün ilanlarıyla gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık davalarında banka hesabını başkasına kullandırmanın cezai boyutuna, iştirak iradesinin tespiti kriterlerine ve beraat gerekçelerine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
İnternet dolandırıcılığında banka hesabını bir başkasına kullandırmak ve parayı birlikte çekmek doğrudan mahkûmiyet nedeni midir?
Hayır, doğrudan mahkûmiyet nedeni değildir. Yargıtay’ın emsal kararına göre, sanığın banka hesabını bir başkasına vermesi ve gelen parayı o kişiyle birlikte çekmiş olması durumunda dahi, dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerekir. Aksi takdirde, suça kasten iştirak iradesi ispatlanamadığından beraat kararı verilmelidir.
-
Emsal davaya konu olan internet dolandırıcılığı vakası hangi platformda ve ne kadar bir bedelle gerçekleşmiştir?
Uyuşmazlığa konu olan olay, ‘www.sahibinden.com’ isimli popüler e-ticaret sitesi üzerinden başlatılmıştır. Sanıklar siteye sahte bir satılık bilgisayar ilanı koymuş, ilanı gören mağdur ise telefonla irtibat kurup anlaşarak toplamda 1.901 TL tutarındaki parayı sanıklardan birinin banka hesabına havale yoluyla göndermiştir.
-
Yargıtay, dolandırıcılık suçunu organize eden asıl sanık hakkındaki cezayı hangi delillerle onamıştır?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, suçlamayı reddeden asıl sanık (…) hakkındaki mahkûmiyet kararını onamıştır. Bu sanığın suçu işlediği; ATM güvenlik kamera kayıtları, CD izleme tutanakları, banka resmi yazışmaları ve mağdurun tutarlı beyanları gibi somut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmıştır.
-
Hesabını kullandıran diğer sanığın dolandırıcılık kastı taşımadığı dosyada hangi unsurlarla anlaşılmıştır?
Sanık (…), internette kendisini stajyer pilot ‘Atlas Anbea Güven’ olarak tanıtan diğer sanığın ricası üzerine, banka hesabı olmadığına inanarak iyiniyetle bilgilerini verdiğini savunmuştur. Yargıtay; asıl sanığın bu yöntemle pek çok kişiyi kandırdığını saptamış, ayrıca hesap sahibi sanığın olayın hemen ardından banka kartlarını iptal ettirip asıl fail hakkında resmi şikayette bulunmasını kastın yokluğuna delil sayarak mahkûmiyetini bozmuştur.
-
Bilişim sistemleri araç kılınarak işlenen bu dolandırıcılık davasının resmi künye bilgileri nelerdir?
Ağır Ceza Mahkemesi’nin kurduğu hükmü temyiz denetiminden geçiren T.C. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, nihai bozma ve onama kararlarını 16/04/2018 tarihinde vermiştir. Hukuk literatürüne yön veren bu emsal ilam, yargı kayıtlarında 2017/29381 Esas ve 2018/2634 Karar sayıları ile yer almaktadır.

