Kaçmak İçin Silah Çekmek Yağma Suçu Sayılır mı?
Bir tartışma sırasında yalnızca olay yerinden uzaklaşmak için silah çeken kişi, nitelikli yağma suçlamasıyla karşılaşabiliyor. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin bir kararı, cebir veya tehdidin malı almaya yönelik olmadığı durumda yağma suçunun neden oluşmayacağını gösteriyor.
Yağma suçlamasında olayın başlangıcını ve eşyanın iade edilip edilmediğini gösteren kamera kayıtlarını, silinmeden önce dosyaya getirtilmesi için erkenden talep edin.
Olayın Özeti
Sanık ile müşteki arasında araç alım satımından kaynaklanan bir borç meselesi ve husumet bulunmaktadır. Olay günü sanık, yanındaki iki kişiyle müştekinin iş yerine gitmiş, araç devri ve borç konusunda tartışma çıkmıştır. Arbede sırasında müştekinin elindeki telefon ve anahtar yere düşmüş ve sanık tarafından yanlışlıkla alınmıştır.
Müşteki sanığın gitmesini engellemeye çalışınca sanık silah çekerek olay yerinden uzaklaşmıştır. Telefon ve anahtar daha sonra iade edilmiştir. Yerel mahkeme eylemi nitelikli yağma olarak kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de mahkûmiyeti onamıştır. Sanık kararı temyiz etmiştir.
Yargıtayın Değerlendirmesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, TCK m.148’deki yağma suçunun oluşması için cebir veya tehdidin doğrudan bir malı ele geçirme amacına yönelik olması ve malın teslimi ya da alınmasına karşı koymamakla arasında bir bağ bulunması gerektiğini vurgulamıştır. Cebir veya tehdit kaçmak gibi başka bir amaçla kullanılmışsa eylem yağma sayılamaz.
Somut olayda sanık, sadece kaçmak için silah çektiğini, para istemediğini savunmuştur. Müşteki başlangıçtaki para isteme iddiasını mahkemede doğrulamamış, tanık beyanları ve kamera kayıtları da sanığın kaçma amacını destekler nitelikte bulunmuştur. Daire, soyut beyanlar dışında her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil elde edilemediği sonucuna varmıştır.
Karar, şüpheden sanık yararlanır ilkesine özel bir vurgu yapmıştır. Ayrıca silah çekme eyleminin meşru müdafaa, sınırın aşılması veya tahrik altında tehdit kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışılmamış olması da bozma nedeni sayılmış ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, bir olayda silah çekilmiş olmasının tek başına yağma suçunu oluşturmadığını gösteriyor. Belirleyici olan, tehdidin bir malı almaya mı yoksa başka bir amaca, örneğin olay yerinden kurtulmaya mı yönelik olduğudur. Mal alma amacı yoksa eylem tehdit gibi daha hafif bir suç olarak değerlendirilebilir.
Yağma suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, olayın nasıl başladığını, eşyanın nasıl el değiştirdiğini ve sonradan iade edilip edilmediğini gösteren kamera kaydı ve tanık beyanları büyük önem taşır. Delillerin şüpheli kaldığı durumda bu şüphe sanık lehine yorumlanmak zorundadır.
Tehdit malı almaya yönelik olmalı
TCK m.148 uyarınca yağma için cebir veya tehdidin bir malı ele geçirme amacına yönelmesi gerekir; kaçmak için yapılan tehdit bu şartı karşılamaz.
Şüpheden sanık yararlanır
Soyut beyanlar dışında kesin ve inandırıcı delil yoksa, nitelikli yağma gibi ağır bir suçtan mahkûmiyet kurulamaz.
Alternatif nitelendirmeler tartışılmalı
Mahkeme, silah çekmenin meşru müdafaa veya tahrik altında tehdit sayılıp sayılmayacağını da değerlendirmek zorundadır.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 6. Ceza Dairesi | 2022/4023 | 2024/276 | 10.01.2024 | Kaçmak amacıyla silah çekilmesinin nitelikli yağma suçunu oluşturup oluşturmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi |
Hakkınızda Yağma Suçlamasıyla Dava mı Açıldı?
Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSıkça Sorulan Sorular
-
Kaçmak için silah çeken kişi yağmadan ceza alır mı?
Bu Yargıtay kararına göre tehdit malı almaya değil kaçmaya yönelikse yağma suçu oluşmaz; eylem tehdit gibi başka bir suç olarak değerlendirilebilir.
-
Tartışmada yanlışlıkla alınan eşya yağma sayılır mı?
Eşya cebir veya tehdit yoluyla alınmamış ve sonradan iade edilmişse, bu durum yağma kastının bulunmadığını gösteren önemli bir delildir.
-
Delil yetersizse mahkeme nasıl karar vermelidir?
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, suç her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanamıyorsa mahkûmiyet kararı verilemez.


