İş Kanunu 102/c İdari Para Cezasına Yargıtay Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku alanındaki güncel gelişmeleri ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek müvekkillerimize en doğru hukuki danışmanlığı sunmaya devam ediyoruz. Bu bağlamda, Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2019/33074 E., 2021/1541 K. sayılı kararı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 102/c maddesi uyarınca uygulanan idari para cezalarının niteliği (maktu veya nispi) konusunda önemli bir içtihadı ortaya koymaktadır. Olayda, Türkiye İş Kurumu tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesine aykırı davranmak (fazla çalışma ücreti ödememe, serbest zaman kullandırmama, onay almama) eyleminden dolayı bir işveren hakkında idari para cezası uygulanmıştır. Yerel mahkemelerdeki itiraz süreçlerinde, bu cezanın nispi nitelikte olduğu kabul edilerek ceza miktarında kısmi iptale gidilmiş, ancak Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebiyle konu Yargıtay’a taşınmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesi, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaya ilişkin kuralları, ücretlerini ve serbest zaman kullanımını düzenlemektedir. Bu madde hükümlerine aykırı davranan işverenlere ise aynı Kanun’un 102. maddesinin (c) fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir. Söz konusu maddeye göre, “41 inci maddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödemeyen, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası verilir.” İtiraz sürecinde, Aksaray 1. Sulh Ceza Hâkimliği, bu cezanın “nispi” nitelikte olduğunu ve dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17/7. maddesi uyarınca yeniden değerleme oranında artırılamayacağını belirtmiş, bu gerekçeyle cezanın bir kısmını iptal etmiştir. Ancak Adalet Bakanlığı, daha önceki Yargıtay içtihatlarını (örneğin Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 12/12/2016 tarihli ve 2016/99 esas, 2016/23379 karar sayılı ilâmı) referans göstererek, İş Kanunu’nun 102/c maddesindeki idari para cezasının “maktu” nitelikte olduğunu ve bu nedenle kısmi iptal kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, yaptığı değerlendirmede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemini haklı bulmuştur. Daire, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 102/c maddesinde belirtilen idari para cezasının açıkça “her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası” şeklinde sabit bir miktar olarak belirlenmesi nedeniyle “maktu” nitelikte olduğunu kesin bir dille ifade etmiştir. Bu doğrultuda, söz konusu idari para cezasının nispi nitelikte olduğundan bahisle kısmen iptal edilmesine dair yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğuna hükmederek, Aksaray 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını kanun yararına bozmuştur. Karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-c maddesi uyarınca, aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere verilmiştir.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, iş hukuku uygulamasında önemli bir boşluğu doldurmuş ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 102/c maddesi uyarınca uygulanan idari para cezalarının niteliğine ilişkin tartışmalara son noktayı koymuştur. Karar, bu tür cezaların “maktu” olduğunu ve dolayısıyla Kabahatler Kanunu’ndaki yeniden değerleme oranında artış hükmünün bu cezalar için uygulanmayacağını netleştirmiştir. İşverenlerin, fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi, serbest zaman kullandırılması ve fazla mesai için işçi onayının alınması gibi İş Kanunu’nun 41. maddesinden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmeleri, olası idari para cezalarıyla karşılaşmamaları adına büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, idari yaptırım kararlarına karşı yapılacak itirazlarda, cezanın hukuki niteliğinin doğru tespiti, başarılı bir itiraz süreci için kritik rol oynamaktadır. Bu karar, iş hukukunda idari para cezaları konusunda hukuki kesinliği sağlaması açısından yol gösterici niteliktedir.
Karar Künyesi
- T.C. Yargıtay 19. Ceza Dairesi
- Esas No: 2019/33074
- Karar No: 2021/1541
- Karar Tarihi: 15/02/2021
- Konu: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesine aykırı davranmak eyleminden 102/c maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasının maktu niteliği.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin, İş Kanunu’nun 102/c maddesi uyarınca kesilen fazla çalışma idari para cezalarının maktu niteliğine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
İş Kanunu m. 102/c uyarınca uygulanan fazla çalışma idari para cezası maktu mudur, nispi midir?
Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin emsal kararına göre bu ceza kesin olarak ‘maktu’ niteliktedir. Kanun maddesinde ceza miktarının ‘her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası’ şeklinde sabit ve belirli bir tutar olarak öngörülmüş olması, cezanın maktu olduğunun en açık göstergesidir.
-
Bir idari para cezasının maktu veya nispi olması Sulh Ceza Hakimliği kararlarını nasıl etkiler?
Cezanın niteliği, Kabahatler Kanunu hükümlerinin nasıl uygulanacağını belirler. Yerel mahkemenin maktu olan bir cezayı ‘nispi’ kabul ederek Kabahatler Kanunu’nun 17/7. maddesi uyarınca kısmen iptal etmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay, bu tür nitelendirme hataları içeren sulh ceza hâkimliği kararlarını kanun yararına bozmaktadır.
-
İş Kanunu’nun 41. maddesine göre hangi ihlaller idari para cezası doğurur?
İş Kanunu’nun 41. maddesine aykırı olarak; işçinin fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, hak edilen serbest zamanın mevzuatta öngörülen altı aylık süre zarfında işçiye kullandırılmaması veya fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin yazılı onayının alınmaması durumlarında işverene idari para cezası uygulanır.
-
Yargıtay’ın bu kararda bahsettiği ‘kanun yararına bozma’ ne anlama gelir?
Kanun yararına bozma; istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı, hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı’nın istemi üzerine başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Bu bozma kararı, CMK m. 309/4-c uyarınca sanığın veya ilgilinin aleyhine sonuç doğurmaz.
-
Fazla mesai yükümlülüklerine uymayan işverene ceza hesaplaması nasıl yapılır?
İş Kanunu’nun 102/c maddesindeki ceza, toplam bir miktar üzerinden değil, ihlale maruz kalan ‘her işçi için’ ayrı ayrı hesaplanır. Yükümlülüğün yerine getirilmediği tespit edilen işçi sayısı ile kanunda o yıl için belirlenmiş maktu ceza tutarı çarpılarak toplam idari para cezası kesilir.

